Jump to content

Saklambaç


Elzem
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Bir ağaca doğru yumdum gözlerimi.

Acı bir söğüt kokusu alıyorum.

Saymaya devam ediyorum yirmi sekiz yirmi dokuz önüm arkam sağım solum sobe saklanmayan ebe…

Saklanmadın…

Ya hiç saklanmadın ya da hep bildiğim yerlere saklandın.

Ya ben seni iyi tanıyordum ya da sen beni yormak istemiyordun

Velhasıl bir oyunun tek ebesi oluşumun sebebisin sen

Kaçarken aslında yakınlaşmak nasıl olur senden öğrendim ben.

Bir gün geldi kaybettim seni

Oysa hep aynı yere saklanacağından o kadar emindim ki

Ne zaman orda olmayacağını kabullenmeye kalksam duvarlara dönüyorum yüzümü

Kulağıma fısılda diye bekliyorum rakamları

Arama başka yerler ne olursun

O kadar alıştım ki bıraktığım yerde bulmaya

Gitme ne olursun

Ellerimi yüzüme son kez kapatıyorum

Son rakamı söylüyorum

Seni çok özlüyorum

 

 

alıntı

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

  • Benzer Konular

    • Saklambaç Nasıl Oynanır İngilizce Tanıtımı

      Hide-and-seek or hide-and-go-seek is a variant of the game tag, in which a number of players conceal themselves in the environment, to be found by one or more seekers. This game is also known as Hide and tig, Hidy and Hide and go seek. One person is IT and they are the seeker, or person who will look for the other players. The person who is IT stands at the base (home). They cover their eyes or turn around. They count to an agreed number, or recite a tune or particular words, while the rest of

      , Yer: İngilizce

    • Saklambaç

      Saklambaç en des tura... davul, zurna, bir, ki, üç... önüm,arkam,sağım,solum sobe... saklanmayan ebe...   keskin bir koku taa uzaklardan burnumda... sızım sızım burnumun direği... ve iki damla yaş yanaklarımda... özlem kokusu bu, oldum olası duyarım bu kokuyu...   bazen bir kara gözle özdeşleştiririm seni... bazen minnacık bir patide parlar yumuşaklığın... bazen bir kahramanlığın coşkusundayım... bazen bir korkağın duygu karmaşasını yaşarım...   kapanırım yumruk yemek

      , Yer: Şiirler

    • Saklambaç-Aslı Erdoğan

      Bir. Duvara doğru dönüyor, kıpırdamadan duruyorum. Gözlerim sımsıkı kapalı. Yüksek sesle ona kadar sayacağım. Bir oyun bu! Hiç kimse bana söylemeyecek gözlerimi ne zaman açacağımı... On dediğimde herkes bu yere gizlenmiş olacak.   İki. Ama ben karanlıktan korkarım. Yalnızlıktan da   Üç. Hızla uzaklaşan ayak sesleri. Uçsuz bucaksız soğukluğu duvarın. Ne bakabiliyor, ne bakmamazlık edebiliyorum. Göz ucuyla, kaçamak bir bakış, sağıma ve soluma, dünya hep benden kaçıyo

      , Yer: Şiirler

    • Saklambaç Oyunu

      masal bu ya, günün birinde, dünyanın bir yerinde, insanların tüm duygu ve nitelikleri buluşmuş. can sıkıntısı üçüncü kez belirdiğinde çılgınlık, her zamanki gibi biraz çılgın bir fikir ortaya atmış: “saklambaç oynayalım!”   ilgi kaşlarını kaldırmış, merak ise kendini tutamadan “saklambaç mı, nedir o?” diye sormuş.   “bir oyun” demis çılgınlık. “ben gözlerimi kapatıp 1.000.000’a kadar sayacağım, bu arada siz saklanacaksınız ve saymam bittiğinde, ilk kimi görürsem ebe o olacak.”   heyecan

      , Yer: Düz Yazı (Nesir)

    • Saklambaç

      Saklambaç   Sakladık gerçeği yıllarca Çocuksu korkularla Saklanan biz olduk aslında Kayıp yalanların ardında   Şimdi yiten acılarımın ardında Saklambaç oynayan bir çocuk var Senden kalan tek şey bu bana…         Meva

      , Yer: Şiirler

×
×
  • Yeni Oluştur...