Jump to content

Bor Tarihçesi


çakır
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Bor Tarihçesi

 

Bor tuzları, 4000 yıl önce ilk kez Tibet’de kullanmıştır. Bor, Mısırlılarda mumyalamada, Romalılarda cam yapımında , antik çağlarda Babilliler ve Etilerde, altın ve gümüş işletmeciliğinde lehim olarak , Eski Yunan ve Romalılarda zemine serpilerek arena temizliği için kullanılmıştır.

Bor madeni Avrupa’ya, Tibet’ten Marko Polo tarafından getirilmiştir. 875 yılında ise, Araplar ilk kez bor tuzlarından ilaç yapmışlardır.

İlk borik asit; 1700 li yılların başında demir sülfat ile boraksın ısıtılması ile kimya öğretmeni William Homberg tarafından elde edilmiştir.

Elementel bor ise 1808 yılında Fransız Kimyacı Gay-Lussac ile Baron Louis Thenard ve bağımsız olarak aynı zamanda İngiliz kimyacı Sir Humpry Davy tarafından bulunmuştur.

Modern bor endüstrisi ise 13. yy’ da Marco Polo tarafından Tibet’ ten Avrupa’ya getirilmesiyle başlamıştır. 1771 yılında, İtalya’nın Tuscani bölgesindeki sıcak su kaynaklarında Sassolit bulunduğu anlaşılmıştır. 1830 yılında İtalya’da borik asit üretimi başlamıştır.

1852’ de Şili’ de endüstriyel anlamda ilk boraks madenciliği başlamıştır. Nevada, Calıfornia, Caliko Moutain ve Kramer yöresindeki yatakların bulunarak işletilmeye alınmasıyla ABD dünya bor gereksinimini karşılayan birinci ülke haline gelmiştir..

Türkiye’ de ilk işletmenin 1861 yılında çıkartılan Maadin Nizannamesi uyarınca 1865 yılında bir Fransız şirketine 20 senelik işletme imtiyazı verilmesiyle başladığı bilinmektedir.

 

İLK BOR MADENİNİN ANADOLUDAKİ KEŞFİ :

1850 yılında, Fransız mühendis Camille Desmazures’e İstanbul’da alçı taşından yapılmış bir heykel hediye edilmiştir. Fransız mühendis Desmazures, heykel üzerinde yaptırdığı analiz sonucunda, heykelin yüksek oranda boraks içerdiği anlamıştır. Bu şekilde, Anadolu’da bor madeninin varlığı

ortaya çıkmıştır. Heykelin yapıldığı madenin geldiği yöre ise, Balıkesir’in Susurluk ilçesinin Sultan Çayırı’dır. Desmazures, Anadolu’da pandermit adı verilen bor madenine ulaşmış oldu.. Desmazures ve ortağı Groppler, Pandermit madenini 20 sene süreyle alçı taşı olarak Avrupa’ya satmışlardır. Boraks üzerindeki bu oyun, uzun yıllar bu şekilde sürmüştür.

Osmanlılarca, Bu cevherin bor madeni olduğunun anlaşılması üzerine, bu kez de yabancılar cevheri, buğdaylar altında yurt dışına kaçırılmaya devam etmişlerdir. Bu kurulan düzene, kapitülasyon sarmalında olan Osmanlı Hükümetinin karşı çıkması olanaksızdı.. Çünkü yabancı ülkelerin Elçileri ve onların atadığı Komiserler, Osmanlı İmparatorluğu’nu idare ediyorlardı.

 

ANADOLU BOR MADENİ ÜZERİNDE OYNANAN OYUNLAR :

Bu arada içimizden olanlar acaba ne yapıyorlardı? Ermeni vatandaşlarımızdan Artin Dadyan Paşa Dışişleri Müşteşarı, Agop Kazasyan Paşa önce Hazine Bakanı sonra da Maliye Bakanı olmuştur. Sakız Ohannes Paşa ise, sırayla Dışişleri Bakanlığı Özel Kalemi sonra da Hazine Bakanı olmuştur. Osmanlı’nın Ermeni Bakanları, Yerli şirketlere işletme ruhsatı vermeyip Yabancı şirketlere veriyorlardı.

 

ANADOLU MADENLERİ ÜZERİNDE YAPILAN ULUSAL MÜCADELE

1919’dan 1923 yılına kadar ulusal Kurtuluş Savaşı veren Türk ulusu, 1923’den sonra Anadolu’daki yabancı kumpanyalardan kurtulma savaşı vermiştir. Bu savaş, Osmanlı borçlarının kontrolü amacıyla kurulmuş olan Duyun-u Umumiye ve Galata bankerlerine karşı verilmekteydi. Doğal kaynaklarımız

olan madenlerimiz, yabancıların alacakları karşılığı korkunç bir şekilde talan edilmiştir. Bu talanı, Cumhuriyet öncesi kurulan demiryolu güzergahını inceleyerek de görebiliriz. Demiryollarının,

Ankara’ya giderken Balıkesir’i dolaşmasındaki erek neydi? Yabancı şirketler, demiryolu hatları boyunca aldıkları ruhsatlarla, maden işletmeciliği yapmışlardır.

Türk Bor madenleri, 1904 yılında İngiliz William Vitaler’e geçmiştir. Yabancı Şirketlerce, Anadolu’da Boraks madeni çıkartılmasına Cumhuriyet devrinde de devam etmiştir. 1927 tarihinde ise, Türk bor madenleri John Oved Rıd’e daha sonra da Lord Meven Mervil’in eline geçmiştir. 1938 yılında ise, Desmont Abel Smith elinde bulunan Boraks Madenlerini, Dünya Tekeli US Borax Consolidated Ltd’ye devretmiştir. Türk Bor Madenlerinin Ulusal Kurumlara geçişi Bor madeni üzerindeki Amerikan – İngiliz egemenliği, ancak 1935’de kurulan ulusal kurumumuz ETİBANK sayesinde kırılır.

1950 yılına kadar, US Borax Türkiye`deki tek bor üreticidir. US Borax, 2. Dünya Savaşı sırasında Türkiye’den yılda 15-16 bin ton ihracat yapmıştır. Ama aynı şirket, Türklerin Almanya’ya satış yapmasını engellemiştir. Türkiye’nin Bor ihracatı, 2000 tona düşürülmüştür.

1955 yılında US Borax, Türklere %2 hissesini vererek, Türk Borax Madenciliği adını almıştır. Bu şirkette çalışan ambar memuru Hüseyin Zeren, Türk Mühendislerin, yabancılarla yaptığı işbirliğini ortaya çıkarmıştır.

1956 tarihinde Kütahya Emet’te bor madeni bulundu. 1959 yılında ise, Kırka bölgesinde, Mortaş grubu (Yırcalı), Türk Borax (US Borax) ve Maden Tetkik Araştıma (MTA) bor araştırıyordu. Bu sahada araştırma yapan MTA’lı mühendis Sefer Demircan ise, bölgedeki ilk tinkal cevherini bulmuştur. Demircan, Rezervi MTA’ya bildireceğine Sırrı Yırcalı’ya bildirmiştir. Yırcalı (Mortaş), bir çok bor maden sahasını kapatarak, US Borax’la ortaklık ilişkisini girdi. Bu ortaklık, maden meslek dergisi olan‘Metal Bülletin’de de ilan edildi.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

  • Benzer Konular

    • Tütünün Tarihçesi Hakkında...

      Tütünün Tarihçesi   Venezuela yakınlarında, Antiller'e bağlı küçük bir ada olan Tobago'nun ilk yerlileri, kırmızı ya da erguvan rengi çiçekler açan güzel bir bitkinin yapraklarını kurutuyor ve dinsel törenlerde bu kurumuş yapraklan ateşe atarak çıkan dumanları içlerine çekiyorlardı.   İspanyol fetihçilerinin keşfettiği bu bitki, XVI. yy.ın sonlarında Avrupa'ya getirildi ve tütün kullanma alışkanlığı hızla yayılarak moda oldu. O zamanlar tütün ya pipoyla içilir ya da çok ince kıyıldıktan sonr

      , Yer: Tarihçe Ansiklopedisi

    • Reiki'nin Tarihçesi

      19.yüzyılın sonlarına doğru, Japonya'da Kyoto şehri yakınlarında bir manastırda rahip olan Dr. Usui'ye, öğrencilerinin sorduğu bir soruda, Hz.İsa'nın ölüleri diriltmesi, görmeyen gözleri açmasının kerameti sorulmuş; şifa gücünün nerden geldiğine cevap veremeyince arayış başlamış. A.B.D, Hindistan, Tibet'te yapılan araştırmalarında sonuca ulaşamamış ve ülkesine dönmüş. Dr. Usui, cevabı kendi kalbinde bulma ümidiyle 21 günlük oruç ve meditasyon yapabileceği kutsal dağa çıkmış. Son gün güneş yüksel

      , Yer: Enerji Sistemleri (Reiki, Feng Shui vb)

    • Patatesin Tarihçesi...

      Patatesin tarihçesi     Faydaları saymakla bitmeyen; vitamin, mineral, magnezyum ve karbonhidrat bakımından zengin; sofraların vazgeçilmezi patatesin ilk ne zaman keşfedildiğini biliyor muydunuz?   7000 yıllık bir geçmişi olan patatesin tarihçesi oldukça ilgi çekicidir. Patatesin anavatanı Güney Amerika’dir. Patates ilk kez And dağlarında yabani türler olarak ortaya çıkmıştır. Buradan da Kolombiya, Venezuela, Şili ve Arjantin’e gelmiştir. Ekimi ise 7000 yıl önce Peru’da Kızılderililer tar

      , Yer: Tarihçe Ansiklopedisi

    • Altının Tarihçesi..

      Altın yüzyıllar boyunca tarihte yerini korumuş, hükümdarlığın sembolü olmuş, ülkelerin zenginlik ve güçlerinin göstergesi olmuştur. Altından ve değerli taşlardan yapılan kral ve padişah tahtları ve taçları, çeşitli değerli eşyaları tarih boyunca güç simgesi olmuş ve günümüze kadar gelmiştir. MÖ 2000 yıllarında Peru civarında altının takı olarak kullanıldığı bulunmuştur. Aztek ve İnkaların da altına çok fazla değer ve önem verdikleri bilinmektedir. Ayrıca Yunanlılarda, Asurlularda, Sümerler’de de

      , Yer: Tarihçe Ansiklopedisi

    • Falın Tarihçesi.

      Fal nedir ? Arapça bir kelime olan fal (fe’l) kelimesi gelecekteki olaylara işaret anlamında “tyr” kökünden gelen kelime ile eş anlamlıdır. Kur’an-ı Kerim’de fal kelimesi yerine “tyr” kökünden türemiş kelime kullanılır. Hadislerde ise iki kelimeye de rastlanır. Batı dillerinde gelecekten haber verme anlamında; Grekçe “manteia”, İngilizce “mancy”, Fransızca’da “mancie” kelimeleriyle yapılan ve falın türüne göre ek alarak değişen sözcükler kullanılır. Bunların dışında fal; İngilizce “Fortun

      , Yer: Astroloji, Fal ve Kehanetler

×
×
  • Yeni Oluştur...