Jump to content

Adetullah(Sünnetullah)


turksoy23
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

ADETULLAH (SÜNNETULLAH)

 

 

Allahı görmüyoruz" diyorlar. Allahı görmediğini söyleyen insana konuşma yeteneğini veren kimdir?

İnsan yaratılış şekline bir baksa: Evvela annesinin bünyesinde bir tek hücre idi. Bu tek hücre bir insan gibi besleniyor, canlanıyor ve ürüyor. Bir yandan, bir hücreden milyarlarca hücre meydana gelirken, Allah bunlardan organlar (uzuvlar) yaratıyor. Biyologlar buna "embriyon safhası" deyip, işi basite indirgemişler. Halbuki kemikleri, beyni, kulağı ve damarları düşününüz. Bunlar ne büyük sanat eserleri. Bu sanat eserlerinin sanatkarı olmaz mı? İşte O Allahtır, Allahın yaptığı bu işlere "Adetullah" denir.

 

 

 

 

 

Allahı görmüyoruz diyen, kendisini görsün : Allah etten göz yaratmış, görüyor; etten kulak yaratmış, işitiyor... Etten burun yaratmış, koku alıyor ve etten dil yaratmış, tat alıyor. Bunlar tabiata, kendi kendine oluşa verilir mi?

 

 

 

Allah insanı geri zekalı yaratsaydı, ona üstün zekayı verip, ders çalışıp, sınıf geçmesini temin edecek kimdi?

 

 

 

Yüz sene evvel olmayan insanı dünyaya getiren, ona canlılık, hareket veren, hem vücut nizamını temin eden, hem de vücut düzeni ile kainat düzenini bütünleştiren kimdir?

 

 

 

Adetullah deyince akla fizik, kimya, matematik, biyoloji, astronomi, tıp gibi bilim dallarındaki kanunların, formüllerin, denklemlerin, teoremlerin bütünü de gelir.

 

 

 

Evet, bu kanunları koyan Allahtır, bulan bilim adamlarıdır. Nitekim çağdaş bilimin kurucuları olan Newton, Descartes (Dekart) gibi bilim adamları, doğa yasalarınin Allah tarafından konmuş olduğunu biliyorlardı. Bilimin, bu kanunların araştırılması ve keşfi demek olduğunun bilincindeydiler. Bu kanunları koyan Allah, kanunları anlayacak beyni sadece insana vermiş. Bu bakımdan din, iman deyince akla insan gelir. insandan başka mahlukların dinle, imanla işi olmadığı gibi, bunlardan ayrılanlar da bir insanlık özelliğini yitirmiştir.

 

 

Bazı insanlar, Allahın koyduğu kanunlara tabiat kanunu veya doğa yasası dediklerinde bunların tabiata kendi kendisi tarafından empoze edildiğini düşünüyorlar.

 

 

 

Halbuki :

 

 

Tabiat, bir sanat eseridir; sanatkar olamaz.

 

 

Tabiat, bir nakıştır, nakkaş olamaz.

 

 

Tabiat hükümdür, hakim olamaz. |

 

 

Tabiat Şeriat-ı Fıtrîdir (yaratılış kanunlarıdır), Sari (kanun koyucu) olamaz.

 

 

Tabiat mahluktur (yaratık). Halik (Yaratan) olamaz.

 

 

Tabiat kanundur, kudret olamaz.

 

 

 

Tabiat, yani Naturalizm, bir zamanlar Fransanın milli felsefeseydi, Müslümana din olamaz.

 

 

Tabiat ne kadar büyük olursa olsun, Allahu Ekber yanında hiç kalır. Çünkü tabiatı yaratan ve idare eden, Allahtır.

 

 

İnsan, kainat müzesine baksın. Bu sanat eserlerini yaratan, tanzim ve tertip eden kimdir? Bu eserlerden daha mükemmelini yapacak var mı?

 

 

 

İnsan yeryüzü sarayına baksın: Gök, kubbe; güneş, avize; yıldızlar, kandil... Ve toprak denen şeylerden neler yaratılmış, sulardan hayat fışkırmış, kuşların sesiyle orkestra kurulmuş. Fakat "alışkanlıklar" kalın bir perde gibi bu gerçeklerin üzerini örtmüş. Böyle insan, araştıran, öğrenen, düşünen kabiliyetlerim körletmiş. Sonra sebeplere önem verilmiş: Sebzelerin topraktan yaratılması gibi... Toprağın basitliğine, elmanın güzelliğine bakınız.

 

 

Gübreden gülü yaratan, gübrenin pis kokusunu, gül kokusuna çeviren Kerim

 

Yaratıcı değil, mi?

 

 

 

 

 

Nasıl ki her yerde kanun yapanlar ve kanunları tatbikata koyanlar varsa, Adetullah da bir yasalar dizişi, bir kanunlar manzumesidir. Bu yasaları atomlardan güneş sistemlerine kadar her şeyde uygulamaya koyan da, yine Allahtır.

 

 

 

Allah, sıfatlarıyla tecelli eder, herşeyi yaratır, yaşatır ve öldürür. "Allahı görmüyorum" diyen, kendisine hayat vereni bilmiyor demektir. Ölü ile diri arasındaki farkı görmeyen, Adetullahı anlayamaz.

 

 

 

Sünnetullah da aynı manaya gelmektedir. Bunlar, Şeriatın bölümleridir.

 

 

 

Allah, isteseydi, evreni çok başka şekilde, çok başka yasalarla yaratabilirdi; fakat böyle yaratmayı seçmiş, tercih etmiştir, işte Allahın sünneti (yolu) budur. Allahın peygamberlerine bahşettiği mucizeler ve veli kullarına lütfettiği kerametler, yani kendi adeti olan doğa yasalarını geçici bir süre için askıya almaşı, gene kulları olan biz insanlara sonsuz merhametindendir, bizim kurtuluşumuz içindir.

 

 

Adetullahı iyi anlayan. Rabbani faaliyeti de anlar. Allahın hakimiyetini de anlar. Ondan gizli bir iş yapılamayacağım bilir, helal dairede yaşar.

 

 

Bilir ki, dünyayı yaratan Allah, ahireti de yaratmıştır. Bunun için hayatının hesabını tutar, kendi kendine muhasebeci olur.

 

 

Adetullaha uymayan başarılı olamaz. Sebepleri ihmal edip, sadece dua edenin duası daha değişik manada kabul edilebilir. Tembel insanın: "Ya Rab, rızkımı artır" demesi gibi. Halbuki tarlasını süren, hal lisanıyla : "Ya Rezzak-ı Kerim (Cömert Rızıklandırıcı) rızkımı artır" derken, "Dolu, kuraklık gibi afetlerden de beni koru" derse dört başı mamur bir dua olur.

 

 

 

Gelişmiş ülkeler, Adetullaha (tecrübe ve deneme yoluyla) uyup kalkınırken, İslam ülkeleri Adetullaha (Sünnetullaha) uymayıp, fiili duayı terk etmişler.

 

 

 

Dil ile yapılan dua da yeterli olamaz. Duanın "olabilirliği" olmalı. Sebepler tamamlanmalı (bu fiili duadır), sonra da dil ile dua yapılmalı.

 

 

 

Dua etmezseniz ne öneminiz var?

 

 

 

Neticede: Her yaratık Allahın bir mucizesidir, bunlara Adetullah da denebilir.

 

 

 

Çünkü Allah, en küçük, en önemsiz bir varlığı bile, sayısız yasalar ve hikmetlerle yaratmıştır. Önemli olan, kulun Adetullaha dikkat etmesidir. Adetullaha dikkat etmeyen, dünyada da başarılı olamaz.

 

Bütün bunlardan çıkan toplu sonuç, şudur:

 

 

Her an Allah ile olmalı, Allahı unutmamalı, insan olarak Allahın emirlerini daima yerine getirmelidir.

(İrfen Okulunda Oku / Hacı Ahmet Kayhan)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Tabiat, bir sanat eseridir; sanatkar olamaz.

 

 

 

Tabiat, bir nakıştır, nakkaş olamaz.

 

 

 

Tabiat hükümdür, hakim olamaz. |

 

 

 

Tabiat Şeriat-ı Fıtrîdir (yaratılış kanunlarıdır), Sari (kanun koyucu) olamaz.

 

 

 

Tabiat mahluktur (yaratık). Halik (Yaratan) olamaz.

 

 

 

Tabiat kanundur, kudret olamaz.

 

 

 

 

Tabiat, yani Naturalizm, bir zamanlar Fransanın milli felsefeseydi, Müslümana din olamaz.

 

 

 

Tabiat ne kadar büyük olursa olsun, Allahu Ekber yanında hiç kalır. Çünkü tabiatı yaratan ve idare eden, Allahtır.

 

 

 

İnsan, kainat müzesine baksın. Bu sanat eserlerini yaratan, tanzim ve tertip eden kimdir? Bu eserlerden daha mükemmelini yapacak var mı?

 

 

bu sözler üzerine hala inanmyıoruz diyenler gerçekten idrak ederek tekrar okusunlar derim.

Allah razı olsun emeğinize sağlık...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...