Jump to content

Ceyhun Yılmaz Şiirleri


Der Makabre Tanz
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

...Bir Sana...

 

Sokak aralarında

kayboldu gençliğim

Alanlar aldıklarını

yerine koymadı

 

Sensiz geçen

iki gecem

Sensizliğim

kadar koymadı

 

Kimleri yedi bu yürek

Kimleri yedi de

Bir sana doymadı...

...Belki...

 

Herkesin uyuduğu

saatte uyuyamadım bile

Uyku tutmadı.

Yüzüme sürdüğün elin...

 

sıcaklığı hala duruyor

yanağımda desem,

Durmaz!

Çok gözyaşı aktı üstüne

 

O ellerin üşüdü mü

bensiz desem,

Üşümez!

Kim bilir kimi ısıtır yine?

 

Ne acı bu hayat

Bana kalsaydı sıcaklığın...?

Başka biri ısıtsa desem,

Belki unuturum seni.

 

Herhangi biri,

herhangi bir yer olsa,

Belki uyuturum beni

Olmuyor, olmadı!

 

Kaçtığım kadar

yakalandım

Bu gece yine

Uyku tutmadı...

 

...Benim Gibi...

Yalnızca yağmur

yağdığında

Seviyorum bu

 

şehrin insanlarını..

Herkesin yüzü

gözü ıslak,

Başları eğik

 

omuzlarının arasında..

Yağmur yağdığında...

Herkes..

Benim hep olduğum gibi...

 

...Dilenci...

En yakın deniz kenarına

atıyorum kendimi

Her dalga

 

halime üzgün..

Her dudakta

bana tebessüm..

ne vardı diyorum

 

'ah' ne vardı

Şu kaldırımda

resmin olsaydı...

Eğilip öperken ben

 

Görenler, varsın

dileniyorum sansaydı...

...Yokluğun Yanımda...

Yokluğun yanımda

 

İlacı yok ki

yokluğunun hükmü olsun

Gözlerimin ağrısı

bir kadının çığlığı

 

..ve gecemi kimse

anlamıyor artık

Diğerlerine

benzemiyor yokluğun

 

Diğerlerine

benzemiyor ayrılığın...

Niye benzesin ki?

Hepsinden çok

 

sevilmedin mi?

...Yolculuk...

Yolculuklarda

tuhaf oluyorum

 

Bu şehirden

her gidişimde

Sanki şehri ben

uğurluyorum

 

Sen benden gideli

çok oldu ama..

Ben her gidişimde

hala sana el sallıyorum

 

...İçelim...

Herkesin olduğu ama

kimsenin sana sen diye

bakmadığı bir yere gidelim

bin kez öp

 

dudaklarımdan kurutma

bir daha gidelim

Ne olucaksa orda olsun,

uzakta olsun...

 

O güneş istediği yerden

doğsun gözlerine batsın

al beni gidelim...

Her gece bir yıldız seçelim

 

Ayılana kadar içelim...

...Kimseye

Soramıyorum Seni...

kimseye

 

soramıyorum seni!

kirlenme diye

hiç öpmedim ya...

belki başkasını

 

seversin diye,

hiç söylemedim

sana sevdiğimi.

bilmiyorsun,

 

boğazımda düğümsün!

yutkunsam gideceksin,

yutkunmasam...

ölürüm...!

 

Küçük Kız Çocuğu

Birgün sende anlayacaksın..

Kalabalıklardan kaçıp,

Dizlerini karnına kadar

 

çekip ağlayacaksın!

İşte o an özleyeceksin..

Eski sevgilini değil,

Pili bitmiş oyuncak ayını..

 

Yanından ayırmadığın saflığını..

Sen de birgün anlayacaksın

Dizlerini karnına kadar çekip,

Çocukluğuna ağlayacaksın..

 

O küçük kız çocuğu

değilsin artık..

Tel sarar kızıma tel

sarar diyen babana

 

Benzemeyecek

bazı erkeklerin gözleri

Ve özleyeceksin

kendini

 

O küçük kız çocuğu

değilsin artık..

Ama birgün sende

anlayacaksın

 

Kenarları dantelli

elbisesiyle

Saçlarını özene

bezene

 

Yanlara ördüğün

bez bebeğini

Nereye koyduğunu

Hatırlaman gerektiğini..

 

Çocukluğum...

Ve en çok seni

özledim ben.

Karşı komşunun

 

sokağa çıkacağı

zamanı beklemeni.

Her teyzeyi

annen gibi sevmeni.

 

Sanki ayıpmış gibi

kimselere söylememeni.

Ve o bisikleti ilk

gördüğünde koşuşunu.

 

Yağmurlu bir günde

annenin elinden yediğin ekmeği.

Islanan sokaklara

bakıp duygulanmanı.

 

Yaz akşamlarında

oturduğun kaldırımı.

Seni bir kez daha

görmek isterdim...

 

Hiç konuşmadan..

Kısa pantolonlu

siyah beyaz halini..

Bir lokma boyunu..

 

Diz çöküp yere

sımsıkı...ama çok sıkı

Sarılmak sana..

Gözyaşlarımı omuzlarına

 

bırakıp gitmek

istiyorum şimdi

Sana kim olduğumu

söylemeden...

 

arkama bakmadan

Ağladığımı sana

göstermeden

Seni çok özledim

 

Ama çok özledim

Çocukluğum!!

Çarşafı

Bozulmayan Sevda

 

Hiç ıslanmamış

aşıkların şiiri bu

yağmuru türkçeye

çevirmek zor

 

her bakışta başka bi

bronz tebessüm

iyi güzel ama gel de

anlat bunu insanlara

 

nerden bilsinler

eylül'ün kokusunu

kim bilir kasımın

bıçak yarısını

 

ayrı kara parçalarında

ortak gökyüzüne

bakmanın avuntusu

var şimdi

 

üzerine yatamadığımız

bir yatak gibi kaldı aşkımız

ne demeli bu

aşkın adına

 

çarşafı bozulmayan

bir sevdamız var şimdi

bir roman kahramanı

kadar güçlü görünebilirim

 

ama biraz daha bakarsan

yalvarıp ağlayabilirim....

Çalamadığım Kapı

Belki bilmem

 

gerekirdi varlığını

Şimdi neyi özlediğimi

bilmeden yaşamıyorum

çalamadığım bir kapı

 

gidemediğim bir yol var

Hüznümün adı belli

Faili meçhul bir yalnızlık

değil artık benimki

 

Ama senin

yalnızlığın meşgul

Benim yalnızlığım kalabalık

Boş içki şişeleri var yanımda

 

Her birinde ayrı hüzün

Atamıyorum onları...

Başka şişelerde başka

hüzünlere dönüşmesinler diye

 

Kullanılmış ikinci el

yalnızlıklara sebep

olsunlar istemem

Her üzüntümü

 

muhabbete

çeviriyorum evimde

Mutfak çok temiz...

Kirlenmedikçe

 

yaşanmıyor oysa

Seni düşünüyorum

Derli toplu musun

Mutlu musun

 

Yoksa yaşanmışlıklar

kirletiyor mu seni de

Bir gün karşılaştığımızda

ellerimle silecek

 

miyim yüzünü

Ya da silemeyecek

kadar temiz olman

üzer mi beni?

 

...Çok Sevmişti...

Herhangi bir geminin

limandan ayrılmasına

bile ağlar oldum

 

Sonra akşamların gelişi

gündüzlerin vedası üzdü beni

Sayende yaşadığıma

bile efkarlanıyorum

 

Artık gerisini sen düşün

Sebepsiz hüzünlerdir

benim kirpiklerim

İster istemez öpüp

 

kaçarlar beni

Hiçbir şey olamamış gibi

Nasıl bir selama

mutlu oluyorsam

 

Sensizliğimde bir yağmur

damlası bazen

kahrediyor beni

Çok genç ölücem belki

 

Belkide yaşayanlar

kendi nefeslerine bile

inanamayacaklar

öldüğümde

 

Elbette her veda gibi

hüzünle uğurlanıcam

Kimileri üzülecek

kimilerinden fazla

 

Az yaşadı diyecekler

arkamdan az yaşadı

Ama çok sevmişti...

...İlacı Yok Ki

 

Yokluğunun Hükmü Olsun...

Karanlık yolların hep

ışıksız olduğunu

söylemediler bana

 

Bir gün biter sandım

gönül yaşları, bitmedi..

Yokluğunun bulutları

içimde, gitmedi!

 

Her sabaha

karşı ben durdum ben

Beceremedim..

tutamadım güneşleri

 

Hep doğdu üstüme

Dert kurdu derdime

Titredi ellerim..

Üşüdüm..ısıtan yok

 

İlacı yok ki yokluğunun

hükmü olsun.!

Boynumda asılı utancım,

başımı kaldıramıyorum

 

Söylemediler bana

gülmenin ayıp olduğunu

ben küçükken

Söyleselerdi

 

gülemezdim zaten

Acıyla anladım,

acıyla kurdum

en sevdiğim cümleyi

 

Silsen de kurumuyor

bu göz yaşları

Yüreğimi kurutmadıkça! ! !

...İşim Çok Zor Benim...

 

İşim çok zor benim

Yüreğimin işi

yalnızlık caddesi

Elim yüzüm

 

kir pas değil ki

Sevdanla kirli

İşim çok zor benim

Her sabah

 

erkenden kalkıp

Seni seviyorum

...Kusura Bakma...

İlk defa ayağıma

 

kadar geldin

Daha önce ağlarken

görmemiştim seni

Başucumda durdun,

 

Özlediğini söyledin,

cevap veremedim

Bıraktığın gülleri

koklayamadım

 

Ve sen giderken

ayağa kalkıp

Yolcu edemedim...

Kusura bakma! ...

 

Dün gece ölmüştüm.

Aşık Gidene Aşık

Önünde koca bir deniz

Gezmiş olmak

 

yetmez kenarında

Bazı gözyaşları sakıncalı

Bakmak değil belki

ama ıslanmak yasak

 

Bir ormandayım,

yeşili koklamak yasak

İsmin çok uzak

İçimden söylüyorum

 

içime sığmıyor

adının anlamı

Bir adım daha atsan

duyacaksın sesimi

 

Önümden geçip giderken

Dursan...

Dursan belki de bu

kadar sevmezdim seni

 

Aşk

bir tek senin

görebileceğin bir yerden

sana gülümsüyorum...

onların duydukları

 

kahkahalarım değil

aşkı tarif gerekirse sana

anlatayım

aşk ne biliyor musun

 

benim sana yaşadığım,

senin durmadan

üstüne bastığın...

bir kravat boynumda..

 

ne zaman ayaklarımın

altındaki sandalye

çekilecek diye

bekliyorum

 

ellerim arkadan

bağlandığı için

giderken alkışlayamıyorum

bu hayatı

 

boynumu kırabilir bu ip

ama bil ki

gülümseyişime

engel değil hiç bir kırılma

 

ki ben...

sen gittiğinde daha

cok kırılmıştım

üstelik ayaklarımın

 

altından kaymıştı

zaten hayatım.

kaç sabahtır geceye

uyanıyorum

 

ne oldu güneşe

aynalarda yokum

dumanı tüten çay

bardaklarına dokunuyorum

 

elimi ısıtmıyor

ağlayınca farkettim

gözyaşlarım

yanaklarımı ıslatmıyor

 

yüreğimde bir ağrı

bir tek onu hissediyorum

hissedince anlıyorum

keşke feda

 

edebilseydim sana

sımsıkı sarılıp güzel

saçlarını koklayıp

gitseydim

 

ölmüşüm ben

bebeğim ölmüş

herkesin korktuğu

gün bana bugünmüş

 

Öylece durmayı

seviyorum ben..

Durup ardından

bakmayı..

 

Sen yürümeyi

seviyorsun ama

arkana bakmadan..

yaprak seviyorum

 

ben yaprak..

Kuru, yaş ayırmadan..

Sen ezmeyi seviyorsun,

neye bastığına bakmadan..

 

ceyhun yılmaz..

Nerede yalnızlık görsem

Ucundan bir parça alırım

Sahibine ağır gelmesin diye..

 

Ceyhun Yılmaz....

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

BELKİ

 

 

Herkesin uyuduğu saatte uyuyamadım bile

Uyku tutmadı.

Yüzüme sürdüğün elin...sıcaklığı hala duruyor yanağımda desem,

Durmaz!

Çok gözyaşı aktı üstüne

O ellerin üşüdü mü bensiz desem,

Üşümez!

Kim bilir kimi ısıtır yine?

Ne acı bu hayat

Bana kalsaydı sıcaklığın...?

Başka biri ısıtsa desem,

Belki! ! ! ! unuturum seni.

Herhangi biri, herhangi bir yer olsa,

Belki! ! ! uyuturum beni

OLMUYOR, OLMADI! !

Kaçtığım kadar yakalandım

BU GECE YİNE UYKU TUTMADI...

Ceyhun Yılmaz

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Karanlık yolların hep ışıksız olduğunu söylemediler bana

Bir gün biter sandım gönül yaşları, BİTMEDİ..

Yokluğunun bulutları içimde, GİTMEDİ!

Her sabaha karşı ben durdum ben

Beceremedim..tutamadım güneşleri

Hep doğdu üstüme

Dert kurdu derdime

Titredi ellerim..

Üşüdüm..ısıtan yok

İLacı yok ki yokluğunun hükmü olsun

Boynumda asılı utancım, başımı kaldıramıyorum

Söylemediler bana gülmenin ayıp olduğunu ben küçükken

Söyleselerdi gülemezdim zaten

Acıyla anladım, acıyla kurdum en sevdiğim cümleyi

Silsen de kurumuyor bu göz yaşları

YÜREĞİMİ KURUTMADIKÇA! ! !

 

 

(Ceyhun Yılmaz)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Yokluğunun bulutları içimde, GİTMEDİ!

Her sabaha karşı ben durdum ben

Beceremedim..tutamadım güneşleri

Hep doğdu üstüme

Dert kurdu derdime

Titredi ellerim..

Üşüdüm..ısıtan yok

İLacı yok ki yokluğunun hükmü olsun...............tşkkürler

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...