Jump to content

Dudağında Kalsın Giz


Guest Turquaz
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

1842m-1.gif

Aralık bir kapıdan

ve ahşabı eski pencereden bakıyordu

epey bir yaşlıydı taş yapı

yeni düzene ayak uyduran

sonra uykuya duran...

duyuldu!

 

sıcak bir sesle sustu

dudağında belli belirsiz ruj iziydi gülümseme

gözleri yansıdı camda

kalabalık caddeydi yüzü neşeli

kahve kokulu ve duru

gençlik şarkısı söylüyordu ağzındaki umut

unutup çocukluğunun saklambacını

güveli düşlerini güne vereli epey olmuştu.

 

adresi değişen mahalle ve sokak taşlarının

rengini yenileyen evlerinde kalan eski yüzler

kımıldamadan duran günle güneşleniyordu

İstiklâlde rüzgâr gülüne kapılan hasret

evlerin eşiğinden geçe geçe

sahil kahvesinin kapısına dayandı

ahşap masanın üstünde tanıdık, kırmızı beyaz tabaklı çay

sohbetleri içiyorduk ki dalgalar sözle vuruyordu

kıyılara...

 

hava ılıman üstümde bir hafiflik

bahara duralı çok oldu elleri/m

ve...

ne çok bensin yanaklarına dokununca

okunan ayraçlı kitap

matbaa kokulu

eski bir gazete kupüründen kesilmiş yazıydı tesadüf

kendini anlatan her mısrada

unutulmayan fotoğrafın

tayfun rüzgârında hortuma kapılan

"ay değil yıllar geçti kavuşmak şimdi bir an"

içli bir şarkının meyanıydı yaşanan...

 

"Ne dert kalır, ne hüzün, bir sudur akar zaman"

biraz gülümsüyorsa zaman

bırak dudaklarında kalsın giz

tekrar tekrar çalsın

nihavend şarkıda söz...

 

 

NESLIHAN YAZICILAR

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

1842m-1.gif

 

Aralık bir kapıdan

ve ahşabı eski pencereden bakıyordu

epey bir yaşlıydı taş yapı

yeni düzene ayak uyduran

sonra uykuya duran...

 

duyuldu!

sıcak bir sesle sustu

dudağında belli belirsiz ruj iziydi gülümseme

gözleri yansıdı camda

kalabalık caddeydi yüzü neşeli

kahve kokulu ve duru

gençlik şarkısı söylüyordu ağzındaki umut

unutup çocukluğunun saklambacını

güveli düşlerini güne vereli epey olmuştu.

 

 

adresi değişen mahalle ve sokak taşlarının

rengini yenileyen evlerinde kalan eski yüzler

kımıldamadan duran günle güneşleniyordu

İstiklâlde rüzgâr gülüne kapılan hasret

evlerin eşiğinden geçe geçe

sahil kahvesinin kapısına dayandı

ahşap masanın üstünde tanıdık, kırmızı beyaz tabaklı çay

sohbetleri içiyorduk ki dalgalar sözle vuruyordu

kıyılara...

 

 

hava ılıman üstümde bir hafiflik

bahara duralı çok oldu elleri/m

ve...

ne çok bensin yanaklarına dokununca

okunan ayraçlı kitap

matbaa kokulu

eski bir gazete kupüründen kesilmiş yazıydı tesadüf

kendini anlatan her mısrada

unutulmayan fotoğrafın

tayfun rüzgârında hortuma kapılan

"ay değil yıllar geçti kavuşmak şimdi bir an"

içli bir şarkının meyanıydı yaşanan...

 

"Ne dert kalır, ne hüzün, bir sudur akar zaman"

 

biraz gülümsüyorsa zaman

bırak dudaklarında kalsın giz

tekrar tekrar çalsın

nihavend şarkıda söz...

ALINTI

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...