Jump to content

Gidiyorsun Bunun Adı Ayrılık !


Guest şewal
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Yanılsamalı günleri ayıklıyorum

Oturmuş yüregimin kıyısına!

Biraz sen,biraz ben,birazda biz!

Parmak hesabı sayıyorum olmamışlığımızı!

 

Kaç parmağımız varki! ?

Sonra hasretin adını degişiyorum beynimin alfabesinden

Seninde ıslanamayacağın Denizin var artık!

İçinde ne yakamozun kaldı,nede bir dalga!

 

Vurgun yemiş bir sünger avcısı gibi

Vurgun olan yüreginde bir Deniz olmayacak!

Hangi ölüm büyütür bize dair olanı

Yaşamak için ölüm olmak

 

Ölüm için yaşamak mı?

Bizi bırakıp gitmek varsa serde

Sende yigitsin en az benim kadar unutma!

Mavi olmayan nereye yürürsün tek başına söyle

 

Nerede duracak kalbin?

Baş ucumuza bırakmadık bir uçurum kaldı mı?

Artık düşecek bir uçurumumuz bile yok,

Dİpsiz,karanlık kuyular kaldı geriye.

 

Düşmeye her zaman korktuğumuz.....!

Şimdi ikimizde tek başımıza düşecek uçurum arıyoruz

Sen boğulamayacağın Deniz'e,

Ben hasretimi vurup yüregime,

 

Uzak diyarların en uzak yalnızlığını taşıyarak!

Artık kendi korkularını tek başına

yaşayacaksın karanlıklara sığınamadan;

Kendi kentinin kaldırımlarını bir sen

 

adımlayacaksın benim gölgem bile olmadan!

Şimdi bana korkmak mı kalıyor dersin.......?

Korkuyorum...........!

Korku neyin adıysa! ?

 

Ölememek mi delicesine isterken korku?

Korku yoksa yalnızlık mı bir başına çırılçıplak! ?

Öpememek mi artık sevgiliyi dudaklarından?

Korku belkide sayamamaktır sevgilinin

 

saçlarına kaç ak düştügünü! ?

Sevmekse seni yaşamın her tadında korku

Korkuyorum işte tepeden tırnağa

Kime ne?

 

Korku özlemekse seni anlatamadan deli deli,

hasreti vurup yüregimin sırtına

En ağırını taşıyorum bu yükün.

Beklemekse yalnızlığın durağında sırılsıklam

 

Buluta özenir bedenim sağnak olmak isterde

Yağamam! Üşürüm üşürüm üşürüm.....

Üşürüm Anlatamam! Kocaman bir geriye

dönüp bakışlar kaldı bizden arta kalan

 

Diş izlerimizin yerinde yalnızlık var artık.

Dudaklarımızda kanadıkça hatırlayacağımız günler.......

Doldurulamayacak ne çok nokta

bırakıyoruz parmaklarımızın üşümüşlüğüne sarılıp

 

Sencede virgüle mi vurulsaydık! ?

Ünlemine takılmadan hayatın!

Ne yapsaydım(n) (k) ! ?

Aklımın eleginden geçirmedik bir sen mi kalmıştın?

 

Acının en son tadı mıydın sen?

Bir türlü unutamadığım

Sevginin son tanımı olmuşluğun aklımı alacak

Aşkın ilk başlangıcı tenin.......!

 

Adına ayrılık denildi bu şiirin

Oysa ölüm dedigin soluk alamamaktı

İkimizinde aklında olmayan ama hep ikimizin

aklında kalan? Yazılamayan olmak zor iş!

 

Yazamamak........!

Hangi mevsimdesin sen?

Hangi seni ıslatmayan yağmurun altında yürüyorsun?

Söyle bana bağıra çağıra söyle

 

Güneşim Güneşin nerde?

Daha doğmadı mı yoksa en güzel yüzünü

vurup Deniz'e? Dalgasına aldanmadı mı?

Tutulmadı mı çoban ateşinin gölgesinde?

 

Bir göz bırakmadı ateşin tam ortasına?

Hangi soruya takılmadıkki seninle

hangisini çözdük bir çırpıda?

Hepsini sırtüstü bıraktık işte hadi gülümse.

 

Beynimizi parçalarcasına bir şeylere

yanmanın adını ayrılık koyduk;

Degişmeyen yazgının peşine bırakmanın

burukluğunuda yüregimizin cebine!

 

Ötede unutulmuş olanların yanına oturduk,

Buruşmuş bir kağıdın en suskun sayfası olduk işte

Üzerinde hiç bir zaman hiç bir kimseye yazılamamış

Belkide yazılmışta gönderilmemiş.

 

Ve hatta hiç olmamışızlığımıza benzeyen bir sayfa!

İnsan yaralarımız kanıyor yine

Tuz basa basa kanatıyoruz acının en doyumsuzunu

Sevdaya dair ne varsa doymadan ayrılığı doyurduk tıkabasa

 

Gidiyoruz işte

Bir bilinmeze gidiyoruz aç kalbimiz bu gidişe,

bu olmamışlığa ne kadar dayanacak?

Yüregimizin heybesinde duran biz

 

ne kadar yetecek bu yalnızlığa! ?

Kim tutacak bu acının yasını?

Sen uzak diyarların hiç bilinmeyen bir cennetinde

Çiçeklenip dal budaklanırken

 

Ben bildigin cehennemde yine senin için yanıyorum!

Ah bir bilsen nasıl seni getiriyor bana

Bu vakitli vakitsiz,bu acımadan üzerime

gelen,bu anlamsız bastıran keder

 

Bu gece, Bu ay, Bu yıldızlar,

Bu sensizligin kör olası sesi nasıl sunuyor seni.

Kimsezliğimmiş gibi alıyorum

Sen yerine takıyorum koluma ayrılığı!

 

Zehir zıkkım geçiyor üzerimden,

Bir dağın yontulması kadar acıyor bedenim!

Kendi dalımdan kopuşumun hüznü kalıyor geceye

Ayrılık diyor rüzgar

 

Bir dalım daha kopuyor

Kokun çarpıyor yüzüme ansızın

Kokun..Koklamayamadığımdın oysa!

Tanımsızlığım.....

 

Kalbimizi sırtından bıçaklayıp kaçan bu ayrılığa

Nasılda takılıp aldandık!

Gidiyorsun işte ben sokağımızın bilindik

köşesinden sana bakıyorum

 

Hangi sokak olduğunu sorma

Ya dönemezsen, Ya dönmezsen

Tanrım! Ah bir dönsen!

Hangi penceresinden sana bakmadımki evimizin?

 

Hangi odasına seni çizmedim dersin?

Hangi duvarda kalmadıki kanayan yumruklarımın izi?

Sen gidiyorsun!

Ayrılığın o lanetli kelimesine bırakıp saçlarını!

 

Benide ***ür diyemem

''Her gidişin bir gelişin muştusu''diyen ben

Nasılda bakıyorum el sallamadan.

Bir kere giden olmadım,bin gelişine hasret

 

Ah o çocuksu koşmalarını vuruyorum

ya terleyen avuçlarıma çaresiz

Bir yaprak hışırtısı,bir yapmur damlası,

sanki ayak sesin Yoksun.........!

 

Resmini seyreylemek

Resminden arta kalanı izlemek düşüyor payıma

Senin payın neydi payın nerde?

Ben nerdeyim?

 

Hangi fakirin mendiline düşer artık

bozukluk sevgiler? Hangi kuşun aklına

açlık düşer kış ayaz olsada kanatsız?

Karabasanların kuşatmadığı hangi

 

düş kalır gecenin ortalık yerinde?

Kim kan ter içinde uyanmazki çırılçıplak?

Saksılar hangi çiçegi kabullenir yatağına,

hangi yaprağı ısıtır?

 

Suya hasret kalmaz mı dersin

yağmurda sırılsıklam bir toprak! ?

Yıkılıyor sonunda umutlardan yaptığımız düş evimiz

Kapısı penceresi birbir kırılıyor.

 

Yolumuz artık bizim yolumuz olmaktan çıkmış

Ne bir gül-(üşün) biter etrafında ne de bir gün geçer

Dikenine katlandığımız gül aslında hiç bir

zaman kanatamayan olmuş elimizi de

 

Bizim ne bundan ne de bir gül(n) den haberimiz var!

Yokluğumuza buz kesmiş oturuyoruz

Güneşsiz bırakılan gecenin orta yerinde

Isınmak için seni daha çok düşünüp

 

Daha çok yazmam gerek biliyorum

Biliyorum ama.........!

Kahrolası bir''ama''

Beter bir ayrılık bırakıyorsun işte

 

Sana dair ve hep bana ait olan bir ayrılık!

En argo dilimle küfürler atıyorum,

kesiyorum gecenin sessiz sesini

Dudaklarını ağzıma alır gibi yakmalıyım bir cigara

 

Yakmalıyım şimdi neyi veya kimi olursa olsun

Gidiyorsun işte Dünya yanmış

Dünya aslında yalanmış! Bana ne!

Bu ayrılık neyin eksiltilmiş toplamı?

 

Hangi çarpım tablosunda çıkarki bu sonuç?

Benim bu denklemi aklım almıyor!

Kıyısında köşesinde unutulmuş bir şey var

Bu dünyada senin yerine kim tutacak

 

Gidiyorsun bunun adı ayrılık!

Bütün gülücükler, Bütün güller,

Bütün günler kahrolsun

Kahrolsun işte slogan slogan ardına baktığım zaman

 

Bu isyan,

Bu kör olası içimde sana anlatamadan kalan

Bir cigara ateşi kadar

Bir kibrit çöpü gibi olsada ayrılık kahrolsun!

 

Gidiyorsun

Bir doğum lekesi gibi bırakıp aşkını yüregime

Sabah olacak yine

Yine aynı acının sevinci.

 

Yüzünü vuracağım yüzümün yaşama yansıyan yerine

Güneşin gölgesinden geçip gidecek serin bir türkü

Her şey ama her şey notasız kalacak belli

Gidiyorsun

 

Hüküm giymiş gibi seni yüregim

sol cebince taşıyacağım Kaç iklim

geçecek havalandırmamımüzerinden bilmeyeceksin

Pencereden sızan yağmur damlasına sen diyecegim

 

Oysa Oysa sen olmayacaksın

Cigara dumanına hapsolmuş akşam üzerlerinden

Demledigim çay kokusu deyip adına

Voltamın ucundaki en son adımım olarak kalacaksın!

 

Kaç adımki bu hayat

Kaç ayakkabıya gebeki sokaklar,caddeler

Kaç ayak izi kalacakki üzerinden geçmedigim?

Seni artık neyle avutacak bu hayat

 

sordun mu giderken kendine?

Hayatın ve ayrılığın yakasına yapıştın mı hiç?

Yeni cennetleri bulmaya gitmeler degil bu

Cehennem öfkeler bırakmaya sebep

 

Bırakalım köpürsün kabarsın yansın bu yürek

Yürek alsın başını gitsin ama sen gitme!

Sana son sözüm bu!

Bize vurgun geceleri ayıkladım buraya

 

Sıra sıra diziyorum

Günler ayların albenise kapılmış aylar yılların kolarında

Yıllara bakarsan ömrümüzü alıp ***ürüyor

Giden bir tek sen degilsin

 

Ah gidişiyle ömrümü erkene alan fırtınam

Bunu bilmelisin! Gidiyorsun işte

Bunun adı Ayrılık.....!ve adını koyamadığım

Sevdam hayat ve ben birde yanan

yüreğimiz özledim seni küçük kardelenim

 

 

 

 

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Karakter Boyutu Biraz Küçültülmüş Olsa Çok Güzel Olurdu.Güzel Paylaşım..

Sevmekse seni yaşamın her tadında korku

Korkuyorum işte tepeden tırnağa

Kime ne?

Korku özlemekse seni anlatamadan deli deli,hasreti vurup yüregimin sırtına

En ağırını taşıyorum bu yükün.

Beklemekse yalnızlığın durağında sırılsıklam

Buluta özenir bedenim sağnak olmak isterde

Yağamam!

Üşürüm üşürüm üşürüm.....Üşürüm

Anlatamam!

 

 

 

TeşekkürLer...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...