Jump to content

Hristiyan İlahiyatında İmanlı-İmansız


Guest caglayan
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

(Alinti)

 

 

 

 

 

Hıristiyan ilahiyatında imanlı-imansız, yani cennetlik-cehennemlik insanlar daha yaratılmadan önce Tanrı tarafından seçilmişlerdir. Bu kural özellikle protestan ilahiyatında “Lutufla Kurtuluş-İmanla Aklanma” olarak tanımlanır. Yani insanlar iyi eylemler (sevaplarla) yaparak kurtulamazlar. Bu görüş Martin Luther’in Protestan esaslarının beş ana tezlerinden (Sola Gratia-Sola Fide) ikisidir. Yani imanlı seçilmiş kişi için sevap-günah diye bir şey yok;

“4O, kendi önünde, sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi Mesih’te seçti. 5Kendi isteği ve iyi amacı uyarınca, İsa Mesih aracılığıyla kendisine oğullar olalım diye bizi önceden belirledi. 6Öyle ki, sevgili Oğlunda bize bağışladığı yüce lütfu övülsün.7-8Tüm bilgelik ve anlayışla üzerimize yağdırdığı kendi lütfunun zenginliği sayesinde, Mesih’in kanının aracılığıyla Mesih’te kurtuluşa, suçlarımızın bağışına sahibiz.” (Efesliler-1)

Tabi bu iddiaların sahibi İncil’in bazı bölümlerini oluşturan Pavlus’un Mektuplarıdır. İnsan düşünmeden edemiyor. Tevrat’ta On Emir kimler içindir. Hz. İsa Matta-5-6-7. bölümlerde bu on emire ayrıntılı bir biçimde nasıl uyulması gerektiğini uzun uzun anlatır ve sonunda bu kurallara uymayanlar için bakın neler demekte;

22 Ama ben size diyorum ki, kardeşine öfkelenen herkes yargılanacaktır. Kim kardeşine aşağılayıcı bir söz söylerse, Yüksek Kurul’da yargılanacaktır. Kim kardeşine ahmak derse, cehennem ateşini hak edecektir.” (Matta-5)

Şüphe yok ki bu ikaz iman edenler içindir. Bakın daha neler demekte;

21“Bana, ‘Ya Rab, ya Rab!’ diye seslenen herkes Göklerin Egemenliği’ne girmeyecek. Ancak göklerdeki Babam’ın isteğini yerine getiren girecektir.

22 O gün birçokları bana diyecek ki, ‘Ya Rab, ya Rab! Biz senin adınla peygamberlik etmedik mi? Senin adınla cinler kovmadık mı? Senin adınla birçok mucize yapmadık mı?’

23 O zaman ben de onlara açıkça, ‘Sizi hiç tanımadım, uzak durun benden, ey kötülük yapanlar!’ diyeceğim.” (Matta-7)

Bir örnek daha görelim;

“36 Size şunu söyleyeyim, insanlar, söyleyecekleri her boş söz için yargı gününde hesap verecekler.

37 Kendi sözlerinizle aklanacak, yine kendi sözlerinizle suçlu çıkarılacaksınız.” (Matta-12

Şimdi de Hz. İsa’nın kardeşi ve O’nun ölümünden sonra Havarilerin lideri olan YAKUP bu konuda İncilde neler diyor;

8“Komşunu kendin gibi seveceksin” diyen Kutsal Yazı’ya uyarak Kralımız Tanrı’nın Yasası’nı gerçekten yerine getiriyorsanız, iyi ediyorsunuz.

9 Ama insanlar arasında ayrım yaparsanız, günah işlemiş olursunuz; Yasa tarafından, Yasa’yı (Tevrat’ı)çiğnemekten suçlu bulunursunuz.

10 Çünkü Yasa’nın her dediğini yerine getirse de tek konuda ondan sapan kişi bütün Yasa’ya karşı suçlu olur.

11 Nitekim “Zina etmeyeceksin” diyen, aynı zamanda “Adam öldürmeyeceksin” demiştir. Zina etmez, ama adam öldürürsen, Yasa’yı yine de çiğnemiş olursun.

12 Özgürlük Yasası’yla yargılanacak olanlar gibi konuşup davranın. (Yakup’un Mek.-2)

Bakın sadece iman yeterli, diğer eylemlere gerek yok iddiaları için neler diyor;

 

17 Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.

18Ama biri şöyle diyebilir: “Senin imanın var, benimse eylemlerim.” Eylemlerin olmadan sen bana imanını göster, ben de sana imanımı eylemlerimle göstereyim.

19 Sen Tanrı’nın bir olduğuna inanıyorsun, iyi ediyorsun. Cinler bile buna inanıyor ve titriyorlar!

20 Ey akılsız adam, eylem olmadan imanın yararsız olduğuna kanıt mı istiyorsun?

21 Atamız İbrahim, oğlu İshak’ı sunağın üzerinde Tanrı’ya adama eylemiyle aklanmadı mı?

22 Görüyorsun, onun imanı eylemleriyle birlikte etkindi; imanı eylemleriyle tamamlandı.

23 Böylelikle, “İbrahim Tanrı’ya iman etti, böylece aklanmış sayıldı” diyen Kutsal Yazı yerine gelmiş oldu. İbrahim’e de Tanrı’nın dostu dendi.

24 Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır. (Yakup’un Mek.-2)

Ülkemizdeki ünlü ABD’li misyoner Daniel Wickwire “Kitab-ı Mukaddes ve Kur’an-ı Kerim Hakkında 100 soru” isimli kitabının 24. sayfasında “Allah insanlar arasında bir ayırım yapar mı?” diye kurnazca bir soru sorarak, yukarıda anlatılanları görmezden gelerek, ayırım yapmadığını belirten bir sürü İncil ifadesi verir. Bizde onlardan birini verelim;

6 Tanrı, «herkese, yaptıklarının karşılığını verecektir.» 7Durmadan iyilik ederek yücelik, saygınlık ve ölümsüzlüğü arayanlara sonsuz yaşamı verecek. 8Ama bencil olanların, gerçeğe uymayıp haksızlığın peşinden gidenlerin üzerine gazap ve öfke yağdıracak. 9-10Başta Yahudi’ye, sonra Yahudi olmayana olmak üzere, kötülük yapan her insana sıkıntı ve elem verecek; yine başta Yahudi’ye, sonra Yahudi olmayana olmak üzere, iyilik yapan herkese yücelik, saygınlık ve esenlik verecektir. 11 Çünkü Tanrı insanlar arasında ayrım yapmaz.” (Romalılar-2)

Şimdi ne oldu Pavlus ve Martin Luther’in iddiaları. Burada Tanrı’nın, İnsanlar arasında ayırım yapmadan, iyilik yapanlara ayrı, kötülük yapanlara ayrı karşılık vereceği açıkça belirtilmektedir. Bu ifadeler Pavlus’a ait “Romalılar’a Mektup” tandır. Yani bu ifadeler Pavlus’a aittir. Pavlus, kendine ait “Lutuf ve İmanla kurtuluş” teziyle tam bir çelişki halinde. Pavlus’ta ayrı çelişki, bu çelişkileri görmezden gelen Martin Luther ve D. Wiçwire’de ayrı çelişki. Bütün bunlara baktığımızda ortada ki gerçek şu: eğer bu dinin kurucusu Hz. İsa ise O’na göre Tanrı insanlar arasında ayırım yapmaz. Kardeşi ve Havarilerin liderine Yakup’a göre de Tanrı insanlar arasında ayırım yapmaz. Ama bu dinin kurucsu Pavlus ise : Ona göre hem yapar, hemde yapmaz. Protestanlarin Lideri Marthin Luthere göre, Tanri Insanlar arasinda Ayrim yapar. Bu nasıl iştir demeyin. Kitabımızın en arkasında belirttiğimiz gibi, İncil’de bir çok ana konu böyle değil mi? İsa hem insan, hem de Tanrı değil mi? Hem Davutoğlu hem de Tanrıoğlu değil mi vs.? Hıristiyan teolojisi uzmanı Fikret Böcek, “Davinci Şifresi’ne Panzehir” isimli eserinin 225. sayfasında şöyle der. “Martin Luther bunu farketmiş ve 1522′de İncil’i Almanca’ya çevirdiğinde İncil’de bulunan havarilerin İsa’dan sonraki lideri Yakup’un Mektubu’nda, ”İyi işlerle kurtuluş” öğretisinin, Pavlus’un “Lutuf’la kurtuluş ve imanla aklanma” öğretisiyle çeliştiği için ayrı bir bölüme eklemiştir.” Martin Lurher haklı ve bu çelişkiye dikkat çekmiş. Tamam Lider Yakup bu konuyu açıkça tenkid ettiği için bu mektubu bir kenara attık. Ya Hz. İsa’nın Matta İncilinde ki yukarıda belirttiğimiz uyarıları ne olacak. Bunları da İsa’nın Tevrat için yaptığı uyarıları Pavlus aşkına görmezden geldiğimiz gibi yine görmezden gelelim. Konu kapandı mı? Hayir . Asil önemli Konu ; Kurtulacak Insanlar daha Dünyaya gelmeden Tanri tarafindan secilmisse, Isa Carmihta hangi Insanlarin kurtulusuna Kefaret olarak Canini vermistir ? Bu durumda, kendi kurdugu Temeli, Lutuf Iddasi ile yikmis olmuyormu ... ? Hıristiyanlığın üzerinde durduğu ana temel çökmüş olmuyor mu?Daha söylenecek bir söz var mı bilmiyorum? Konuyu tekrar özetlersek;

1-Bu durum da Pavlus’un sözleri Hz. İsa ve lider Yakup’tan daha bağlayıcı konumdadır.

2-Eğer bütün bunları Hz. İsa Pavlus’a vahyettiyse, bu durumda hz. İsa, Pavlus’a, İncil’deki kendi öğretileriyle çelişen şeyler vahyetmiş oluyor.

3-Hz. İsa’nın kardeşi ve O’ndan sonra Havarilerin lideri olan Yakup İncildeki kendi mektubunda, Pavlus’un bu iddialarına açıkça karşı çıktığına göre, böyle bir vahyin olması mümkün değildir.

4-Diyelim ki Pavlus’un bu iddiası doğrudur. Peki Tanrınınoğlu İsa Mesih çarmıhta kimleri kurtarmak için canını verdi. Bu iddialar bu dinin temelini sarsacak sonuçlar doğurur.

5-Ayni şekilde Pavlus, Hz. İsa’nın ve ondan sonra Havarilerin bu dinin temeli kabul ettikleri Tevrat, sünnet, Tapınak, Şabat gibi ana esaslarınıda reddetmektedir.

6- Zaten bu iddialarından dolayı, Kudüs’e İsa’nın ölümünden sonra O’nun yerine Havarilere lider olan Yakup’u ziyaret etmeye geldiğinde, Lider Yakup, Pavlus’a “Anadoluda yanlış fikirler yaydığını ve tapınağa gidip tövbe ederek bunlardan arınmasını ” söyler. Pavlus tapınağa gittinde onu tanıyan Yahudiler bu sapkın fikirlerinden dolayı Pavlus’u öldürmeye kalkışmaları iddialarımızı doğrulamaktadır.

 

8-Ayrıca lider Yakup mektubunda sadece “Baba Tanrı”yı yüceltmekte ve başka hiç bir tanrı kişiliğİnden ve özellikle Hz. İsa’nın Tanrılığından da bahsetmediğine göre, yalnızca bu iddia da Pavlus’a aittir.

9-Bütün bunlar Pavlus’u bu dini gerçek kurucusu konumuna yükseltir ve bu din adı ister istemez ”Pavlus Hristiyanlığı” olur.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Guest Toprağımınkokusu

Pavlusculuk artık Hristiyanların bile içine dert düşürmektedir, Pavlus mektuplarında İsayı tanrı yapmış, ve inançla ele geçirilen ülkelerde inanç köleliğinin temelini atmıştır. Bu köleliği meşhur Beyaz Adam şirinden de çok rahat bir şekilde anlarız. Pavlusun yanardöner tavırları, yalanları dolanları ve işine gelen şekilde yorumları ve her seferinde sözde İnancını satması, İncilde dikkat edildiği takdirde göze çarpar, bende bir kaç örnek vereyim sonra yorumlayabilecek arkadaşlar lütfen yorumlasın. Özellikele kendini Hristiyan Teolog sayan, ülkemizde faaileyet gösteren kişilerden cevap bekliyorum..

 

 

Pavlus, Derbe ve Listra'ya da uğradı. Listra'da annesi imanlı bir Yahudi, babası ise Grek olan Timoteyus adında bir İsa öğrencisi vardı. 2Listra ve Konya'daki kardeşler ondan övgüyle söz ediyorlardı. 3Timoteyus'u kendisiyle birlikte götürmek isteyen Pavlus, oralarda bulunan Yahudiler yüzünden onu sünnet ettirdi. Çünkü hepsi, babasının Grek olduğunu biliyordu. 4Kent kent dolaşarak Kudüs'teki elçilerle ihtiyarların almış olduğu kararları imanlılara iletiyor, bunlara uymalarını istiyorlardı. 5Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.( İncil elçilerin işleri : 16:1 – 5 )

 

İşte bu Pavlus Konyada imanını açıkca söyleyecek kadar yürekli olamamış ama başka zamanlarda bayağı bir yüreklenmiş devamı...

 

10Çünkü asi, boşboğaz, aldatıcı birçok kişi vardır. Özellikle sünnet yanlıları bunlardandır. 11Onların ağzını kapamak gerek. Haksız kazanç uğruna, öğretmemeleri gerekeni öğreterek bazı aileleri tümüyle yıkmaktadırlar. ( İncil pavlus un titus a mektubu 1: 10-11 )

 

şaşırdınız mı aynı Pavlus bu devamı....

 

11Ayrıca Mesih'in gerçekleştirdiği sünnet sayesinde günahlı benliğinizden soyunarak elle yapılmayan sünnetle O'nda sünnet edildiniz.( İncil pavlus un kolesililere mektubu 2: 11 )

 

daha da var...

 

2Kötülük yapan o adamlardan, o köpeklerden sakının; o sünnet bağnazlarından sakının! 3Çünkü gerçek sünnetliler, Tanrı'nın Ruhu aracılığıyla tapınan, Mesih İsa'yla övünen ve benliğe güvenmeyen bizleriz. (İncil pavlus un filipililere mektubu : 3: 2-3 )

 

yani ben eğer burdaki sözde kutsal kitap incil yazılarını yorumlarsam bu sitede azımı bozmuş sayılır ya uyarı yer yada atılırım. Her şey ortada ve bu Pavlus işte kendini bu şekilde açık açık ortaya (aşağıda) koymuş ve bu şekilde yapabileceklerini Msiyonerlere ve Hristiyanlara öğütlemiş lütfen okuyun

 

 

.

1.Ko.9: 19 Ben özgürüm, kimsenin kölesi değilim. Ama daha çok kişi kazanayım diye herkesin kölesi oldum.

1.Ko.9: 20 Yahudiler'i kazanmak için Yahudiler'e Yahudi gibi davrandım. Kendim Kutsal Yasa'nın denetimi altında olmadığım halde, Yasa altında olanları kazanmak için onlara Yasa altındaymışım gibi davrandım.

1.Ko.9: 21 Tanrı'nın Yasası'na sahip olmayan biri değilim, Mesih'in Yasası altındayım. Buna karşın, Yasa'ya sahip olmayanları kazanmak için Yasa'ya sahip değilmişim gibi davrandım.

1.Ko.9: 22 Güçsüzleri kazanmak için onlarla güçsüz oldum. Ne yapıp yapıp bazılarını kurtarmak için herkesle her şey oldum.

1.Ko.9: 23 Bunların hepsini Müjde'de payım olsun diye, Müjde uğruna yapıyorum

 

 

İşte Pavlus budur. Yani gerçekten ne inancına ne isaya inanan ve yeri geldiğinde kendi canını kurtarmak için şekilden şekile giren bir kişilik. Fakat bunu o kadar güzel kullanmışlardır ki Misyonerler her şeyi gizlemiş yerine göre kafadan yorumlar yapmışlardır. Sizlerde yorum yapın lütfen bakalım neler çıkacak daha saygılar

 

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

palvus Galatyalılara mektuplarında(1:8); "Gökten bir melek bile, size bildirdiğim öğretiden başka bir öğreyi bildirirse,ona lanet olsun"

 

evet görüldüğü gibi palvus kendi mektuplarını meleklerin bildireceklerinden üstün tutuyor

oysaki melekler Allahın emri dışında hareket etmezler bunu palvus bilmiyormuş gibi Allahtan melekler aracığıyla gelecek emirlere bile karşı çıkıp kendi yazdıklarına inanılmasını emretmiştir :)

yani palvus kendi sözlerini tanrının sözlerinden üstün tutmuş bide bunu böyle saymayanlarıda lanetlemiş :)

 

Pavlus, Mesih'in elçisi oluyor

.

15-16Ama beni daha annemin rahmindeyken seçip lütfuyla çağıran Tanrı, uluslara müjdelemem için Oğlunu bana göstermeye razı oldu. Ben de hemen insanlara danışmadım. 17Kudüs'e, yani benden önce elçi olanların yanına da gitmedim. Arabistan'a gittim, sonra yine Şam'a döndüm.

18Bundan üç yıl sonra Kefas ile tanışmak üzere Kudüs'e gittim; on beş gün onun yanında kaldım. 19Öbür elçilerden hiçbirini görmedim; yalnız Rab İsa'nın kardeşi Yakup'u gördüm. 20Bakın, size yazdıklarımın yalan olmadığını Tanrı'nın önünde belirtiyorum. 21Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim. 22Yahudiye'nin Mesih'e ait toplulukları beni şahsen tanımıyorlardı. 23Yalnız şunu duymuşlardı: «Bir zamanlar bize zulmeden adam, önceleri yıkmaya çalıştığı imanı şimdi yayıyor.» 24Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.

 

palvus mektubunda daha ana rahmindeyken tanrının onu seçtiğini idda ediyor yani isayla kendini aynı değerde görüyor tanrı isayıda onuda ana rahminde lutuflandırmış

 

ayrıca buda yetmiyormuş gibi palvus kendi sayesinde insanların tanrıyı yücelttiğini düşünüyor

 

yani palvusun mantığına göre aslında hz isa bile bunu kendisi kadar başaramamıştır :)

 

isayı kabul edenlere karşı kin ve öfke dolu olan plavus bir anda kiliseye kapanıp iman ettiğini söylemesi ve teslis inancını hırıstiyanlar arasında yaygınlaştırmasının sebebi sadece bu inancı dejenere etmekti

 

zaten teslis inancında palvustan çıkmadır

 

Pavlus bu sinsi planını tam bir Yahudi taktiğiyle hayata geçirmektedir. Ve bu plana öldürücü bir son darbe gerekmektedir. O darbeyi de Pavlus çok dessas bir hamle ile gerçekleştirir. Günlerden bir gün yeniden kiliseye kapanır. Uzun bir müddet halkın arasına çıkmaz. İnsanlar iyice merak etmeye başladığı bir sırada Pavlus görünür. Pavlus Hz İsa ile görüştüğünü, kendisinden razı olduğunu ve Hz. İsa (as) ın kendisini yanına çağırdığını söyler. Kendi yerine üç tane halife seçer ve bu halifelere Hz. İsa (as) ın kendisine bildirdiği sırrı vereceğini, ölümünden sonra İsevilerin bu halifelere tabi olması gerektiğini ilan eder. Sonra bu üç halifeyi çağırıp bu sırrı onlara aktarır. Ancak Pavlus bir değil, her halifeye bir tane söylemek üzere üç sır hazırlamıştır. Birine İsa (as)ın ALLAH?ın oğlu olduğunu, bir diğerine İsa (as) ın hem insanlık hem de ilahlık yönünün bulunduğunu, bir diğerine ise İsa (as)ın ilah olduğunu bildirir. Ve ölümümden sonra bunları halka anlatın der. Ardından halkın ortasında kendini kesmek suretiyle kendini davasına kurban eder

 

böylece palvus bu inanca kendini bir elçi hz isayı da bu inancı dejenere etmek için tanrının oğlu olarak koymayı başardı :)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Guest Toprağımınkokusu

Pavlus, Mesih'in elçisi oluyor

.

15-16Ama beni daha annemin rahmindeyken seçip lütfuyla çağıran Tanrı, uluslara müjdelemem için Oğlunu bana göstermeye razı oldu. Ben de hemen insanlara danışmadım. 17Kudüs'e, yani benden önce elçi olanların yanına da gitmedim. Arabistan'a gittim, sonra yine Şam'a döndüm.

18Bundan üç yıl sonra Kefas ile tanışmak üzere Kudüs'e gittim; on beş gün onun yanında kaldım. 19Öbür elçilerden hiçbirini görmedim; yalnız Rab İsa'nın kardeşi Yakup'u gördüm. 20Bakın, size yazdıklarımın yalan olmadığını Tanrı'nın önünde belirtiyorum. 21Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim. 22Yahudiye'nin Mesih'e ait toplulukları beni şahsen tanımıyorlardı. 23Yalnız şunu duymuşlardı: «Bir zamanlar bize zulmeden adam, önceleri yıkmaya çalıştığı imanı şimdi yayıyor.» 24Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.

 

 

 

Birde sevgili gerçek muhakkaki sende görmüşsündür. Ana karnında iman eden Pavlus 15-16Ama beni daha annemin rahmindeyken seçip lütfuyla çağıran Tanrı, uluslara müjdelemem için Oğlunu bana göstermeye razı oldu. Ben de hemen insanlara danışmadım. daha önceden 23Yalnız şunu duymuşlardı: «Bir zamanlar bize zulmeden adam, önceleri yıkmaya çalıştığı imanı şimdi yayıyor.» 24Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.

nedense zulmeden yok eden bir caniymiş:) bak kendi içinde bile kendini ele verdirir Allah. Allah tuzak kuranlara tuzakların en büyüğünü kurar. Bu gerçekler de hep saklanır durur, zavallı insanlarda hep güzel sözlere kanıp imanlarını şeytana teslim ederler.

--------------------

(Alinti)

 

 

 

 

 

Hıristiyan ilahiyatında imanlı-imansız, yani cennetlik-cehennemlik insanlar daha yaratılmadan önce Tanrı tarafından seçilmişlerdir. Bu kural özellikle protestan ilahiyatında “Lutufla Kurtuluş-İmanla Aklanma” olarak tanımlanır. Yani insanlar iyi eylemler (sevaplarla) yaparak kurtulamazlar. Bu görüş Martin Luther’in Protestan esaslarının beş ana tezlerinden (Sola Gratia-Sola Fide) ikisidir. Yani imanlı seçilmiş kişi için sevap-günah diye bir şey yok;

“4O, kendi önünde, sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi Mesih’te seçti. 5Kendi isteği ve iyi amacı uyarınca, İsa Mesih aracılığıyla kendisine oğullar olalım diye bizi önceden belirledi. 6Öyle ki, sevgili Oğlunda bize bağışladığı yüce lütfu övülsün.7-8Tüm bilgelik ve anlayışla üzerimize yağdırdığı kendi lütfunun zenginliği sayesinde, Mesih’in kanının aracılığıyla Mesih’te kurtuluşa, suçlarımızın bağışına sahibiz.” (Efesliler-1)

Tabi bu iddiaların sahibi İncil’in bazı bölümlerini oluşturan Pavlus’un Mektuplarıdır. İnsan düşünmeden edemiyor. Tevrat’ta On Emir kimler içindir. Hz. İsa Matta-5-6-7. bölümlerde bu on emire ayrıntılı bir biçimde nasıl uyulması gerektiğini uzun uzun anlatır ve sonunda bu kurallara uymayanlar için bakın neler demekte;

22 Ama ben size diyorum ki, kardeşine öfkelenen herkes yargılanacaktır. Kim kardeşine aşağılayıcı bir söz söylerse, Yüksek Kurul’da yargılanacaktır. Kim kardeşine ahmak derse, cehennem ateşini hak edecektir.” (Matta-5)

Şüphe yok ki bu ikaz iman edenler içindir. Bakın daha neler demekte;

21“Bana, ‘Ya Rab, ya Rab!’ diye seslenen herkes Göklerin Egemenliği’ne girmeyecek. Ancak göklerdeki Babam’ın isteğini yerine getiren girecektir.

22 O gün birçokları bana diyecek ki, ‘Ya Rab, ya Rab! Biz senin adınla peygamberlik etmedik mi? Senin adınla cinler kovmadık mı? Senin adınla birçok mucize yapmadık mı?’

23 O zaman ben de onlara açıkça, ‘Sizi hiç tanımadım, uzak durun benden, ey kötülük yapanlar!’ diyeceğim.” (Matta-7)

Bir örnek daha görelim;

“36 Size şunu söyleyeyim, insanlar, söyleyecekleri her boş söz için yargı gününde hesap verecekler.

37 Kendi sözlerinizle aklanacak, yine kendi sözlerinizle suçlu çıkarılacaksınız.” (Matta-12

Şimdi de Hz. İsa’nın kardeşi ve O’nun ölümünden sonra Havarilerin lideri olan YAKUP bu konuda İncilde neler diyor;

8“Komşunu kendin gibi seveceksin” diyen Kutsal Yazı’ya uyarak Kralımız Tanrı’nın Yasası’nı gerçekten yerine getiriyorsanız, iyi ediyorsunuz.

9 Ama insanlar arasında ayrım yaparsanız, günah işlemiş olursunuz; Yasa tarafından, Yasa’yı (Tevrat’ı)çiğnemekten suçlu bulunursunuz.

10 Çünkü Yasa’nın her dediğini yerine getirse de tek konuda ondan sapan kişi bütün Yasa’ya karşı suçlu olur.

11 Nitekim “Zina etmeyeceksin” diyen, aynı zamanda “Adam öldürmeyeceksin” demiştir. Zina etmez, ama adam öldürürsen, Yasa’yı yine de çiğnemiş olursun.

12 Özgürlük Yasası’yla yargılanacak olanlar gibi konuşup davranın. (Yakup’un Mek.-2)

Bakın sadece iman yeterli, diğer eylemlere gerek yok iddiaları için neler diyor;

 

17 Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.

18Ama biri şöyle diyebilir: “Senin imanın var, benimse eylemlerim.” Eylemlerin olmadan sen bana imanını göster, ben de sana imanımı eylemlerimle göstereyim.

19 Sen Tanrı’nın bir olduğuna inanıyorsun, iyi ediyorsun. Cinler bile buna inanıyor ve titriyorlar!

20 Ey akılsız adam, eylem olmadan imanın yararsız olduğuna kanıt mı istiyorsun?

21 Atamız İbrahim, oğlu İshak’ı sunağın üzerinde Tanrı’ya adama eylemiyle aklanmadı mı?

22 Görüyorsun, onun imanı eylemleriyle birlikte etkindi; imanı eylemleriyle tamamlandı.

23 Böylelikle, “İbrahim Tanrı’ya iman etti, böylece aklanmış sayıldı” diyen Kutsal Yazı yerine gelmiş oldu. İbrahim’e de Tanrı’nın dostu dendi.

24 Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır. (Yakup’un Mek.-2)

Ülkemizdeki ünlü ABD’li misyoner Daniel Wickwire “Kitab-ı Mukaddes ve Kur’an-ı Kerim Hakkında 100 soru” isimli kitabının 24. sayfasında “Allah insanlar arasında bir ayırım yapar mı?” diye kurnazca bir soru sorarak, yukarıda anlatılanları görmezden gelerek, ayırım yapmadığını belirten bir sürü İncil ifadesi verir. Bizde onlardan birini verelim;

6 Tanrı, «herkese, yaptıklarının karşılığını verecektir.» 7Durmadan iyilik ederek yücelik, saygınlık ve ölümsüzlüğü arayanlara sonsuz yaşamı verecek. 8Ama bencil olanların, gerçeğe uymayıp haksızlığın peşinden gidenlerin üzerine gazap ve öfke yağdıracak. 9-10Başta Yahudi’ye, sonra Yahudi olmayana olmak üzere, kötülük yapan her insana sıkıntı ve elem verecek; yine başta Yahudi’ye, sonra Yahudi olmayana olmak üzere, iyilik yapan herkese yücelik, saygınlık ve esenlik verecektir. 11 Çünkü Tanrı insanlar arasında ayrım yapmaz.” (Romalılar-2)

Şimdi ne oldu Pavlus ve Martin Luther’in iddiaları. Burada Tanrı’nın, İnsanlar arasında ayırım yapmadan, iyilik yapanlara ayrı, kötülük yapanlara ayrı karşılık vereceği açıkça belirtilmektedir. Bu ifadeler Pavlus’a ait “Romalılar’a Mektup” tandır. Yani bu ifadeler Pavlus’a aittir. Pavlus, kendine ait “Lutuf ve İmanla kurtuluş” teziyle tam bir çelişki halinde. Pavlus’ta ayrı çelişki, bu çelişkileri görmezden gelen Martin Luther ve D. Wiçwire’de ayrı çelişki. Bütün bunlara baktığımızda ortada ki gerçek şu: eğer bu dinin kurucusu Hz. İsa ise O’na göre Tanrı insanlar arasında ayırım yapmaz. Kardeşi ve Havarilerin liderine Yakup’a göre de Tanrı insanlar arasında ayırım yapmaz. Ama bu dinin kurucsu Pavlus ise : Ona göre hem yapar, hemde yapmaz. Protestanlarin Lideri Marthin Luthere göre, Tanri Insanlar arasinda Ayrim yapar. Bu nasıl iştir demeyin. Kitabımızın en arkasında belirttiğimiz gibi, İncil’de bir çok ana konu böyle değil mi? İsa hem insan, hem de Tanrı değil mi? Hem Davutoğlu hem de Tanrıoğlu değil mi vs.? Hıristiyan teolojisi uzmanı Fikret Böcek, “Davinci Şifresi’ne Panzehir” isimli eserinin 225. sayfasında şöyle der. “Martin Luther bunu farketmiş ve 1522′de İncil’i Almanca’ya çevirdiğinde İncil’de bulunan havarilerin İsa’dan sonraki lideri Yakup’un Mektubu’nda, ”İyi işlerle kurtuluş” öğretisinin, Pavlus’un “Lutuf’la kurtuluş ve imanla aklanma” öğretisiyle çeliştiği için ayrı bir bölüme eklemiştir.” Martin Lurher haklı ve bu çelişkiye dikkat çekmiş. Tamam Lider Yakup bu konuyu açıkça tenkid ettiği için bu mektubu bir kenara attık. Ya Hz. İsa’nın Matta İncilinde ki yukarıda belirttiğimiz uyarıları ne olacak. Bunları da İsa’nın Tevrat için yaptığı uyarıları Pavlus aşkına görmezden geldiğimiz gibi yine görmezden gelelim. Konu kapandı mı? Hayir . Asil önemli Konu ; Kurtulacak Insanlar daha Dünyaya gelmeden Tanri tarafindan secilmisse, Isa Carmihta hangi Insanlarin kurtulusuna Kefaret olarak Canini vermistir ? Bu durumda, kendi kurdugu Temeli, Lutuf Iddasi ile yikmis olmuyormu ... ? Hıristiyanlığın üzerinde durduğu ana temel çökmüş olmuyor mu?Daha söylenecek bir söz var mı bilmiyorum? Konuyu tekrar özetlersek;

 

1-Bu durum da Pavlus’un sözleri Hz. İsa ve lider Yakup’tan daha bağlayıcı konumdadır.

2-Eğer bütün bunları Hz. İsa Pavlus’a vahyettiyse, bu durumda hz. İsa, Pavlus’a, İncil’deki kendi öğretileriyle çelişen şeyler vahyetmiş oluyor.

3-Hz. İsa’nın kardeşi ve O’ndan sonra Havarilerin lideri olan Yakup İncildeki kendi mektubunda, Pavlus’un bu iddialarına açıkça karşı çıktığına göre, böyle bir vahyin olması mümkün değildir.

4-Diyelim ki Pavlus’un bu iddiası doğrudur. Peki Tanrınınoğlu İsa Mesih çarmıhta kimleri kurtarmak için canını verdi. Bu iddialar bu dinin temelini sarsacak sonuçlar doğurur.

5-Ayni şekilde Pavlus, Hz. İsa’nın ve ondan sonra Havarilerin bu dinin temeli kabul ettikleri Tevrat, sünnet, Tapınak, Şabat gibi ana esaslarınıda reddetmektedir.

6- Zaten bu iddialarından dolayı, Kudüs’e İsa’nın ölümünden sonra O’nun yerine Havarilere lider olan Yakup’u ziyaret etmeye geldiğinde, Lider Yakup, Pavlus’a “Anadoluda yanlış fikirler yaydığını ve tapınağa gidip tövbe ederek bunlardan arınmasını ” söyler. Pavlus tapınağa gittinde onu tanıyan Yahudiler bu sapkın fikirlerinden dolayı Pavlus’u öldürmeye kalkışmaları iddialarımızı doğrulamaktadır.

 

8-Ayrıca lider Yakup mektubunda sadece “Baba Tanrı”yı yüceltmekte ve başka hiç bir tanrı kişiliğİnden ve özellikle Hz. İsa’nın Tanrılığından da bahsetmediğine göre, yalnızca bu iddia da Pavlus’a aittir.

9-Bütün bunlar Pavlus’u bu dini gerçek kurucusu konumuna yükseltir ve bu din adı ister istemez ”Pavlus Hristiyanlığı” olur.

 

 

Sevgili Çağlayan sizden izinsiz bu soruyu bir Misyonere aktardım bana verdiği cevabı aynen yazıyorum yorumlarını bekliyorum, yine o misyonere aktarıcam kardeşim:)

 

 

 

 

Seçilmişlik vardır. Ama bu seçilmişlik tamamen Rab'bin merhameti, dilediğini yapma, adaletsizce karar verme şeklinde değildir. Rab birçok defa "Beni bulacaksın, tüm kalbinle aradığında bulacaksın" diyor Tevratta ve incilde de Rab kulağı olan işitsin diyor sıkça. Yani herkes seçilebilir, Rab bu kişiyi kesinlikle seçmeyeceğim demiyor. Adaletli olan Tanrı bunu yapamaz. Ama kulağı olup sözleri işiten ve tüm yüreğiyle O'nu arayanlara Rab kendisini gösterecek ve arayanlara imanı da, tüm cevapları da verecek ve kurtuluşu verecek. Ben seçildim evet, neden? Çünkü bilmeyi istedim. Kalbimi nasırlaştırmadım Rabbe. O'nu aradım, ve kendimin ne kadar kötü olduğunu kendime açıkladım. Birçok kere bu halde olmak istemiyorum diye ağladım. Yani kurtulmayı istedim. İstek çok önemlidir.

 

Rab şöyle diyor;

 

 

Yeşaya 6:14-15

 

Duyacak duyacak, ama hiç anlamayacaksınız,

bakacak bakacak, ama hiç görmeyeceksiniz!

15Çünkü bu halkın yüreği duygusuzlaştı,

kulakları ağır işitir oldu.

Gözlerini de kapadılar.

Öyle ki, gözleri görmesin,

kulakları işitmesin, yürekleri anlamasın,

ve bana dönmesinler.

Dönselerdi, onları iyileştirirdim.

 

Hezekiel 18:30-32

30 Bu yüzden, ey İsrail halkı, sizleri, her birinizi yolunuza göre yargılayacağım. Egemen RAB böyle diyor. Dönün! İsyanlarınızdan dönün! Günahın sizi yıkıma sürüklemesine izin vermeyin.

31 İsyanlarınızı kendinizden uzaklaştırın. Yeni bir yürek, yeni bir ruh edinin. Neden öleceksin, ey İsrail halkı?

32 Çünkü ben kimsenin ölümünden sevinç duymam. Egemen RAB böyle diyor. Öyleyse günahınızdan dönün de yaşayın!”

 

Eğer sizin dediğiniz gibi olsaydı, Rab böyle diyebilir miydi? Demek ki Tanrı'nın seçme eylemi bizim anlayışımızdan farklıdır. Ama aynı zamanda seçildik. Bu doğrudur. Bu nedenle kimse kendisiyle, kendi doğruluğuyla övenemez. Tanrı adaletlidir. Bu nedenle, yukarıda ki ayetler de göz önüne alındığında, seçilmişliğin de olduğunu kabul ettiğimizde, bu kavramın, ve gerçekleşmesinin bizim anlayışımızın üzerinde olduğu açıktır. Mesihin dediği de doğrudur;" Baba'nın bana çekmediği kimse bana gelemez" dedi. Bazı insanlar arar, ama gerçeği kabullenmek istemezler. Ama kabul edenler Baba tarafından çekilir, seçilir. Diğer türlü günah ve yargı olamazdı. Resmin tümüne bakmak gerek. Bir kısımcığını alarak bir yargıya varmak yanlızca yanlış sonuçları doğurur. Ve martin luther in savunduğu seçilmişlikle, pavlusun sözleri, ne de Mesih'in sözleri çelişki içindedir. Tam tersine uyumludur. Mesih " Baba'nın seçemedikleri bana gelemez" dedi. Pavlus seçildiniz ve buna uygun yaşam sürün dedi. Ama iş yalnızca seçilmişlikle bitmiyor. Bu lütfa, bu çağrıya uygun yaşamaya çabalamak gerektiği de vurgulanıyor. Yine mesih yuhanna da şöyle diyor;

 

Yuhanna 15

 

1 Ben gerçek asmayım ve Babam bağcıdır.

2 Bende meyve vermeyen her çubuğu kesip atar, meyve veren her çubuğu ise daha çok meyve versin diye budayıp temizler.

3 Size söylediğim sözle siz şimdiden temizsiniz.

4 Bende kalın, ben de sizde kalayım. Çubuk asmada kalmazsa kendiliğinden meyve veremez. Bunun gibi, siz de bende kalmazsanız meyve veremezsiniz.

5 Ben asmayım, siz çubuklarsınız. Bende kalan ve benim kendisinde kaldığım kişi çok meyve verir. Bensiz hiçbir şey yapamazsınız.

6 Bir kimse bende kalmazsa, çubuk gibi dışarı atılır ve kurur. Böylelerini toplar, ateşe atıp yakarlar.

7 Eğer bende kalırsanız ve sözlerim sizde kalırsa, ne isterseniz dileyin, size verilecektir.

8 Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.

9 Baba`nın beni sevdiği gibi, ben de sizi sevdim. Benim sevgimde kalın.

 

Pavlus da romalılara mektubunda bu sözlerle uyumlu olarak şunları yazıyor;

 

Romalılar 11

 

17-18 Ama zeytin ağacının bazı dalları kesildiyse ve sen yabanıl bir zeytin filiziyken onların yerine aşılanıp ağacın semiz köküne ortak oldunsa, o dallara karşı övünme. Eğer övünüyorsan, unutma ki, sen kökü taşımıyorsun, kök seni taşıyor.

19 O zaman, “Ben aşılanayım diye dallar kesildi” diyeceksin.

 

20 Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!

 

21 Çünkü Tanrı asıl dalları esirgemediyse, seni de esirgemeyecektir.

 

22 Onun için Tanrı`nın iyiliğini de sertliğini de gör. O, düşenlere karşı serttir; ama O`nun iyiliğine bağlı kalırsan, sana iyi davranır. Yoksa sen de kesilip atılırsın!

 

23 İmansızlıkta direnmezlerse, İsrailliler de öz ağaca aşılanacaklar. Çünkü Tanrı`nın onları eski yerlerine aşılamaya gücü vardır.

 

 

 

Bu doğruda kalın diyor. Rab'be bağlı kalmaya devam edin diyor. Nitekim Mesih de bende kalın dedi. Yani seçilmişlikten sonra bizim bundan sonra yaptıklarımız da etkili. Asmada yani rabbe bağlı kalmazsak, bile bile O'nu reddedersek atılacağız. Kurtuluş bizim için etkili olmayacak. Rab yine Tevratta yukarıda yeşaya da ve hezekiel de rab aynı şeyleri söylüyor. Çelişki olduğu gerçek değildir. Seçilmişlik evet iyi eylemlerle olmaz. Rab'bin istemiyle olur. Bizler ise bu lütfa uygun eylemlerde bulunmalıyız. Bu lütfa rağmen kötülük yapmaya bile bile devam edersek seçilmişlik bizim ismimizin üzerinden hiç şüphesiz alınacaktır. (bkz yuhanna 15:1-9)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

sagol.... benden izine gerek yok, konu herkezin konusu..

 

Celiskiye dahi düsmüyorlar ... önce ayirt ediyor, sonra ayrim yapmadan gelistiriyor demek istemis ... Adolf Hitlerin, Üstün Irk " Aria" felsefesi ile bir bütünlesmesi var sanki... ama bildigim kadari ile Hitler inancli biri degildi

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

sayın arkadaşlar Daniel wickwire denen bu kişi cia tarafından türkiyeyi karıştırmak için gelmiş abd politikalarını hayata geçirmek için çalışan kişidir kendisinin hristiyanlık ile alakası yoktur orada yaşayan adını yazmadan baş harflerini yazıyorum F .G ile ortak türkiyeyi bölmek isteyen kişidir ne müslüman arkadaşlar nede mesih imanlıları buna itibar etmesinler gaye bizi birbirimize düşürmek ortam olgunlaşınca hem siz hemde biz büyük sıkıntı yaşayacagız

hristiyanlıgı seçen arkadaşlar yürekten mesih isa'ya baglı kalın bunların oyununa gelmeyin bildiklerimin hepsini sizinle paylaşmak isterim ama şimdilik mümkün değil şu kadarını söyliyeyim ABD yaşayan malum zat almanya ve türkiyedeki protestan klselere yüksek miktarda bağışlar yapıyor bunlarda CİA ve ABD yönetiminin habersiz olması düşünülemez rabbin esenliği sizinle olsun müslüman arkadaşlarada selam.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...