Jump to content

Duygusal Zeka-Lı Mıyız?


Der Makabre Tanz
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

icoiq-1.jpg

Prof.Dr.Acar Baltaş duygusal zeka olgusuna bakarken şunu ifade ediyor:

"Basarinin sirlarindan birisi de duygulari bilincin kontrolü altinda tutabilmektir"

Duygusal Zeka; duygulari zamaninda üretebilme, yasatabilme, denetim altinda tutabilme ve baska bireylerle saglikli duygusal iletisime (empati) girebilme yetenegidir. Bir baska deyisle; D.Z. aklin kendisini "his bombardimanlari"ndan korumasi ve duygulari gerektigi yerde bastirma gücünü gösterebilmesidir. Çogunlukla, duygusal zeka ile sezgisel zeka birbirine karistirilmaktadir.

"içime dogdu, bu is olacak" dedirten sey sezgisel zekadir ve genellikle altinci his, önsezi (intuition) ya da telepati gibi isimlerle anlatilir. Bunlar; bilinçli bir düsüncenin ürünü olmayan ve zihinde kendiliginden beliren birer ani "bilme" isidir. Bu biliste mantik, bilimsellik ve rasyonellik aranmaz.

Çünkü; önsezi, düsünce kurallarinin etkisi ve güdümü altinda degildir.

"Herkes dogal olarak öfkelenebilir. Bu kolaydir. Kolay olmayan sey; dogru zamanda, dogru amaçla, dogru sekilde ve dogru kisiye ya da olaya karsi öfkelenmektir" ifadesi; duygusal zekanin bir bölümü hakkinda bize bir kanaat vermektedir. Burada öncelikle aralarinda küçük anlam farklari (nüans) olan üç sözcüge açiklik getirmek gerekmektedir.

Bunlar his, duygu ve heyecandir.

His (feeling); herhangi bir seye karsi zihinde veya bedende olusan ve yogunlugu yüksek olmayan bir duygusal tepkinin farkina varma isidir (awareness).

Örnegin; bir ayagi topallayarak yürüyen bir kediye duyulan acima hissi, farkina varilan böylesi bir duygusal tepkidir. Duygu (emotion); farkina varilan bir hissin kuvvetlenerek, bilinçte ve bedende genel bir uyarilmislik hali (arousal) olusturmasidir. Korku, üzüntü, ask gibi...

Heyecan (excitement); duyguya oranla daha kisa süreli ama daha yogun ve siddetli bir uyarilmislik halidir. Yani; çabuk gelip geçen siddetli duygudur. "Yüregim agzima geldi!", "Kan beynime firladi!" veya "Kendimi zor tuttum!" ifadelerindeki siddetli duygusal haller heyecan kategorisine girerler.

Vücudun sadece bir organini veya bölgesini uyarmak gereksinimi ortaya çiktigi zaman, beyin o organa bir sinirsel sinyal (impulse) gönderir ve bu bir refleks hareketi yaratir.

Fakat beyin bedenin tümünü uyarma ihtiyaci hissettigi zaman, bu isi bir sürü sinyal göndererek, zahmetli bir sekilde yapmaz. Hangi duygu veya refleks uyandirilacaksa, o duyguyu gerçeklestirecek hormonlari üreten salgi bezlerine bir sinyal gönderir ve hormonlar hemen üretilip kan dolasimina akitilirlar. Böylece en geç 6 saniye içinde o hormonun istedigi sekilde bir duyguya kapiliriz.

Heyecanlanma gerektigi zaman ise hem hormonlar hem de sürekli sinyaller kullanilir. Duygusal zekanin içerigi henüz tam olarak anlasilamamistir ve hatta tanimi bile henüz bilimsellik kazanmamistir.

Fakat duygu derken nelerden söz edildigini açikliga kavusturmak ve hafizalarimizi tazelemek bakimindan asagidaki listeye bir göz atmak yerinde olacaktir:

• Sevgi (çocuk, aile, dost, millet, insan, Tanri sevgisi gibi...)

• * Ask ( cinselligin ve platonik romantizmin dogurdugu sevgi)

• * Sehvet (cinsel dürtüleri bastirma istegi)

• * Utanma (masumiyet ya da serefsizlikten dogan...)

• * Aci (yürek acisi, buruk aci...)

• * Hirs/Ihtiras

• * Gurur/Övünç

• * Kusku/Vesvese

• * Alinma/Küsme

• * Panik/Sok

• * Hayranlik/Gipta

• * Mutlu olma

• * Mutsuz olma

• * Tatmin olma

• * Kendini asagi hissetme

• * Kendini üstün hissetme

• * Zevk alma

• * Hüzün duyma

• * Üzüntü

• * Sevinç

• * Öfke

• * Cesaret

• * Korku

• * Isyan

• * Kiskançlik

• * Suçluluk

• * Pismanlik

• * Sefkat

• * Arzu

• * Minnet

• * Ümit

• * Ümitsizlik

• * Hinçlanma

• * Bikkinlik

Beynimizde, Hipotalamus denen, nohut büyüklügünde bir "duygu merkezi" bulunmaktadir. Bu merkez, bedenin psiko-fiziksel faaliyetlerini düzenleyen ve "Endokrin Sistemi" denen bir hormonlar sistemine bagli olan salgi bezleri ile siki bir isbirligi içindedir.

Hipotalamus, bu salgi bezlerinin gerekli hormonlari ürettikten sonra hedef organlara gönderilmelerinde önemli bir rol oynar. Troit bezi, Hipofiz bezi, Epifiz bezi, Pankreas, ve diger birkaç organdan çesitli hormonlar salgilanir. Iste bu hormonlar sayesinde ve vücuttaki bazi fizyolojik fonksiyonlar sonucu hislenir, duygulanir ya da heyecanlaniriz..

Duygulanmamizi saglayan bir baska neden de beynimizin ürettigi "nörotransmiter" denen kimyasallardir. Bunlarin bazilari eroin, kokain, esrar, ekstasi veya alkol ile esdeger etkiler olustururlar.

Duygu dedigimiz sey "kültürel kutsallastirma" yüzünden pekçok insanin yanlis bir inanca kapildigi gibi kalbe yerlestirilmis, manevi bir olusum degildir. Aksine tamamen maddi ve bedensel bir olgudur.

Hormonlarin bedenimizde ve beynimizde ortaya çikan etkileridir.

Iste duygusal zeka; tüm bu duygular çerçevesinde, bilinç ile hisler arasindaki pozitif etkilesim süreci olarak ele alindiginda, bu çagda basarili bir yasam için gelistirilmesi gereken önemli bir zeka türü olarak karsimiza çikmaktadir.

Bu zeka türünü ölçebilecek testler henüz ortaya çikmamistir. Fakat, kimbilir "Ne soguk insan!" ifadesiyle suçladigimiz kisiler, belki de ortalamanin üstünde bir duygusal zekaya sahip kisilerdir..

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...