Jump to content

Kur'an'ın Tevrat, Zebur ve İncil'i koruma görevi


Guest INRI
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

neden 4 tane 5 tane incil var ,bizde kuran tektir...fedolite donemindeki rahiplerin nasil olduklarini herhalde siz herkesten daha iyi biliyorsunuz emelleri icin incili degistirmisler ...

 

4 veyahut 5 tane incil yok diyorum siz hala 4 tane 5 tane incil var diyorsunuz. Kuran ile ilgili ufak bilgiler verdim ve suandaki en yeni meailinden bir örnek verdim. Benim söyledigim bilgiler isiginda böyle bir sonuc cikiyor. Kuran direkt kitap halinde inmemistir sizde iyi biliyorsunuz. hz saygi anlaminda arapca bir sözcüktür. Bir peygambere ogul ünvani verilmemistir. bizim icin Tanri insan olup aramizda yasadi diyoruz ve uluslarin sacma saydigi bir bildiri ile kurtarmistir. rahiplere bakip hristiyanlik böyledir diyemezsiniz. islamda da imamlarin bazilari inactan farkli seyler yapmistir. . Onlarda insandir ve günah isleyebilirler.Ve 21. yüzyildayiz hala insanlar hatalar yapmislardir. ayrica incil ilk yüzyila dayanir rahiplerde daha ileri bir zamanda bu sinif yapilmistir. Ben incile inaniyorum. onun sözleri Tanri esinidir diyorum. yani ona göre konusurum veyahut yazarim baska inancin ne dedigi beni ilgilendirmez. . Gayet tabii ki incilin degistigine dair hic bir kanit yoktur. cesitli zamanlarda sahte kuranlar gibi incillerde yazilmistir (barnabas incili gibi). Bazilari iznik konsilinden(iznik konsilde rahipler incili degistirdi inanci) bahseder ki elimizde bulunan belgelerde böyle bir seyde yoktur. Gayet tabii ki iftiradir. .

esenlikler

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Forum kuralları 14. Herhangi bir din veya inanış aşağılanamaz, karşılaştırılamaz ve biri diğerinden üstün tutulamaz. İnsanların inanışları veya dinleri hakkında yorum yapılamaz. Sitemiz herhangi bir inancı savunmamaktadır. Bu unutulmamalıdır.

 

17. Diğer üyelerle problemlerinizi herkese açık başlıklarda tartışmak, konu dışına çıkarak olayı ikili tartışmalara çevirmek kesinlikle yasaktır. Bu tip mesajlar silinir. Problemlerinizi özel mesaj yoluyla halletmeniz veya yöneticilere iletmeniz gereklidir

 

konuya yapılan genel bir uyarıdır tekrarı işlem gerektirir, konu tekrar yoruma açılmıştır,iyi forumlar

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bilimsel olarak incelemekle ne kast ettiğinizi anlamış değilim ama şunu biliyorum en azından Tarih de bir bilimdir İncil'in değiştiğini ispatlayan belgelerle doludur . Kur'an da zaten bunu açıkça bildirir . Bu yüzden Müslüman olmasanız da bunu bilmeniz zor değildir . Ben size argüman gösterebilirim bilimsel bir çalışmadan , siz de bana İznik'te neden toplanıldığını açıklayabilir misiniz . Yok değilse İznik'te böyle bir konsülün olmadığını ispatlayın . Tarih'e de ışık tutunuz .Tabii bilime inanıyorsanız .

 

Siz hangi İncil'e inanıyorsunuz ?Merak ettim .

 

Başından beri inancınıza saygılı olduğumu da belirtmek isterim . Ama bu şekilde cevap hakkı doğuyor .

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bilimsel olarak incelemekle ne kast ettiğinizi anlamış değilim ama şunu biliyorum en azından Tarih de bir bilimdir İncil'in değiştiğini ispatlayan belgelerle doludur . Kur'an da zaten bunu açıkça bildirir . Bu yüzden Müslüman olmasanız da bunu bilmeniz zor değildir . Ben size argüman gösterebilirim bilimsel bir çalışmadan , siz de bana İznik'te neden toplanıldığını açıklayabilir misiniz . Yok değilse İznik'te böyle bir konsülün olmadığını ispatlayın . Tarih'e de ışık tutunuz .Tabii bilime inanıyorsanız .

 

Başından beri inancınıza saygılı olduğumu da belirtmek isterim . Ama bu şekilde cevap hakkı doğuyor .

 

Siz hangi İncil'e inanıyorsunuz ?Merak ettim .

 

merhaba isiksu,

kuran-i kerimin bilinen orjinal nüshalari vardir. Bu kitaplar hz muhammedden sonrasina dayandirilir. Örnegin nüshalarla ilgili karbon testine tabii tutulmamistir. celiski adi altinda iddialar mevcut fakat hepsi bir arada olmamak kaydi ile yani bahsi gecen celiskiler cürütülmüstür. kurana inanmadigim icin benim icin pek bir anlam ifadee etmiyor. iznik toplantisi teolojik bir konuda toplanmistir. Bu isanin kim oldugu ile ilgilidir. arius diye sapkin biri ortaya gercegi yansitmayan bir iddiada bulunmustur fakat görüsüne dayandirdigi seyi yine incile göre söylemekteydi ve cikan kararda suanda tüm kiliselerde olan ve ibadet sirasinda okunan iman bildirgesidir. tabii ki cevap verebilirsiniz ama benim sorduklarima direkt kafa karistirmak ve iftira olarak nitelenirsede dogru olmaz. bende saygiliyim ve bunu sürekli belirtiyorum. Kimsenin hristiyan olmasi beni ilgilendirmiyor kimseyede hristiyan ol hak din budur siz yalnis yoldasiniz diyemem dememde. Ben tek olan 27 bölümlük ilk yüzyila dayana bir incile inaniyorum.

 

esenlikle degerli kardesim

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Belki de İznik'te olanların sapkınlık olması konusu Müslümanlarla en büyük ortak noktanız :) Ama günümüze ulaşan mektuplarda konun ne olduğu açıkça belirtilmiştir .

 

Alakasi bile yoktur. cünkü eskiden inanilan bir sey ve tekrar bu konsilde resmilesiyor. bu konu ile ilgili sadece 4 belge mevcut ve bunun disinda bir belgede yoktur. Zaten incilin degistigi konusu islami görüslerce söyle aciklaniyor: iznik konsilinde Rakamda ortak bir sey yok bazilari 5 bin bazilari 10 bin ve bazilari farkli farkli rakamlar vermis bunlarin icinden 4 tane secildigini söyler ki bu 4 belgede böyle bir sey yoktur ve zaten incil günümüzdeki incildir. o zamanda 27 bölümdü ve simdide o konsilden öncede 27 bölümdü.

esenlikler

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Ey Muhammed (sav) asıl kitabı, o kâmil kitap olan Kur'ân'ı da hakkıyla hakka yakın olarak yani hakkın mânâsı, hakkın vasıtası, hak inzal ile sana indirdik, kitap cinsinden, Allah katından indirilmiş kitaplar cümlesinden önünde bulunanı tasdik edici, ve onun üzerine müheymin, yani diğer kitaplar üzerine emin bir nezaretçi ve şahit, kontrolcü ve hâkim olmak üzere hakkıyle indirdik. Ki bu kitap hem müheymin (koruyucu) olan Allah Teâlâ'nın bizzat muhafazası altında olarak bozulma ve tahriften ma s un (dokunulmaz olarak) kalacak. Hem diğer kitapların amel edilmesi gerekli olarak içermiş oldukları doğru hükümleri kaybolma ve bozulmadan koruyacak, şâhitliğiyle hakikatleri düzeltecek ve bozukları iptal edecek ve bunun tasdikinden geçmeyen yahut buna ay k ırı olan diğer kitaplar ve geçmiş şeraitlerin

hükümleriyle amel etmek caiz olmayacaktır. Bu kitap onlar üzerinde tasdik ve teyidine başvuruda bulunulacak emin bir merci, bir koruyucu ve murâkıb, bir hak şahid olacaktır .Ve artık Tevrat veya İncil ile hükmün mutlak olması da bununla mukayyed bulunacaktır

Allah’ın kelimelerinin değişmemesi :

Allah'ın kelimelerinde tebdil yoktur. Yani Allah'ın bu vaadlerinde, bu müjdeli sözlerinde hiçbir değişme olmayacaktır. Allah'ın sözünü değiştirecek, O'nun verilmiş hükmünü kararını uygulamadan kaldıracak hiç bir kuvvet yoktur, olması ihtimali de mevcut değildir. Mesela: Allah'ın korkma, mahzun olma dediğini korkutacak, mahzun edecek hiç bir güç ve geçerli engel yoktur. Allah da asla verdiği sözden dönmez, verdiği sözü yerine getirir. Bundan dolayı "Allah, hiçbir kavmi, o kavim kendi kendini değiştirip bozmadıkça değişikliğe uğratmaz." (Ra'd, 13/11) âyeti uyarınca, evliyaullah dahi kendilerindeki o velayet hasletini, o iman ve ittikayı değiştirip bozmadıkça Allah Teâlâ'nın, bu dünya ve ahiret için verdiği sözü, verdiği müjdeyi değiştirmesi ihtimali yoktur. Bunlar ebedi müjdelerdir. "İşte bu da büyük kurtuluşun kendisidir."

Madem ki, evliyaullah böyle müjdelerle müjdelenmiştir ve onlara hiçbir şekilde korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır, öyleyse peygamberlik rütbesi daha yüksek olduğu için ey hak peygamber! Bilesin ki, sana hiç korku ve hüzün yoktur

İsra Süresi

Bu, senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlerimiz hakkındaki sünnetimizdir. Bizim sünnetimizde herhangi bir değişme göremezsin.

İsrâ Suresi 77. Ayeti Diyanet Meali

 

Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimiz hakkındaki kanun böyledir. Bizim kanunumuzda hiçbir değişme bulamazsın.

Misal :Müslümanlıkta nasıl namaz farz ise o zaman da namaz farz idi.Yani İslamlığın her zaman var oldugunu ifade ediyor…

Allah dinden Nuh'a tavsiye buyurduğu şeyi sizin için de bir kanun yaptı ve (Ey Muhammed!) sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye buyurduğumuzu da şeriat kıldı. Şöyle ki: Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin. Fakat senin kendilerini davet ettiğin şey, müşriklere ağır geldi. Allah dilediğini kendine seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir. ŞURA SURESİ:13.AYET-KURAN'']

 

--- Sonraki mesaj ---

 

En'âm Suresi 115. Ayeti Elmalılı Hamdi Yazır Meali

 

115 - Rabbinin sözü hem doğrulukça, hem de adaletçe tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirebilecek hiç kimse yoktur. O, işitendir, bilendir.

 

Hepsi aynı şeyler.Açmış oldugun konu mühim bir konu değil.Allah tabiî ki kendi sözlerini koruyacak.Bir devirde söylediğini başka bir devirde yasak mı kılacak.AKILLARA ZARAR.İnsanlar kendi kurallarını nefislerine zulmederek değiştirmişlerdir.Yani burada asıl söylenmek istenen şey budur.

Peygamber efendimiz , Kur’an-ı Kerim dogrulayıcıdır.Allah’ın değişmez yükümlerinin söyleyicileridir,göstergeleridir.Kur’an da ne emrediyorsa hakiki mukaddes kitaplarda da onlardan söz ediyordu.Hakkı ve batılı birbirinden ayırıp putperestliği engellemişler idi.Yani buradan başka sonuçlar çıkarırsak eger diger mukaddes kitapların tahrif edilmişliğini geçip onları da Kur’an-ı Kerim ile birlikte zikretmemiz gerekirdi.Ancak buna hangi akıl müsaade eder.Allahın kelamı değişir mi?

SİZİN GİBİLERİ GÖRDÜKÇE AKLIMA SU AYET GELİYOR

Kur’an-ı Kerim de Al-i İmran süresinin yedinci ayetinde sizin fitnelerinizden bahsetmiştir Allahu Teala

Ey Muhammed! O eşi ve benzeri olmayan, azîz ve hakîm olan Allah ki, sana bu kitabı indirdi. Şu halde bunun hikmet yoluyla anlaşılması lazım geleceğini unutmamalısın! Bunun âyetlerinin bir kısmı muhkemattır. Mânâsı ve murada delaletleri kesin, kelime ve cümleleri başka anlamlara çekilmeye engel, sağlam ve şaşmaz ifadelidir, muhkemdir, "bunlar ümmü'l-kitaptırlar", kitabın anası, anlamda temel ve köktürler. Hak ile batılı ayıran, hakikatleri tasdik edip ortaya koyan asıl bunlardır. İlimde ve amelde p eşine düşülmesi ve uyulması gereken temel ilkeler ve belgeler, hidayet için deliller bunlardır. Diğerleri bunlara irca ve havale edilir. Tevrat'ın İncil'e, İncil'in Kur'ân'a irca olunarak anlaşılması ve tasdik edilmesi lazım geleceği gibi, bütün Kur'ân ây e tlerinde de bu muhkemat esastır. Üstelik bunların her biri ayrı ayrı olarak "kitabın anaları" değil, tevhid inancının sistemini oluşturduklarından ancak hepsi birden kitabın anasıdırlar. Herbir muhkem âyet, diğer muhkem âyetlerde karşılaştırılmak şartıyla mânâları ve hükümleri yakından tayin olunur. Her biri tek başına muhkem olmakla beraber birbirine göre mutlak veya mukayyed, umum ve husus, takrîr ve tefsir, istisna veya tahsîs veyahut nesih gibi belli ölçülerle ve orantılarla aralarında muhkemlik ilişki l eri bulunmaktadır. Bunun içindir ki, genel olarak muhkem âyetlerin muhkemliklerinin kuvvetinde, mânâya ne yönde delalet ettiklerinde ve maksadın neresini kuvvetlendirip vurguladıklarında farklı dereceler vardır ki; bunlar zahir, nass, müfesser, özel anlamıyla muhkem olmak üzere dört mertebe üzeredirler. Muhkematın bu bütünlük içinde mukayeseleri de Kur'ân ilminin muhkem usullerindendir. Bunu hesaba katmayan, yani muhkematın tamamını bir bütün olarak düşünmeyen veya düşünemeyen, bir başka deyişle tam istik r a yapmadan anlamaya, delil getirmeye ve kıyas yapmaya kalkışanlar muhkem ilme eremezler, sağlam ve sıhhatli bilgiyi elde edemezler, mutlaka hata ederler. İşte âyetlerin bir kısmı böyle kitabın anası olan muhkemat, bunların karşılığında da diğer bir kısmı da müteşabihattır. Yani her biri murad olunabilecek gibi görünmekte birbirine benzer, çeşitli mânâlara ihtimali olan âyetlerdir ki, hepsi mi, birisi mi murad olduğu açıkça seçilemez. Aslında söyleyene ve gerçeğe göre, hiçbir şüphe ve tereddüt olmadığı ha l de dinleyene göre bizzat anlaşılması kapalı (hafi) veya müşkil veya mücmel veya mümteni' (imkansız) bulunur. Bu âyetlerin bu kapalılıkları veya birçok anlama gelme olasılıkları muhkemat ile mukayeseleri sayesinde giderilebilir. Zahir karşılığında hafî, na s s karşılığında müşkil, müfesser karşılığında mücmel, muhkem-i has karşılığında da özel anlamıyla müteşabih vardır. ELMALILI

Bu ayetlerden bir kısmı muhkemdir ki bir kısmı da müteşebih ayetlerdirKalplerinde kaypaklık olanlar sırf fitne çıkarmak için bir de kendi keyiflerine göre yorum yapabilmek için bu müteşabih olanların peşine düşerler.Halbuki bunun gerçek manasını Allahtan başka kimse bilmez.İnananlar ise hepsi rabbimiz katındadır derler.Üstün akıllardan başkası da düşünmez Elmalılı

Tabiki burada bu ayetler müteşabih ayetler demek benim haddime değildir.Ancak çeşitli anlamlara gelecek şekilde oluşturulmuş bir mukaddes kitap söz konusu olunca dikkat etmek lazım.Hristiyan dahi olsan bizim dinimiz hakkında yorum yaparken en azından Kur’an-ı Kerim i okumuş olmanı bunun üzerine de tefsirler ile bilgini arttirmiş bulunmanı ümit ederim nitekim bu yazımın tamamını dahi okudugundan şüpheliyim.İnsan sabırlı yaratılmamıştır.Benim sana tavsiyem tefsir okuman.Yoksa senin o küçücük aklının Kur’an-ı Kerim gibi yüksek bir mevkide bulunan mukaddes bir kitabin içerisinde tutarsızlık buldugunu mu iddia ediyor.19. yüzyıl filozoflarına bak bak da ibret al kemal o dur ki düşmanın dahi seni övsün.

 

Ey Müslüman kardeşlerim böyle konularda özellikle söylüyorum ayet verildiyse yorumu dahi okumadan tefsirlere bakın eger hadis-i şerif verildiyse sahih olup olmadığına eğer sahihse dini kitaplardaki açıklamalarına bakınız.Böyle konularla tereddütümüzü arttırmaya çalışanlara cevaben hadis kitaplarından, ayetlerden ve tefsirlerinden alıntı yapalım kendi yorumumuzu sonra ekleyelim.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Ey Muhammed (sav) asıl kitabı, o kâmil kitap olan Kur'ân'ı da hakkıyla hakka yakın olarak yani hakkın mânâsı, hakkın vasıtası, hak inzal ile sana indirdik, kitap cinsinden, Allah katından indirilmiş kitaplar cümlesinden önünde bulunanı tasdik edici, ve onun üzerine müheymin, yani diğer kitaplar üzerine emin bir nezaretçi ve şahit, kontrolcü ve hâkim olmak üzere hakkıyle indirdik. Ki bu kitap hem müheymin (koruyucu) olan Allah Teâlâ'nın bizzat muhafazası altında olarak bozulma ve tahriften ma s un (dokunulmaz olarak) kalacak. Hem diğer kitapların amel edilmesi gerekli olarak içermiş oldukları doğru hükümleri kaybolma ve bozulmadan koruyacak, şâhitliğiyle hakikatleri düzeltecek ve bozukları iptal edecek ve bunun tasdikinden geçmeyen yahut buna ay k ırı olan diğer kitaplar ve geçmiş şeraitlerin

hükümleriyle amel etmek caiz olmayacaktır. Bu kitap onlar üzerinde tasdik ve teyidine başvuruda bulunulacak emin bir merci, bir koruyucu ve murâkıb, bir hak şahid olacaktır .Ve artık Tevrat veya İncil ile hükmün mutlak olması da bununla mukayyed bulunacaktır

Allah’ın kelimelerinin değişmemesi :

Allah'ın kelimelerinde tebdil yoktur. Yani Allah'ın bu vaadlerinde, bu müjdeli sözlerinde hiçbir değişme olmayacaktır. Allah'ın sözünü değiştirecek, O'nun verilmiş hükmünü kararını uygulamadan kaldıracak hiç bir kuvvet yoktur, olması ihtimali de mevcut değildir. Mesela: Allah'ın korkma, mahzun olma dediğini korkutacak, mahzun edecek hiç bir güç ve geçerli engel yoktur. Allah da asla verdiği sözden dönmez, verdiği sözü yerine getirir. Bundan dolayı "Allah, hiçbir kavmi, o kavim kendi kendini değiştirip bozmadıkça değişikliğe uğratmaz." (Ra'd, 13/11) âyeti uyarınca, evliyaullah dahi kendilerindeki o velayet hasletini, o iman ve ittikayı değiştirip bozmadıkça Allah Teâlâ'nın, bu dünya ve ahiret için verdiği sözü, verdiği müjdeyi değiştirmesi ihtimali yoktur. Bunlar ebedi müjdelerdir. "İşte bu da büyük kurtuluşun kendisidir."

Madem ki, evliyaullah böyle müjdelerle müjdelenmiştir ve onlara hiçbir şekilde korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır, öyleyse peygamberlik rütbesi daha yüksek olduğu için ey hak peygamber! Bilesin ki, sana hiç korku ve hüzün yoktur

İsra Süresi

Bu, senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlerimiz hakkındaki sünnetimizdir. Bizim sünnetimizde herhangi bir değişme göremezsin.

İsrâ Suresi 77. Ayeti Diyanet Meali

 

Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimiz hakkındaki kanun böyledir. Bizim kanunumuzda hiçbir değişme bulamazsın.

Misal :Müslümanlıkta nasıl namaz farz ise o zaman da namaz farz idi.Yani İslamlığın her zaman var oldugunu ifade ediyor…

Allah dinden Nuh'a tavsiye buyurduğu şeyi sizin için de bir kanun yaptı ve (Ey Muhammed!) sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye buyurduğumuzu da şeriat kıldı. Şöyle ki: Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin. Fakat senin kendilerini davet ettiğin şey, müşriklere ağır geldi. Allah dilediğini kendine seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir. ŞURA SURESİ:13.AYET-KURAN'']

 

--- Sonraki mesaj ---

 

En'âm Suresi 115. Ayeti Elmalılı Hamdi Yazır Meali

 

115 - Rabbinin sözü hem doğrulukça, hem de adaletçe tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirebilecek hiç kimse yoktur. O, işitendir, bilendir.

 

Hepsi aynı şeyler.Açmış oldugun konu mühim bir konu değil.Allah tabiî ki kendi sözlerini koruyacak.Bir devirde söylediğini başka bir devirde yasak mı kılacak.AKILLARA ZARAR.İnsanlar kendi kurallarını nefislerine zulmederek değiştirmişlerdir.Yani burada asıl söylenmek istenen şey budur.

Peygamber efendimiz , Kur’an-ı Kerim dogrulayıcıdır.Allah’ın değişmez yükümlerinin söyleyicileridir,göstergeleridir.Kur’an da ne emrediyorsa hakiki mukaddes kitaplarda da onlardan söz ediyordu.Hakkı ve batılı birbirinden ayırıp putperestliği engellemişler idi.Yani buradan başka sonuçlar çıkarırsak eger diger mukaddes kitapların tahrif edilmişliğini geçip onları da Kur’an-ı Kerim ile birlikte zikretmemiz gerekirdi.Ancak buna hangi akıl müsaade eder.Allahın kelamı değişir mi?

SİZİN GİBİLERİ GÖRDÜKÇE AKLIMA SU AYET GELİYOR

Kur’an-ı Kerim de Al-i İmran süresinin yedinci ayetinde sizin fitnelerinizden bahsetmiştirAllahu Teala

Ey Muhammed! O eşi ve benzeri olmayan, azîz ve hakîm olan Allah ki, sana bu kitabı indirdi. Şu halde bunun hikmet yoluyla anlaşılması lazım geleceğini unutmamalısın! Bunun âyetlerinin bir kısmı muhkemattır. Mânâsı ve murada delaletleri kesin, kelime ve cümleleri başka anlamlara çekilmeye engel, sağlam ve şaşmaz ifadelidir, muhkemdir, "bunlar ümmü'l-kitaptırlar", kitabın anası, anlamda temel ve köktürler. Hak ile batılı ayıran, hakikatleri tasdik edip ortaya koyan asıl bunlardır. İlimde ve amelde p eşine düşülmesi ve uyulması gereken temel ilkeler ve belgeler, hidayet için deliller bunlardır. Diğerleri bunlara irca ve havale edilir. Tevrat'ın İncil'e, İncil'in Kur'ân'a irca olunarak anlaşılması ve tasdik edilmesi lazım geleceği gibi, bütün Kur'ân ây e tlerinde de bu muhkemat esastır. Üstelik bunların her biri ayrı ayrı olarak "kitabın anaları" değil, tevhid inancının sistemini oluşturduklarından ancak hepsi birden kitabın anasıdırlar. Herbir muhkem âyet, diğer muhkem âyetlerde karşılaştırılmak şartıyla mânâları ve hükümleri yakından tayin olunur. Her biri tek başına muhkem olmakla beraber birbirine göre mutlak veya mukayyed, umum ve husus, takrîr ve tefsir, istisna veya tahsîs veyahut nesih gibi belli ölçülerle ve orantılarla aralarında muhkemlik ilişki l eri bulunmaktadır. Bunun içindir ki, genel olarak muhkem âyetlerin muhkemliklerinin kuvvetinde, mânâya ne yönde delalet ettiklerinde ve maksadın neresini kuvvetlendirip vurguladıklarında farklı dereceler vardır ki; bunlar zahir, nass, müfesser, özel anlamıyla muhkem olmak üzere dört mertebe üzeredirler. Muhkematın bu bütünlük içinde mukayeseleri de Kur'ân ilminin muhkem usullerindendir. Bunu hesaba katmayan, yani muhkematın tamamını bir bütün olarak düşünmeyen veya düşünemeyen, bir başka deyişle tam istik r a yapmadan anlamaya, delil getirmeye ve kıyas yapmaya kalkışanlar muhkem ilme eremezler, sağlam ve sıhhatli bilgiyi elde edemezler, mutlaka hata ederler. İşte âyetlerin bir kısmı böyle kitabın anası olan muhkemat, bunların karşılığında da diğer bir kısmı da müteşabihattır. Yani her biri murad olunabilecek gibi görünmekte birbirine benzer, çeşitli mânâlara ihtimali olan âyetlerdir ki, hepsi mi, birisi mi murad olduğu açıkça seçilemez. Aslında söyleyene ve gerçeğe göre, hiçbir şüphe ve tereddüt olmadığı ha l de dinleyene göre bizzat anlaşılması kapalı (hafi) veya müşkil veya mücmel veya mümteni' (imkansız) bulunur. Bu âyetlerin bu kapalılıkları veya birçok anlama gelme olasılıkları muhkemat ile mukayeseleri sayesinde giderilebilir. Zahir karşılığında hafî, na s s karşılığında müşkil, müfesser karşılığında mücmel, muhkem-i has karşılığında da özel anlamıyla müteşabih vardır. ELMALILI

Bu ayetlerden bir kısmı muhkemdir ki bir kısmı da müteşebih ayetlerdirKalplerinde kaypaklık olanlar sırf fitne çıkarmak için bir de kendi keyiflerine göre yorum yapabilmek için bu müteşabih olanların peşine düşerler.Halbuki bunun gerçek manasını Allahtan başka kimse bilmez.İnananlar ise hepsi rabbimiz katındadır derler.Üstün akıllardan başkası da düşünmez Elmalılı

Tabiki burada bu ayetler müteşabih ayetler demek benim haddime değildir.Ancak çeşitli anlamlara gelecek şekilde oluşturulmuş bir mukaddes kitap söz konusu olunca dikkat etmek lazım.Hristiyan dahi olsan bizim dinimiz hakkında yorum yaparken en azından Kur’an-ı Kerim i okumuş olmanı bunun üzerine de tefsirler ile bilgini arttirmiş bulunmanı ümit ederim nitekim bu yazımın tamamını dahi okudugundan şüpheliyim.İnsan sabırlı yaratılmamıştır.Benim sana tavsiyem tefsir okuman.Yoksa senin o küçücük aklının Kur’an-ı Kerim gibi yüksek bir mevkide bulunan mukaddes bir kitabin içerisinde tutarsızlık buldugunu mu iddia ediyor.19. yüzyıl filozoflarına bak bak da ibret al kemal o dur ki düşmanın dahi seni övsün.

 

Ey Müslüman kardeşlerim böyle konularda özellikle söylüyorum ayet verildiyse yorumu dahi okumadan tefsirlere bakın eger hadis-i şerif verildiyse sahih olup olmadığına eğer sahihse dini kitaplardaki açıklamalarına bakınız.Böyle konularla tereddütümüzü arttırmaya çalışanlara cevaben hadis kitaplarından, ayetlerden ve tefsirlerinden alıntı yapalım kendi yorumumuzu sonra ekleyelim.

 

Merhaba;

 

Mesajinizi tek satir atlamadan okudum. Kullandiginiz sözcük ve sözcükler veya cümlerler genele kimselere yazmis oldugunuz halde yinede uslup olarak ayni sekilde birinin size budenli hitaplarda bulunmasi nahos bi durumdur yani kötüdür. Bir konuyla ilgili bir kanitiniz ve düsünceniz varsa yazabilirsiniz fakat insanlari yargilamak sadece Allaha mahsusdur. Ayrica incil ve diger kitaplarin hic biri degismemistir. Kurandakii ayetlerin ve iceriginin bizleri baglamamaktadir. Mesih isa dua etmistir fakat namaz kilmamistir. onun disinda ruku etme sadece hristiyanlikta bazi kesimlerde vardir. Onun disinda kuran ile ilgili olarak benim tavsiyen ayni sekilde tarafsiz bir gözle okumanizdir. Ayrica kurani daha önce en az 3 kez okumustum simdi 15 tenn fazladir.

 

esenlikler

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Yargılamak mı ne haddime.Bizim delilimiz Kur'an-ı Kerimdir kimseyi dininden dolayı yargılamam.

Genelden kasıt Kur'an-ı Kerimi sizin gibi defalarca okuyup ancak önümüze çeşiti ayetler koyan ve tutarsızlıgı hakkında yorum yapan insanlardan bahsettim.Tabiki din tartışılmalıdır ancak belli bir nizama göre böyle usulsüzce olmaz tefisrler okunur kaynaklara göz atılır saglam bir kanıtın varsa konu açılır.Yoksa genç bir bireyin dini tarafını zedeleyebilir.Eger böyle olursa söz söyleme yetkim ortaya çıkmış oluyor.Başlığa baktığımızda başlıgı açan kişinin Kur'an ayetleriyle ilgilendiği açıkça görünmektedir.Genel amaçla dikkat edilmesi gerektiğine işaret ettim eger nahoş bir görüntü sergilenmişsem kusura bakmayın...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...