Jump to content

Sen İstanbul Kokardın / Serdar TUNCER


umay
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

ask4pp2-1.jpg

 

Martıların gözlerinden dinledim

İstanbul'un boğazı yanmış dün gece

Yıldızlar şahitlik etmiş, güya suçlu benmişim

Oysa can, yemin olsun yanağımdan süzülen denize

 

Ben bu şehre yüreğimi içirmedim

Göklerden hicran yağdı, İstanbul'lu bir geceydi

Yere düşen her damlanın yüreğinde sen vardın

İsmin dudaklarımda idamlık bilmeceydi

 

Yalansa kahrolayım, sen İstanbul kokardın

Sevda dediğin gülüm bir busedir dudağımda

Bıçak gibi, yasak gibi, kan gibi...

Utanır, intihar ederdi ölüm,

 

Hayata rest çekip ağladığımda,

Korkak gibi, tutsak gibi, yaşanmamış an gibi...

Ben lal olmuş bülbülüm, sen deli gülsün bağımda

Toprak gibi, yaprak gibi, candan özge can gibi

 

Kuş uçmaz kervan geçmez dağımda,

Kah aşkı yağan kar tanesi

Kah Leyla tüten rüzgardın

Zambak gibi leylak gibi,

 

Sigaramda duman gibi

Sevdiceğim, sen İstanbul kokardın

Dayadım ondörtlüyü İstanbul'un şakağına

İstediğim gül içmekti gözlerinden bir yudum

 

Seni sordum gündüzlerce bu şehrin her sokağına

Söylemedi, inat ettim gece seni uyudum

Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim

Ayla toprak şahittir, şahittir denizle gece

 

Sensizken, İstanbul'da bir kez olsun gülmedim

Yıllar kapımı çaldı, ellerinde vur emri

Yokluğun var sen yoktun, ölüm geldi ölmedim

Ağladım yüreğimde sen, sende divane İstanbul

 

Aşkından hatıra dedim göz yaşımı silmedim

Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim

Belki de can ben bu şehri güller için çok sevdim

Gözlerimden dökülen yaş denizi ıslatıyor

 

Sevda kilim, hasret nakış, gönül derdi dokuyor

Çatlayası deli yürek 'sen sen' diye atıyor

Oy gece gözlüm oy, İstanbul seni kokuyor

Oy gece gözlüm oy, İstanbul seni kokuyor

 

Serdar Tuncer..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

koordinasyonlogo1-1.jpg

İSTANBUL AŞIĞIYIM

 

Bana sevmeyi öğreten şehir.

bak yine terk edildim,yine yalnızım.

yalnızlığımı bırakıp bir kenara,koynunda uyumaya geldim.

içimde terk edilmişliğin korluğu,

bir ihanetten düşüyorum bağrına…

 

sen şimdi kimleri saklıyor kimleri kusuyorsun yorgun haliç´e ?

yüzme bilmeyen kaç kişiyi yutkunuyorsun boğazında ?

eskiden en acı yarama merhem sendin,şimdi en acı yaram…

 

Ey İSTANBUL…

Bu kadar mı değişti rengin ?

şairlerin istanbul´u sen değil misin ?

oysa şair romanında sana terk etmişti kendini,

ARAZ mide bulantılı uyanmıştı sana…

Ey İSTANBUL …

Hala ´´İSİTANE ´´ kokuyorsun.

sana söylenecek sözlerim iç kanamalı artık.

cümleyi bırak harf harf yazılmış adında ihanete uğruyorum…

Ey İSTANBUL …

Bu kadarmısın ?

o kadar sen yaşarken.

uğruna kalemlerini feda edenlerin nerede ?

 

hangi sol anahtarlarınde es notaları besteledin kendine ?

 

Ben koynuna girmek için haliç´in zincirlerini kırarken , sen kendine surlar hazırlıyordun.

en büyük toplarla yıktım onları.şehit verdim gözlerimi uğruna…

şimdi mevsim kış,kan kırmızı karlar saklıyor seni…

 

Ey taşı toprağı altın İSTANBUL …

 

Senden ne iblis taşlamak için taş istedim,ne de boğazına köprü kurup intihar etmek için toprak…

 

Ey İSTANBUL …

 

Seni Böyle Anlatmadım…

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

bazen cümleler eksik kalır

kelimeler yetmez hislerimizi anlatmaya

şu an belki de öyle bir haldeyim...

sen şimdi gidiyorsun ya

yüzünü döken yalnızca ben değil

ben seni andıkça tüm şehir ağlayacak

arkandan kafamı çeviremiyor

göz ucuyla dahi bakamıyorum bu anlamsız gidişine

seni durdurmaya kimin gücü yeterdi

ya da hangi sözcük aklını çelerdi bilmiyorum

peki ya ben sensiz ne yaparım bu şehirde

nasıl alışırım bu gidişine

hadi alıştım diyelim

sensiz yaşlanmak sözü çok ağrıma gidiyor

hadi şimdi kırma beni

aç o öpülesi gözlerini

bağır çağır istersen küfret

ama ne olursun

nefes al

nefes al da istanbul ağlamasın...

nefesalhf8-1.jpg

--------------------

Sen İstanbul olsaydın;

Ben, sende konacak bir dal bulamayan martı gibi

çığlık çığlığa atardım kendimi denizlere!

Sen İstanbul olsaydın...

 

Sen İstanbul olsaydın, aşka doğru...

Bürünüp sevda rengine,

dursaydın gurubun önünde akşam vakitlerinde.

Ve ben...

Bense bir güneş gibi yakmaya gelirken seni;

saplansaydım kirpiklerine, tam kalbimden...

Düşseydim ufkuna, kan-revan içinde! ..

 

Sen İstanbul olsaydın,

ve sorsaydın halimi kanatsız güvercinlere!

Sen İstanbul olsaydın;

Ve zindânım olsaydın! ..

 

Sen İstanbul olsaydın;

Saçların, Ekim’in yirmialtısındaki çınar yaprakları tonunda...

Ve gözlerin Marmara Denizi renginde olurdu, değil mi?

Ve sen İstanbul olsaydın;

Bir pembe ibrişim gibi akardın gönlüme doğru.

Değil mi? ..

 

Sen İstanbul olsaydın;

Henüz gözden deryalar, güllerden kan damlamadan! ..

Ve bilip dağlardan kalyonlar geçireceğimi;

önüme surlar dikmeden ve yoluma zincirler çekmeden...

O ilk... Altından güllem, düştüğünde tam kalbinin üstüne, açardın bana kapılarını, değil mi;

Sen İstanbul olsaydın? ..

 

Sen İstanbul olsaydın;

Bir beyaz güvercinin,

şahbazdan korkuşu gibi ürkerdin benden...

 

Sen, İstanbul olsaydın...

Ama sorsaydın halimi de, kanatsız güvercinlerden!

 

Sen İstanbul olsaydın;

Ve zindânım olsaydın! ..

 

Muammer Erkul

 

 

i2eq8_1241854990-1.jpg

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

istanbul-1.jpg

 

Martıların gözlerinden dinledim

İstanbul'un boğazı yanmış dün gece

Yıldızlar şahitlik etmiş, güya suçlu benmişim

Oysa can, yemin olsun yanağımdan süzülen denize

Ben bu şehre yüreğimi içirmedim

 

Göklerden hicran yağdı, İstanbul'lu bir geceydi

Yere düşen her damlanın yüreğinde sen vardın

İsmin dudaklarımda idamlık bilmeceydi

Yalansa kahrolayım, sen İstanbul kokardın

 

Sevda dediğin gülüm bir busedir dudağımda

Bıçak gibi, yasak gibi, kan gibi...

Utanır, ölüm isterdi ölüm,

Hayata rest çekip ağladığımda,

Korkak gibi, tutsak gibi, yaşanmamış an gibi...

Ben lal olmuş bülbülüm, sen deli gülsün bağımda

Toprak gibi, yaprak gibi, candan özge can gibi

Kuş uçmaz kervan geçmez dağımda,

Kah aşkı yağan kar tanesi

Kah Leyla tüten rüzgardın

Zambak gibi leylak gibi,

Sigaramda duman gibi

Sevdiceğim, sen İstanbul kokardın

 

Dayadım ondörtlüyü İstanbul'un şakağına

İstediğim gül içmekti gözlerinden bir yudum

Seni sordum gündüzlerce bu şehrin her sokağına

Söylemedi, inat ettim gece seni uyudum

 

Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim

Ayla toprak şahittir, şahittir denizle gece

Sensizken, İstanbul'da bir kez olsun gülmedim

Yıllar kapımı çaldı, ellerinde vur emri

Yokluğun var sen yoktun, ölüm geldi ölmedim

Ağladım yüreğimde sen, sende divane İstanbul

Aşkından hatıra dedim göz yaşımı silmedim

Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim

Belki de can ben gülleri bunun için çok sevdim

 

Gözlerimden dökülen yaş denizi ıslatıyor

Sevda kilim, hasret nakış, gönül derdi dokuyor

Çatlayası deli yürek 'sen sen' diye atıyor

Oy gece gözlüm oy, İstanbul SENİ kokuyor

Serdar Tuncer

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

gozyasimsin-1.jpg

 

Martıların gözlerinden dinledim

İstanbul'un boğazı yanmış dün gece

Yıldızlar şahitlik etmiş, güya suçlu benmişim

Oysa can, yemin olsun yanağımdan süzülen denize

Ben bu şehre yüreğimi içirmedim

 

Göklerden hicran yağdı, İstanbul'lu bir geceydi

Yere düşen her damlanın yüreğinde sen vardın

İsmin dudaklarımda idamlık bilmeceydi

Yalansa kahrolayım, sen İstanbul kokardın

 

Sevda dediğin gülüm bir busedir dudağımda

 

Bıçak gibi, yasak gibi, kan gibi...

Utanır, intihar ederdi ölüm,

Hayata rest çekip ağladığımda,

Korkak gibi, tutsak gibi, yaşanmamış an gibi...

Ben lal olmuş bülbülüm, sen deli gülsün bağımda

Toprak gibi, yaprak gibi, candan özge can gibi

Kuş uçmaz kervan geçmez dağımda,

Kah aşkı yağan kar tanesi

Kah Leyla tüten rüzgardın

Zambak gibi leylak gibi,

Sigaramda duman gibi

Sevdiceğim, sen İstanbul kokardın

 

Dayadım ondörtlüyü İstanbul'un şakağına

İstediğim gül içmekti gözlerinden bir yudum

Seni sordum gündüzlerce bu şehrin her sokağına

Söylemedi, inat ettim gece seni uyudum

 

Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim

Ayla toprak şahittir, şahittir denizle gece

Sensizken, İstanbul'da bir kez olsun gülmedim

Yıllar kapımı çaldı, ellerinde vur emri

Yokluğun var sen yoktun, ölüm geldi ölmedim

Ağladım yüreğimde sen, sende divane İstanbul

Aşkından hatıra dedim göz yaşımı silmedim

Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim

Belki de can ben bu şehri güller için çok sevdim

 

Gözlerimden dökülen yaş denizi ıslatıyor

Sevda kilim, hasret nakış, gönül derdi dokuyor

Çatlayası deli yürek 'sen sen' diye atıyor

Oy gece gözlüm oy, İstanbul SENİ kokuyor Mendiline aşk düşer kar bakışlı dağlarda

Gözlerinde buz yanar dilenciler şahının

Ceylanlar su başında susuzluktan ağlar da

Anlarsın türküsünü bir ömürlük ahımın

Mendiline aşk düşer kar bakışlı dağlarda

 

Elinden seni içmek avare bir yıldızın

Uyutmak uykuları kör geceler boyunca

İki büklüm dururken başucunda sonsuzun

Kapanmak secdelere geldiğini duyunca

Elinden seni içmek avare bir yıldızın

 

Rakseder dudağında bedensiz kelebekler

Aşk değil mi cevabı çıldırtan bilmecenin

Bir sen kaldı geride, o hala seni bekler

Özlemiyle güneş ağlar döneceğin gecenin

Raks eder dudağında bedensiz kelebekler

 

Zamansız vurgun yürür kuşların kanadına

Ay ışığı gülemez, kapanırsa kapılar

Dalgalanan ben olurum, denizlerin adına

Sende bir rüzgar eser, beni virane kılar

Zamansız vurgun yürür kuşların kanadına

 

Utanır kaldırımlar gözlerimin renginden

Yürüdüğüm boşlukta gölgem hatıra kalır

Bir an gelirki kalbim firar eder kalbinden

Güneş karanlığa kızar, gökyüzünden usanır

Utanır kaldırımlar gözlerimin renginden

 

Kardan adam öpmez ki çöllerin dudağını

Deliler sultanıyım, hüzne diyet ödeyen

Gökler niye yazmamış gözlerinin çağını

Aşkı nerden bilecek bir kerecik ölmeyen

Kardan adam öpmez ki çöllerin dudağını

Serdar Tuncer

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bıçak gibi, yasak gibi, kan gibi...

Utanır, intihar ederdi ölüm,

Hayata rest çekip ağladığımda,

Korkak gibi, tutsak gibi, yaşanmamış an gibi...

Ben lal olmuş bülbülüm, sen deli gülsün bağımda

Toprak gibi, yaprak gibi, candan özge can gibi

Kuş uçmaz kervan geçmez dağımda,

Kah aşkı yağan kar tanesi

Kah Leyla tüten rüzgardın

Zambak gibi leylak gibi,

Sigaramda duman gibi

Sevdiceğim, sen İstanbul kokardın..................Ve İstanbul sen kokuyor ....tşkkürler

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim

Ayla toprak şahittir, şahittir denizle gece

Sensizken, İstanbul'da bir kez olsun gülmedim

Yıllar kapımı çaldı, ellerinde vur emri

Yokluğun var sen yoktun, ölüm geldi ölmedim

Ağladım yüreğimde sen, sende divane İstanbul

Aşkından hatıra dedim göz yaşımı silmedim

Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim

Belki de can ben bu şehri güller için çok sevdim

 

*

Teşekkürler canım

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...