Jump to content

Tekalif-i Milliye Emirleri


İη¢ιѕєℓ
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Kurtuluş Savaşı'nın devam ettirilebilmesi için Mustafa Kemal'in ordusuna yardım için çıkarılan emirler.

 

1. Her kazada bir Tekalif-i Milliye Komisyonu kurulacak.

 

2. Tüccar ve ahali elindeki çamaşırlık bez, erkek elbisesi yapmaya elverişli her çeşit kumaş ile kösele, astar, meşin, sahtiyan, çarıklık deri, mıh ve hayvan malzemesinin % 40'ına , bedeli sonradan ödenmek üzere el konacak.

 

3. Her ev bir kat çamaşır, bir çift çorap ve çarık hazırlayarak askerlerin kullanması için Tekalif-i Milliye Komisyonlarına teslim edecek.

 

4. İnsan ve hayvan yiyeceklerinin % 40'ına bedeli sonradan ödenmek üzere el konacak.

 

5. Her türlü nakil vasıtaları, ayda bir kez 100 kilometre olarak orduya taşıma hizmeti verecek.

 

6. Ordunun yiyeceğine ve giyeceğine yarayan bütün terk edilmiş mal ve malzemelere el konacak.

 

7. Muharebeye ilişkin her türlü silah ve mühimmat, üç gün içinde Tekalif-i Milliye Komisyonlarına teslim edilecek.

 

8. Akaryakıt, kamyon lastiği ve haberleşme malzemesinin % 40'ına bedeli sonradan ödenmek üzere el konacak.

 

9. Silah ve malzeme yapan zanaatkarlar tespit edilerek ordu hizmetine alınacak.

 

10. Her türlü araba ve hayvanın % 20'sine bedeli sonradan ödenmek üzere el konacak.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

40 bin altını o zamanlar kim bulmuş ki verecek ... Sultan Vahdettin Bir söylentiye göre Mustafa Kemal'in niçin bu dönemde , nasıl bir görevle geldiğini biliyormuş ama eli kolu bağlanmış olduğu için, Samsuna çıkmadan önce Atatürk ile görüşerek Kuran'ı Kerim üzerine yemin eden Atatürk'e kendi yüzüğünü vermiş.

 

O dönemler İstanbul'un işgal ve mandacılar dönemleri. Sultan Vahdettin tahta çıkar çıkmaz, Mustafa Kemal'i kumandanlığa atamıştı ve yeni bir devlet kurulduğunda iki başlı bir mücadeleye düşürmemek için can güvenliği sağlanacak olsa bile kalmamayı tercih etmiştir. Bütün muhalif, Osmanlı hanedanı taraftarlarına ve kendisinin elini kolunu bağlayan iç ve dış düşmanlara laf payı bile bırakmamıştır. Atatürk nitekim kendisi hakkında " Onurlu bir insandı isteseydi topkapı sarayını bile götürebilirdi" demiştir. Oysa Sultan Vahdettin, her yetkisinden ve ünvanından vazgeçerek gitmiştir. Hatta borçlu olduğu manav,bakkal her kim varsa kızı Sabiha sultan kendi yadigar mücevherlerini satarak ödemiştir. Ülke dışında iken ise mısır prensi sayesinde ev kiraları ödenmiştir.

 

Ve dünya tarihinde belki de iç savaş çıkarmadan, kanlı devrim olmadan, silah atılmadan sarayını devreden sultan olma konusunda ilktir. Sultan Vahdettini özellikle karalamay çalışanlar mandacı Topçu ihsan eryavuz gibi, ismet inönü gibi zamanında hanedanlıkta haksız faaliyetleri sonucu cezalandırılan kişiler veya tarihçilerdi. Sabetaycı ve ingiliz, ermeni, Rum menşeili basında bu konuda çok uydurma tarih yapmıştır.

 

Osmanlı son dönemlerinde Çöküş yıllarına sebeb olan çok hata yapmıştır ama bizzat Mustafa Kemal'in Sultan Vahdettin hakkında bir kötü sözü olmamıştır. Çünkü her ikisi de vaziyetin ve şartların hem kendileri hemde millet için ne kadar açmaz ve zor olduğunu bilmekteydiler.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...