Jump to content

Musevilikte "Lilith İnancı "


Önerilen Mesajlar

Lilith

Tanrı insanı başlangıçta çift yaratır. Çiftin erkeği bildiğimiz Adem, kadını ise Lilith'dir. Bu ilk insan çifti cennet bahçesinde birlikte yaşamaya başlarlar, ama bu mutlu bir beraberlik değildir. Anlaşmazlık sebepleri ise çağımızın boşanma davalarında ileri sürülenlerden pek farklı değildir: Adem Lilith'in olaylara neden kendisinden farklı yaklaştığını anlayamaz (ruhen ve fikren anlaşmazlık); onu kendisine hizmet etme, bahçeyi bakımlı ve düzenli tutma konusunda tembel ve isteksiz olmakla suçlar (ev işlerini ve ailesini ihmal etme).

Kısacası anlaşmazlık sebebi Adem'in sürekli olarak kadına üstünlük taslaması, ona hükmetmeye çalışmasıdır. Lilith ise ikisi de aynı topraktan yaratıldığına göre eşit olmaları gerektiğini savunur ve erkeğin kendisinden üstün olmak istemesine bir anlam veremez. Sonunda birlikte yaşamalarının imkansız hale geldiğine karar verir ve Tanrı'nın söylenmemesi gereken adını anarak (ki bu isim cennetten çıkış için tek paroladır) uçup gider ve yeryüzünde Kızıl Deniz yakınlarındaki bir mağaraya sığınır.

Kendisine sunulan sıcak yuvayı kapıyı çarparak terkettiği için artık yeri de cennetten dışlanmışlar arasında olacaktır. Çevresindeki cinlerle ve cinlerin kralı (ya da şeytanın ta kendisi) Şamael ile ilişkiye girer ve onlardan cin çocuklar doğurur, hem de günde yüz çocuk gibi yüksek bir oranda, inanışa göre dünyada kötülüklerin bu kadar yaygınlaşmasının sebebi budur.

Cennette yalnız kalan Adem ise Lilith'i geri getirmesi için Tanrı'ya yalvarır. Tanrı da Senoy, Sansenoy ve Semangelof isimli üç meleği elçi olarak gönderip 'evine dön' çağrısı yaptırır Lilith'e. O da kesinlikle dönmeyeceğini bildirir. Melekler kendisini, geri dönmemesi halinde her gün yüz çocuğunu öldüreceklerini söyleyerek tehdit ederler. Tehdit yerine getirilir..

Lilith, duyduğu acıyla bundan sonra Adem soyundan gelen bütün insan yavrularının, hamile ve doğum yapmakta olan kadınlarla bebeklerin baş düşmanı olmaya yemin eder. Erkek çocuklarının doğduktan sonra ilk sekiz gün içinde, kız çocuklarının ise ilk yirmi gün içinde canını alacaktır. Sadece yakınında üç meleğin ismi veya sureti bulunan çocuklara dokunmayacaktır.

Lilith'in dönmesinden ümidi kesen Tanrı, Adem uyurken bilinen kaburga kemiği yöntemiyle Havva'yı yaratır. Bu yeni kadının, vücudunun bir parçası olduğu erkeğe karşı çıkamayacağını düşünmektedir. Havva Lilith'e o kadar benzemektedir ki Adem uyanınca yanında bulduğu kadının başka biri olduğunu anlamaz. Onun kendisine Lilith gibi karşı çıkmayıp boyun eğmesini ise 'nihayet hidayete erip yola geldi' diye yorumlar. Hikayenin sonu ise herkesin malumu.

Lilith artık kesinlikle kötülerin safındadır. Bütün insanoğullarının ve kızlarının başına gelen nice felaketin sebebidir. İnsanlara yaptığı kötülükler saymakla bitmez: Beşikteki bebeklerin bugünün tıbbınca bile sebebi açıklanamayan ani ölümlerinin baş sorumlusu olduğuna inanılır..

Hamile ve doğum yapmakta olan kadınlara musallat olarak düşüklere, ölü doğumlara ve annelerin ölümüne sebep olur; yalnız yatan erkekleri uykularında baştan çıkararak gördürdüğü erotik düşlerin verimiyle hamile kalır ve cin nüfusunun artmasına katkıda bulunur. Aynaları yurt edinip özellikle aynaya fazla bakan kadınları kendi safına çeker.

Ola ki ilk katil Kabil'in de anasıdır; insanın cennetten kovuluşunda da parmağı vardır, Havva'nın baştan çıkarılışı ile ilgili tasvirlerde kadına yasak elmayı sunarken görülen yarı kadın yarı yılan yaratığın Lilith olması kuvvetle muhtemeldir.

Belden yukarısı uzun siyah saçlı güzel bir kadındır, belden aşağısı ise insana benzemez. Bu konuda da rivayet muhtelif; kimi kaynaklara göre ateştendir, kimilerine göre yılan kuyrukludur, kimi yerde de keçi gibi kıllı ve çirkin olduğu belirtilir. Saba Melikesi kılığına girerek Süleyman Peygamberi baştan çıkarmaya bile çalışır, ama eteklerini kaldırdığında kıllı bacakları (yoksa keçi ayakları mı?) görününce foyası meydana çıkar.

Lilith çağımızda da süregelen birçok batıl inanışın başlıca kaynaklarından biri. Hamile, loğusa kadınların ve bebeklerin üzerlerine ve çevrelerine nazarlıklar takma, muskalar yazma; aynaların kullanılmadığı zamanlarda yüzü duvara çevrili tutulması; erkeğin normal ve yasal sayılan cinsel ilişkiler dışındaki sperm üretiminin hala bu kadar utanç, korku ve suçluluk kaynağı olması; evlilik ve cinsellikle ilgili sayısız adet, gelenek ve tabu bu eski inanışların günümüzde de süren klarıdır.

Musevi dininde erkek çocukların doğduktan sekiz gün sonra sünnet edilmesi de Lilith'den korunmak için bir önlemdir, sünnetin Lilith'e karşı bağışıklık kazandırdığına inanılmaktadır (nedense kız çocuklarını korumak için ne gibi önlemler alındığı konusunda bir kayıt yok).

Lilith çağlar boyu kadınlara atfedilebilecek bütün olumsuz sıfatların taşıyıcısı olmuştur: Baştan çıkarıcı, fahise, cadı, vampir, cinlerin başı, gece canavarı 'unvan'larından bazılarıdır. Saf, edilgen, cinselliği ancak yasak meyvayı tadınca öğrenen (böylece Adem'i kandırabilecek kadar kurnaz ve baştan çıkarıcı da olabilen) Havva'nın tersine başından beri gücünün ve cinselliğinin bilincindedir ve yeri gelince de kullanmaktan çekinmez.

Din ve ahlak kurallarını yaratanlarca oluşturulmaya çalışılan uysal, söz dinleyen, erkeğe bağımlı, çilekeş, kanaatkar 'iyi' kadının tam tersidir. Kendi başına buyruk, zaptedilemez, denetlenemez olduğundan özellikle tektanrılı din bilgelerinin sürekli baskı altına almaya çalıştığı kötülük kaynağı kadının bir örneği, erkeğin kadına ve cinselliğe duyduğu korkunun bir simgesidir aslında. Doğallıkla da, ölümlü insanların arasında yeri yoktur, yeri bütün bilinmeyen, açıklanamayan kötülüklerin geldiği karanlık güçlerin dünyasıdır.

Lilith erkek egemenliğini reddedip eşitlik mücadelesi veren bir kadın olduğundan günümüzde bazı kesimlerde bir feminist idol haline geldi. Lilith'e 'dünyanın ilk feministi' olarak itibarı iade edilmeye çalışılıyor. Böylesine olumsuz imaja sahip pagan dönem kökenli bir figürün yeniden öne çıkarılması kilise ve dindar çevrelerin tepkisini çekse de ABD'li Yahudi feministler 'Lilith' isimli bir dergi çıkarıyor; sadece kadın müzisyenlerin katıldığı 'Lilith Fair' isimli gezici bir müzik festivali düzenleniyor; alternatif dinler kurmaya çalışan kimi 'New Age' grupları kendilerine bir 'Lilith' kültü yaratıyor.

Şimdiye kadar erkekler tarafından yazılmış olan tarihte olumlu kadın figürlerinin olumsuzlara göre ne kadar az olduğu ve olumlu model olarak sunulanların da günümüzün kadınına ne kadar hitabettiği düşünülünce bu pek de tuhaf karşılanmaması gereken bir durum. Artık kadınların tarihi de yeniden gözden geçirilip farklı bir gözle değerlendiriliyor. Eski dinleri ve efsaneleri yeniden yorumlamak da günümüzün postmodern akımlarının bir parçası.

 

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Lilith, Eski mısır'da da terim olarak geçiyor anlamı çocukların kanını emdiği için ölümüne sebep olan kötü cin olarak bilinir. Türklerde de çocuk doğduğunda çocukların ölümüne sebep olduğu veya hamile kalıp çocuğunu düşüren anneler için sübyen muskası yaparlar bu kötü cinden korumak için...

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

yanılgıya düşmeyelim..liliht sembolik alt bilinç varlıklarından en berbatı diyebileceğimiz türden bir demeondur...geceleri ortaya çıkar...bu yüzden ona gecelerin kadını derler..liliht gece gök kubeden dünyaya demonlarını salarak hamile kadınlara musallat olur.. gerçekte bu kadınkabala ağacına göre henüz eter dediğimiz alemdedir..benim teorime göre bilimsel verilerle eterin derinliklerdeki ay titreşimleri araştırılırsa..lilit izi bulunur diyorum.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

liliht ,ay kültüne bağlı olması şaşırtıcı değil..çünkü ay duygusal astrallerin gel gitlerini icra eden büyük küreden biridir...

 

liliht ademle olan tersliği duygusal haz idi..bu konuyu atlatacağım,çünkü mahrem özelikte bir hikayedir..aslına bakılırsa hikayeden çok bir nevi mitolojik sembol içeriklidir...

 

mitoloji dememin bir sakıncası yoktur..elbette mitolojik bir giz perdesi taşıyor olmalı ki bu gizi aralamak için düşünceyi ardımızda bırakıp,imanın kanatlarına binmekten başka bir çaremiz yok..hem iman hem mantık bir arada kulanılırsa daha kavramsal şeyler bulacağımız türden mitolojilerdir.....

 

tefekür,anlamını kavradığımız sembollerde bize kendini açıkça ifade edeceklerdir...

 

yeterki biraz azim ve bilgi bizi okult çalışmada ilerletecek zekaya verecektir.....kabala ağacında liliht yesod'ta yani ay küresinde yer bulur..

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Benzer Konular

    • Ölümsüzlük İnancı Ve Ölülere İbadet / James George Frazer

      Buradaki tema çok geniş bir konu ve bundan sonra da ölümsüzlük inancını ve ölülere tapınmayı tarif ederek ilerlemeyiumuyorum, kaldı ki bunlar hem antik hem de modern zamanlarda dünyanın diğer temel kavimlerde bulunan olgularolmuştur. Doğal inancın hiçbir türü muhtemelen insanhayatını ölümsüzlük inancı ve ölülere tapınmak kadar derinden etkilememiştir; bu yüzdendir ki, bu son derece mühim iman ve ondan çıkarılan pratik sonuçların tarihi yönden araştırmasının öğretici ve etkileyici olması beklenem

      , Yer: Estanbul Kitap ve Dergi

    • İslam’ı Doğru Anlama Bağlamında Şefaat İnancı

      İslam dışı anlayış ve itikadların Müslümanlara arız olmasıyla birlikte Kitabî bir ümmet olmaktan uzaklaşma sürecimiz de başlamıştı. Bu sapmalardan birisi de şirke bulaşmış olan yanlış şefaat anlayışıdır. İslam anlayışının altüst edildiği dönemlerde, Kur'an'ı kendi anlam bütünlüğüne göre değil de müşriklerin anlayışı ve Kitap Ehli'nin bütün günahları kimi peygamberlerin ve din adamlarının bağışlayacağı inancı içinde değerlendiren yaklaşımlar şefaat kavramını yanlış algılamaya sevketmişti. B

      , Yer: İslamiyet

    • "Duam Kabul Olmuyor" Diyorsun...

      Ben insanlara "acele etmeyin, panige kapilmayin, Allah isleri yavas yavas halleder" derken biri söyle karsilik verdi: "artik sabrim kalmadi, biktim, ne zmn benim isimi halledecek?" buna benzer okadar cok söz duyuyorum ki... Bu durum bizim Rabb'imize ve kendimize olan güvensizligimizi gösteriyor. Allah icabetinde biraz gecikir. O seni bu konuda da imtihan eder. Cünkü bilir ki hemen seytan sana musallat olacak ve "Bak iste duan kabul olmuyor, Allah seni duymuyor bile, sen bu yoldan geri dön" diye

      , Yer: İslamiyet

    • Hz. Fatma"nin Eli (Hamse Eli) Şans ve Bereket için

      Hz. Muhammed'in kızı Fatma, kocası Hz. Ali'yi genç ve güzel bir odalıkla görünce o sırada pişirmekte olduğu helvaya şaşkınlıkla elini daldırır ve karıştırmaya başlar. Kocası durumu fark edince Fatma'nın elini tencereden çıkartır. Fatma'nın eli yüzyıllardır sahiplerine şans getirdiğine ve onlara sabır ve sadakat erdemleri verdiğine inanılan bir tılsım haline gelir. Bu nesne genellikle 'Fatma'nın Eli' olarak bilinilirse de Araplar arasında 'Hamse Eli' diye anılır. Hamse, beş demektir ve bir elin p

      , Yer: Büyü

×
×
  • Yeni Oluştur...