Jump to content

Türkçemizi Katletmeyelim!


Guest İDİL
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Ziya Gökalp'in Türk Dili ile ilgili olarak belirlemiş olduğu şu güzel kurallara bakın lütfen

 

1. İstanbul Türkçesi esas alınmalı, Osmanlı Türkçesi bir tarafa atılmalıdır.

 

2.Halk dilinde ırk ve anlamdaşı bulunan Arapça ve Farsça sözcükleri atmalı, küçük anlam

farklarına ( nüans ) sahip olanlar korunmalıdır.

 

3.Arap dilinden geçip galat sayılan sözcükler Türkçe kabul edilmeli ve kullanıldığı gibi

yazılmalıdır.

 

4.Fosilleşmiş olan eski Türkçe sözcükleri diriltmeye çalışmamalıdır.

 

5.Yeni sözcükler ve terimler aranırken halk diline başvurulmalı, bulunamadığı taktirde

Türkçenin öz yapı ve anlamına uygun yeni sözcükler üretilmeli, bu da mümkün olmazsa son

çare olarak yabancı dillerden terim alınmalıdır.

 

6.Arapça ve Farsçadan artık ne fiil, ne edat, ne de tamlama alınmamalıdır.

 

7.Türk halkının bildiği ve kullandığı her kelime Türkçedir. Kaynağı ve köküne bakılmamalıdır

 

8.Başka Türk lehçelerinden ne sözcük, ne fiil, ne edat ve ne de tamlama alınmalıdır. Ancak bu lehçeler derin bir şekilde incelenmelidir.

 

9.Tarama yoluyla eski Türkçe sözcüklerin medeniyetle ilgili olanları dile kazandırılabilir

 

10.Sözcükler, karşıladıkları anlamların tarifleri değil, işaretleridir. Kelimelerin anlamları

iştikaklarını(köklerini) bilmekle anlaşılmaz.

 

11.Yeni Türkçenin bu esaslar dahilinde bir sözlüğü ve grameri(dilbilgisi kaynağı) hazırlanmalıdır

 

 

1920lerin başında Ziya Gökalp,Namık Kemal ve diğer pekçok edebiyatçının anlayıp,aktarmaya çalıştığı bu önemli konu yani dilimizin korunması konusu bu yüzyılda resmen görmezden gelinmekte ve dilimiz hızlıca kirletilmektedir.

kimi zaman eski,ölü kelimeler ve tamlamalarla,kimi zaman özenti gençlik akımının dilimize taşıdığı ingilizce kavramlar ve tamlamalarla...

Bir ülkenin dili,kimliğidir.Lütfen,dilimize sahip çıkalım!

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Ziya Gökalp'in Türk Dili ile ilgili olarak belirlemiş olduğu şu güzel kurallara bakın lütfen

 

1. İstanbul Türkçesi esas alınmalı, Osmanlı Türkçesi bir tarafa atılmalıdır.

 

İstanbul Türkçesi denilen Türkçeye hiçmi hiç benzemeyen(hatta benzemeğendir bu kök"mek") bir dil nasıl Türkçenin yerini alıyor?Türkçe kelimler fazla uzun değildir.Meselâ "Hanbalık, AtaYurt".Hatta filologlar Çinceyle tek heceli kelimlerin çok olması sebebiyle akraba olduğunu söylerler.

Nitekim İstanbul Türkçesi dediğimiz ülkeye Fransız "ide"leri taşıyan Mösyö Komadanların dilide ne kadar kısa:"yapabileceğim":p

Ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın "Franso Türk"lerin dili bu millete işlemiyecektir.

İnadına "nazal ne"leri çatlata çatlata güzel Kütahya'mın şivesini kullanıyorum.

Osmanlı Türkçesi atılmalı.Sanki ilim meclisleri haricindede pardon "bilig" meclisleri haricindede ağır bir Osmanlı şivesi vardı.Bir bunların merkezleri "Bâb-ı âli"de konuşulurdu.Birde mahkemelerde köylü-kentli herkes kendini kompleks(evrilik(bunuda ben türettim oldu) anlatmak için kullanırdı.Aslında Osmanlı vermiş cevâbı bizim Gökalp'e

Ceddini inkâr eden haramzâdedir.

 

2.Halk dilinde ırk ve anlamdaşı bulunan Arapça ve Farsça sözcükleri atmalı, küçük anlam

farklarına ( nüans ) sahip olanlar korunmalıdır.

 

Evet iki milyona yakın kelimeye sahip bir dilden geçen karşılıklarınıda 7500 kelime içinde bulmazsanız uydurursunuz.Ama batıya benzemesi önemli değil tam tersi gereklidir."Social,Emotional, Internatıonal, Global" kelimelerindeki "al" eki "sal-sel" şeklinde millete kakılabilir.Hatta Agop Dilaçar TDk'nın başına geçirilip Misâl manasındaki Ermenice "Orinag" ve "Orinagen" millete "Örnek" ve "Örneğin" şeklinde kakılabilir.

Önemli olan İsmet Paşa'nın dediği gibi Arap(uygulamalarına bakarsak İslamı kastediyor) kültürünün atılmasıdır.

 

3.Arap dilinden geçip galat sayılan sözcükler Türkçe kabul edilmeli ve kullanıldığı gibi

yazılmalıdır.

 

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?Niye kullanıldığı gibi yazıcakmışız?Eğer bu yapılarsa adam sayısı kadar imlâ çıkmaz mı?Tabii "Franso Türk"lerin şivesinin kurallarını "Türkçenin Kuralları" diye yedirenlerin bir "esrükleşme" geçirmesi gâyet normaldir.

 

4.Fosilleşmiş olan eski Türkçe sözcükleri diriltmeye çalışmamalıdır.

 

Uygur harfleriyle yazılmış Cengiz ve çoçuklarının "yasağ" kitâblarından çıkarılan "boy" manasındaki "ulus" kelimesi nedir?

Öleli yıllar olmuş "us" kelimesi nedir?

Ve yine öleli yıllar olmuş "bilig" kelimesi niye millete "bilgi" haline getirilip kakalandı?

Çoktan "El" halini almış "İl" kelimesini eski hâline döndürmek nedir?

Moğolca "yargu" "yarguç" "yargutay" "yasağ" kelimeleri nedir?

Üstelik bunlar Cengiz döneminden kalmayken?

 

 

5.Yeni sözcükler ve terimler aranırken halk diline başvurulmalı, bulunamadığı taktirde

Türkçenin öz yapı ve anlamına uygun yeni sözcükler üretilmeli, bu da mümkün olmazsa son

çare olarak yabancı dillerden terim alınmalıdır.

 

Dünyâda hangi ülkede bir kurum toplanıp kelime türetti?

Aha bende türetiyorum hemde bu forum için:Kamtay(Şaman-Büyücü yeri)

Dünyâ târihinin neresinde böyle birşey görüldü?

İngilizcenin yarısı Fransızcadan oluşurken niye kelime atma-veya türetme işlemi yapmadılar?

Son evreyide çok güzel yapılmış, arapça bilimsel terimler kaldırlıp yerine fransızcaları getirilmiş(sosyoloji(ictimâiye'nin yerine)

 

6.Arapça ve Farsçadan artık ne fiil, ne edat, ne de tamlama alınmamalıdır.

 

Bana hüsn-i zann kelimesinin yerine geçicek öz be öz Türkçe tamam oda olmadı Fransızca bir kelime getirin Göktürkçe konuşmağa başıyacağım.

 

 

7.Türk halkının bildiği ve kullandığı her kelime Türkçedir. Kaynağı ve köküne bakılmamalıdır

 

Osmanlıca her kelmie atılmalıdır diyen Gökalp değil miydi?

Neredeyse her köyde "serpuş, ahkam, hüküm, ser(çok sevdiğim bir kelimedir) vb."kelimler kullanılıyor.

Hanı bunları atıcaktın?

 

 

8.Başka Türk lehçelerinden ne sözcük, ne fiil, ne edat ve ne de tamlama alınmalıdır. Ancak bu lehçeler derin bir şekilde incelenmelidir.

 

"tay" tamlamasını nerden aldınız?

 

 

9.Tarama yoluyla eski Türkçe sözcüklerin medeniyetle ilgili olanları dile kazandırılabilir

 

Balık(şehir), Togrıl(Ankâ kuşu-hükümdarın büyüklüğü hakkında), Tamu-Uçmağ(Cennet-Cehennem) kelimelerini göremiyorum?

Yoksa o madde M.Esad Bozkurt gibi tipleri albenilemek için olmasın?

 

 

10.Sözcükler, karşıladıkları anlamların tarifleri değil, işaretleridir. Kelimelerin anlamları

iştikaklarını(köklerini) bilmekle anlaşılmaz.

 

Abinin burda anlatmak istediği çok ma'sum görünüyor, amam aslında anlatmak istediği başka.

Anladım ben onu."Boy" manasındaki "Ulus" kelimesine millet anlamı verebiliriz, çünkü halk biziz var mı başkası! diyor.

 

11.Yeni Türkçenin bu esaslar dahilinde bir sözlüğü ve grameri(dilbilgisi kaynağı) hazırlanmalıdır

 

 

1920lerin başında Ziya Gökalp,Namık Kemal ve diğer pekçok edebiyatçının anlayıp,aktarmaya çalıştığı bu önemli konu

 

Gökalp Edebiyatçı mıydı?Hece hece dedi.Arûz kullanan kendi halinde yaşayan ünlülüğü falan olmayan, ebrû-tezhib vs ile geçinenlerin önünü baltaladı.Heceyide tam kullanmadı ya.Karac'oğlan ona bin basar meselâ.

Altın Şafak'ı okuyun bir.Kafiye olsun diye anlatmak istediği şeyi anlatamamış.Hece bu değil ki!

Gökalp Aslında "Din ölmüştür, artık tek yol gösterici bilimdir, artık insânın tek dînî bilimdir" deyip kafayı fıttıran, sonra "pozitivist" kiliseleri kurup kendisinin ve karısının heykellerine milleti taptıran Comte'un ilmine "taklidci" seviyesinde bağlı olan biriydi.Hani şu Lise kitablarında bizim bilinçaltımıza "siz maymun adamdınız, yavaş yavaş evrildiniz, en son fransız devrmiyle modern oldunuz" inancını yerleştirmeğe çalışan ilim.

 

yani dilimizin korunması konusu bu yüzyılda resmen görmezden gelinmekte ve dilimiz hızlıca kirletilmektedir.

kimi zaman eski,ölü kelimeler ve tamlamalarla,kimi zaman özenti gençlik akımının dilimize taşıdığı ingilizce kavramlar ve tamlamalarla...

 

Bu kadar kızmamak lâzım o özentilerede.Siz bir dille uzun süre haşır-neşir olsanız farketmeden konuşmanıza o dilden kelimeler girmez mi?Hiç olmassa birileri tarafından uydurulmamış, bizzat bir halkın kendi ürünü olan kelimeleri kullanıyorlar.:thumbsup:

 

Bir ülkenin dili,kimliğidir.Lütfen,dilimize sahip çıkalım!

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

laseki verdiğin örneklerle açıklamalarla kendini çürütmüşsün ben yorulmayacağım :D

 

ayrıca seninle tartışmayacağımda,çünkü 18 yaşındasın henüz,yolun çok başındasın.öğrenmen gereken çok şey var,ama türkçe olarak ;)

--------------------

ayrıca ziya gökalp'i edebiyatçı olarak değerlendirip değerlendirmemek senin görüşüne bırakılacak kadar basit bir konu değil,boyunu aşan konularda fazla iddialı yorumlar yapma olur mu;)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...