Jump to content

Evrensel Yasalar: Çekim Yasası, Kasıtlı Yaradılış Bilimi ve İzin Verme Sanatı


Guest krema

Önerilen Mesajlar

İkinci Yasa, Kasıtlı Yaratılış Bilimi der ki; Düşündüğüm ve inandığım ya da umduğum olur. Kısacası isteseniz de istemeseniz de, düşündüğünüz şeyi elde edersiniz. Düşüncenin özgür bir uygulama­sı, Kasıtlı Yaratılış Bilimi'nin temelidir. Siz bu Yasaları anlamaz ve onları özgür bir biçimde uygulamazsanız, varsayılanla yaratıyor olabilirsiniz.

 

bunlar gercekden var olan seyler.. beynimizde dusunduklerimiz bizim istemedende cektiklerimiz bazen.. bu yasa iyi veya kötu isledigine inaniyorum.. Elbetteki inancin buyuk bir rolu var ve sukretmenin..

--------------------

emegine saglik krema..

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arkadaşlar, kaldığımız sayfadan devam ediyorum. Sevgiler

 

Kendimi Nasıl Görmek İstiyorum?

Çoğunuz için yaşamınızdaki pek çok şey yolunda gidiyor ve sizler bunun devamlılığını arzu ediyorsunuz, ama aynı zamanda farklı olmasını istediğiniz şeyler de var. Bir şeylerin değişmesi için onları oldukları gibi görmeye devam etmek yerine, olmalarını is­tediğiniz gibi görmek zorundasınız. Muhtemelen düşündüklerini­zin çoğunluğu gözlemlediğiniz şeylerle ilgilidir, bu da odağınızı, il­ginizi ve titreşiminizi yönlendiren şeyin aslında sizin çekim nokta­nız olduğu anlamına gelir. Bu, etrafınızdakiler sizi gözlemlediğinde daha da güçlenir.

 

Bu yüzden, çoğunuzun şu andaki durumunuza gösterdiğiniz aşırı ilgi yoğunluğunun bir sonucu olarak, değişim ya çok yavaş gerçekleşir ya da hiç gerçekleşmez. Yaşamınıza sürekli farklı in­sanlar girer, ancak bu deneyimlerin özü ya da konusu pek değiş­mez.

 

Deneyiminizde gerçek pozitif değişimi etkilemek için, bir şeyle­ri -başkalarının sizi nasıl gördüğünü- olduğu gibi görmekten vaz­geçmeli ve dikkatinizi, olmalarını istediğiniz şekline vermelisiniz. Biraz egzersiz ile çekim noktanızı değiştirecek ve yaşamınızda güç­lü bir değişim deneyimleyeceksiniz. Hastalık sağlığa; yokluk bol­luğa; karışıklık netliğe dönüşebilir, kötü ilişkilerin yerini iyi ilişki­ler alabilir.

 

Etrafınızda olup biteni olduğu gibi gözlemlemek yerine, düşün­celerinizi özgürce yönlendirerek Çekim Yasası'nın karşılık verdiği titreşim kalıplarınızı değiştirmeye başlayacaksınız. Zamanla, ha­yal edebileceğinizden çok daha az bir çabayla, geçmişinize ve şu andaki yaşantınıza benzeyen bir gelecek yaratmaktan vazgeçecek­siniz. Aksine, kendi deneyiminizin, güçlü, özgür yaratıcısı olacak­sınız.

 

Bir tomar çamuru çalışma masasına fırlatıp, "Aah,düzgün ol­madı!" diye bağıran bir heykeltıraşa pek rastlamazsınız. O, elleri­ni çamura bulayıp, bir kalıba sokmak için onunla çalışması gerek­tiğini bilir, ancak bu şekilde aklındaki görüntüyle masasındaki ça­mur uyum sağlar. Yaşam tecrübelerinizin çeşitliliği size, yaşam tecrübenizi yoğuracağınız çamuru verir. Onu olduğu gibi gözlem­lemek, bir adım ötesine geçmeden, arzularınızla uyum sağlaması için kasten yoğurmak, sizi tatmin etmez ve bu zaman-mekân ger­çekliğine gelmeye karar verdiğinizde aklınızda olan şey değildir. "Çamurunuzun", şu anda nasıl görünürse görünsün, yoğrulabilir olduğunu anlamanızı istiyoruz. İstisnalar yoktur.

 

Dünya Gezegenine Hoşgeldin, Küçük Şey

Tüm bu sözleri, dünyaya adım attığınız ilk gün duysaydınız, her şeyin daha kolay olabileceğini hissediyor olabilirsiniz. Ve biz­ler fiziksel yaşam deneyiminizin ilk gününde sizinle konuşuyor ol­saydık, size şöyle derdik:

Dünya gezegenine hoş geldin, küçük şey... Olamayacağın, ya­pamayacağın ya da elde edemeyeceğin hiçbir şey yok. Sen olağa­nüstü bir yaratıcısın ve güçlü ve kasıtlı burada olma isteğinin erdemiyle buradasın. Kasıtlı Yaratılış Bilimi'ne özellikle başvurdun ve bunu yapma yeteneğin sayesinde buradasın.

 

İstediğin şeyleri düşünerek, ne istediğine karar vermene yar­dımcı olacak yaşam tecrübelerini çekerek ve bir kez karar verdik­ten sonra yalnızca o düşünceye yoğunlaşarak ilerle.

 

Zamanının çoğu bilgi toplayarak geçecek, istediğinin ne oldu­ğuna karar vermene yardımcı olacak bilgi... Gerçek görevin ne is­tediğine karar vermek ve ona odaklanmaktır. Çünkü istediğin şe­ye odaklanarak onu kendine çekebilirsin. Bu yaratma sürecidir: ne istediğine odaklanmak, İçsel Varlığının duyguyla karşılık verebile­ceği kadar çok düşünmek, çok açık düşünmek. Ve sen duygu ve düşüncelerini ona yoğunlaştırarak, en güçlü mıknatısa dönüşür­sün. Yaşamında istediklerini kendine çekebileceğin süreç budur.

 

Düşündüklerinin çoğu ilk başlarda çok güçlü çekim etkisi ya­ratmayacaktır, tabii onlar daha da çoğalana kadar tüm dikkatini onlara vermediğin sürece. Nicelik açısından artacakları için, güç­leri de artacak. Sayı ve güç açısından giderek arttıkça, İçsel Varlı­ğından hissettiğin duygu daha büyük olacak.

 

Duyguları ortaya çıkaracak şeyler düşündüğünde, Evrenin gü­cüne bağlanırsın. Yaşamının bu ilk gününde, görevinin ne istediğine karar vermek ve sonra da ona odaklanmak olduğunu bilerek ilerle (derdik).

 

Bu yüzden düşüncelerinizin büyük bir çoğunluğu üstün bir çekim gücüne sahip değildir. Onlar aşağı yukarı şu ana kadar çektikleri­nizi korur.

 

Bunu göz önünde bulundurarak, istediğiniz olay ve koşulları yaşam tecrübenize çekmek adına, üstün, güçlü, tutkulu ve pozitif duyguları uyandıracak güçlü düşünceler oluşturmak için her gün bilinçli bir şekilde 10-15 dakika ayırmanın değerini anlayabiliyor musunuz? (Biz buna çok değer veriyoruz.)

 

Size, her gün çok az bir zaman ayırarak deneyiminize, başkala­rıyla sağlıklı, canlı, başarılı ve pozitif etkileşimleri, sizin için kusur­suz bir yaşam imajım dolduran şeyleri bilinçli bir şekilde çeken bir süreç sunacağız. Ve bu değişim olacak, dostlar. Çünkü siz niyetle­nip aldığınızda, yalnızca yarattıklarınızın faydasını görmekle kal­mayacak, aynı zamanda niyetlerinizin de farklı olacağı yepyeni bir bakış açısı kazanacaksınız. Evrim ve değişim de bundan ibarettir.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Ben de anlamadım; nefret ediyorum bu konudan.

Olabilecekleri mi düşünüyor ve gerçekleştiriyorum?

(Yakın gelen senaryoları, aşina olanları..)

Gerçekleşecek olanları mı önceden görüyorum?

Herşey önceden mi yazılmış?

Kendim yazıp, kendim mi oynuyorum?

Zaten herşey önceden yazılmışsa,

Nereden aldığımı bilmediğim sezgiler,

Daha sonra olabilecekleri mi gönderiyor?

Daha sonra olabilecekleri kendim mi belirliyorum?

Yeni dramlar mı ekliyor?

Ben mi yanılıyorum, herşey çok mu karışık..

Anlamamı istemediği şey nedir ?

Anlamamı sağladığından başkasını anlamayacaksam,

Amacı nedir ? :nea::wacko::nea:

Sonra mızıkçılık ta yapamayacaksın,

Kendin çektin yasayı olacak.

:rofl: :rofl:

Allahta seni güldürsün emi çok alemsin

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Ben de anlamadım; nefret ediyorum bu konudan.

Olabilecekleri mi düşünüyor ve gerçekleştiriyorum?

(Yakın gelen senaryoları, aşina olanları..)

Gerçekleşecek olanları mı önceden görüyorum?

Herşey önceden mi yazılmış?

Kendim yazıp, kendim mi oynuyorum?

Zaten herşey önceden yazılmışsa,

Nereden aldığımı bilmediğim sezgiler,

Daha sonra olabilecekleri mi gönderiyor?

Daha sonra olabilecekleri kendim mi belirliyorum?

Yeni dramlar mı ekliyor?

Ben mi yanılıyorum, herşey çok mu karışık..

Anlamamı istemediği şey nedir ?

Anlamamı sağladığından başkasını anlamayacaksam,

Amacı nedir ? :nea::wacko::nea:

Sonra mızıkçılık ta yapamayacaksın,

Kendin çektin yasayı olacak.

 

Sonuna kadar haklısın. Sadece kendilerini avutuyor bazı arkadaşlar. Tamam çekim yasası vardır ama bu öyle her istediğine göre çalışmaz. Hadi çekin bakalım milyon dolarları kusursuz eşleri mükemmel arkadaşları. Çekemezsiniz çünkü önünüzdeki sınavınız ne ise onu yaşamak zorundasınız ve istesenizde istemesenizde iyi diye çekmeye çalıştığınız birşey o sınava neden olacak yada çekmeye çalışırken bastıramadığınız korku o sınavı size getirecek. Bundan kaçış yok.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
arkadaşlar çekim yasasıyla ilgili en geniş kapsamlı kitap the secret kitabı yazarı 'rhonda byrne' kuantum fiziğinden falan bahsedio okumanızı tavsi ederim.

What the bleep 1 ve 2 yi tavsiye ederim the secretın tabanı onlar

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Evet, What the Bleep Do We Know? Mutlaka izlenmesi gereken bir belgesel... Bu tür şeyleri paylaşsak aslında iyi olur. Bende var ama CD şeklinde, ilgilenen arkadaşlar varsa bana avi haline nasıl getireceğimi söyledikleri taktirde paylaşım linki oluşturabilirim.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arşivlendi

Bu konu artık arşivlenmiştir ve başka yanıtlara kapatılmıştır.

×
×
  • Yeni Oluştur...