Jump to content

Atatürk Tarafından Gerçekleştirilen Harf İnkılabının Sebepleri


sessiz nehir
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Atatürk Harf inkılabının başarıya ulaşması için neler yapılmıştır?

 

 

12 Temmuz 1932 tarihinde Türk Dil Kurumu'nu kısa adıyla TDK'yı kurmuştur

 

2 01 Kasım 1928 tarihinde kabul edilmiş olan Latin alfabesi kökenli Türk Alfabesi'nin ortaya çıkmasını sağlamıştır

 

3 1937 yılında Fransızcadan çevirisi olan ve bu günkü Türkçe Geometri terimlerinin hepsini içerisinde barındıran eseri olan " Geometri" adlı kitabı yazmıştır

 

atatürk'ün türk dilinin gelişimi ile ilgili yaptıgı açlılmalar neler?

 

Mustafa Kemal Atatürkvirgul.jpg Türk dilinin gelişmesi için yapığı çalışmalar; Yeni Türk Alfabesi'nin ortaya çıkarılmasıvirgul.jpgkullanıma başlanması ve Türk Dil Kurumu'nun kurulmasıdır Yeni Türk Alfabesi'nin yani günümüz Türkiye Türkçesi için talimat vermiş ve Harf İnkılabı yapılmıştır Bir diğer önemli çalışma ise Türk Dil Kurumu'nun kurulmasıdır Bu kurumla beraber Türk dilinin tarihi geçmişi ve Türk dilinin milli kültürüne kazandırmıştır

 

Atatürk ayrıca Güneş Dil Teorisi ile ilgili çalışmalarda yapmış ve benimsemiştir

 

Yeni Türk Alfabesi (Harf inkılabı)

 

Harf Devrimivirgul.jpg Türkiye'de 1 Kasım 1928 tarihinde 1353 sayılı "Yeni Türk harflerinin kabul ve tatbiki hakkında Kanun"un kabul edilmesi ve yeni alfabenin yerleştirilmesi sürecine genel olarak verilen isimdir Bu yasayla o güne kadar kullanılan Arap Alfabesi'nin yerinevirgul.jpg Latin Alfabesi'nin Türkçe'ye uyarlanmış bir biçimi kabul edildi.

 

Atatürk'ün türk dilinin gelişimi ile ilgili yaptıgı açlılmalar neler

 

Türk Dil Kurumu

 

Atatürkvirgul.jpg Türk dilini milli benliğine kavuşturmak ve zenginleştirerekvirgul.jpg bir kültür dili haline getirmek içinvirgul.jpg Semih Rıfatvirgul.jpg Ruşen Eşref (Ünaydın)virgul.jpg Celal Sahir (Erozan)virgul.jpg Yakup Kadri (Karaosmanoğlu) ile birlikte 12 Temmuz 1932'de Türk Dili Tetkik Cemiyeti'ni (Türk Dil Kurumu) kurmuştur

 

 

 

 

Atatürkvirgul.jpg Türk Dili Tetkik Cemiyetini kurduğu 1932 yılında TBMM'nin dördüncü dönemvirgul.jpg ikinci toplanma yılının açılış konuşmasında; "Milli kültürün her çığırda açılarak yükselmesini Türk Cumhuriyeti'nin temel dileği olarak temin edeceğiz Türk dilininvirgul.jpg kendi benliğinevirgul.jpg aslındaki güzellik ve zenginliğine kavuşması içinvirgul.jpg bütün devlet teşkilatımızınvirgul.jpg dikkatlivirgul.jpg alakalı olmasını isteriz" virgul.jpg diye konuşmuşvirgul.jpg bu konuda devletin de üzerine düşen vazifeleri yerine getireceğini belirterek hassasiyetlerini bildirmiştir

 

26 Eylül 1932'de Dolmabahçe Sarayında toplanan Birinci Türk Dil Kurultayıvirgul.jpg kurumun çalışma programını kapsayan şu maddeleri tespit etti:

1 Türk dilinin başka dil aileleriyle karşılaştırılması

2 Türk dilinin tarihi ve karşılaştırmalı gramerlerinin yazılması

3 Anadolu ve Rumeli ağızlarından olan kelimelerin derlenmesivirgul.jpg Osmanlıca kelimelere Türkçe karşılıklar bulunmasıvirgul.jpg

4 Türkçe bir sözlük hazırlanmasıvirgul.jpg

5 Kurumun organı olarak bir derginin yayımlanmasıvirgul.jpg

6 Türk dili üstüne yazılmış yerli ve yabancı eserlerin toplanması ve gerekenlerin çevrilmesivirgul.jpg

 

7 Terimlerin Türkçeleştirilmesi

 

Güneş Dil Teorisi

 

Güneş Dil Teorisivirgul.jpg bütün dillerin Türkçeden geldiğini ileri süren dilbilim kuramı Kuramvirgul.jpg 1930'lu yıllarda Mustafa Kemal Atatürk tarafından desteklendi ve bizzat geliştirildivirgul.jpg ancak dilbilimciler tarafından kabul görmedi ve kısa sürede önemini yitirdi Atatürk'ün 1938 yılında vefatının ardından İbrahim Necmi Dilmen Ankara Üniversitesindeki Güneş-Dil Teorisi ile ilgili derslerine son verdi Öğrencileri bunun sebebini sorduklarında Güneş öldükten sonra onun teorisi nasıl hayatta kalabilirdi diye cevap vermişti

 

1990'lı yıllarda bazı yazarlar tarafındanvirgul.jpg Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ilkelerivirgul.jpg ilk yıllarındaki icraatları ve Atatürk İlkeleri hakkındavirgul.jpg Güneş-Dil Teorisi çalışmaları örnek verilerekvirgul.jpg resmi devlet ideolojisivirgul.jpg Kemalist ırkçılık ve etnisitenin inkâr edilmesi gibi tanımlama ve yorumlar getirilmiştir Bu amaçla Atatürk'ün sahiplendiği Güneş-Dil Teorisi ve Türk Tarih Tezi hakkında akıl dışı rivayetler uydurulduğu ve Atatürk'ünvirgul.jpg safsatalara inanan biri olarak gösterilmek istendiği yazılmıştır Bunlarınvirgul.jpg Atatürk Devrimlerini ve onların etkilerini eleştirme maksadı taşıdığı ve postmodernist dalganın etkisiyle yapılan yayınlar olduğu savunulur.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

En büyük temel sebebi halkın okur yazar olmaması..%8 lik bir okur yazar oranıyla okur yazar olmanın ilmi bir sıfat gibi görüldüğü zamandır..

 

Bir milletin kendi dil kökenini muhafaza etmesi hızla gelişen dünyada çok zordur..Mutlaka yeni kelimeler,deyimler tanımlamalar katılmak zorundadır..Heleki hazır ekmek yiyen üretmeyen bir toplumsanız,Emeklerini dünyaya sunan toplumların tanımlamalarını kabul etmek zorundasınız..Yok ben kendi dilimde tanımlayacağım derseniz"oturgaçlı götürgeç"oturgaçlı mıçtırgaç" gibi tanımlamaları yapmak için ıkınmamız lazım..

 

Mustafa kemal yaptığı harf devriimi ile latin alfabesini kullanmaya başlamışız ve kısa sürede okur yazar oranında devasa bir artış olmuştur..Bu toplumun bilgilenmesi,eğitimi dolayısıyla iletişimi alanında yeni bir çağın başlangıcı olmuştur...

 

Bazı EMTİA ların kısa tarihimiz boyunca öne sürdüğü"bu toplum bir gecede cahil kaldı" suçlaması YALAN dır..

Bu yalana ancak bu yalanın fikir sahipleri gibi akıl fukarası kişiler inanır.Bu zihniyet ancak cahil toplumları yönetebilir.Hal durum böyle iken "toplumu bilalleştirme" diye tanımlanan deyimle toplumu cehalete sürükleme cabaları göz önündedir.

 

Cumhurriyetin en temel yapı taşları olan ATATÜRK İNKILAPLARI nın bu derece mesnetsiz yıpratılması toplumda üzüntü ile karşılanmaktadır.

 

ATATÜRK bu cumhurriyeti,siz tepesine çıkıpta defi hacet yapasınız diye kurmadı..Yemedi,içmedi,hiç özel hayatı olmadı,yaşamı mücadele ile geçti,cephelerde sabahladı,ÖL emrine itaat eden vatan evlatları oldu.Hiç makarnist yada kömürist düşünceye sahip gıl yandaşları olmadı..Hiç evlenmedi,çocukları olmadı..Ama onu ATASI gören bir millet doğdu..Tüm varlıgını bağışladı..Dinsiz ,yunan tohumu diye nitelendirdiğiniz ATATURK dünya malında hiç gözü olmadı..Onun bağışladığı A.O.Ç nnin üzerine kondunuz .ama ATATURK ismini unutup

O.rman Ç.iftliği oldunuz sadece..

İnkılaplara dil uzatanlar..Elbet birgün layığını bulacaklardır..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Atatürk'ün 1938 yılında vefatının ardından İbrahim Necmi Dilmen Ankara Üniversitesindeki Güneş-Dil Teorisi ile ilgili derslerine son verdi Öğrencileri bunun sebebini sorduklarında Güneş öldükten sonra onun teorisi nasıl hayatta kalabilirdi diye cevap vermişti.

 

Atatürk'ten İbrahim Necmi Dilmen'e cevap, "İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal. . . İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!"

 

Mustafa Kemal Atatürk'ün tarih ve dil tezleri yobazlar ve komünistler tarafından alay konusu edilirken susmayı tercih eden sözde Atatürkçüler, ülkenin üçte ikisini korkusuzca karşısına alan Sinan Meydan gibi Kemalistlerden biraz ders almalı.

 

Hint-Avrupa dilleri ile çözülemeyen binlerce yıllık tabletler Ural-Altay dilleri kullanılarak okunabiliyor. Bu tür gelişmeler dünya tarihini tamamen değiştirecek şeylerdir fakat batının güdümünde olmayan tarihçi bulmak şu sıralar biraz zor.

  • Beğen 1
Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Atatürkün ölümünde sonra başlatmış olduğu bir çok devrimin yanısıra Türk dilinin dünya dilleri arasındaki önemini açıklaklayacak olan hak ettiği konuma yerleştirecek olan Güneş Dil Teoriside rafa kaldırılmıştır.Bu büyük hatalar günümüzde yobaz din tacirlerinin neredeyse Türkçeyi kaldırıp Arapçaya geçmek istedikleri kara cahilye dönemlerini beraberinde getirmiştir çok yazık bir durum,bu yanlışlardan bir gün ülkece silkinip kurtulacağımız ümidini kaybetmiyoruz ,taifeye duyurulur

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...