Jump to content

Bazı Hayvanlar Neden Sürü Halinde Yaşar?


tugce
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Hayatlarını idame ettirmek için hem gıdalarını temin etmek hem de düşmanlarından korunmak için çoğu hayvan, sürüler halinde yaşar. İlâhî bir şevkle sürüler teşkil eden hayvanların, yırtıcılardan korunması daha kolaydır. Topluluktaki hayvan sayısının artmasıyla ortaya çıkan güçten istifade etmek için bu hayvanlar, tam bir dayanışma ve işbirliği örneği sergilerler.

 

Sürü halinde dolaşan hayvanlar, göç hareketlerini mevsimlere göre düzenlerler. Sayıları çok büyük olduğu için konakladıkları her yerde, ne var ne yoksa silip süpürürler. Üreme zamanlarını da bu göç devrelerine göre ayarlarlar. Bu arada kendi içlerinde katliamlara yol açabilecek vuruşmalara fırsat vermeyecek şekilde birbirleriyle iletişim kurmaları, meramlarını anlatmaları da tamamen İlâhî bir sevk ile olur.

 

Böceklerde, balıklarda ve kuşlarda görülen sürü halinde yaşama, memelilerde de görülür. Meselâ antiloplar yalnız başlarına kaldıklarında, her an bir leopara yem olabilirler, fakat bir sürü içinde her bir antilobun sürekli olarak etrafı kontrol etmesine gerek kalmaz. Göz sayısı arttıkça, tehlikeleri önceden farketme ihtimali de artar. Öte yandan bizon gibi bazı hayvanlar da yırtıcılara karşı yan yana gelerek oluşturdukları daire ile zayıf fertlerini muhafaza ederler. Boynuzların teşkil ettiği daire, âdeta dikenli bir tel gibi sürüyü korur. Ayrıca bir sürü içinde, güçlü olan erkeklerin tesiriyle neslin devamı ve doğacak olan yavruların sağlıklı olması temin edilir. Yırtıcı hayvanlar da ancak güçsüz ve hastalıklı olan hayvanları yakalayabilirler.

 

Tabiî bu arada sürülerin davet ettiği bazı tehlikeler de yok değildir. Sürüler, hem yırtıcıların hem de parazitlerin dikkatini daha fazla çekerler. Meselâ ren geyiklerinin oluşturduğu sürülere, sinek sürülerinin musallat olması, tek tek dolaşan geyiklere nazaran daha fazla ihtimal dâhilindedir. Parazitlerin yol açabileceği salgınlar da daha fazla ölüme sebep olabilir. Aslında avantajı çok olan işlerin, riskleri de çoktur. Sürülerin nasıl olup da ne zaman ve nereye gitmeye karar verdikleri, çoğu zoologlar için hâlâ bir bilmecedir. Hâlbuki “İlâhî sevk”i kabul etseler herşey daha kolay açıklanacaktır. Zira bu tür hâdiseleri “içgüdü” gibi kavramlarla açıklamaya çalışmak, ibret hislerini öldürmekte, hikmet tayflarını karartmaktadır. Cenab-ı Hakk’ı nazara almadan yapılan her türlü açıklama, aslında bir tür kapama, karartma, iftira ve büyük bir yalandır. Ne hikmetse bazı zoologlar hayvanlara verilen böyle bir içtimaî şuuru görmemezlikten gelerek her şeyi hava şartlarındaki değişiklikler, hormonal farklılıklar, yırtıcı hayvanların yaklaşması ve sürü içindeki fertlerin tek tek hareketleri gibi unsurlarla açıklamaya çalışmaktadırlar. Körlerin fili tarif etmesi gibi neticesiz kalan bu çalışmaların bir mânâ kazanması, ancak Yaratıcı ile irtibat kurularak gerçekleşebilir.

 

Sürülerin hareketleri, belirli mevsimler ve dönemlerde bazı tabiî şartların perde olduğu bir sevk-i İlâhî ile başlar. Genellikle bir lider bulunmaz. Bazen bir grup, bazen de diğeri başı çeker. Yalnız bu grupların öncülerinin daha çok yaşlı ve tecrübeli hayvanlar olduğu dikkati çeker. Dişi hayvanlar da, doğum yapabilecekleri elverişli yerlere ulaşmak için çoğu zaman bu grupları yönlendirici ve teşvik edici bir rol oynarlar.

 

Sürünün selameti için gerekli olan haberleşme de oldukça ilgi çekicidir. Zoologlar herhangi bir tür için çok sayıda haberleşme işaretinin mevcut olduğunu tespit etmişlerdir. Duruş, bağırış, yürüyüş, baş sallayış gibi işaretlerden oluşan bu husûsî haberleşme sistemini hayvanların kendilerinin kurmaları, onlardan beklenebilir mi? Bazı antilopların bir yırtıcı gördükleri zaman “Bizleri kovalayarak boş yere nefes tüketme, seni gördük, beyhude uğraşma” der gibi hoplaya hoplaya kaçışları ne kadar ibret vericidir. Geyiklerin, toynaklarındaki özel bir bağ dokusunun çıkardığı seslerle birbirini kaybetmeden yoğun bir siste bile sürü halinde dolaşmaları ise, tabiatla ve tesadüfle asla açıklanamayacak bir hâdisedir.

 

KAYNAK

 

-Turbak, G.; “Survival by the Numbers”, National Wildlife, October/November 1993, ss. 4-13

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...