Jump to content

Geleceğe Mektup - EQ


Guest eqinox
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Aynı uygulama hala varmı, bilmiyorum. Seksenli yıllarda PTT nin istediğiniz bir tarihe mektup

gönderme uygulamasını duymuştum. İlk başlarda pek inanasım yoktu açıkcası. Hatta Bir çok

arkadaş benimle dalga geçmişti. Bari "Yaşadığından emin olabileceğin bir tarihe yolla da değsin"

diye de gülüp geçmiştik..

 

15 Kasım 1988 de İstanbul'dan kendime yazdığım bir mektup, geçtiğimiz Kasım ayında köyümüze

ulaşmış. İkametim değişmiş olmasına rağmen, arada uğradığım çiftlik evimiz hala sapa sağlam

ayakta hayata direniyor. Köyün yaşlı muhtarı mektubu bana ulaştırmak üzere almış ve imzalamış.

Bu mektubu bir yere saklamış ve sonradan kendisi de unutmuş. Tesadüfen bulduğunda geç de

olsa bana ulaştırmasına çok sevindim..

 

Mektubu yazdığım tarihten bu zamana kadar 20 Yıl, 7 Ay ve 26 Gün geçmiş. Titreyen ellerimle

sarı renkli zarfı açıp okurken oldukça heyecanlandım..

 

Sevgili Yaşlı Ben;

 

Dilerim bu mektubu okuma şansın olur. Sana geçmişten seslenmek üzere yazdım bunları. Bakalım

bu satırlada yazdığım ve hedeflediğim şeylerin nekadarını gerçekleştirebildin? Şimdiki yaşımda kendime

söz verdiklerimin nekadarını tutabildin?

 

İstanbul'da yım şimdi, genç bir subayım. İşimde çok seviliyor ve layıkıyla vatanıma hizmet ediyorum.

Bunca yoğunluğun arasında annem ve kardeşimle yeterince ilgilenemiyorum. Çok yakın olmasına

rağmen, bir haftasonu atlayıp gidemiyorum her nedense. Herşeye rağmen annem bana asla kızmıyor.

 

Bu sıra sana Zehra' dan bahsetmek isterim. Belki de sen bu mektubu okurken yanında olacak.

Kimbilir kaç çocuğunuz vardır. Dilerim annesine çok benzeyen bir kızım olmuştur. Şöyle mavi gözleri

ve kaşları bana benzeyen.

 

Annem Zehra konusunda pek endişeliydi. Belki de bu günlerde çok erken olduğunu düşünüyordur.

Hani evim olsun, yerleşik bir düzenim olsun ondan sonra hepsi olur manasında düşünüyor kadıncağız.

Beni endişelendiren tek sözü oldu. "Bu kız sana hiç iyi gelmeyecek", acaba ne anlatmak istedi?

Bunun cevabını yıllar sonra senin verebileceğini ümit ediyorum.

 

Bütün günümü O'nun yanında geçirsem, hep O'nunla olsam doyamıyorum. Akşam olduğunda başımı

yastığa koyduğum anda dahi gözleri gözlerimin önünden hiç gitmiyor. Şimdi de aynı mı? Bunu çok

merak ediyorum.

 

Bunca yıldan sonra hala aynı tutku ve aşkla seviyormuyum, annem O'nu seviyor mu?. Nerede yaşıyoruz,

evimiz hep hayal ettiğimiz gibi, iki katlı ve bahçe içinde mi?

 

Şimdi O'nda bulduğum ruh güzellikleri dilerim değişime uğramamıştır. İstediği kadar şişmanlasın ama

hiç değişmesin isterim.

 

Bir amacım da, çok param olduğunda sahipsiz sokak hayvanlarına yardım etmek. Kocaman bir arazi

alıp onları sahiplenmek. Bunun için uygun bir yer bulmalıyım.

 

Emekli olduğumda, kitaplarda yazıldığı gibi, hep özendiğim balıkçı teknesini de unutma. Deniz kenarında

güneşin batışını izlemek istediğim o bankı da mutlaka koymalısın. Akşamları sahilde yürürken arkamızda

koşturan bir köpeğimiz ve kavga eden çocuklarımızla nekadar mutlu olabileceğimizi tahmin bile edemiyorum.

 

İşimde çok başarılı olacağım. Benim önceliklerim arasında insanlara ve vatanıma sınırsız hizmet olacak.

Fakat çok yer gezmek istiyorum. Farklı ülkeler ve milletleri tanımak onların kültürlerini öğrenmek. Birkaç

dil de öğrenmeliyim.

 

Haftasonu eve gitmek yerine Zehra ile olmayı düşünüyorum. Eğer ikna edebilirsem O'nu da anneme götürüp

ne kadar yanıldığını görsün isterim.

 

Bunca yaşa gelmeme rağmen hala beni çocuk görmesine alınıyorum. Bizler de kendi kararlarımızı verebilcek

yaşa nezaman geleceğiz?

 

Şimdiki yaşımda, annemle ilgileniyormusun? Çiftlik işlerini mutlaka bırakmalı. O'na güzel bir yaşam alanı

sağlamış olmalısın. Torunları ile beraber mutlu ve sağlıklı yaşamasını sağladığını umuyorum.

 

Piyano çalmayı öğrenmek istiyorum ayrıca. Aileden birilerin sanatla ilgilenmesi bence çok iyi olur. Dini

görevlerimi imkan verdiğince yapmak istiyorum. Özellikle aklımda prensip edindiğim şeylerden asla

taviz vermek taraftarı değilim.

 

Soruyorum şimdi;

"Hep söylediğim ve hayal ettiğim gibi bir insan olmayı başarabildim mi?"

"Allah'ın izin vermediği şeylerden yaşam boyu sakındım mı?"

ve

"İmkansız gibi görünen bir aşkı sahiplenip aynı ruh ve cesaretle sürdürebiliyor muyum?"

 

Son soru;

 

"Bana hala aynı dalgın bakışlarla bakıyor ve yanında olsam bile özlüyor mu?"

 

Kendine çok iyi bak. Köyün muhtarına, Selim amcaya ve Sarıkıza selam.

Hoşcakal..

.........................................................................

 

 

Bir teknem var şimdi, gündüzleri balığa çıkıyorum. Haftasonları ziyaret edebileceğim kimselerim yok. Çoğunlukla

sahildeki banktan güneşin batışını izliyorum tekbaşıma.

 

Çok güzel bir evim var, üstelik iki katlı. Yamacın eteğinde denize bakan pencereleri ve geceleri gökyüzündeki

yıldızları izleyebileceğim çatı katı üstelik.

 

Akşamları piyano çalıyorum kendi kendime. Dinleyici olarak ismi Robin olan bir erkek kedim var. Bazen sıkılıp

arkadaşlarında kalıyor.

 

Evimin kocaman bahçesinde koşturan sokak hayvanları ve çok sayıda yabani ağaç var. Bazen arılar sokuyor

beni, elim yüzüm şişiyor.

 

Çoğunlukla Cuma namazlarını kaçırmıyorum. Çok bunaldığım zamanlarda da namaz kılmaya gayret ediyorum.

Kandil akşamları ve bayram günlerinde eve kapanıp dua ediyorum.

 

Bir kaç kez herşeyden sıkılıp hayatıma son vermek istedim. Fakat beni değerli kılan çok güzel dostlarım ve

bana ihtiyacı olan sokak hayvanlarını sahipsiz bırakmak istemiyorum.

 

Bir kaç dil biliyorum. Ama bu dilleri burda benden başka kimse konuşmuyor. Hep aynı lisanda anlaşmaya

çalışıyoruz. Genellikle ben susmayı tercih ediyorum.

 

Üç kıta ve çok ülke gezdim, çok şey öğrendim. Kendi ülkemin insanları ve cennet vatanımdan daha güzeline

rastlamadım.

 

Hizmetlerim sırasında sırtımdan ve baldırımdan yediğim kurşun yaraları, soğuk havalarda ağrı yapıyor. Sıcak

su ve deniz bana çok iyi geliyor. Torpidomun gözünde herzaman ağrı kesici bulunduruyorum.

 

Mektuptan iki yıl sonra tek aşkım Zehra'yı ve sekiz yıl sonra annemi kaybettim. Sevdiğim tek kadın kucağımda,

annem ise yatağında öldü. Son nefesine güçlükle yetiştim ve bana hakkını helal edip çok iyi bir evlat olduğumu

söyledi..

 

Ama olsun, hala imkansız bir aşka aynı kadını seviyorum. Onun adına şiirler yazıyor ve yaşatıyorum.

 

Geriye cevaplanması gereken tek soru kalıyor, bunun cevabını belki de yaşam boyu asla bulamayacağım.

Mektubu geri iade edebilme şansım da yok. O zaman geri dönüp bazı şeyleri değiştirebilme şansım ise

sadece aptalca bir düşünce. Belki de mektubu takip edersem başarabilirim sanıyorum..

 

Şimdi Ben; "Hep hayal ettiğim gibi bir insan olmayı başarabildim mi?"

 

Bu yazıyı üşenmeden okuyabilecek insanlara tek tavsiyem var. Lütfen vakit geç olmadan kendinize bir

mektup postalayın.. Yarına güzel planlar yapın, bu günü yaşarken yarına çok daha güzel günlerin sizi

beklediğini garanti edebilirim...

 

Oysa, kaybettikleriniz bunları bile, belki de hiç yaşayamayacak!

 

EQ

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Mektuptan iki yıl sonra tek aşkım Zehra'yı ve sekiz yıl sonra annemi kaybettim. Sevdiğim tek kadın kucağımda,

annem ise yatağında öldü. Son nefesine güçlükle yetiştim ve bana hakkını helal edip çok iyi bir evlat olduğumu

söyledi..

 

Ama olsun, hala imkansız bir aşka aynı kadını seviyorum. Onun adına şiirler yazıyor ve yaşatıyorum

 

süper bende bugün yazcam:thumbsup:allah herkeze sizin gibi bi aşk ve sevgi nasip etsin tebrik ederim...:clapping::clapping::clapping::clapping:

 

ellerinize yüreginize saglık ...teşekkürler

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

  • Benzer Konular

    • Geleceğe Mektup

      Düşünsenize geçmişten size gelen bir mektup gene sizin tarafınızdan yazılmış.hayelleriniz umduklarınız şu anki sizden gelecekte ki size.       http://www.futureme.org/    

      , Yer: Serbest Kürsü

    • Geleceğe mektup

      Bu mektup 2108 yılındaki kardeşlerime yazılmıştır… Merhaba arkadaşlar. Siz beni tanımayacaksınız biliyorum…bu mektubu size bir nineniz yazıyor farz edin. Size üzerinizde yaşadığınız toprakların kıymetini anlatmak için yazıyorum bu mektubu. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar güzel, bu kadar garip bir ülke ol(a)mayacağını anlatmak için… ve merak ettiğim için ülkemin son halini…   Bizim zamanımızda Türkiye'nin başını kaşıyacak vakti yoktu. Ana haber bültenleri aksiyon filmleri tadındaydı. Çünkü

      , Yer: Serbest Kürsü

×
×
  • Yeni Oluştur...