Jump to content

İslamda Mezhep Ve Mezhepcilik Gerçeği


Guest jülide
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Sahabe döneminde din hep birinci planda yer alıyordu. O mübarek insanlar bütün hayatlarını İslam`a göre düzenliyorlardı. İslam`ı yaşamak ve yaşatmak en önemli gayeleriydi…

Daha sonra gelenlerde ise din öncelikli olmaktan çıktı. Artık onların gündemini daha çok mal, mülk, servet, saltanat, ganimetler, yeni yeni ülkeler fethetmek meşgul ediyordu….

Büyük kitleler belki de bu yüzden dinlerini öğrenmeye vakit ayıramadılar. Dindeki bu eksikliklerini de, o devirde ilimle uğraşan, medreselerde müderrislik yapan ilim adamlarının bilgisine başvurarak gidermeye çalıştılar…

 

Ebu Hanife, İmam Şaafi, Imam Malik, Ahmed bin Hanbel, Caferi Sadık, İbni Hazm gibi insanlar işte o medreselerde yetişen ve hocalık yapan bu ümmetin büyük alimlerindendir, ancak onlar hiçbir zaman „biz bir mezhep kuruyoruz, bizi taklid edin“ demediler….

Artık insanlar dini hayattaki problemler için zahmet çekmiyor, araştırmaya girmiyor sadece bu alimlere danışarak çözüme ulaşıyorlardı…

 

Bu durumdan devrin yöneticileride faydalanır oldu zamanla…Bazı uygunsuz icraatlarını bu alimlere onaylatmak istediler… OnaylayanlarSaray Mollası ünvanını alarak rahata kavuştu, onaylamayanlar ise işkenceler uğradı. Kimiside haytından oldu, Ebu Hanife gibi…

Yıllar geçtikce Kitap ve Sünnet`ten uzaklaşıldı, ve maalesef „Mezhep“ kelimesinin manasını bile bilmeyen insanlar tarafından „Mezhepcilik“ savunulur oldu…Evet bu tarihi seyri daha da detaylandırarark uzun uzun anlatmak mümkündür..

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sevgili Jülide, Ebu Hanifeler, Caferi Sadiklar ve diger Imamlar bir cözüm yolu bulmuslarsa Kuran´dan ve Sünnet´ten bulmuslardir ve bu cözümlerin bu güne gelmesi gerekiyordu, degil mi??

 

Fatir 32

Sonra Kitab'ı kullarımızdan seçtiklerimize miras kıldık. Artık onlardan (1) kimi kendi nefsine zulmeder, (2) kimi orta bir yoldadır, (3) kimi de Allah'ın izniyle hayırlarda yarışır öne geçer. İşte bu, büyük fazlın kendisidir.

 

Maide 48

Sana da (Ey Muhammed,) önündeki kitap(lar)ı doğrulayıcı ve ona 'bir şahid-gözetleyici' olarak Kitab'ı (Kur'an'ı) indirdik. Öyleyse aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet ve sana gelen haktan sapıp onların heva (istek ve tutku)larına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol-yöntem kıldık. Eğer Allah dileseydi, sizi bir tek ümmet kılardı; ancak (bu,) verdikleriyle sizi denemesi içindir. Artık hayırlarda yarışınız. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri size haber verecektir.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sevgili Jülide, Ebu Hanifeler, Caferi Sadiklar ve diger Imamlar bir cözüm yolu bulmuslarsa Kuran´dan ve Sünnet´ten bulmuslardir ve bu cözümlerin bu güne gelmesi gerekiyordu, degil mi??

 

Fatir 32

Sonra Kitab'ı kullarımızdan seçtiklerimize miras kıldık. Artık onlardan (1) kimi kendi nefsine zulmeder, (2) kimi orta bir yoldadır, (3) kimi de Allah'ın izniyle hayırlarda yarışır öne geçer. İşte bu, büyük fazlın kendisidir.

 

Maide 48

Sana da (Ey Muhammed,) önündeki kitap(lar)ı doğrulayıcı ve ona 'bir şahid-gözetleyici' olarak Kitab'ı (Kur'an'ı) indirdik. Öyleyse aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet ve sana gelen haktan sapıp onların heva (istek ve tutku)larına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol-yöntem kıldık. Eğer Allah dileseydi, sizi bir tek ümmet kılardı; ancak (bu,) verdikleriyle sizi denemesi içindir. Artık hayırlarda yarışınız. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri size haber verecektir.

İslam birliğini parçalayıcı nitelikteki akide ayrılıklarının haram olduğuna delalet eden ayetler çoktur

 

103. Hep birlikte Allah'ın ipine (İslâm'a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişileridiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O'nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız.

 

105. Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır. (ali imran)

 

3. Rabbinizden size indirilene (Kur'an'a) uyun. O'nu bırakıp da başka dostların peşlerinden gitmeyin. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz! (araf suresi)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

İslam birliğini parçalayıcı nitelikteki akide ayrılıklarının haram olduğuna delalet eden ayetler çoktur

 

103. Hep birlikte Allah'ın ipine (İslâm'a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişileridiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O'nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız.

 

105. Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır. (ali imran)

 

3. Rabbinizden size indirilene (Kur'an'a) uyun. O'nu bırakıp da başka dostların peşlerinden gitmeyin. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz! (araf suresi)

 

 

Sevgili jülide ben ilkokul cocugu degilim ve bazi seylerin farkindayim.

 

neden Al-i imran Suresinin 103 ve 105. Ayetlerini ekledin de 104. Ayeti eklemedin??

 

Bak böyle olacak

100- Ey iman edenler, eğer kendilerine kitap verilenlerden herhangi bir gruba boyun eğecek olursanız, sizi imanınızdan sonra tekrar küfre döndürürler.

101- Allah'ın ayetleri size okunuyorken ve O'nun elçisi içinizdeyken nasıl oluyor da inkar ediyorsunuz? Kim Allah'a sımsıkı tutunursa, artık elbette o, dosdoğru olan bir yola iletilmiştir.

102- Ey iman edenler, Allah'tan nasıl korkup-sakınmak gerekiyorsa öylece korkup-sakının ve siz, ancak Müslüman olmaktan başka (bir din ve tutum üzerinde) ölmeyin.

103- Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O'nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar.

104- Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır.

105- Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, parçalanıp ayrılan ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.

 

Bu Ayetlerde gruba ayrilmayin demesinin maksadini 100. Ayette daha net anliyoruz, Kitap ehline yani hristiyan ve yahudilerden bir gruba boyun egmeyin diyor.

 

Ayrica 104. Ayette resmen Alimlere isaret ediyor.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

 

 

Ayrica 104. Ayette resmen Alimlere isaret ediyor.

peki hangi alimlere kuranın içeriğinden olanı bize veren alimleremi yoksa

herşeyi kurana peygambere uydururarak akla abes din le alakası olmayan kuralları getiren alimleremi

 

işte kardeşim mezhep ve mezhepcilik farkı burda ortaya çıkıyor

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

peki hangi alimlere kuranın içeriğinden olanı bize veren alimleremi yoksa

herşeyi kurana peygambere uydururarak akla abes din le alakası olmayan kuralları getiren alimleremi

 

işte kardeşim mezhep ve mezhepcilik farkı burda ortaya çıkıyor

 

Sevgili Jülide, akla abes ve dinle alakasi olmayan kurallari sen mi biliyorsun??

 

Daha Hadis ilminin nasil isledigini bilmiyorsun...

 

Hemde Ahmed bin Hanbelin Peygamberimizi sav. gördügünü sanacak kadar bu isi bilmiyorsun.

 

Sen bütün bunlara ragmen o Ilim ögrenmis Alimlere ders vermeye ve sözde yanlislarini bulmaya calisiyorsun.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sevgili Jülide, akla abes ve dinle alakasi olmayan kurallari sen mi biliyorsun??

 

Daha Hadis ilminin nasil isledigini bilmiyorsun...

 

Hemde Ahmed bin Hanbelin Peygamberimizi sav. gördügünü sanacak kadar bu isi bilmiyorsun.

 

Sen bütün bunlara ragmen o Ilim ögrenmis Alimlere ders vermeye ve sözde yanlislarini bulmaya calisiyorsun.

kardeşim hala sen bilmiyosun diye tek bir cümle etrafında dönüyorsunuz bakın sizde islamda recm olayının olduğunu ıspatlayabilecek kadar bilgili değilmişsiniz ama bakın ben size konuları başka yöne çekmek için aybı cümleleri durup durup yazmıyorum

 

şimdi söylermisiniz islamda recm olayı var diyen alimler neye dayanarak bunu söylüyorlar :)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sevgili jülide diger konuda bu recm olayini yaziyorduk, neden burada paylasma ihtiyaci duydun??
çünki nedense bu konuyu kapatmak için ya bilgisizliği yada alakasız bir ayetin tartışmasını öne sürüyorsunuz

 

ben zaten bilgiliyim iddasında değilim ikide bir siz hadiscileri bilmiyorsunuz diyorsunuz ilerde neyi ne kadar bildiğimi dahia iyi anlarsınız o başka konu ama bilmesemde bunu sorduğum soruyla alakasız olduğu halde yüzüme vumanız hiç hoş değil bilmiyorsam siz biliyorsanız

 

sorduğum soruda bildiklerinizi yazarak beni bilgilendirin buda sevaptır :)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sevgili Jülide, Ebu Hanifeler, Caferi Sadiklar ve diger Imamlar bir cözüm yolu bulmuslarsa Kuran´dan ve Sünnet´ten bulmuslardir ve bu cözümlerin bu güne gelmesi gerekiyordu, degil mi??

 

Fatir 32

Sonra Kitab'ı kullarımızdan seçtiklerimize miras kıldık. Artık onlardan (1) kimi kendi nefsine zulmeder, (2) kimi orta bir yoldadır, (3) kimi de Allah'ın izniyle hayırlarda yarışır öne geçer. İşte bu, büyük fazlın kendisidir.

 

Maide 48

Sana da (Ey Muhammed,) önündeki kitap(lar)ı doğrulayıcı ve ona 'bir şahid-gözetleyici' olarak Kitab'ı (Kur'an'ı) indirdik. Öyleyse aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet ve sana gelen haktan sapıp onların heva (istek ve tutku)larına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol-yöntem kıldık. Eğer Allah dileseydi, sizi bir tek ümmet kılardı; ancak (bu,) verdikleriyle sizi denemesi içindir. Artık hayırlarda yarışınız. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri size haber verecektir.

güzel kardeşim beni sakın bilerek ayetleri ayrıştırdığımı idda edip günah almayın eğer böyle bir iddanız varsa bu sizdeki niyettendir

 

ben o zaman örnek olarak derimki maide suresi 48 verdinizde neden 49 da vermediniz bunu sorarsam aslında kendime ait kötü niyeti size yakıştırdığımdan böyle itham altında bırakacak bir soru sormuş olurum :) sizde bunu yapmayın olurmu bir müslümana bir insanın doğruları sırf kendine uymuyor diye açık aramaya çalışmak ve hiç olmadı ithamlarda bulunmak yakışmaz

 

48. Sana da, daha önceki kitabı doğrulamak ve onu korumak üzere hak olarak Kitab'ı (Kur'an'ı) gönderdik. Artık aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet; sana gelen gerçeği bırakıp da onların arzularına uyma. (Ey ümmetler!) Her birinize bir şerîat ve bir yol verdik. Allah dileseydi sizleri bir tek ümmet yapardı; fakat size verdiğinde (yol ve şerîatlerde) sizi denemek için (böyle yaptı). Öyleyse iyi işlerde birbirinizle yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Artık size, üzerinde ayrılığa düştüğünüz şeyleri(n gerçek tarafını) O haber verecektir.

49. (Sana şu talîmatı verdik): Aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet ve onların arzularına uyma. Allah'ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni saptırmamalarına dikkat et. Eğer (hükümden) yüz çevirirlerse bil ki (bununla) Allah ancak, günahlarının bir kısmını onların başına belâ etmek ister. İnsanların birçoğu da zaten yoldan çıkmışlardır.

inşallah bundan sonra yapacağınız yakıştırmalara dikkat edersiniz

iyi sabahlar kardeşim :)

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...