Jump to content

Kim Bilir


Lakito
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

İçimde derin yarıklar bırakıyorsun git dediğim cümlelerde.Yanık kağıt uçları kokuyor hava.Ben ki sana git demedim hiçbir zaman, gittiğinden dolayı gitmeleri ezberlemiş gözlerime ağır geliyor gözyaşları biliyorsun.

 

 

Of bu ne ağır bir akşam, bu nasıl derin iç soluklanması ölüm desem bu kadar kara değil.

 

Ezberi bozulmuş kederler taşıyorum satırlarımda. Soluklandığın dünyanın insanıyım hala. Soluklandığın kıyıların ıslaklığında gözyaşlarım. Bu kaçıncı sarhoşluk ne önemi var. Bütün sarhoşluklarım sana çıkıyor ezberli.

 

Sarı , evet akşamlar senin dışında ve sarı. Üç adımda atabilirim sonsuzluğu heybeme, sarı.

 

Ve hayır ama. Dillenmeli bir kez gördüğüm akşamın yapışkan sevdası dillerde. Ardında kocaman yalnızlıklar saklı sevdanın ayakları terlemeli rıhtımımda. Suskunluğu altın bilmiş kalabalıklara inat sözler akmalı geceme.

 

Bilesin istiyorum, yakışmıyor o dudaklara bu hüzün. Hani çocukluğumuzun masallarındaki gibi bitmeli kötü başlangıçlar. Bir yerde iyi bir şeyler olmalı. Duymalı bunu herkes. Birilerinin sevinç şaşkınlığını yüzüne yapışmalı çıkmalı karşıma. Diğeri patlayıncaya kadar oh be demeli. Demeli işte.

 

Koşup gelmeli mutluluk ayaklarımın dibine, kapıyı açtığımda çıkmalı karşıma, piyango gibi çalmalı telefonumun zili, içimi serinletmeli telefondaki ses, dilimi uyuşturmalı, kalakalmalıyım oracıkta sevinçten. İçimde bahar çiçeklerinin kokusu, şaşkın, çocuksu ,çırılçıplak , sapsalak ama.

 

Göğsümü yaran bu şarkılara kapamalıyım kulaklarımı biliyorum. Her sözcüğü özenle seçip saklıyorum heybemde. Bütün harfleri parlatıp büyütüyorum. Yanık kağıt uçları kokuyor hava. Kim bilir belki bu sabah ,belki akşam , belki…

 

Belki isimsiz telefonların birinde senin nefesin…

 

Kim bilir?

 

A. Parıltı

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Koşup gelmeli mutluluk ayaklarımın dibine, kapıyı açtığımda çıkmalı karşıma, piyango gibi çalmalı telefonumun zili, içimi serinletmeli telefondaki ses, dilimi uyuşturmalı, kalakalmalıyım oracıkta sevinçten. İçimde bahar çiçeklerinin kokusu, şaşkın, çocuksu ,çırılçıplak , sapsalak ama.

Göğsümü yaran bu şarkılara kapamalıyım kulaklarımı biliyorum. Her sözcüğü özenle seçip saklıyorum heybemde. Bütün harfleri parlatıp büyütüyorum. Yanık kağıt uçları kokuyor hava. Kim bilir belki bu sabah ,belki akşam , belki…

Belki isimsiz telefonların birinde senin nefesin…

Kim bilir?

harika bi yazı geisham,gece gece aska geldim walla,ellerine saglık...:D

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

İçimde derin yarıklar bırakıyorsun git dediğim cümlelerde.Yanık kağıt uçları kokuyor hava.Ben ki sana git demedim hiçbir zaman, gittiğinden dolayı gitmeleri ezberlemiş gözlerime ağır geliyor gözyaşları biliyorsun.

 

 

Koşup gelmeli mutluluk ayaklarımın dibine, kapıyı açtığımda çıkmalı karşıma, piyango gibi çalmalı telefonumun zili, içimi serinletmeli telefondaki ses, dilimi uyuşturmalı, kalakalmalıyım oracıkta sevinçten. İçimde bahar çiçeklerinin kokusu, şaşkın, çocuksu ,çırılçıplak , sapsalak ama.

 

Göğsümü yaran bu şarkılara kapamalıyım kulaklarımı biliyorum. Her sözcüğü özenle seçip saklıyorum heybemde. Bütün harfleri parlatıp büyütüyorum. Yanık kağıt uçları kokuyor hava. Kim bilir belki bu sabah ,belki akşam , belki…

 

Belki isimsiz telefonların birinde senin nefesin…

 

Kim bilir?

 

A. Parıltı

çok güzel :( belki isimsiz telefonların birinde senin nefesin....kim bilir??? inşallahhhhh (teşekkürler lakito :))

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

İçimde derin yarıklar bırakıyorsun git dediğim cümlelerde.Yanık kağıt uçları kokuyor hava.Ben ki sana git demedim hiçbir zaman, gittiğinden dolayı gitmeleri ezberlemiş gözlerime ağır geliyor gözyaşları biliyorsun.

 

Of bu ne ağır bir akşam, bu nasıl derin iç soluklanması ölüm desem bu kadar kara değil.

 

Ezberi bozulmuş kederler taşıyorum satırlarımda. Soluklandığın dünyanın insanıyım hala. Soluklandığın kıyıların ıslaklığında gözyaşlarım. Bu kaçıncı sarhoşluk ne önemi var. Bütün sarhoşluklarım sana çıkıyor ezberli.

 

Sarı , evet akşamlar senin dışında ve sarı. Üç adımda atabilirim sonsuzluğu heybeme, sarı.

 

Ve hayır ama. Dillenmeli bir kez gördüğüm akşamın yapışkan sevdası dillerde. Ardında kocaman yalnızlıklar saklı sevdanın ayakları terlemeli rıhtımımda. Suskunluğu altın bilmiş kalabalıklara inat sözler akmalı geceme.

 

Bilesin istiyorum, yakışmıyor o dudaklara bu hüzün. Hani çocukluğumuzun masallarındaki gibi bitmeli kötü başlangıçlar. Bir yerde iyi bir şeyler olmalı. Duymalı bunu herkes. Birilerinin sevinç şaşkınlığını yüzüne yapışmalı çıkmalı karşıma. Diğeri patlayıncaya kadar oh be demeli. Demeli işte.

 

Koşup gelmeli mutluluk ayaklarımın dibine, kapıyı açtığımda çıkmalı karşıma, piyango gibi çalmalı telefonumun zili, içimi serinletmeli telefondaki ses, dilimi uyuşturmalı, kalakalmalıyım oracıkta sevinçten. İçimde bahar çiçeklerinin kokusu, şaşkın, çocuksu ,çırılçıplak , sapsalak ama.

 

Göğsümü yaran bu şarkılara kapamalıyım kulaklarımı biliyorum. Her sözcüğü özenle seçip saklıyorum heybemde. Bütün harfleri parlatıp büyütüyorum. Yanık kağıt uçları kokuyor hava. Kim bilir belki bu sabah ,belki akşam , belki…

 

Belki isimsiz telefonların birinde senin nefesin…

 

Kim bilir?

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

  • Benzer Konular

    • Anlatır Bilir misin..

      Ey sandalcı... Neden dalar gidersin Yoksa benim gibi bir garip mi beklersin Deryanın derin sularında iz sürer, umut edersin Ruhunun hicranını, yüreğinin hüznünü dalgalara bezersin Tenimi kuşatan rüzgara ne dersin, hasreti, firkati, özlemi anlatır bilir misin   Mustafa Cilasun

      , Yer: Üyelerimizden Şiirler & Denemeler

    • Kim Bilir?

      Bugün de bitti. Bak geceye... Yumdu gözlerini aydınlık.   Neler yaşadın, neler yaşamak isteyipte yaşayamadın, bilmiyorum.   Kimler düşündü seni, kimler özledi, kimler üzdü kalbini, Kim bilir? Kaç virgül koydun özlemlerine, kaç mutluluğu noktaladın. Kaç hüzüne parantez açtın.   Şimdi bırak hepsini geride... unut!. Seni üzen, kıran, döken ne varsa.   Sadece güldüklerini hatırla. Gözlerini gülerek kapa. Yeni bir güne uyandığında, yağmurlar yağsada şehre. Sen, güneş

      , Yer: Şiirler

    • Kim Bilir Belki Yine Gelirim!

      Uzun soluklu bir yolculuğa çıkacağım Ruhumun hicranını, kalbimin sancısının saikini arayacağım Nerede dursam, hangi kapıyı çalsam umuduna sarılacağım, sessizce ağlayacağım Kimseye aşikar eylemeden, bu gönül sızımla firkatine koşacağım     Yollar çok sessiz evet, ne kadar da hissiz Nazar eden gözler fevkalade fersiz ve sürurun vecdin den hayli habersiz Ne kadar hasretim varda, ruhumun sessizliğinde sana koşuyor ahenksiz ve şevksiz Bir hazan var içimde, hüznün burukluğunda sinemi dağlıyor

      , Yer: Üyelerimizden Şiirler & Denemeler

    • Sarıkamış'ı Bilir misiniz?

      Tarihimiz ihtişamlı zaferler kadar facialarla da dolu. Zaferlerimizle övündüğümüz kadar, yaşadığımız hezimetlerden de dersler çıkarmak zorundayız. Bunu yapmadığımız sürece tarih bizim için ne ölçüde anlamlı olabilir?Facialardan söz ederken, Sarıkamış’ı özellikle dikkate almamız gerekir. Orada, hiç de uzak olmayan bir zamanda 100.000’e yakın yiğidimizi karlara gömdük. Üstelik tek kurşun atamadan... Üstelik sadece bir hayalperestin kişisel ihtirası uğruna...İhtiras... Bu kavramı iyi düşünmeliyiz.

      , Yer: Osmanlı Tarihi

    • Kim Bilir Hangi Lahzada Umut Gülecektir..

      Yar… O’na ne Kadar el açsak Her hicran sahnesinde Gözyaşlarıyla yakarsak Kimi zaman şaşkınlık içinde Suskun bir vaziyette bakıp kalsak Yüreğin hıçkırıklarıyla kavrulup, Ah u zarın figanıyla içimize atıp, Kor olsak ve yansak Gönlün Beklediği bir yar var Hangi saklı Zamanda nefesleniyor Ey kalbin sahibi Yar Dinmiyor ruhumun firkati, Kalbimin umut içinde Sabreden mecali kari Ne yapsam, Hangi kanaate sarılsam, İçimi titreten vaktin Niyazıyla ayılsam deva değil

      , Yer: Üyelerimizden Şiirler & Denemeler

×
×
  • Yeni Oluştur...