Jump to content

Birini Tanimak Ama Nasil ?


Guest İDİL
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Sanırım esas sorunumuz bu.. biz mi doğruyuz? Onlar mı yanlış.

Çatışmaların ve iletişim bozukluklarının temelinde kişilerin kendini algılaması ve karşıdaki hakkında yorumları vardır.anlaşılmamak, duyarsızlık,iletişime kapalı olma,beklenen davranışı göstermeme….

Fakat temelde yapılan hatalardan biri, karşıdakinin temel özelliklerini kabul etmek yerine onlar ile uğraşmak, değiştirmeye çalışmak,karşıdaki kişinin doğal yaşantısını,kendisinin inadına olarak algılamak,kasti ve bilerek davranıldığını düşünmek gibi.

Sağlıklı ilişkiler ve iletişimler için öncelikle kendimizi tanımalıyız. Klasik olarak kendini tanı rutin sözlerinden bahsetmek istemiyorum. Çünkü “kendini tanı” diyoruz ama nasıl olacağını kimse söylemiyor.kendini tanımak nedir? Nasıl olur? Nerden başlanmalı?

Aslında kendini tanımak için önce hayatı kategorize etmek, yada sorun olan kısımdan başlamak lazım. Kategorize edersek; ilişki, evlilik,arkadaşlık,iş hayatı,duygusal yön,sosyal yön,ekonomik duruş,siyasi bakış…

Fakat genelde biz kendimizi, daha çok sorun yaşadığımız alanlarda tanımak isteriz. Çünkü o alanlarda sıkıntı zarar görür ve üzülürüz.yani dişimiz ağrımayana kadar dişlerler ilgilenmemek gibi. Zarar gördüğümüz veya üzüldüğümüz alanda, hemen çözüm üretmek ,karşıdakinden başlamak, ya da direkt kendimize dönerek kendimizi suçlayarak işe başlarız. Peki hiç düşündük mü , “ne ben ne de o suçlu yada hatalı”.. sizinle problemli bir ilişki yaşayan biri ,bir başkasıyla neden 4/4 lük bir ilişki yaşıyor? Veya siz o insandan, ayrıldıktan sonra, yada iş arkadaşınızla arkadaşlığınızı bitirdiğiniz halde neden başka arkadaşlarınızla sağlıklı arkadaşlıklar kurabiliyorsunuz. Bazen elde etmek ve istediğimiz gibi olmasını istemek konusunda bencil olabiliyoruz.peki sorunu nasıl çözmeliyiz?

Ø Öncelikle bir kişiyi tanımak istiyorsanız, onun için zaman ayırın.sanal paylaşımlar, telefondan aşklar,msn aşkları ile kimseyi tanımak için güçlü değilsiniz.

Ø Birini tanımak için kafanızda hipotezler ile yola çıkmayın. ,kesin şöyledir, bu tipler şöyle olur, gibi.. bir hipotezinizi desteklemek için kanıt aramak zorunda kalır ve sadece hatalarına odaklanırsınız.

Ø Daha önceki, tecrübeleriniz, üzülmeleriniz, ve diğer mutsuzluklarınızdan yola çıkarak kendinizi korumak yerine, savunma yapmadan sadece tanımak içerikli paylaşımlar yapın.

Ø Onunla bir şeyleri tartışmak ve kabul ettirmek yerine,ne amaçla ve niye söylediğini anlamaya çalışın.

Ø Bizim ülkemizde insanlar,birini tanımayı eksik yönleri fark etmek olarak algılarlar. Esas yanlış bu. Tanımak ; iki yönlüdür.

Ø Neden tanımak istiyorsunuz? İnsanları tanımak isteriz. Peki ne için.? Sevgilimiz mi olacak, arkadaşımız mı,dostumuz mu? Eşimiz ?, iş ilişkisi mi…. Gibi…. Mesela alışveriş yaptığınız market sahibinin kıskanç olmasının bir önemi var mı? Yani herkeste aynı kriterleri aramayız. Bizim için her insanın farklı paylaşımlarda farklı özellikleri olmalı. Tanımak isterken onun bizim hayatımızdaki yeri ve önemine hitap edecek özelliklerine odaklanmalıyız.

Ø Hayat tecrübelerine bakıldığında, karşıdakini test etmek adına çeşitli teknikler geliştirilmiştir. Mesela birini test etmek için ; para,koltuk ve aşk(sex) iyi bir araç olarak bilinir. Bu test unsurları ile aslında onun o anki ruh halini değil, çocukluğunu, bastırılmış duygularını,topluma olan öfkesi veya sevgisini, kendine olan güvenini veya güvensizliğini görebilirsiniz.

Ø Parakolik: bu kişilerde para aslında, güçsüzlük ve yetersizlik korkusunu örter. Ne kadar çok para o kadar güç ve güçlülük duygusuna sahip olmaktır.

Ø Statü /unvan: yine, topluma karşı koymak, ilgi-değer görmek,kendini değil mesleğini ön plana çıkarmak için yapılan bir mücadeledir. Temelde ise değersizlik ve önemsizleşme kaygısı vardır.tabi ki her insan statülü işler ister ama bunu koşulsuz ve uğruna her şeyi feda ederek istemek sorundur.

Ø Sex: sürekli çapkınlık veya cinsellik yaşamak istemek, doyurulmamış çocukluk duyguları ile aşırı elde etmiş çocukluk yaşantısı ürünüdür.yani ya dürtülerini doyurmak, yada egolarını tatmin etmek için hep yeni ilişki yaşama isteği ise kontrol, doyumsuzluk ve yetersizliği ifade edip, kendini güçlü kılmak/görmek isteğinin de göstergesi sayılabilir.

Ø Para mı başarı mı : ülkemizde, bazı tip yaşantılarda aylık mutluluk=aylık birikim şeklindedir. Yani para toplama hastalığı. Mutluluk, banka cüzdanındaki rakama bağlıdır. Ömrünü para toplamak ve kazanmak olarak geçirir. Bu durum ise gelenekselliği ve yetersizliği yansıtır. Temel olan tüm koşturmalarınızın bir başarı için olmasıdır.

Ø Durum mu sürekli mi ?Doğru tanımak doğru görmek kadar doğru yorumlamaktır. Mesela; tüm erkekler aynı, alayı fıs (Elazığ sözüdür dilime dolaştı bu aralar) vs. gibi önermeler ve önyargılar,davranışın durumluluk mu süreklilik mi olduğunu gösteremez. Bizim toplum olarak en büyük yanılgımız, yapılan davranışı genele yaymak. Birini gerçekten tanımak istiyorsanız, onun davranışının genel bir tutum mu yoksa anlık mı tepki mi olduğunu fark etmektir.bir kere bağıran biri için agresif, 1 saat gördüğünüz biri için kibar denilmesi gibi.

Ø Yalan ; kaybetmemek için, ilgi çekmek için, rahatlamak için, intikam için, öfke biriktirdiği için,dikkati ve ilgiyi devam ettirmek için, yalanı söyledi mecburen devam ettirmek için,insanların yalana kandıklarını görerek egosunu tatmin etmek için,kabul görmek için.. .bunun dışında daha özel nedenler de olabilir. Hayatta insanların yalan söylememe ihtimalleri yoktur. Ama doğru tepki verilirse bunun sönmesi sağlanabilir.itiraflar için eleştirmemek, cezalandırmamak vb gibi. Yalanın kişinin tanımasındaki en önemli etkisi, yaşamı ile söylemi arasındaki tutarlılıktır. Yani fikir&zikir uyumudur. Bu nedenle sadece söze değil, davranışın da tanıma sürecinde etkisi daha büyük kanıttır.

Ø Önemli konuları konuşmaktan kaçmak: bu durumlar daha çok konuşmanın yaratacağı stres ve yetersiz açıklamaların yaratacağı gerginlikler ve suçluluktur. Kişi tanıma süresinde bu tip kaçışları görmezden gelmemek lazım. Ama önemli konular, kaygılandığımız zaman değil, sakin,uygun zamanda ve uygun ses tonu ile yapılmalıdır. Peki kaçıyorsa bu nedir? Kaçıyorsa,; stres ve yetersiz cevaptır. Bu durumlarda çözümlerini istemek, nasıl bir çözüm düşünüyorsun,ne zaman bitecek veya gerekirse sorunun çözümü için süre sınırı koymak etkilidir.

kaynak:serhat yabancı

psikolojik danışman

aile ve ilişki danışmanı

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...