Jump to content

‘Bebeğimi Hangi Çöplüğe Attınız!’


Sidre

Önerilen Mesajlar

Genç iş adamı Gökçen Kıran, 5 aylık hamile kız arkadaşıyla 2 Ocak 2013’e nikah günü aldı. Ancak nikahtan 6 gün önce sevgilisine ‘zorla’ kürtaj yapıldığını öğrendi.

 

gokcen-kiran.jpg

Burcu E. (21) ile genç iş adamı Gökçen Kıran (27) 2011 yılında tanışarak birbirlerine aşık oldular. Mezhepleri farklı olduğu için ilk başta genç kızın ailesi bu ilişkiyi onaylamadı. Ancak gençler evlenmeye karar verdiler. Bu süreçte Burcu E. hamile kalınca işleri hızlandırarak 2 Ocak 2012’e nikah için gün aldılar. Genç kızın ailesi de kızlarının bir bebek beklediğini öğrenince evliliklerine onay vermişti. Bunun üzerine Burcu E., ikametgahını bile İstanbul’dan sevgilisinin ikametgah yeri olan Kırklareli’ne aldırdı.

 

Korkunç kürtaj mesajı

Vatan'ın haberine göre, her şey güzel gidiyorken nakliyat firması sabihi olan işadamı Gökçen Kıran, iş nedeniyle yurt dışında olduğu 27 Aralık 2012 günü sevgilisinden bir mesaj aldı. Burcu E’nin gönderdiği mesajda “Babam bebeği aldırmak için doktor bulmuş. Ben İstanbul’a gidiyorum” yazıyordu. Okuduğu mesajla donakalan Kıran, kız arkadaşını aradığında kürtajın gerçekleştiğini öğrendi. Halbuki 9 gün önce hastaneye kontrole gittiklerinde cinsiyeti kız olan bebeklerinin sağlıklı kalp atışlarını birlikte dinlemişlerdi. Verilen rapora göre bebekleri 18 cm. uzunluğunda, 250 gram ağırlığındaydı.

 

Adı ‘Deniz Masal’ olacaktı

Gökçen Kıran’ın telefonla aradığı kız arkadaşı Burcu E.’ye “Neden yaptınız, nasıl izin verdin. Hepinizi savcılığa vereceğim” dedi. Bunun üzerine kız arkadaşı “Anneme babama yazık değil mi?” deyince Gökçen Kıran da “Asıl bebeğe, bana yazık değil mi” diye sordu. Burcu E. bunun üzerine telefonu kapadı ve bir daha hiç açmadı. Uzun süre kız arkadaşından haber alamayan Gökçen Kıran deliye döndü. Müstakbel kayınpederine ulaşmaya çalıştı. Kız arkadaşının evini aradı, ancak telefonlar yüzüne kapandı. Artık birkaç ay sonra doğacak olan bebeği yoktu. Dünyası karardı. Doğsaydı bebeklerini adını “Deniz Masal” koyacaklardı.

 

‘Planları çocuğu aldırtmakmış’

5 aylık bir bebeği, vicdanı olan hangi doktorun alabileceğini sürekli kendine sorup duran Gökçen Kıran yaşadıklarını Vatan’a anlattı: “Kız arkadaşım, kızımıza hamile kaldığı için evlilik sürecini hızlandırmıştık. Ailesi de bir an önce evlenmemizi istiyordu. Her şey güzel gidiyordu. Ama babası 5 aylık bebeğimi öldürttü. Aklım almıyor. Demek ki herşeyi planlamışlar. Ben bunlara zamanında kredilerini kapamaları için 35 bin lira borç vermiştim. Demek ki en başından beri planları çocuğu aldırtmakmış. Madem çocuğu doğurtmayacaklardı, o zaman niye bebek 5 aylık olana kadar beklediler? Bu cinayete hangi doktor eşlik etti, bulacağım. Doktor dediğin hayat kurtarır, almaz. Benim bebeğim özürlü değildi. 4’lü test bile yapıldı. Son derece sağlıklıydı. Nasıl kıyabildiler.”

 

‘Ölüm tehdidi alıyorum’

Son birkaç gündür kız arkadaşının ailesinden telefonla ölüm tehdidi almaya başladığını belirten Kıran, “Ben bebeğimin ölüsünün nerede olduğunu öğrenmek istiyorum. Bana bunu söylesinler. O çocuğun kanına giren herkesten, doktorlardan, hemşirelerden, Burcu ve ailesinden hepsinden şikayetçiyim. Kürtaj haktır tamam ama o çocuğu 5 aya kadar büyüttükten sonra da hak mıdır? O artık cinayettir. 4. ayda bebeğe ruh geliyor. Benim kızım çöpe mi atıldı. Gömüldüyse nereye gömüldü öğrenmek istiyorum. Babası olarak bu hakkımdır. Bu cinayeti işleyen herkesten şikayetçiyim” diye konuştu.

 

‘Bebeğimi hangi çöplüğe attınız!’ | Mynet Haber

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bu konuya benzer şeyler maalesef çok yaşanıyor. Beni çok etkileyen bir yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum.

 

 

 

Bebeğim,

Seni içimden zorla aldıkları günden beri hala gözyaşı döküyorum. Özür dilerim. Ölümüne sebep olduğum için, yaşam hakkını elinden aldığım için özür dilerim bebeğim.

Bir gün önce rüyamda gördüm seni. Masmavi gözlerin vardı tıpkı benim gibi. Bana gülümsüyordun. O kadar güzeldin ki .. Ertesi gün doktora gittiğimde gördüm seni. İlk defa içimde bir canlı taşıyordum. Allah'ım nasıl güzel bir duyguydu. Bana ait bir şey içimde oluşuyordu. Elleri oluşmaya başlamıştı. Kalbi atmaya başlamıştı. Allah'ım nasıl güzel bir duyguydu. Canımdan can, parçam, dünyam.. Annelik içgüdüsüyle hemen sahiplendim seni. Sana zarar vermeye çalışanı öldürürüm diyordum kendi kendime. Olmadı bebeğim, yapamadım. Verdiğim sözü tutamadım. Öldürdüler seni. Hem de parçalayarak öldürdüler. Ne olur beni affet. Tam 2 sene geçti senin ölümünün üzerinden.

İçimde seni hissederek gittim ölümüne. Çok ağladım bebeğim, seni vermemek için çok ağladım ne olur inan bana. Bekleme odasında babanın elini son kez tuttum. İçeriye aldılar. Seninle vedalaştım. Uyutmak için iğne yaptılar, bacaklarımı açıp yukarıya kaldırdılar, seni daha rahat parçalamak için bağladılar. Katıla katıla ağladım. Sonra uyumuşum.. Uyuyana kadar ağladım.

Senin çığlıklarını duydum hep, uyanamadım. Uyanmak istedim, kalkamadım. Çığlıklar atarken sen, seni içimden parça parça çıkartırlarken, ben hiç bir şey yapamadım. Anne diyordun, ne olur anne beni bırakma diyordun. Ne yaptım ben sana , neden bana bu nefretin , neden kurtulmak istiyorsun benden diye bağırıyordun. Haklıydın. Verdiğim sözü tutamadım. Ömür boyu senin koruyucu meleğin olamadım. Şunu bilki ben sana yaptığım ve yapmalarına izin verdiğim günahın bedelini son iki sene boyunca her gün yaşadım, yaşıyorum. İki sene boyunca her gün seni hissettim. Dipten hiç çıkamadım. Sadece nefes alıp veriyorum bebeğim. Senden esirgediğim yaşam hakkını , benden de aldılar. Beraber öldük. Ogünden beri yaşamıyorum. Çığlıkların hala kulağımda. "Anne, anne beni bırakma anne..." Ben seni hiç bırakmadım bebeğim. Son 2 senedir hala içimde, kalbimde, beynimdesin..

Uyandığımda artık benim olmadığını söylediler. Bana ait olan bir sen vardın, seni de aldılar. Özür dilerim bebeğim. Ne olur beni affet. Seni çok seviyorum.

Annen..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arşivlendi

Bu konu artık arşivlenmiştir ve başka yanıtlara kapatılmıştır.

×
×
  • Yeni Oluştur...