Jump to content

Günah çıkarma nedir?


Guest INRI
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

"Şimdiyse beni gönderenin yanına gidiyorum. Ne var ki, içinizden hiçbiri bana, 'Nereye gidiyorsun?' diye sormuyor.

6 Ama size bunları söylediğim için yüreğiniz elemle doldu.

7 Size gerçeği söylüyorum, benim gidişim sizin yararınızadır. Gitmezsem, Yardımcı size gelmez. Ama gidersem, O'nu size gönderirim.

8 O gelince dünyanın günah, doğruluk ve gelecek yargı konusundaki suçluluğunu dünyaya gösterecektir.

İsa kendisini gönderenin yanına gidiyor,gelecek olanda aslında peygamber Hz Muhammed onun gelışınden bahseden kısım her ne kadar yazılımlarda değişiklik olsa da bu kısımda net anlaşılıyor.Günahları affetme kısmı için Luka 6/37,41 : « Başkasını yargılamayın, siz de yargılanmazsınız. Suçlu çıkarmayın, siz de suçlu çıkarılmazsınız. Başkasını bağışlayın siz de bağışlanırsınız. Verin, size verilecektir... Hangi ölçekle verirseniz ayni ölçekle alacaksınız... Sen neden kardeşinin gözünde ki çöpü görürsün de kendi gözünde ki merteği farketmezsin. Kendi gözündeki merteği görmezken, kardeşine nasıl, 'kardeş izin ver, gözünde ki çöpü çıkarayım', dersin? Seni iki yüzlü! Önce kendi gözünde ki merteği çıkar, o zaman kardeşinin gözünde ki çöpü çıkarmak için daha iyi görürsün.»

İsa böyle derken sonradan gunahları affetmek için özel bir makam icat edılıyor

 

--- Sonraki mesaj ---

 

Hz.Adem (A.s)ölümsüz değil bir insandi. Doğru inanç dediğiniz nedir ?

 

 

Zor olduğunu siz söyledinizki bencede zor. Şeytan günah çıkarmayı engellemez aksine destekler (Bkz. İslam inancı). İnsanlar bir papaza günah çıkartarakmı kutsal oluyor ? Günahı Rab’ınız affediyorsa papaz neden günah çıkarıyor ? Alçak gönüllülük dediğiniz bir kulu bir kula muhtaç etmekmidir ? Kişisel tövbe varsa papazlar neden günah çıkarıyor ?

 

 

 

Bu soru anlaşılmadı heralde tekrar bakarsanız soruyu daha rahat anlıyabilirsiniz ?

 

 

Hıristiyanlık tarihindeki olaylara bakarsanız katliam derecesindeki olayların savaşlarda yada barışda yaşandığını görebilirsiniz.

 

 

Günahlar papaz tarafından çıkartıldığına göre günah çıkartan hristiyanların cennete girmesi gerekmezmi ? Günahları olmayan kişi Cennete gitmiyormu ?

 

İslamın muhteşemliğini gören biri bu tarz maddiyata dayalı kriterleri anlamakta zorluk çeker.

 

Aynı soruyu sormamdaki maksat mantıksal cevaplar alamamam. Sadece körükörüne inanılmış ve yüzeysel cevaplarla geçiştiriliyor.

 

 

Anladığım kadarıyla sizin Rab’ınızın affetme yetkisi yok çünkü günah çıkartan papaz? Ve sizin Rab’ınızın papazların çıkardığı günahları onaylamak durumu gibi bir mecburiyeti var ? Peki Rab’ınızın kuvveti ve kudreti sadece dünyada geçerlimidir yani ölen bir hristiyan cehenneme giderse Rab’ınızın kuvveti onu ordan çıkarıyormu yoksa zaten hristiyanlar direk cennetlikmi ?

 

Hz.İsa bir kuldu ve Peygamberdi ama ne Tanrı nede Yarı Tanrı değildi.

 

Mantıklı bir cevap almayı umut ettiğim için sorular tekrarlanıyor.

Mesela İslamda şirk günahken sizde Hz.İsa’(a.s)a Allah’ın(c.c) oğlu yarı Tanrı yada Tanrı yakıştırmaları yapılıyor. Zinayı sizde evli insanlar yapıyor (yani kocanın veya kadının eşini aldatması) bizde ise zina evli olup olmama şartına bağlı değildir vs vs ...

 

Hz.İsadan sonra dine giren olgular olduğu hakkında forumda çokça tartışılmış bulabilirsiniz.

 

 

Mantıklı bir cevap almayı umut ettiğim için sorular tekrarlanıyor.

Peygamberiniz Hz.İsa (a.s) değilse peygamberiniz kim ?

 

Siz bu kadar öğrenme ve anlamayla açıklıyamıyorsanız normal bir insan okuyarak nasıl açıklıyabilecek ?

Verilmiş bir yetki yoktur …

 

Sağ ve soldaki Melekler günahları affetmezler…

 

Cevabı verildi okumadınız heralde .

 

aynen katılıyorum

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Merhaba;

 

"Şimdiyse beni gönderenin yanına gidiyorum. Ne var ki, içinizden hiçbiri bana, 'Nereye gidiyorsun?' diye sormuyor.

6 Ama size bunları söylediğim için yüreğiniz elemle doldu.

7 Size gerçeği söylüyorum, benim gidişim sizin yararınızadır. Gitmezsem, Yardımcı size gelmez. Ama gidersem, O'nu size gönderirim.

8 O gelince dünyanın günah, doğruluk ve gelecek yargı konusundaki suçluluğunu dünyaya gösterecektir.

İsa kendisini gönderenin yanına gidiyor,gelecek olanda aslında peygamber Hz Muhammed onun gelışınden bahseden kısım her ne kadar yazılımlarda değişiklik olsa da bu kısımda net anlaşılıyor.

 

- Merhaba, Daha önce denildigi gibi yer yüzünde bulunan Kuran haric tüm kitaplar degistiginden veyahut tahrif edildiginden sayin axemailin söyledigine göre hristiyanlarin elinde bulunan ve yahudilerin elinde bulunan incille ayni degil. Buda demek oluyor ki elimizde bulunan kitaplara degil suanda elimizde olmayan kitaplara iman vardir. Fakat daha önce dedigim gibi bazi ayetlerin Hz muhammedi müjdelendigi söylenen ayetler bu tahrif olayina maruz kalmamistir. Tahrif olayi ile ilgili belge ve bilgi istendigi zaman Kuran-i kerim kaynak olarak sunmaktadirlar. Fakat inanca saygi duymak baska inanmamak baskadir ve bu farki anlamak gerekiyor. Kuran ile ilgili bir kac kaynak göstermesine örnek verebiliriz. Yani incil kaynak olarak degil baska görüslerle ilgili kanitlar sunmustu fakat konumuz tahrif olmadigindan ilgili linkler silinmisti.

 

Uzun anlatmama hic gerek yoktur aslinda ama bilmenizde fayda var ki. Süphesiz incilde bir peygmaberin gelecegi hakkinda bir bilgi olmasi incilin icerigine %100 tersttir. Nasil mi ?

 

Mesih isa bir cok defa uyarida bulunmustur bizim icin. Yani o ayetlerde kendisinin son oldugunu söylemistir. Ayrica kendisinden sonra hic bir peygamber gelmeyecegini acik bir dille söylemistir. Ayrica bu konuda söyle demistir:

 

Baş ileri gelen saygın kişi, Kuyruksa öğretisi sahte olan peygamberdir.

(Yeşaya 9:15 )

 

Esenlik yokken esenlik diyerek halkımı aldatıyorlar. Biri dayanıksız bir duvar yapınca, sahte peygamberler üzerine sıva vuruyorlar.

(Hezekiel 13:10 )

Böylece sahte peygamberleri meyvelerinden tanıyacaksınız.

(Matta 7:20 )

Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.

(Matta 24:11 )

 

Çünkü sahte mesihler, sahte peygamberler türeyecek; bunlar büyük belirtiler ve harikalar yapacaklar. Öyle ki, ellerinden gelse, seçilmiş olanları bile saptıracaklar.

(Matta 24:24 )

Sahte peygamberler dünyadandır. Bu nedenle söyledikleri sözler de dünyadandır ve dünya onları dinler.

(1Yuhanna 4:5 )

 

- Sonsuza dek sizinle birlikte olacak (Yuhanna 14:16).

- Dünya onu kabul etmez, onu ne görür ne de tanır (Yuh. 14:17).

- Aranızda yaşayacak ve içinizde olacak (Yuh. 14:17).

- Baba onu Mesih’in adıyla gönderecek (Yuh. 14:26).

- Mesih’in söylediklerini sizlere hatırlatacak (Yuh. 14:26).

- Mesih’e tanıklık edecek (Yuh. 15:26).

- O gelince günah, doğruluk ve gelecek yargı konusunda dünyaya suçluluğunu gösterecektir (Yuh. 16:8).

- Sizi tüm gerçeğe yöneltecek (Yuh. 16:13).

- Kendiliğinden konuşmayacak, gelecekte olacakları bildirecek (Yuh. 16:13).

 

Burada hersey kutsal ruhla ilgilidir. Ayrica“Gerçeğin Ruhu” demekle Kutsal Ruh’tan söz ettiğini belirtiyor.

 

Pentikost bayramında, Kilisenin doğuşunda, Kutsal Ruh’un imanlıların üzerine müthiş bir güçle inmesiyle gerçekleştiğini görebiliyoruz (bkz. Elçilerin İşleri 2:1-36).

 

Aslında Mesih’ten sonra bir başka peygamberin gelmesi Kutsal Kitap’a ters düşüyor. Çünkü İncil’in ve önceki peygamberlerin bildirdiği gibi, Tanrı İsa Mesih aracılığıyla bütün insanlar için tam bir kurtuluş sağladı. Dolayısıyla Tanrı’nın başka bir peygamber aracılığıyla yeni bir vahiy indirmesi ya da farklı bir yol göstermesi çelişki yaratır ve aslında Mesih’in mesajını geçersiz kılmış olur (bkz. İbraniler 1:1-8, Vahiy 22:18).

Sonuç olarak, İncil Hz. Muhammed’in gelişine ilişkin tek bir söz bile söylemiyor. Eğer Tanrı böyle bir peygamberin geleceğini bildirmek isteseydi, tek bir ya da iki yerde zor anlaşılan ipuçları vermekle kalmazdı. Tevrat ve Zebur’un İsa Mesih hakkında yaptığı gibi, birçok yerde binlerce bariz ve olağanüstü işaretler belirtirdi.

 

Ağaç ve meyvesi

(Mat.12:33-35; Luk.6:43-44)

15«Sahte peygamberlerden sakının! Kuzu postuna bürünerek gelirler size, ama özde yırtıcı kurtlardır. 16Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi? 17Bunun gibi, her iyi ağaç iyi meyve verir, kötü ağaç ise kötü meyve verir. 18İyi ağaç kötü meyve veremez. Kötü ağaç da iyi meyve veremez. 19İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır. 20Böylece sahte peygamberleri meyvelerinden tanıyacaksınız.

21«Beni, `Rab! Rab!’ diye çağıran herkes Göklerin Egemenliğine girecek değildir. Ancak göklerde olan Babamın isteğini yerine getiren girecektir. 22O gün birçokları bana diyecek ki, `Rab! Rab! Biz senin adınla peygamberlik etmedik mi? Senin adınla cinler kovmadık mı? Senin adınla birçok mucize yapmadık mı?’ 23O zaman ben de onlara açıkça şöyle diyeceğim: `Ben sizi hiç tanımadım. Çekilin önümden, ey kötülük yapanlar!’

Günahları affetme kısmı için Luka 6/37,41 : « Başkasını yargılamayın, siz de yargılanmazsınız. Suçlu çıkarmayın, siz de suçlu çıkarılmazsınız. Başkasını bağışlayın siz de bağışlanırsınız. Verin, size verilecektir... Hangi ölçekle verirseniz ayni ölçekle alacaksınız... Sen neden kardeşinin gözünde ki çöpü görürsün de kendi gözünde ki merteği farketmezsin. Kendi gözündeki merteği görmezken, kardeşine nasıl, 'kardeş izin ver, gözünde ki çöpü çıkarayım', dersin? Seni iki yüzlü! Önce kendi gözünde ki merteği çıkar, o zaman kardeşinin gözünde ki çöpü çıkarmak için daha iyi görürsün.»

İsa böyle derken sonradan gunahları affetmek için özel bir makam icat edılıyor

 

- Günahlari bagislama sadece Rabbe aittir.

 

Başka hiç kimsede kurtuluş yoktur. Bu göğün altında insanlara bağışlanmış, bizi kurtarabilecek başka hiçbir ad yoktur.” Elçilerin işleri 4,12

Bunu söylerken baskasini yargilarken kendimiz iyimiyiz,günahsizmiyiz ona bakmamiz gerektigini söylüyor.

Örnegin yahudiler bir kadini tasliyacaklardi. Sebeb kadin zina etmis, Normalde ceza sadece kadin icin yoktu erkek icinde vardi ama mesihi sinamak icin öyle bir sey yaptilar. Fakat mesih ne dedi ?

Hanginiz günahsizsa ilk tasi o atsin. Ayrica günah itirafini kabul eden ruhani lider. kendiside ayrica bir üst makama veyahut halka itirafini yapar. yani burda tek tarafli bir durum söz konusu degildir. Bu yetki olayini ilgili ayetlerle acikladim.

--- Sonraki mesaj ---

 

 

 

aynen katılıyorum

 

- Katilmanizi anliyorum ama benimde bir cevabim var cevabima göre neden katilmadiginizi belirtin bari. Bir diger konu sag ve soldaki melekler günahlari bagisliyor demedim. Bir daha acikliyorum. Rab kendisi tüm insanlarin günahlarini kendisi bilmiyor mu ki. Melekleri görevlendiriyor. Ayrica Bir defter tutuyor.

 

Ayrica alcak günüllü insani sever Rab. Ancak kibirden uzak durmamizi ve tövbe etmemiszi ister buda bizi yinede sevdigini gösteriyor.

 

esenlikler

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

- Adem hakkinda her hangi bir sey söylemedim. ilk insanlar ölümsüzdü ve sonra ölümlü oldular. Dogru inanc: Rabbe dogru inanmak ve itaat etmeyi gerektiren inanc sistemi.

Hz.Adem bir insan ve bir peygamberdi ölümsüz değildi.

- Rabbin isleri zor görünebilir onun sebebi insanlar dünyevi isleri daha cok sever ve onlara hemen baglanabilir ve bu durumda Tanrinin istekleri ve emirleri zor gelebilir. Seytanin amaci insani düsürmek. Sadece günah cikartma degil bir cok konuda kutsal olmamizi istiyor. Örnegin suclardan dönmeyi, oruc tutarak ve ibadet ederek ruhsal kazanimlarla gerceklesir. Yani zina ederekte tam tersi bedeni asagilar.

Allah (c.c) işleri zorlaştırmaz ama günahları affetme yetkisi hristiyan din adamlarının tekeline bırakılırsa tabii işler zorlaşabilir…

Sayin arkadasim, kisisel tövbe vardir fakat itiraf ise farklidir. Teolojik olarak daha bilgilidir kahin ve kisiye ögütler verir ayrica oruc,dua ve muhtac kisilere yardim etmesi icin bazi cezalar verir. Amac kilise ile baristirmak ve Rabbe yaklastirmaktir.

Yani günah çıkartan hristiyan din adamı ceza veren hristiyan din adamı amaç amaç kiliseyle barışmak ki Kiliseyle ne zaman kavga edildiki barışılsın ??? Bu kadar konuşmanın ardından günah çıkarma hakkında pek bişeler söyliyemediniz genelde yüzeysel …

- Siz benim cevabi anlamadiniz, Simdi kisi ölmeden önce yapilan bir dini tören vardir. Yani kisi hasta ise bunun icin bir tören yapilir. Fakat kisi itiraf yaptigi halde ister sene sonu isterse sene basi O kisinin ne kadar tövbe istedigine baglidir. Ancak yinede bagislamayi Rab kendisi yapar ve burda Karar yine ona kalmistir. Kisi itiraf ettigi ve edemedigi tüm günahin ve iyiligin hakkini alacaktir. Ama itiraf etmesi sarttir.

Biraz açıklayarak sorim. Örneğin bir hristiyan günah çıkardıktan 9 ay sora öldü ve bu 9 ay süre içersinde hiç kiliseye gidip günah çıkarmadı ve bu 9 ay sırasınca çeşitli günahlar yaptı (hırsızlık,zina,adam öldürme vs vs vs şeklinde bir örnek verebiliriz) ve tekrar papaza günah çıkartamadan öldü yani 9 aylık günahlarıyla öldü bu durumda ne olur ? Direk cennetemi gider vs. ne olur ???

- Din adi altinda savaslar tabii kide yapilmistir. Fakat incile degil belli bir yönetim adi altinda yapilmistir ve gercek hristiyanlikta yani mesih inancinda savas yoktur ve insanlari öldürmek kesinlikle yasaktir. isa mesih eline kilic alip devlet kurmak icin kimsenin canini almamistir. Hic kimsede bunu iddia edemez. amaciniz bunu söylerek hristiyanligi kötülemek ise lütfen vazgecin.

Tokat atana diğer yanağı çevirmek gerektiğini savunan bir öğreti, yıllarca din adına türlü katliam ve işgencelere imza atıyor. Bunları size hatırlatmamdaki maksat sizin İslamiyet’e yapıştırmaya çalıştığınız imajdır. Fakat tarihden biraz haberiniz varsa bu konuları açmamayı tercih edersiniz. Çünkü Tarihte yapılan katliyamların hemen hemen hepsi din adına yapılmıştır.

- Hristiyanlikta hic bir insan günahsiz degildir Mesih haric. Günah itirafi yapan kesinlikle günahi bagislanacak anlami cikmamali fakat alcak günüllülügünü gören Rab affedebilir. sayin arkadasim kimin cennete girecegi yada girmeyecegi kesin degildir.

Aklın mantığın almadığı şeyler bunlar yeni doğmuş bir bebek nasıl bir günahkar olabilir. Nasıl bir günah işlemiş olabilirki ??? Bunlar mantığa uymayan şeylerdir.

- islami tartismak istemiyorum. Muhtesem oldugunu kabul etmiyorum. Bunlari maddiyat olarak görmen dogru degil cünkü ruhsal islerdir. incili okumayan bilemez.

İslami tartışmak istemiyorsun İslami kaynaklardan yüz çeviriyorsun. Muhteşem olduğunu kabul etmeyebilirsin inanç meselesidir saygı duyarım. İncili okumayan bilemez diyorsun ama incili her okuyan hristiyan başka ögreti başka fikir başka tez ortaya atıyor. İncilde baba diyorsunuz birbaşka yerde koca, bir başka yerde Hz.İsa tanrıdır bir başka yerde başka bir şey hadi biz okumadık anlamıyoruz diyelim peki okuyan hristiyanlar öğretileri anlayamıyorsa ???

- Benim cevaplarim bu sekildedir. Mantik aramana gerek yok. anlamani beklemiyorum. Ben cevaplari kaynak gösterek yaziyorum ve incildende ayetler gösteriyorum. Bu bizim inancimizdir sizin icin mantiksiz gelen bizim icin mantiklidir.

Bu şekilde kestirip atıcaksanız inancınıza saygım sonsuz.

 

- Ne kadarda yüzeysel bakiyorsunuz. Bi kere siz incilin iceriginin ne oldugunu bile bilmiyorsunuz. Sadece incil degil diger kitaplarida ve ayrica gerekte duymuyorsunuz ve bendende cevap bekliyorsunuz. Ben affeden Rab baskasi yok diyorum siz hala ayni seyi tekrarliyorsunuz. Bizde cehenneme giden sonsuza kadar orda kalir cennete girende o sekilde. Bir sobayi düsünün icinde ne varsa yaniyor simdi onlari kurtarmak icin ayn iseyi(odun gibi) attiginizda bu odunda olabilir calida inanin oda yanacaktir. Tanriyi insan gibi düsünüyorsunuz. onun her seyi adil ve tektir. Degismezdir. yargi tektir bi daha yargi olmiyacaktir yani cehennemi hakkeden hristiyan inancinda olsa bile bir daha kurtarilmayacaktir.

Tanrıyı insan gibi düşünen ben değilim sizsiniz. Ayrıca girilen ülkedeki adetlere göre hristiyanlık onların inancına benzer şekilde sevimli gösterilmeye çalışılıyormu diye düşünmeye başlıyorum zira hristiyanların savunduğu öğretiler kendi aralarında biraz farklıklar gösteriyor.

- Baska inanclarin görüsü hristiyanligi baglamaz. islamda bir peygamber olarak nitelenir. Mesih Rabtir.

Mesih nasıl Rab oluyor birde o konuyu anlatırsanız, dünyaya bir peygamber olarak geliyor fakat birden hristiyanların nitelemeleriyle “Tanrı” oluyor ???

 

- Bunu belirtiyorsunuz. ilgili yazilari okumsaniz cevaplarinida okumussunuzdur. Ayrica bu istenilen cevap degildir.

Sizin yaptığınız gibi kimsenin okumayacağı uzunlukta kopyala – yapıştır şeklinde yazılar yazmak kimilerine pek hoş gelmiyebilir. Tabiki bu konular hakkında çokça yazılmış konuşulmuş benimde yazıcak çarşaf çarşaf yazılarım olabilir ama daha önceden konuşulduğu için yeniden tartışmak ne kadar sağlıklı olabilir oda düşünülmesi gereken bir konu …

- Soruya cevap verildikten sonra ayni soru tekrar edilmesi olabilir fakat verdiginiz cevap icerisinde üst üste yazmaniz veyahut sormaniz normal degildir. Ben soru sorcam tekrar bosluk birakip ayni soruyu tekrar edecem bu mantikli degildir. Ayrica ben dahil tüm arkadaslar bu sorulariniza cevap vermislerdir formda okudunuz her halde. Bizde peygamber anlayisi söyle. Son peygamber yahya yani yuhanna peygamberdir. Biz bir peygambere degil Tanriya iman ediyoruz.

Mantıkli ve net cevaplar alınmadığı için benzer sorular gelebilir. Bunun dışında sizin yazınızdan yola çıkarak Hz.İsa tanrı peygamber ise yuhanna öylemi ???

- Sayin arkadasim; Ben günahlari bagisliyor demedim. yine beni anlamamissiniz. Simdi burda sag ve sol omuzda bulunan melekler olmadanda Rab Allah kisinin ne kadar günahli oldugunu bilemez mi ? Yoksa tüm insanlari tek tek takip etmeye gücü mü yok ? ayrica hesap defteri tutmasi ve Terazinin agir gelmesi. Yani Bi markete giriyon bir kilo domatez aliyorsunuz ve bir kefeye domatezi diger taraftada agirliklari koyuyorsunuz. Simdi yargida da buna benzer bir sey olacak ve bi kefeye günahlar digerinede sevaplar konulacak. Rab diyemiyor mu senin günahin cok cehenneme yada iyiliklerin cok cennete. Yarigisini agirliklarla mi belirliyor. Ayrica örnekleri cogaltabilirim. Biz hristiyanlar Tanrinin islerinin mantigin üstünde oldugunu söylüyoruz ve kabul ediyoruz.

Tabiiki Allah (c.c) gizliyi açığı her şeyi bilendir. Peki hristiyanlıkda sorgusuz sualsizmi cennete yada cehenneme giriliyor. Mesela bir hristiyan dedilerki sen cehenneme gireceksin. Hristiyanda cevap verdi ben günah işlemedim cennete gitmeliyim vs vs. Peki direk cehennememi atılacak yoksa bir yargılama süreci olacakmı yada o günahları işlemediğini iddia ederse sizin direk cehenneme mi atılacak.Rab’ınız ben gördüm ben biliyorum senin görmene gerek yok mu diyecek ki böyle derse cehenneme giren kul çektiği her azabda Rab’ınızı adil olmamakla suçlayacaktır. Buda gayet normaldir. Cehenneme giren kişi için işlemediği günahların cezasını çekiyormuş zannı varmıdır ???

- Akil sahipleri konusunda verdiginiz cevap yine celiskili. Neyse fazla uzatmiyacagim.

Çelişki cevapda değil sizin olaya bakışınızda yada bir yerlere çekme gayretinizde olabilir …

esenlikler

Sizede

 

--- Sonraki mesaj ---

 

Barnabas incili 15. yy da yazilmis bir kitaptir. Hic bir zaman hristiyanlari birbirine düsürmemistir. Yazan kisi müslüman olmus ve islama yaranmak icin böyle bir caba sarf etmistir. Sahte oldugunu islami kesimlercede dogrulanmaktadir. Örnegin kuraninda böyle sahtesini yazmaya calisanlar olmustur. Fakat aslinda bir degisme yoktur

 

 

Barnabas incili hakkında söylentiler dolaşmakta bir dönem ortadan kaybolması yada halkdan saklanması ve bir dönem sora tekrar su yüzüne çıkması acaba değiştimi yada elimize ulaşan barnabas incili ilk yazılan barnabas incilyle aynımı sorularını gündeme getirmiştir tabiiki bunlar tartışılabilir bunların dışında ölçü Kur'an'ı Kerim'dir yani incildeki yazılar Kur'an'ı Kerimdeki emirlerle örtüşüyorsa doğru olduğunu kabul edebiliriz örtüşmeyen yerler içinde soradan eklenmiş olabileceğini düşünürüz ...

 

--- Sonraki mesaj ---

 

axemailin söyledigine göre hristiyanlarin elinde bulunan ve yahudilerin elinde bulunan incille ayni degil. Buda demek oluyor ki elimizde bulunan kitaplara degil suanda elimizde olmayan kitaplara iman vardir.

Tam tersine elinizde bulunmayan kitaplara değil elinizde olan (Tahrif edilmiş) kitaplara iman vardır. Benim söylediğiö bu şekildedir.

 

 

 

 

Fakat daha önce dedigim gibi bazi ayetlerin Hz muhammedi müjdelendigi söylenen ayetler bu tahrif olayina maruz kalmamistir. Tahrif olayi ile ilgili belge ve bilgi istendigi zaman Kuran-i kerim kaynak olarak sunmaktadirlar.

Tahrif olayının boyutu bilinemediği için ne kadarının orjinal haline uygun kaldığı tam olarak bilinememekte bunun içinse Kuran'ı Kerim'deki emirlere bakmaktayız. Bilgi ve belge derken islam dünyasında yazılmış birçok eser vardır bunlar incelenebilir.

 

 

Uzun anlatmama hic gerek yoktur aslinda ama bilmenizde fayda var ki. Süphesiz incilde bir peygmaberin gelecegi hakkinda bir bilgi olmasi incilin icerigine %100 tersttir. Nasil mi ?

 

Mesih isa bir cok defa uyarida bulunmustur bizim icin. Yani o ayetlerde kendisinin son oldugunu söylemistir. Ayrica kendisinden sonra hic bir peygamber gelmeyecegini acik bir dille söylemistir. Ayrica bu konuda söyle demistir:

 

 

İslam dünyasında gerek tahrif gerek müjde ile ilgili birçok eser yazılmıştır. Ayrıca incili alıp okuduğunuz zaman tutarsız ve tek bir kalemden çıktığı belli olmayan farklı kalemlerden çıkdığı aşikar tutarsızlık ve çelişkilerle karşılaşırsınız. Zaten bu konu hakkında gerek ateistlerin gerekse hristiyanların birçok eseri bulunmakda hristiyanlar dahi çelişkiye düşmektedirler...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Hz.Adem bir insan ve bir peygamberdi ölümsüz değildi.

 

- hristiyanlikta ve yaratilis kitabinda Adem ve havva sadece insandir. Günah isledikten sonra Aden bahcesinden dünyaya atilmislardi. ilk basta ölümsüzlük ve ruhsal gören gözleri vardi. Günah isledikten sonra Tanrinin hikmetinden atildilar ve böylece insanla Tanri arasinda bir ucurum olustu. Gözlerimiz ruhsal olan seyleri görmez oldu. Her seye muhtac ve aciz duruma düstük.

 

Allah (c.c) işleri zorlaştırmaz ama günahları affetme yetkisi hristiyan din adamlarının tekeline bırakılırsa tabii işler zorlaşabilir…

 

- Bu zorlastirma konusu islamiyettede vardir. Ben bir röpürtaj eklemistim. Ordaki röpürtajda yazar. Kurani anlayabilmek icin yani tam olarak anlayabilmek icin O döneme ait kuran dilini bilmemiz gerektigini söylüyor ki bu Apacik dedikleri kurani kerimin insanlarin anlayamayaci sekilde oldugunu gösterir deniliyor. Örnek vermek gerekirse bir cok kisi icin namaz kilmak ve oruc tutmak zor gelebilir ki bu Tanri insanlara zor olan seyler emretmis anlami tasimamaktadir yani kisiler Dünyevi isleri daha cok sevdigi icin bunlar zor geliyor. incili her okuyan tabiki anlar fakat teolojik konularda ve yorumlamda zorlanmasi dogaldir. Cünkü herkesin anlama kapasitesi ayni degildir.

 

Yani günah çıkartan hristiyan din adamı ceza veren hristiyan din adamı amaç amaç kiliseyle barışmak ki Kiliseyle ne zaman kavga edildiki barışılsın ??? Bu kadar konuşmanın ardından günah çıkarma hakkında pek bişeler söyliyemediniz genelde yüzeysel …

 

- Daha önce maddesellikten bahsettiginiz. Iste burda yine anlamamissiniz. Bu gercek bir kavga degil ruhsaldir. Mesela günahkar olan biri daha cabuk sapabilir ve seytan tarafindan ayartilabilir fakat sürekli dua eden kisi daha huzurlu olur ve Tanriya bagli kalir. Günah isleyenler genellikle kiliseye karsi gelmis oluyor ve buda ruhsal bir cekismenin oldugunu gösterir. Günah cikarmayi size yüzeysel anlatmis olabilir fakat yüzeysel gördügünüz cevaba farkli bir kaynakta ekledim. Ayrica konuyu daha önce aciklamis ve onuda yine ekledim.

 

 

Biraz açıklayarak sorim. Örneğin bir hristiyan günah çıkardıktan 9 ay sora öldü ve bu 9 ay süre içersinde hiç kiliseye gidip günah çıkarmadı ve bu 9 ay sırasınca çeşitli günahlar yaptı (hırsızlık,zina,adam öldürme vs vs vs şeklinde bir örnek verebiliriz) ve tekrar papaza günah çıkartamadan öldü yani 9 aylık günahlarıyla öldü bu durumda ne olur ? Direk cennetemi gider vs. ne olur ???

 

- Simdi hic bir insan günahsiz oldugunu ve bunun icin cennete gidecegini iddia edemez. Fakat emir olan bu itirafi yapmasi lazim. Bazen kilise topluluguna bazende kisisel olarak yapabilir ki en cok kisisel olarak insanlar tövbe yani itiraf yapmaktadirlar. Kilise ruhsal islerle ilgilenir yani bedensel isteklerle degil.

 

 

Tokat atana diğer yanağı çevirmek gerektiğini savunan bir öğreti, yıllarca din adına türlü katliam ve işgencelere imza atıyor. Bunları size hatırlatmamdaki maksat sizin İslamiyet’e yapıştırmaya çalıştığınız imajdır. Fakat tarihden biraz haberiniz varsa bu konuları açmamayı tercih edersiniz. Çünkü Tarihte yapılan katliyamların hemen hemen hepsi din adına yapılmıştır.

 

- Şimdi bir kişi incilden bir ayet veyahut bir bölümüne dayanarak insanlara zarar vermesi mümkün degildir ki yapılanlar örneğin bazı olaylar diğre hristiyanlarada yapılmıştır ve yanlıştır.

 

Aklın mantığın almadığı şeyler bunlar yeni doğmuş bir bebek nasıl bir günahkar olabilir. Nasıl bir günah işlemiş olabilirki ??? Bunlar mantığa uymayan şeylerdir.

 

- Trafik canavarı kücük büyük dinliyor mu? peki ölüm ? oda dinlemiyor degil mi? Bizde doğan her cocuk insandır ve ayrıca unutmamak gerekir kücük cocukların şahsi günahları yoktur. Nasıl kı hastalıklar anne baba dan cocuğa gecebiliyorsa bununda geçmesi mümkündür. Kısaca hrıstiyan teolojisinin düşüncesi bu yöndedir.

 

İslami tartışmak istemiyorsun İslami kaynaklardan yüz çeviriyorsun. Muhteşem olduğunu kabul etmeyebilirsin inanç meselesidir saygı duyarım. İncili okumayan bilemez diyorsun ama incili her okuyan hristiyan başka ögreti başka fikir başka tez ortaya atıyor. İncilde baba diyorsunuz birbaşka yerde koca, bir başka yerde Hz.İsa tanrıdır bir başka yerde başka bir şey hadi biz okumadık anlamıyoruz diyelim peki okuyan hristiyanlar öğretileri anlayamıyorsa ???

 

- öncelikle hristiyanların yorumsal farklıları olabilir buda mezheplerin varlıgının gercek sebebidir fakat iznik konsılınde cıkan karar tüm hristiyanların ortak bildirisidir . Hristiyanların baba demesinin kısaca sebebi o denli yakın görmelerinden geliyor yanı Rab bizi Bir babanın sevgisinden daha cok seviyordur fakat bu deyimler mecazidir. Hic bir baba oglu ekmek istediğinde zehir vermez veyaut yılan vermez değil mi? Bu mecazidir.

 

Bu şekilde kestirip atıcaksanız inancınıza saygım sonsuz.

 

 

Tanrıyı insan gibi düşünen ben değilim sizsiniz. Ayrıca girilen ülkedeki adetlere göre hristiyanlık onların inancına benzer şekilde sevimli gösterilmeye çalışılıyormu diye düşünmeye başlıyorum zira hristiyanların savunduğu öğretiler kendi aralarında biraz farklıklar gösteriyor.

 

- Rabbin göcünü kimse tartışamaz en azından inananlar için, fakat kitapları degişebiliyor, o insan bedenine giremez, cehenneme giren veyahut gecici olarak giren kurtulacak denmeleri iinsan gibi görmelerinin göstergesidir. ayrıca Kutsal olanın ateşinden hiç kimse kurtulamaz. Bir diğer konu dünyadaki isteklerin hep diğer dünyada karşılanma istegi bize göre Rabbin insanlar gibi düşündüğünün göstergesidir.

 

Mesih nasıl Rab oluyor birde o konuyu anlatırsanız, dünyaya bir peygamber olarak geliyor fakat birden hristiyanların nitelemeleriyle “Tanrı” oluyor ???

 

- Kısaca açıklayayım fakat;bu tür soruları ayrı olarak sorabilirsin. Mesih biz hristiyanlar için insan bedenine bürünmüş ve bizim günahlarımızı üstlenmiştir. Dünyada iken iki tane özü vardı

 

1- insani

2- Tanrısal.

 

1- Bu günahı kaldıracak günahsız insan olmadıgı ve günah nasıl ki insan tarafından geldiyse bir insan aracılıgı ile gitmesi gerekiyordu ve bundan dolayı insandı.

 

2 - insan olması Tanrısal hic bir özelliğini kaybetmemiştir, Tanrısalığı bölünmemiş yani Yarı Tanrı değildir. Dediğim gibi Bu günahı üstlenebilecek ondan başka kimse yoktur.

 

hristiyan teolojisinin en kısa hali budur ve bununla ilgili sayısız kaynak ve bilgi vardır.

 

Sizin yaptığınız gibi kimsenin okumayacağı uzunlukta kopyala – yapıştır şeklinde yazılar yazmak kimilerine pek hoş gelmiyebilir. Tabiki bu konular hakkında çokça yazılmış konuşulmuş benimde yazıcak çarşaf çarşaf yazılarım olabilir ama daha önceden konuşulduğu için yeniden tartışmak ne kadar sağlıklı olabilir oda düşünülmesi gereken bir konu …

 

- öncelikle size yazarken pek bir kopyala yapıştır yapmadım. Kaynak belirttim fakat genellikle kendi yorumlarımdır. Çarşaf çarşaf yazabilirsiniz benimde imkanım vardır fakat saygılı bır şekilde.

 

Mantıkli ve net cevaplar alınmadığı için benzer sorular gelebilir. Bunun dışında sizin yazınızdan yola çıkarak Hz.İsa tanrı peygamber ise yuhanna öylemi ???

 

- Anlıyorumda. Yazarken aynı soruyu neden alt alta soruyorsunuz onu anlamadım ?

Bizde peygamberlikler yahya yani yuhanna peygamberle bitmistir fakat isanın durumu farklıdır.

 

Tabiiki Allah (c.c) gizliyi açığı her şeyi bilendir. Peki hristiyanlıkda sorgusuz sualsizmi cennete yada cehenneme giriliyor. Mesela bir hristiyan dedilerki sen cehenneme gireceksin. Hristiyanda cevap verdi ben günah işlemedim cennete gitmeliyim vs vs. Peki direk cehennememi atılacak yoksa bir yargılama süreci olacakmı yada o günahları işlemediğini iddia ederse sizin direk cehenneme mi atılacak.Rab’ınız ben gördüm ben biliyorum senin görmene gerek yok mu diyecek ki böyle derse cehenneme giren kul çektiği her azabda Rab’ınızı adil olmamakla suçlayacaktır. Buda gayet normaldir. Cehenneme giren kişi için işlemediği günahların cezasını çekiyormuş zannı varmıdır ???

 

- Şimdi; daha önce cevaplarımda görmüşsünüz yargıyı yapan Sadece Rabtir. hiç kimse Cenneti garantileyemez. Hrıstiyan inancında insanlar öldüğünde belli bir müddet ölüler diyarında bekler ve Taaki Mesihin yargı zamanına kadar.

Bu arada benim sorularım cevapsız kaldı!

 

Çelişki cevapda değil sizin olaya bakışınızda yada bir yerlere çekme gayretinizde olabilir …

 

Sizede

 

--- Sonraki mesaj ---

 

 

 

 

Barnabas incili hakkında söylentiler dolaşmakta bir dönem ortadan kaybolması yada halkdan saklanması ve bir dönem sora tekrar su yüzüne çıkması acaba değiştimi yada elimize ulaşan barnabas incili ilk yazılan barnabas incilyle aynımı sorularını gündeme getirmiştir tabiiki bunlar tartışılabilir bunların dışında ölçü Kur'an'ı Kerim'dir yani incildeki yazılar Kur'an'ı Kerimdeki emirlerle örtüşüyorsa doğru olduğunu kabul edebiliriz örtüşmeyen yerler içinde soradan eklenmiş olabileceğini düşünürüz ...

 

- incilde barnaba mektubu vardır fakat barnabas incili daha önceki cevaplarımda ve arkadaşlarında cevaplarında açıklanmıştır. Siz diyorsunuz ki dünyada yok sonrada bazı ayetler örtüşüyorsa o ayetler değişmemiş diyorsunuz yani yorumda öyle bir anlam çıkıyor. Garip bi durum.

 

--- Sonraki mesaj ---

 

 

Tam tersine elinizde bulunmayan kitaplara değil elinizde olan (Tahrif edilmiş) kitaplara iman vardır. Benim söylediğiö bu şekildedir.

 

- Ben anlamadım? Kusura bakmayın !

 

 

 

 

Tahrif olayının boyutu bilinemediği için ne kadarının orjinal haline uygun kaldığı tam olarak bilinememekte bunun içinse Kuran'ı Kerim'deki emirlere bakmaktayız. Bilgi ve belge derken islam dünyasında yazılmış birçok eser vardır bunlar incelenebilir.

 

- Tamamda size islami kaynak ve hatta kuranın kendisinden kanıt göseriyoruz. Yanı kuru laftan ibaret degil cevaplar. Bir diğer konu sadece islami kaynaklar yok aynı şekilde kuranla ilgili olarak sizde bir araştırma yapın.

 

 

 

 

 

İslam dünyasında gerek tahrif gerek müjde ile ilgili birçok eser yazılmıştır. Ayrıca incili alıp okuduğunuz zaman tutarsız ve tek bir kalemden çıktığı belli olmayan farklı kalemlerden çıkdığı aşikar tutarsızlık ve çelişkilerle karşılaşırsınız. Zaten bu konu hakkında gerek ateistlerin gerekse hristiyanların birçok eseri bulunmakda hristiyanlar dahi çelişkiye düşmektedirler...

 

 

 

- birincisi ateistlerin yazılarına pek bir itibar göstermiyorsunuz . Hristiyan kaynakları sizin iddia ettiğiniz şekilde yoktur. İslami kaynakları okuyorum siz hristiyan ve ateıst kaynaklarına bakabliyormusunuz ki incili bile bir kez okumamışsınız. Diğer bir konu incilde bir tutarsızlık veyaut çelişki bulunmamaktadır. Bu tahrıf olayı hz muhammed döneminde yoktu daha sonra ortaya atılmiıştır çünkü içerisinde islamla ilgili hiç bir bilgi içermemektedir. Bu arada incilin tahrifi vs konular açmayın aynısı bir ateıst ve hristiyan yaptığında tahamülsüzlük ediyorsunuz.

 

Esenlikler

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sayın Melkem öncelikle Dinsel Tartışma yada Konuşmalar yapılırken soruların üç ayrı cevabı olabilir yada farklı şekillerde cevaplar istenebilir;

1) Kutsal kitaplarda yazanlar ve din uygulamalarının anlatılması ve bilgi verilmesi.

2) Konular hakkında kitap veya din uygulamaları harici verilebiliyorsa mantıksal açıklamalar.

3) Konular hakkında verilebiliyorsa kitap ve uygulamalar göz önüne alınmadan kişisel açıklamalar yada görüşler.

 

Bunları yazmamın nedeni kısır bir döngüden kurtulabilmek ve konuşmaların "biz böyle inanıyoruz,bizde böyle,bizim uygulamalarımız böyledir" şeklindeki konuşmayı tamamen kitliyen söylemlerin bir nebze önüne geçebilmektir. Zira hangi din olursa olsun "biz böyle inanıyoruz,bizde böyle,bizim uygulamalarımız böyledir"diyerek konu bir çıkmaza sokulabilir amacımız burda daha verimli konuşabilmek tartışabilmekdir.

 

Bunun dışında;

 

- hristiyanlikta ve yaratilis kitabinda Adem ve havva sadece insandir. Günah isledikten sonra Aden bahcesinden dünyaya atilmislardi. ilk basta ölümsüzlük ve ruhsal gören gözleri vardi. Günah isledikten sonra Tanrinin hikmetinden atildilar ve böylece insanla Tanri arasinda bir ucurum olustu. Gözlerimiz ruhsal olan seyleri görmez oldu. Her seye muhtac ve aciz duruma düstük.

Hristiyanlık ve Müslümanlıkda inanışlar farklı şekildedir. Saygı duymak ama biraz olsun soruşturabilmek anlayabilmek lazım.

- Bu zorlastirma konusu islamiyettede vardir. Ben bir röpürtaj eklemistim. Ordaki röpürtajda yazar. Kurani anlayabilmek icin yani tam olarak anlayabilmek icin O döneme ait kuran dilini bilmemiz gerektigini söylüyor ki bu Apacik dedikleri kurani kerimin insanlarin anlayamayaci sekilde oldugunu gösterir deniliyor. Örnek vermek gerekirse bir cok kisi icin namaz kilmak ve oruc tutmak zor gelebilir ki bu Tanri insanlara zor olan seyler emretmis anlami tasimamaktadir yani kisiler Dünyevi isleri daha cok sevdigi icin bunlar zor geliyor. incili her okuyan tabiki anlar fakat teolojik konularda ve yorumlamda zorlanmasi dogaldir. Cünkü herkesin anlama kapasitesi ayni degildir.

Bu görüşü nerden aldınız bilemiyorum ama Kuran'ı anlamak için o döneme ait dili bilmemize gerek yoktur. Birçok islam alimi tevsirlerinde yada meallerinde gayet anlaşılır bir şekilde anlatmıştır.

Zorluk derken ibadet zorluğu değil araya bir kulun girmesi yani bir kulun ipoteği altında bulunmasıdır. Namaz kılmak ve oruç tutmak için bir kulun aracılığına ihtiyaç yokken, günah çıkarma din adamlarının tekeline bırakılmıştır. Yani zorluk dediğim bu açıdandır yoksa ibadet etmekdeki zorluk veya şeytanın caydırma gayretlerinden söz etmiyorum.

 

- Simdi hic bir insan günahsiz oldugunu ve bunun icin cennete gidecegini iddia edemez. Fakat emir olan bu itirafi yapmasi lazim. Bazen kilise topluluguna bazende kisisel olarak yapabilir ki en cok kisisel olarak insanlar tövbe yani itiraf yapmaktadirlar. Kilise ruhsal islerle ilgilenir yani bedensel isteklerle degil.

Hristiyanlık görüşlerini inanışlarını az çok öğrendik bunları bir kenara bırakırsak kişisel görüşler belirtilebilir.

 

- Şimdi bir kişi incilden bir ayet veyahut bir bölümüne dayanarak insanlara zarar vermesi mümkün degildir ki yapılanlar örneğin bazı olaylar diğre hristiyanlarada yapılmıştır ve yanlıştır.

Yapılan bazı olayların din içersindeki insanlar arasında yaşandığı hakkında hem fikirim zira hemen hemen her din içersindeki farklı yorumlardan dolayı çeşitli olaylar yaşanabilir. Fakat yapılan bu uygulamaların o dönemin insanları tarafından incil'e dayandırılarak yapıldığıda göz önünden kaçmamalıdır.

- Trafik canavarı kücük büyük dinliyor mu? peki ölüm ? oda dinlemiyor degil mi? Bizde doğan her cocuk insandır ve ayrıca unutmamak gerekir kücük cocukların şahsi günahları yoktur. Nasıl kı hastalıklar anne baba dan cocuğa gecebiliyorsa bununda geçmesi mümkündür. Kısaca hrıstiyan teolojisinin düşüncesi bu yöndedir.

Hristiyan teolojisinin ne şekilde olduğunu anlayabiliyorum fakat yazılarda biraz daha mantık yada kişisel fikir beklemiyor değilim. Çocuklar işlemediği halde nasıl günahkar olabiliyor ?

- öncelikle hristiyanların yorumsal farklıları olabilir buda mezheplerin varlıgının gercek sebebidir fakat iznik konsılınde cıkan karar tüm hristiyanların ortak bildirisidir . Hristiyanların baba demesinin kısaca sebebi o denli yakın görmelerinden geliyor yanı Rab bizi Bir babanın sevgisinden daha cok seviyordur fakat bu deyimler mecazidir. Hic bir baba oglu ekmek istediğinde zehir vermez veyaut yılan vermez değil mi? Bu mecazidir.

Sizin söylediklerinizden dayanarak İslam hakkında sorabileceğiniz yada soracağınız her soruya "ordaki anlam mecazidir" diyerek cevap verilebilir ?

- Şimdi; daha önce cevaplarımda görmüşsünüz yargıyı yapan Sadece Rabtir. hiç kimse Cenneti garantileyemez. Hrıstiyan inancında insanlar öldüğünde belli bir müddet ölüler diyarında bekler ve Taaki Mesihin yargı zamanına kadar.

Bu arada benim sorularım cevapsız kaldı!

Aslında sorduğum soruda bir nebze açıklamaya çalıştım, cevaplamadığım gözümden kaçan bir soru olabilir hatırlatırsanız sevinirim. Onun dışında;

 

İnsan, meleklerin iyilik ve kötülüklerini yazdığına ve Allah'ın da her şeyi bildiğine inanınca, günahlardan vazgeçip iyilik yapmaya çalışır. Kişi mahşerde, günahını inkâra yeltenirse, Allah'ın bilmesi, meleklerin şahidliği ve defterlerin elde bulunması onu susturur. Biz bu defterlerin mahiyetini bu dünyada bilemeyiz. Allah'ın bu meleklerini kullarının yanında bulundurup bunlara amellerini yazdırması, O'nun tam adaletinin gereği ve tecellisi ve kıyamet kopunca, kurulacak büyük mahkemenin önemini belirtmek içindir.

 

- incilde barnaba mektubu vardır fakat barnabas incili daha önceki cevaplarımda ve arkadaşlarında cevaplarında açıklanmıştır. Siz diyorsunuz ki dünyada yok sonrada bazı ayetler örtüşüyorsa o ayetler değişmemiş diyorsunuz yani yorumda öyle bir anlam çıkıyor. Garip bi durum.

Dünyada yok lafı tam anlaşılamadı heralde. Dünyada yok demekten maksadım incilin ilk halinin tahrif edilmiş, yakılmış, yok edilmiş, şuan bir yerde saklanabiliyor yada birilerinin elinde vs vs vs gibi sebeplerden dolayı bulunmuyor olmasıdır. Onun dışında şuan günümüzde bulunan incillerin tahrif edilmiş olduğu yani asıllarının bir şekilde ortadan kaldırıldığı ve şuankilerin elle yazılmış olduğuna inanırız. Çokça belirttiğim gibi biz incili değil kuran'ı baz alırız. Eğer incilde Kuran ile örtüşen emirler varsa bunların değiştirilmemiş olabiliceğine , örtüşmeyen emirler varsa sonradan eklenmiş olabileceği konusunuda göz önünde bulundururuz. Zira Kutsal kitaplar ne kadar tahrife uğramış olsalarda içlerinde bir kısım Allah kelamıda bulunmaktadır. Bu noktada eğer barnabas incili Kuran'la örtüşüyorsa doğruluk payı olabileceğine , örtüşmeyen kısımlar var ise sonradan eklenmiş olabileceğine inanırız. Zira barnabas incili esrarlı şekillerde tarihin belli dönemlerinde ortadan kaybolmuş ve belli dönemlerinde tekrar çıkarılmıştır. Bu dönemlerde ekleme ve çıkarılma yapılmış olabileceğide göz önünde bulundurulmalıdır.

 

- Ben anlamadım? Kusura bakmayın !

Yukarıda anlattığım gibi;

Dünyada yok lafı tam anlaşılamadı heralde. Dünyada yok demekten maksadım incilin ilk halinin tahrif edilmiş, yakılmış, yok edilmiş, şuan bir yerde saklanabiliyor yada birilerinin elinde vs vs vs gibi sebeplerden dolayı bulunmuyor olmasıdır. Onun dışında şuan günümüzde bulunan incillerin tahrif edilmiş olduğu yani asıllarının bir şekilde ortadan kaldırıldığı ve şuankilerin elle yazılmış olduğuna inanırız.

 

- birincisi ateistlerin yazılarına pek bir itibar göstermiyorsunuz . Hristiyan kaynakları sizin iddia ettiğiniz şekilde yoktur. İslami kaynakları okuyorum siz hristiyan ve ateıst kaynaklarına bakabliyormusunuz ki incili bile bir kez okumamışsınız. Diğer bir konu incilde bir tutarsızlık veyaut çelişki bulunmamaktadır. Bu tahrıf olayı hz muhammed döneminde yoktu daha sonra ortaya atılmiıştır çünkü içerisinde islamla ilgili hiç bir bilgi içermemektedir. Bu arada incilin tahrifi vs konular açmayın aynısı bir ateıst ve hristiyan yaptığında tahamülsüzlük ediyorsunuz.

Şimdi bana diyorsunuzki İncili ve hristiyanlığı bilmeyen insanlar anlayamaz. Fakat incili okuyan ve hristiyanlığı bilen birçok kişinin anlayamadığı inanç şeklini ben bir müslüman olarak nasıl anlayabilir yada içime sindirebilirim ?

Esenlikler ...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sayın Melkem öncelikle Dinsel Tartışma yada Konuşmalar yapılırken soruların üç ayrı cevabı olabilir yada farklı şekillerde cevaplar istenebilir;

1) Kutsal kitaplarda yazanlar ve din uygulamalarının anlatılması ve bilgi verilmesi.

2) Konular hakkında kitap veya din uygulamaları harici verilebiliyorsa mantıksal açıklamalar.

3) Konular hakkında verilebiliyorsa kitap ve uygulamalar göz önüne alınmadan kişisel açıklamalar yada görüşler.

 

- Merhaba istedigin sekilde bende sizden beklerdim.

Benim cevaplarim;

 

1- Kutsal metinlere dayanir (tevrat,zebur ve incil)

2- Bazen hatta bir cok defa baska kaynaklarda eklemekteyim.

3- Kendi yorumlarimida yaziyorum.

 

 

 

Bunları yazmamın nedeni kısır bir döngüden kurtulabilmek ve konuşmaların "biz böyle inanıyoruz,bizde böyle,bizim uygulamalarımız böyledir" şeklindeki konuşmayı tamamen kitliyen söylemlerin bir nebze önüne geçebilmektir. Zira hangi din olursa olsun "biz böyle inanıyoruz,bizde böyle,bizim uygulamalarımız böyledir"diyerek konu bir çıkmaza sokulabilir amacımız burda daha verimli konuşabilmek tartışabilmekdir.

 

- Genellikle burda bir tartisma olmasi yanlistir cünkü formun amaci inanclari tartismak degil ilgili inancta olan kavramlari vs hakkinda bilgi vermektir. Soru soranlara kisa veyahut uzunca cevap vermektir. Yani bir inancin degerlerine saldirmak degildir. Tahrif olaylari genellikle bu yöndedir ayrica sorular direkt Tahrife gitmekte. Yani amac kimseyi müslüman yapmak yada baska inanca cekmek olmadigi icin tabii ki öyle cevaplarin cikmasida dogaldir. Yani bir müslümanin genis bir sekilde hristiyan teolojisini ögrenmesi icin baska bir yol cizmesi gerekiyor.

 

1- ilgili Kutsal kitaplari okumasi gerekir.

2- Tarafsiz yazilari okumasi gerekir

3- ilgili inancin Kavramlari hakkinda arastirma yapmali(Daha genis)

4- Elinden geldigince tarafsiz bakmali.(Bu inancindan dönmesi anlami tasimiyor)

 

Bunun dışında;

 

 

Hristiyanlık ve Müslümanlıkda inanışlar farklı şekildedir. Saygı duymak ama biraz olsun soruşturabilmek anlayabilmek lazım.

 

- haklisiniz.

 

 

Bu görüşü nerden aldınız bilemiyorum ama Kuran'ı anlamak için o döneme ait dili bilmemize gerek yoktur. Birçok islam alimi tevsirlerinde yada meallerinde gayet anlaşılır bir şekilde anlatmıştır.

Zorluk derken ibadet zorluğu değil araya bir kulun girmesi yani bir kulun ipoteği altında bulunmasıdır. Namaz kılmak ve oruç tutmak için bir kulun aracılığına ihtiyaç yokken, günah çıkarma din adamlarının tekeline bırakılmıştır. Yani zorluk dediğim bu açıdandır yoksa ibadet etmekdeki zorluk veya şeytanın caydırma gayretlerinden söz etmiyorum.

 

-Bu linkteki sayin nuriye akmanin röpürtajina bakabilirsin.

http://www.estanbul.com/kutsal-kitap-ve-tanri-isimi-hakkinda-ceviriler-hakkinda-ve-%2Afx%2A-116852.html

Hristiyanlikta gayet tabii ki ibadet ve oruc tutmada bir araci söz konusu degildir. itiraf ise farkli bir seydir. Benim cevabimda verdigin ayetlerde bir yetki ve emir söz konusudur. Fakat itirafin asil amaci Rabbin insana alcak günüllülük göstermesi istemesidir. Ayrica günahini itiraf eden her kimse Tanriya olan bagliligi artmis olmaktadir.Tabii ki seytan böyle durumlarada aktiftir yani müminin böyle bir sey yapmamasini ister. Fakat neticede günahi bagislayan Ruhani lider degildir. Tam tersi Rabtir. Günah cikarma ruhanilerin tekelinde birakilmamis Tam tersi onlarin görevidir.Cünkü normal bir insan ruha dokunan butür seyleri yapmasi söz konusu olamaz cünkü aile,ev,gecim derdi,is ve bir cok nedenlebunu yapmasi mümkün degildir fakat kisisel olarak tövbede vardir.

 

 

Hristiyanlık görüşlerini inanışlarını az çok öğrendik bunları bir kenara bırakırsak kişisel görüşler belirtilebilir.

 

 

Yapılan bazı olayların din içersindeki insanlar arasında yaşandığı hakkında hem fikirim zira hemen hemen her din içersindeki farklı yorumlardan dolayı çeşitli olaylar yaşanabilir. Fakat yapılan bu uygulamaların o dönemin insanları tarafından incil'e dayandırılarak yapıldığıda göz önünden kaçmamalıdır.

 

- Öyle olabilir fakat bende size sunu söylim bir kisi incile dayanarak bu tür insanlik disi hic bir olayi gerceklestiremez.

 

 

Hristiyan teolojisinin ne şekilde olduğunu anlayabiliyorum fakat yazılarda biraz daha mantık yada kişisel fikir beklemiyor değilim. Çocuklar işlemediği halde nasıl günahkar olabiliyor ?

 

- Bu sorunun cevabi aslinda yaratilisa dayaniyor. Cocuklarin günahi yoktur yani anne babasindan gelen bu günahi cekmiyor sadece bir bedel ödüyor. Yani ruhsal ölüm. Tanridan uzaklasma.

Pavlus'un Romalılara mektubu

Ölüm veyaşam

12Günah bir insan yoluyla, ölüm de günah yoluyla dünyaya girdi. Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi. 13Kutsal Yasa'dan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz. 14Oysa Âdem'den Musa'ya kadar ölüm, gelecek Kişi'nin örneği olan Âdem'in suçuna benzer bir günah işlememiş olanlara da egemendi. 15Ama Tanrı'nın armağanı Âdem'in suçu gibi değildir. Çünkü birinin suçuyla birçokları öldüyse, Tanrı'nın lütfu ve bir tek adamın, yani İsa Mesih'in lütfuyla verilen bağış birçokları yararına daha da çoğaldı. 16Tanrı'nın bağışı, o tek adamın günahının sonucu gibi değildir. Tek bir suçtan sonra verilen yargı mahkûmiyet getirdi; ama birçok suçlardan sonra verilen armağan aklanmayı sağladı. 17Çünkü eğer ölüm bir tek adamın suçu yüzünden o tek adam aracılığıyla egemenlik sürdüyse, Tanrı'nın bol lütfunu ve aklanma bağışını alanların bir tek adam, yani İsa Mesih sayesinde yaşamda egemenlik sürecekleri çok daha kesindir.

18İşte, tek bir suç bütün insanların mahkûmiyetine yol açtığı gibi, bir doğruluk eylemi de bütün insanlara yaşam veren aklanmayı sağladı. 19Bir adamın söz dinlemezliği yüzünden birçoğu günahkâr kılındığı gibi, yine bir adamın söz dinlemesiyle birçoğu doğru kılınacaktır. 20Kutsal Yasa suç çoğalsın diye araya girdi; ama günahın çoğaldığı yerde Tanrı'nın lütfu daha da çoğaldı. 21Öyle ki, günah ölüm yoluyla egemenlik sürdüğü gibi, Tanrı'nın lütfu da Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla sonsuz yaşam vermek üzere doğrulukla egemenlik sürsün.

Tanri gözünde cocuklar degil dogan her insan bu günahi tasir. Normalde bir cocuk günahi bildigi ve ayirt ettigi zaman günahlari yazilir. Bu irsi günah anneden ve babadan gecerken cocuk büyüsün öyle gecsin diye beklemez fakat burdada istisnayi durumlar söz konusudur. örnegin hristiyan bir aileden dogan cocuklarin durumu farklidir.

Adem'le Havva'dan sonra dünyaya gelecekler ise dogustan günahkar ve Tanrı'dan ayrı olarak doğacaklardı. Ama Tanrı, Adem ve Havva'yı seviyordu. Tanrı, onlara birgün dünyayı günahın cezasından kurtarıp insanları tekrar Tanrı'ya geri götürecek bir kurtarıcının geleceği konusunda söz verdi ve öylede oldu. Günahın en kötü yanı ise kutsal ve mükemmel olan Tanrı'dan ayrı kalmalarıydı.

" Bir tek insan yüzünden günah nasıl dünyaya girdiyse, günah yüzünden de ölüm dünyaya girdi. Böylece bütün insanları ölüm sardı. Çünkü tümü günah işledi." (Romalılar 5:12)

 

Sizin söylediklerinizden dayanarak İslam hakkında sorabileceğiniz yada soracağınız her soruya "ordaki anlam mecazidir" diyerek cevap verilebilir ?

 

- Ben mecazi derken sözcükten bahsediyorum yani cevabin kendisinden degil. Örnegin baba demeleri mecazidir.

 

 

Aslında sorduğum soruda bir nebze açıklamaya çalıştım, cevaplamadığım gözümden kaçan bir soru olabilir hatırlatırsanız sevinirim. Onun dışında;

 

İnsan, meleklerin iyilik ve kötülüklerini yazdığına ve Allah'ın da her şeyi bildiğine inanınca, günahlardan vazgeçip iyilik yapmaya çalışır. Kişi mahşerde, günahını inkâra yeltenirse, Allah'ın bilmesi, meleklerin şahidliği ve defterlerin elde bulunması onu susturur. Biz bu defterlerin mahiyetini bu dünyada bilemeyiz. Allah'ın bu meleklerini kullarının yanında bulundurup bunlara amellerini yazdırması, O'nun tam adaletinin gereği ve tecellisi ve kıyamet kopunca, kurulacak büyük mahkemenin önemini belirtmek içindir.

 

- Eger siz bu meleklerin görevini bu sekilde anlayabiliyorsaniz itiraftada bir aracinin olmayacagini bilmeniz daha kolay olur ki burda Allah göcünü insanlara yargi gününde yine gösterebilirdi. Yine burda araci söz konusu cünkü bu günahlari Allah istedigi sekilde kolaylikla gösterebilir. Yada Kuranda günahlarinizi biliyorum ve hepsinin hesabini sorcam diyebilir tabii kide soracaktir fakat kendisi günahlari hesaplamasi ve bir defter tutmasi icin iki yardimci tuttugu anlami cikmaktadir. Hristiyanlik ise böyle bir sey söz konusu degildir. Rab herseyi bilir görür ayni anda. Yargiyida yapacak odur bu konuda incilin vahiy bölümüne bakabilirsiniz.

 

 

Dünyada yok lafı tam anlaşılamadı heralde. Dünyada yok demekten maksadım incilin ilk halinin tahrif edilmiş, yakılmış, yok edilmiş, şuan bir yerde saklanabiliyor yada birilerinin elinde vs vs vs gibi sebeplerden dolayı bulunmuyor olmasıdır. Onun dışında şuan günümüzde bulunan incillerin tahrif edilmiş olduğu yani asıllarının bir şekilde ortadan kaldırıldığı ve şuankilerin elle yazılmış olduğuna inanırız. Çokça belirttiğim gibi biz incili değil kuran'ı baz alırız. Eğer incilde Kuran ile örtüşen emirler varsa bunların değiştirilmemiş olabiliceğine , örtüşmeyen emirler varsa sonradan eklenmiş olabileceği konusunuda göz önünde bulundururuz. Zira Kutsal kitaplar ne kadar tahrife uğramış olsalarda içlerinde bir kısım Allah kelamıda bulunmaktadır. Bu noktada eğer barnabas incili Kuran'la örtüşüyorsa doğruluk payı olabileceğine , örtüşmeyen kısımlar var ise sonradan eklenmiş olabileceğine inanırız. Zira barnabas incili esrarlı şekillerde tarihin belli dönemlerinde ortadan kaybolmuş ve belli dönemlerinde tekrar çıkarılmıştır. Bu dönemlerde ekleme ve çıkarılma yapılmış olabileceğide göz önünde bulundurulmalıdır.

 

 

- Hristiyanlik tarihinde bir yakilma ve yok etme söz konusu olmamistir.

 

Bu tahrif olayi ile ilgili bir kac sorum olacak fakat daha önce belirttigim gibi islamiyetin ilk dönemlerinde bu tür tahrif olaylari yoktu fakat icerigi ile ürtüsmesinden dolayi olsa olsa tahrife ugramistir veyahut degistirilmistir gibi gercekle ilgisi olmayan bir cok iddialar ortaya atmislar.

 

iddialar su sekildedir:

 

1- Tevrat ve zebur kitaplarini hahamlar degistirdiler. Ama hangi hahamlar,hangi Tarihte, hz muhammedden önce mi yoksa sonra mi ? Bu konuda bir kanit yoktur.

 

2- incil papazlar degistirdi iddiasi. Bununda kaniti yoktur. Cünkü hangi Tarihte yapildigi belli degildir.

 

3- Bir süre kitaplar vatikanda gizlenmistir. Buda asilsiz bir olaydir. Cünkü Hristiyanlik ilk yüzyildan itibaren dünyanin bir cok kesimine asya,avrupa ve diger dünya kitalarina yayilmistir ve özellikle Kutsal kitap metinleri yayilan bölgelere ulasmistir ki vatikanin dünyada her tarafta bulunan incil metinlerinin toplatilip gizlemeleri mümkün degildir.

 

4- iznik konsilinde incilin secimi veyahut secilmesi ve aralarinda 4 tanesinin secimi iddiasi: Buda bir müslüman arkadasin ezbere konustugunun diger göstergesidir. incil tektir ve bu 4 bölümde dahil yani kalan 23 bölümde ilk Yüzyila dayanir ki iznik konsilinin ve diger konsillerin toplanma amaci hep teolojik olaylarla ilgilidir.

 

5- Bir cok sahte incilin varligi degistirildigine kanit olarak sunulmasi. Sahtekarlik insanlik Tarihinde her zaman vardir ve bunu en iyi sekilde yapmaktadir. Bir cok kisiyide cok güzel ve harika bir sekilde inanmasina sebeb vermistir. Örnegin incil ve diger kitaplarin Kuranla ürtüstügünü görenler bu 15 yy cikan barnaba degil barnabas incili adi altindaki kitaba muhtesem bir sekilde sarilmaktadirlar ve hatta kitaba öyle bir gizem veriyorlar ki okuyan insanlar hic arastirma yapmadan hemen inanmakta ve bunu Kutsal kitaplarin degistirildigine kanit olarak sunmaktadirlar.

 

6- incil ve diger kitaplarda bulunan kavramlarin anlasilmamasi ve ters gelmesi: Örnegin Tanrinin beden almasi. Buda tahrife ugramis oldugu anlami cikmaz ki Tam tersi bu kavramlarin varligi hristiyanligin gercek anlamda ne oldugunu ve incilden sonra yazilan kitaplarla ürtüstügünün kanitidir ki Mesihe atfedilen özelliklerin örnegin Kutsal ruh, mesihin ismi gibi bulunmasinin Tam olarakta aciklanamamasi.

 

7- Bu kitaplarin yani iman edilen kitaplarla ayni olmadigini söylemleri.Fakat bunu söylerken yine de söyle bir fikir cikiyor. Eger icinde kuranla ürtüsen bilgiler varsa o zaman bu kitaptaki bu bölümler degistirilmemistir. Simdi Kuranin gelis amaci diger kitaplari tasdiklemek ve onaylamaktir.

''Zikri biz indirdik.Zikirden sonra da Zeburu indirdik=ENBİYA SURESİ:105.AYET

İmam İskender Ali Mihr :Ve içinde Allah'ın hükümleri bulunan Tevrat onların yanında iken, seni nasıl hakem yapıyorlar. Sonra da bundan (verdiğin hükümden) dönüyorlar. Ve işte onlar mü'min değillerdir

 

Fakat önemli bir konuda su. Kuranin gelmesinin sebebi diger kitaplarin degistirilmis oldugu bilgisi. Yani eger degistirilmemis olsaydi zaten gelmesine gerek yoktu. Simdi burda Bir yüzdelik veyahut ne kadar degistigi degil degistigi icin gelmistir bi bakima hükmü kalmamistir. O zaman diger kitaplarda Kuranla ürtüsen bir bilgi ve iabre bulmanin anlamida yoktur.

 

Diger bir konuda kanit istedigimizde pek bir cevap bulamamaktayiz.

 

1-Tarih boyunca elimizde suan bulunan Kitaplardan baska Kutsal kitaplari gören bir sahid var miydi ?

Yani Kutsal kitabi bir halife gibi iceriginin ürtüsmedigi tüm kaynaklari toplayip yakma olayi gibi bir durum söz konusu bile degil ki Bir isimden bahsetmek imkansizdir ve buna bir cevap yoktur.

 

2-kutsal kitabin ilk metinleri ile simdikileri arasinda somut farkliliklar var midir? kesinlikle yoktur cünkü ilk metinler ile suanda elimizde bulunan kutsal kitap metinleri ayni seyi söylüyor. Örnegin isa mesihin haca gerilmesi suanki metinlerde olmasi gibi kücük bir örnek.

 

3- Sahte kitaplari bir tarafa birakarak incili degistirildigini iddia edenlere göre degistirilmemis olan incilin dagitimi hangi tarihler arasinda yapilmistir. Degistirilmemis olanlardan bir örnek gösterebilirler mi? Böyle bir olanak yoktur.

 

4- Degistirilen ayetler hangi amacla degistirilmis. Peki Tanri bu degisim sirasinda ne yapiyor du? Yeni bir kitap gönderme hazirligi mi yapiyordu? Yahudiler degistirdi ve sonrada Hristiyanlar peki bunlar neden Tanri sözünü degistirmeyi neden istesinler? Peki gercek yahudi ve hristiyan muminler buna izin verirmiydi ki asla vermezler.

 

5- Yüzlerce metin arasinda hangi metinler etkilenmistir? Hangi metinler etkilenmemistir? Bunu söylemek icin önce elimizde bulunan binlerce en az 19 bin metne bakmamiz gerekiyor. Yani buna bir cevap yoktur.

 

6- Degistirilme olayi oldugunda Mezhepler söz konusumuydu ? Eger bir degistirilme olayi var ise ?

 

Tabii ki evet. O yüzden her mezhebe ait insanlarin sayisini düsünürsek her hangi bir mezhebin böyle bir sey yapmasida mümkün degil.

 

Bir mezhebin böyle bir yaklasimi diger mezheplerce yaklasimi sizce ne olurdu?

 

Protestanlık (Kuzey Avrupa, ABD), Baptistler, Pentekostalizm, ...

Anglikanizm (Birleşik Krallık)

Katolik Kilisesi (Güney Avrupa, İrlanda, Polonya, Güney Amerika)

Doğu Katolik Kiliseleri (Güneydoğu Avrupa)

Ortodoksluk, Nasturiler (Doğu Avrupa, Yunanistan, Rusya)

Keldaniler (Süryaniler)

 

http://tr.wikipedia.org/wiki/H%C4%B1ristiyan_mezhepleri

 

7- Hz muhammedden sonra degistirildiyse neden gercek bir mümin müslüman bi tanesini saklayamadi? Ben söylim. Cünkü böyle bir sey olmadi.

 

Kur’an “bir gruphakkında söz ederken, Hıristiyanlar değil, özellikle Yahudi “bir grup”tan bahsetmektedir. Yine de “bu grubun”, hepsi bir değildir (Al-i İmran 3:113-114). Kitab-ı Mukaddes’e göre, Tanrı’nın Kutsal Kitapları özellikle Yahudilere emanet edildi (Romalılar 3:1-4, Romalılar 9:1-5) ve kim onlara lanet ederse Tanrı da onlar lanet eder (Tekvin 12:1-3). Kutsal Kitaba göre İsrail, Tanrı ahitlerine sadık kalmazsa bile, Tanrı onları terbiye eder ama asla onlara bırakmaz ve terk etmez. Tanrı kendi yaptığı ahitlere karşı sadık kalır. Bkz. Mezmur 89:28-34 (s. 25) ve Tevbe 9:111 (s. 29). Kur’an’ın “değiştirdiler” ifadesi metinler ile ilgili değil, Yahudilerin dilleriyle ve sözlerle yapılmış olan yanlış yorumlarla ilgilidir.

Kuranda olan nesh meselesi vardir fakat Kutsal kitaplarda böyle bir sey yoktur. Nesh olayini bir ilahiyatci redetmektedir. Prof. Dr. Hüseyin Atay, Kur’ana Göre Araştırmalar 1, ss. 63-65.

İsrâ 17:85-87.....Sana ruhtan sorarlar. De ki: "Ruh, Rabb'imin emrindendir. Size ilimden pek az bir şey verilmiştir. Andolsun, biz dilesek, sana vahyettiğimiz (âyetler)i tamâmen gideririz; sonra onun (geri alınması) için bize karşı (sana yardım eden) bir vekil bulamazsın.”

 

Ra’d 13:39…..Allâh, dilediğini siler, (dilediğini) bırakır. (Bütün) kitâb(ların) anası, O’nun yanındadır.

“Cenâbı Hak, kâinatta bâzı şeyleri yok ederken bâzılarını bırakır, yeniden yaratır. Bâzı milletler silinirken bâzı milletler onların yerini alır. Bâzı tabiyat varlıklarını, canları ortadan kaldırırken, bâzılarını bırakır. Bugün ortadan kalkmış olan nice hayvan türleri vardır. Dîni hükümlerde de böyledir. Bâzı hükümleri zamanla siler, bâzılarını bırakır. Bu da O’nun hikmeti gereğidir.” (Süleyman Ateş’in, Ra’d 13:39 üzerindeki dipnot)

Kutsal kitap:

 

 

 

Mezmur 119:152…..Çoktan beri şehadetlerinden bildim ki, Sen onları ebediyen kurdun.

Mezmur 119:160…..Sözün topu hakikattir; ve her adaletli hükmün ebedîdir.

Luka 21:33.....Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır.

1 Petrus 1:23-25…..Çünkü ölümlü değil, ölümsüz bir tohumdan, yani Tanrı'nın diri ve kalıcı sözü aracılığıyla yeniden doğdunuz. Nitekim, "İnsan soyu ota benzer, bütün yüceliği kır çiçeği gibidir. Ot kurur, çiçek solar, ama Rab'bin sözü sonsuza dek kalır." İşte size müjdelenmiş olan söz budur.

Barnabas İncîli

Orta caga ait tamamen sahte bir üründür. Bu sahte Barnabas ise 366 sayfa ve 222 Bölüm’den olusan bir kitaptır. Barnabas İncili adı ile basılmıs olan bu kitap incelenirse, yazarının İsâ Mesih’in havarisi değil, İsrail’i hiç görmemiş birisi olduğu ortaya çıkar. Barnabas İncîl’ini yazan kişi, kendini “Mesih denilen Nasıralı İsâ’nın havarisi Barnabas” olarak tanıtıyor . Ancak İsâ Mesih’in 12 havarisi arasında “Barnabas” adında biri yoktur. (Bkz: Matta 10:2-4; Markos 3:16-19; Luka 6:14-16; Elçilerin İşleri 1:12-13 & 26)

Bu kitap aslında 15. yüzyılda İtalya’da yazılmıştır ve yazarının İslâmiyet’e geçmiş birisi olduğu bilinmektedir. Büyük bir olasılıkla keşiş Fra Marino olarak yetiştirilmişti. Barnabas İncîli, Hıristiyanlığı kötülemek ve Müslümanlığı yüceltmek için M.S. 15. yüzyılda yazılan sahte bir eserdir. 17. yüzyıla kadar, Hıristiyan olsun Müslüman olsun, hiçbir yazar bu eserden aktarma yapmamış, adından bile söz etmemiştir! Bu eserin sahteliği inkâr edilmeyecek şekilde ispatlanmıştır.

Coxe, The Ante-Nicene Fathers, 1 Cilt, “The Epistle of Barnabs”, ss. 137-149.

Benson, İncîl-i Barnaba: Bilimsel Bir Araştırma, ss. 227-278.

Daniel Wickwire

 

Yukarıda anlattığım gibi;

Dünyada yok lafı tam anlaşılamadı heralde. Dünyada yok demekten maksadım incilin ilk halinin tahrif edilmiş, yakılmış, yok edilmiş, şuan bir yerde saklanabiliyor yada birilerinin elinde vs vs vs gibi sebeplerden dolayı bulunmuyor olmasıdır. Onun dışında şuan günümüzde bulunan incillerin tahrif edilmiş olduğu yani asıllarının bir şekilde ortadan kaldırıldığı ve şuankilerin elle yazılmış olduğuna inanırız.

 

 

Şimdi bana diyorsunuzki İncili ve hristiyanlığı bilmeyen insanlar anlayamaz. Fakat incili okuyan ve hristiyanlığı bilen birçok kişinin anlayamadığı inanç şeklini ben bir müslüman olarak nasıl anlayabilir yada içime sindirebilirim ?

 

Esenlikler ...

 

- Tabii ki incili okumayan bilemez cünkü hristiyanligin kaynagi incildir. Hristiyanligi arastiran kisiler bu konuda anlayabilir tipki bir hristiyanin islami arastirmasi gibi.

 

esenlikler

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

- Genellikle burda bir tartisma olmasi yanlistir cünkü formun amaci inanclari tartismak degil ilgili inancta olan kavramlari vs hakkinda bilgi vermektir. Soru soranlara kisa veyahut uzunca cevap vermektir. Yani bir inancin degerlerine saldirmak degildir. Tahrif olaylari genellikle bu yöndedir ayrica sorular direkt Tahrife gitmekte. Yani amac kimseyi müslüman yapmak yada baska inanca cekmek olmadigi icin tabii ki öyle cevaplarin cikmasida dogaldir. Yani bir müslümanin genis bir sekilde hristiyan teolojisini ögrenmesi icin baska bir yol cizmesi gerekiyor.

Ne sizin müslümanları hristiyan yapmak nede benim hristiyanları müslüman yapmak gibi bir niyetim yoktur ? Sadece görüş alış verişi ...

 

cizmesi gerekiyor.

 

1- ilgili Kutsal kitaplari okumasi gerekir.

2- Tarafsiz yazilari okumasi gerekir

3- ilgili inancin Kavramlari hakkinda arastirma yapmali(Daha genis)

4- Elinden geldigince tarafsiz bakmali.(Bu inancindan dönmesi anlami tasimiyor)

Aynı şekilde islamın araştırlıması Kuran'ı kerimin okunması gereklidir...

-Bu linkteki sayin nuriye akmanin röpürtajina bakabilirsin.

Şimdi Kuran'ı kerimi anlamak farklı birşey çevirmek tefsir etmek ayrı şeylerdir.Sadece kelime anlamına bakarak Kuran çevrilemez. Zira Kuran'ı Kerim olaylar ışığında ayrı ayrı inmişlerdir. O yüzden kelime anlamı ne olursa olsun ayetlerin indiği dönemlere nezaman nerde indirildiğine olaylara ve kimlerle alakalı olduklarına bakılmalı sonra anlam çıkarılmalıdır. Sadece kelime anlamı bu diyerek anlam çıkarılamaz. Kuran'ı Kerim'i meal etmek Arapça, Meal, tefsir, kelam vb. ilimlerin öğrenilmesiyle mümkündür...

 

- Öyle olabilir fakat bende size sunu söylim bir kisi incile dayanarak bu tür insanlik disi hic bir olayi gerceklestiremez.

Bazı dönemlerdeki uygulamalar incilin bazı hükümlerine dayandırılmıştır.

 

- Bu sorunun cevabi aslinda yaratilisa dayaniyor. Cocuklarin günahi yoktur yani anne babasindan gelen bu günahi cekmiyor sadece bir bedel ödüyor. Yani ruhsal ölüm. Tanridan uzaklasma.

İslama ve mantığa ters düşen inanışlardan biri ? Bir bebek günah işleyemez ?

 

- Ben mecazi derken sözcükten bahsediyorum yani cevabin kendisinden degil. Örnegin baba demeleri mecazidir.

Kabul edilmeyen inanışlardan biri ? Mantıken açıklaması varmı ?

 

- Eger siz bu meleklerin görevini bu sekilde anlayabiliyorsaniz itiraftada bir aracinin olmayacagini bilmeniz daha kolay olur ki burda Allah göcünü insanlara yargi gününde yine gösterebilirdi.

Küçük bir örnek vermek adına bunu verdiğinizi biliyorum ama aynı şeyler değildir. Yani bir melek insanın sadece günahlarını ve sevaplarını kaydeder yani yaşamı için hiçbir değişiklik yapmaz. Hatta insan çoğu zaman günahlarının görülüp kaydedildiğini unutur. Günah çıkarmada ise din görevlisine gitmek gerekir. Din görevlisine gitmeden cennete gidilemez ancak din görevlisi günah çıkarırsa gidilebilir.

Yine burda araci söz konusu cünkü bu günahlari Allah istedigi sekilde kolaylikla gösterebilir. Yada Kuranda günahlarinizi biliyorum ve hepsinin hesabini sorcam diyebilir tabii kide soracaktir fakat kendisi günahlari hesaplamasi ve bir defter tutmasi icin iki yardimci tuttugu anlami cikmaktadir.

Bir yanlışı düzeltmek gerekir Kuran'ı Kerimde zaten herşeyin Lehfi mahfuzda yazdığı belirtilmiştir. Allah bütün günah ve sevapları bilir ve Lehfi Mahfuzunda bunları yazmıştır. Yazıcı melekler ise tamamen insanlara bir kolaylaştırıcı olması içindir. Allah C.c. meleklerin şahitliğine ihtiyacı yoktur. Melekler kullar içindir.

Bu tahrif olayi ile ilgili bir kac sorum olacak fakat daha önce belirttigim gibi islamiyetin ilk dönemlerinde bu tür tahrif olaylari yoktu fakat icerigi ile ürtüsmesinden dolayi olsa olsa tahrife ugramistir veyahut degistirilmistir gibi gercekle ilgisi olmayan bir cok iddialar ortaya atmislar.

 

iddialar su sekildedir:

 

1- Tevrat ve zebur kitaplarini hahamlar degistirdiler. Ama hangi hahamlar,hangi Tarihte, hz muhammedden önce mi yoksa sonra mi ? Bu konuda bir kanit yoktur.

 

2- incil papazlar degistirdi iddiasi. Bununda kaniti yoktur. Cünkü hangi Tarihte yapildigi belli degildir.

 

3- Bir süre kitaplar vatikanda gizlenmistir. Buda asilsiz bir olaydir. Cünkü Hristiyanlik ilk yüzyildan itibaren dünyanin bir cok kesimine asya,avrupa ve diger dünya kitalarina yayilmistir ve özellikle Kutsal kitap metinleri yayilan bölgelere ulasmistir ki vatikanin dünyada her tarafta bulunan incil metinlerinin toplatilip gizlemeleri mümkün degildir.

 

4- iznik konsilinde incilin secimi veyahut secilmesi ve aralarinda 4 tanesinin secimi iddiasi: Buda bir müslüman arkadasin ezbere konustugunun diger göstergesidir. incil tektir ve bu 4 bölümde dahil yani kalan 23 bölümde ilk Yüzyila dayanir ki iznik konsilinin ve diger konsillerin toplanma amaci hep teolojik olaylarla ilgilidir.

 

5- Bir cok sahte incilin varligi degistirildigine kanit olarak sunulmasi. Sahtekarlik insanlik Tarihinde her zaman vardir ve bunu en iyi sekilde yapmaktadir. Bir cok kisiyide cok güzel ve harika bir sekilde inanmasina sebeb vermistir. Örnegin incil ve diger kitaplarin Kuranla ürtüstügünü görenler bu 15 yy cikan barnaba degil barnabas incili adi altindaki kitaba muhtesem bir sekilde sarilmaktadirlar ve hatta kitaba öyle bir gizem veriyorlar ki okuyan insanlar hic arastirma yapmadan hemen inanmakta ve bunu Kutsal kitaplarin degistirildigine kanit olarak sunmaktadirlar.

 

6- incil ve diger kitaplarda bulunan kavramlarin anlasilmamasi ve ters gelmesi: Örnegin Tanrinin beden almasi. Buda tahrife ugramis oldugu anlami cikmaz ki Tam tersi bu kavramlarin varligi hristiyanligin gercek anlamda ne oldugunu ve incilden sonra yazilan kitaplarla ürtüstügünün kanitidir ki Mesihe atfedilen özelliklerin örnegin Kutsal ruh, mesihin ismi gibi bulunmasinin Tam olarakta aciklanamamasi.

 

7- Bu kitaplarin yani iman edilen kitaplarla ayni olmadigini söylemleri.Fakat bunu söylerken yine de söyle bir fikir cikiyor. Eger icinde kuranla ürtüsen bilgiler varsa o zaman bu kitaptaki bu bölümler degistirilmemistir. Simdi Kuranin gelis amaci diger kitaplari tasdiklemek ve onaylamaktir.

''Zikri biz indirdik.Zikirden sonra da Zeburu indirdik=ENBİYA SURESİ:105.AYET

İmam İskender Ali Mihr :Ve içinde Allah'ın hükümleri bulunan Tevrat onların yanında iken, seni nasıl hakem yapıyorlar. Sonra da bundan (verdiğin hükümden) dönüyorlar. Ve işte onlar mü'min değillerdir

 

Fakat önemli bir konuda su. Kuranin gelmesinin sebebi diger kitaplarin degistirilmis oldugu bilgisi. Yani eger degistirilmemis olsaydi zaten gelmesine gerek yoktu. Simdi burda Bir yüzdelik veyahut ne kadar degistigi degil degistigi icin gelmistir bi bakima hükmü kalmamistir. O zaman diger kitaplarda Kuranla ürtüsen bir bilgi ve iabre bulmanin anlamida yoktur.

 

Diger bir konuda kanit istedigimizde pek bir cevap bulamamaktayiz.

 

1-Tarih boyunca elimizde suan bulunan Kitaplardan baska Kutsal kitaplari gören bir sahid var miydi ?

Yani Kutsal kitabi bir halife gibi iceriginin ürtüsmedigi tüm kaynaklari toplayip yakma olayi gibi bir durum söz konusu bile degil ki Bir isimden bahsetmek imkansizdir ve buna bir cevap yoktur.

 

2-kutsal kitabin ilk metinleri ile simdikileri arasinda somut farkliliklar var midir? kesinlikle yoktur cünkü ilk metinler ile suanda elimizde bulunan kutsal kitap metinleri ayni seyi söylüyor. Örnegin isa mesihin haca gerilmesi suanki metinlerde olmasi gibi kücük bir örnek.

 

3- Sahte kitaplari bir tarafa birakarak incili degistirildigini iddia edenlere göre degistirilmemis olan incilin dagitimi hangi tarihler arasinda yapilmistir. Degistirilmemis olanlardan bir örnek gösterebilirler mi? Böyle bir olanak yoktur.

 

4- Degistirilen ayetler hangi amacla degistirilmis. Peki Tanri bu degisim sirasinda ne yapiyor du? Yeni bir kitap gönderme hazirligi mi yapiyordu? Yahudiler degistirdi ve sonrada Hristiyanlar peki bunlar neden Tanri sözünü degistirmeyi neden istesinler? Peki gercek yahudi ve hristiyan muminler buna izin verirmiydi ki asla vermezler.

 

5- Yüzlerce metin arasinda hangi metinler etkilenmistir? Hangi metinler etkilenmemistir? Bunu söylemek icin önce elimizde bulunan binlerce en az 19 bin metne bakmamiz gerekiyor. Yani buna bir cevap yoktur.

 

6- Degistirilme olayi oldugunda Mezhepler söz konusumuydu ? Eger bir degistirilme olayi var ise ?

 

Tabii ki evet. O yüzden her mezhebe ait insanlarin sayisini düsünürsek her hangi bir mezhebin böyle bir sey yapmasida mümkün degil.

 

Bir mezhebin böyle bir yaklasimi diger mezheplerce yaklasimi sizce ne olurdu?

 

Protestanlık (Kuzey Avrupa, ABD), Baptistler, Pentekostalizm, ...

Anglikanizm (Birleşik Krallık)

Katolik Kilisesi (Güney Avrupa, İrlanda, Polonya, Güney Amerika)

Doğu Katolik Kiliseleri (Güneydoğu Avrupa)

Ortodoksluk, Nasturiler (Doğu Avrupa, Yunanistan, Rusya)

Keldaniler (Süryaniler)

 

http://tr.wikipedia.org/wiki/H%C4%B1ristiyan_mezhepleri

 

7- Hz muhammedden sonra degistirildiyse neden gercek bir mümin müslüman bi tanesini saklayamadi? Ben söylim. Cünkü böyle bir sey olmadi.

 

Kur’an “bir gruphakkında söz ederken, Hıristiyanlar değil, özellikle Yahudi “bir grup”tan bahsetmektedir. Yine de “bu grubun”, hepsi bir değildir (Al-i İmran 3:113-114). Kitab-ı Mukaddes’e göre, Tanrı’nın Kutsal Kitapları özellikle Yahudilere emanet edildi (Romalılar 3:1-4, Romalılar 9:1-5) ve kim onlara lanet ederse Tanrı da onlar lanet eder (Tekvin 12:1-3). Kutsal Kitaba göre İsrail, Tanrı ahitlerine sadık kalmazsa bile, Tanrı onları terbiye eder ama asla onlara bırakmaz ve terk etmez. Tanrı kendi yaptığı ahitlere karşı sadık kalır. Bkz. Mezmur 89:28-34 (s. 25) ve Tevbe 9:111 (s. 29). Kur’an’ın “değiştirdiler” ifadesi metinler ile ilgili değil, Yahudilerin dilleriyle ve sözlerle yapılmış olan yanlış yorumlarla ilgilidir.

Kuranda olan nesh meselesi vardir fakat Kutsal kitaplarda böyle bir sey yoktur. Nesh olayini bir ilahiyatci redetmektedir. Prof. Dr. Hüseyin Atay, Kur’ana Göre Araştırmalar 1, ss. 63-65.

İsrâ 17:85-87.....Sana ruhtan sorarlar. De ki: "Ruh, Rabb'imin emrindendir. Size ilimden pek az bir şey verilmiştir. Andolsun, biz dilesek, sana vahyettiğimiz (âyetler)i tamâmen gideririz; sonra onun (geri alınması) için bize karşı (sana yardım eden) bir vekil bulamazsın.”

 

Ra’d 13:39…..Allâh, dilediğini siler, (dilediğini) bırakır. (Bütün) kitâb(ların) anası, O’nun yanındadır.

“Cenâbı Hak, kâinatta bâzı şeyleri yok ederken bâzılarını bırakır, yeniden yaratır. Bâzı milletler silinirken bâzı milletler onların yerini alır. Bâzı tabiyat varlıklarını, canları ortadan kaldırırken, bâzılarını bırakır. Bugün ortadan kalkmış olan nice hayvan türleri vardır. Dîni hükümlerde de böyledir. Bâzı hükümleri zamanla siler, bâzılarını bırakır. Bu da O’nun hikmeti gereğidir.” (Süleyman Ateş’in, Ra’d 13:39 üzerindeki dipnot)

 

Kutsal kitap:

 

 

 

Mezmur 119:152…..Çoktan beri şehadetlerinden bildim ki, Sen onları ebediyen kurdun.

Mezmur 119:160…..Sözün topu hakikattir; ve her adaletli hükmün ebedîdir.

Luka 21:33.....Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır.

1 Petrus 1:23-25…..Çünkü ölümlü değil, ölümsüz bir tohumdan, yani Tanrı'nın diri ve kalıcı sözü aracılığıyla yeniden doğdunuz. Nitekim, "İnsan soyu ota benzer, bütün yüceliği kır çiçeği gibidir. Ot kurur, çiçek solar, ama Rab'bin sözü sonsuza dek kalır." İşte size müjdelenmiş olan söz budur.

Barnabas İncîli

Orta caga ait tamamen sahte bir üründür. Bu sahte Barnabas ise 366 sayfa ve 222 Bölüm’den olusan bir kitaptır. Barnabas İncili adı ile basılmıs olan bu kitap incelenirse, yazarının İsâ Mesih’in havarisi değil, İsrail’i hiç görmemiş birisi olduğu ortaya çıkar. Barnabas İncîl’ini yazan kişi, kendini “Mesih denilen Nasıralı İsâ’nın havarisi Barnabas” olarak tanıtıyor . Ancak İsâ Mesih’in 12 havarisi arasında “Barnabas” adında biri yoktur. (Bkz: Matta 10:2-4; Markos 3:16-19; Luka 6:14-16; Elçilerin İşleri 1:12-13 & 26)

Bu kitap aslında 15. yüzyılda İtalya’da yazılmıştır ve yazarının İslâmiyet’e geçmiş birisi olduğu bilinmektedir. Büyük bir olasılıkla keşiş Fra Marino olarak yetiştirilmişti. Barnabas İncîli, Hıristiyanlığı kötülemek ve Müslümanlığı yüceltmek için M.S. 15. yüzyılda yazılan sahte bir eserdir. 17. yüzyıla kadar, Hıristiyan olsun Müslüman olsun, hiçbir yazar bu eserden aktarma yapmamış, adından bile söz etmemiştir! Bu eserin sahteliği inkâr edilmeyecek şekilde ispatlanmıştır.

Coxe, The Ante-Nicene Fathers, 1 Cilt, “The Epistle of Barnabs”, ss. 137-149.

Benson, İncîl-i Barnaba: Bilimsel Bir Araştırma, ss. 227-278.

Daniel Wickwire

İLk önce şunu belirtmek isterim bir müslüman olarak incilin değiştiğini kanıtlamak isbat etmek gibi bir niyetim yok öyle olsaydı bugüne kadar buraya birçok kopyala - yapıştır şeklinde yazı yazardım... Daha öncede dediğim gibi benim için kısas Kuran'ı Kerim'dir. Yani incile değil Kuran'ı Kerim'in hükümlerine bakarım eğer incilde tasdik eden hükümler varsa bunların değiştirilmemiş olabiliceğine eğer karşıt hükümler varsa değiştirilmiş olabileceğine inanırım. Şöyle tarafsız bir şekilde incile bakıldığı zaman matta, markos, luka hz. İsayı hiç görmemişler ve farklı zamanlarda dört kitap yazılmış ve bunlar harici inciller hükümsüz sayılmıştır. Ayrıca incildeki bilgiler ve konu anltımları birbirinden farklıdır ve olayları farklı şekilde anlatıp zaman zaman kendi içerisinde çelişebilir. BUnun dışında teslis vb inançların hristiyanlar tarafından dahi reddedilmesi incil hakkında güvensizlikler olması hatta hatta bir italyanın avrupa insan hakları mahkemesine dava açmış olması cevap verilmesi gereken anektotlardır...

Bunun dışında soruların çoğunu farklı bir başlık altında sorulabilir.Tuhfetul erib ... gibi bazı kitaplardan incilin değiştirilmesine ait tarihsel anlatımları buruya alıntılıyabilirim.

 

Esenlikler ...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Günah çıkarma işlemi; Katolik kiliseleri ile Protestan ve Ortodoks kiliseleri arasında farklılık gösterir. Burada farklılık kelimelerdedir.

 

Bir protestan ya da Ortodoks papaz; o filmlerden iyi bildiğiniz kabinin içindeyken kendisine günahını anlatan kişiye "Tanrı'nın seni affetmesi için dua ediyorum." minvalinde bir cümle söyler.

 

Katolik kilise papazı ise, daha iddialı bir cümle söyler.

 

Dine ve dinlere dair her şeyde olduğu gibi bu konuda suistimale açıktır. Günah çıkarma olarak bilinen ritüelin özü; insanın günahını bilmesi, bu günahını din görevlisine açıklaması ve onun aracılığıyla Tanrı'dan af dilemesidir. Bu günahın çıkıp çıkmadığını elbette ki Tanrı bilir.

 

Esasında usül ve şekli bir kenara bırakırsak; klasik anlamda tövbe etmekten bir farkı yoktur.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Ne sizin müslümanları hristiyan yapmak nede benim hristiyanları müslüman yapmak gibi bir niyetim yoktur ? Sadece görüş alış verişi ...

- Bunu bildiginize sevindim.

 

 

 

Aynı şekilde islamın araştırlıması Kuran'ı kerimin okunması gereklidir...

 

 

Şimdi Kuran'ı kerimi anlamak farklı birşey çevirmek tefsir etmek ayrı şeylerdir.Sadece kelime anlamına bakarak Kuran çevrilemez. Zira Kuran'ı Kerim olaylar ışığında ayrı ayrı inmişlerdir. O yüzden kelime anlamı ne olursa olsun ayetlerin indiği dönemlere nezaman nerde indirildiğine olaylara ve kimlerle alakalı olduklarına bakılmalı sonra anlam çıkarılmalıdır. Sadece kelime anlamı bu diyerek anlam çıkarılamaz. Kuran'ı Kerim'i meal etmek Arapça, Meal, tefsir, kelam vb. ilimlerin öğrenilmesiyle mümkündür...

 

 

Bazı dönemlerdeki uygulamalar incilin bazı hükümlerine dayandırılmıştır.

- Ne demek istediginizi anliyorum fakat onlarin dayandigi sandigi bir sey yok aslinda. Sadece yoruma dayali bir yaklasim olmustur. Fakat yorum olarak bile öyle bir sey yapmalari mümkün degil.

 

 

İslama ve mantığa ters düşen inanışlardan biri ? Bir bebek günah işleyemez ?

 

- Bir bebek tabii ki günah islemez ve günahsizdir. Tanrinin insana bakisi böyledir. Bu uzaklasma zaten ölümü getirdi. Sana daha önce sordum. Trafik olaylarinda trafik canavari kücük veyahut büyük dinliyor mu? Peki ölüm?

 

Kabul edilmeyen inanışlardan biri ? Mantıken açıklaması varmı ?

- mecaz anlam mi? Baba yakin oldugunun göstergesidir bizim icin. Zaten hristiyanlik baska inanislarin ritüeline bakmaz ona göre hareket etmez. islamiyette baska inanislarin dini ritüerlerine ve inanislarina bakmaz mesela budizim vs bir ateist icin de bu gecerli.Mesela onun icin Tanri mantiksizdir ve kabul edilemezdir.

 

Küçük bir örnek vermek adına bunu verdiğinizi biliyorum ama aynı şeyler değildir. Yani bir melek insanın sadece günahlarını ve sevaplarını kaydeder yani yaşamı için hiçbir değişiklik yapmaz. Hatta insan çoğu zaman günahlarının görülüp kaydedildiğini unutur. Günah çıkarmada ise din görevlisine gitmek gerekir. Din görevlisine gitmeden cennete gidilemez ancak din görevlisi günah çıkarırsa gidilebilir.

- insanlar unutkandir fakat Tanri kendisi onlari teker teker ortaya cikartabilir kabileyette ve güctedir yani bir melege ne diye ihtiyac duysun. Cennet hic bir zaman garanti degildir. Buda bi bakima tövbedir.

 

 

 

Bir yanlışı düzeltmek gerekir Kuran'ı Kerimde zaten herşeyin Lehfi mahfuzda yazdığı belirtilmiştir. Allah bütün günah ve sevapları bilir ve Lehfi Mahfuzunda bunları yazmıştır. Yazıcı melekler ise tamamen insanlara bir kolaylaştırıcı olması içindir. Allah C.c. meleklerin şahitliğine ihtiyacı yoktur. Melekler kullar içindir.

 

- Ya bir insan diyemez mi bu melek yanlis yazdi ben o günahi yapmadim. Yine burda Tanri kendisi kant göstercek yani ne geregi var.

 

 

İLk önce şunu belirtmek isterim bir müslüman olarak incilin değiştiğini kanıtlamak isbat etmek gibi bir niyetim yok öyle olsaydı bugüne kadar buraya birçok kopyala - yapıştır şeklinde yazı yazardım...

- Kopyala yapistiri herkes yapabilir. Varsa soru sorabilirsin ama isbat etmeye calistin halada etmeye calisiyorsun mesela bu cevapta bile var.

Daha öncede dediğim gibi benim için kısas Kuran'ı Kerim'dir. Yani incile değil Kuran'ı Kerim'in hükümlerine bakarım eğer incilde tasdik eden hükümler varsa bunların değiştirilmemiş olabiliceğine eğer karşıt hükümler varsa değiştirilmiş olabileceğine inanırım.

Şöyle tarafsız bir şekilde incile bakıldığı zaman matta, markos, luka hz. İsayı hiç görmemişler ve farklı zamanlarda dört kitap yazılmış ve bunlar harici inciller hükümsüz sayılmıştır.

- Daha önce dediniz ki incili okumadim ve okumamda yani gerek duymuyorum. dediniz. Bakmissan bi daha bakmani rica ediyorum.

Ayrıca incildeki bilgiler ve konu anltımları birbirinden farklıdır ve olayları farklı şekilde anlatıp zaman zaman kendi içerisinde çelişebilir.

- Bir celisme söz konusu degil fakat 4 farkli kisi isayi anlatiyor. Bi tanesi kütükten, digeri cocuklugundan baska biride mucizelerine agirlik varmis. Amac isayi aciklamak hayatini insanlara aktarmaktir.

BUnun dışında teslis vb inançların hristiyanlar tarafından dahi reddedilmesi incil hakkında güvensizlikler olması hatta hatta bir italyanın avrupa insan hakları mahkemesine dava açmış olması cevap verilmesi gereken anektotlardır...

- insanlarin kabul etmesi veyahut etmemesi dogru olmadigi anlami tasimaz. Diger bir konu iznik konsilinde cikan karari bir arastir.

Bunun dışında soruların çoğunu farklı bir başlık altında sorulabilir.Tuhfetul erib ... gibi bazı kitaplardan incilin değiştirilmesine ait tarihsel anlatımları buruya alıntılıyabilirim.

- Evet varsa bir soru farkli bir baslik altinda sorabilirsin. bende alintilayabilirim.

 

Esenlikler ...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

  • Benzer Konular

    • Günah Çıkarma Nedir?

      Roma Katolik Kilisesi'nin eski ve köklü uygulamalarından biri olan Günah Çıkarma (Confession) malesef Türkiye'de, Hıristiyanlıkla ilgili yanlış bilinen şeylerden sadece biri...'Günah çıkarma'nın ne olduğunu ve nasıl olduğunu anlatacağımız bu bölümde, umarız Günah Çıkarma ile ilgili tüm merak edilenleri ortaya koymuş oluruz.   GÜNAH ÇIKARMA NEDİR?   Yalnızca Türkçe'de günahın çıkarılması anlamına gelebilecek şekilde kullanılan bu iki kelimelik Katolik uygulaması aslında diğer dillerde itiraf

      , Yer: Hristiyanlık

×
×
  • Yeni Oluştur...