Jump to content

Saçkıranın Nedenleri Nelerdir?..


Renan

Önerilen Mesajlar

Saçkıran ya da alopesi areata denilen hastalığın genellikle stresten kaynaklandığı söylenebilir. Ancak bu yanlış bir kanıdır. Hastalığın esas nedeni immün sistemde, bağışıklık sisteminde bir çökmedir.

 

Bu çökme saç derisinde meydana geldiği zaman, saçkıran oluşur. Buradaki bağışıklık sistemini sağlayan hücreler ölmezler, geri çekilirler. Onlar geri çekildiği zaman saçlar dökülür. Bu durumda yapılması gereken şey, bu hücreleri yeniden o bölgeye çağırıp, saçların çıkmasını sağlamaktır.

 

Strese gelince, bunun saçkıranla hiçbir şekilde bir ilgisi yoktur demek mümkün değildir. Ancak stres, tetikleyen faktörlerden biri olabilir.

 

Hastaya saçkıran teşhisi konulduğu zaman, genellikle tiroid testlerine baktırılır. Tiroid bezlerinde bir değişiklik görüldüğü zaman bir endokrinolog ve bir psikiyatr yardımıyla daha kombine bir tedavi yapılabilir.

 

Saçkıran bütün vücuda yayılabilir mi?

 

Saçkıran, küçük bir nokta kadar olan dökülmeden tüm vücudu kapsayabilen dökülmelere kadar varabilen bir hastalıktır.

 

Ancak bunun değişik isimleri vardır. Örneğin küçük bir yeri kapsadığı zaman alopesi areata denir. Daha büyük yerleri kapsadığı zaman alopesi üniversalis, alopesi totalis, subtotal gibi isimler alabilir. Yani saç kıran saçın yarısını ya da tamamını tutabilir. Saç, kirpik ve vücut tüyleri dökülebilir. Yani tüm vücuttaki tüylerin dökülmesine kadar varabilir.

 

Adı saçkıran olsa da saçkıran sadece saçlı deriyi tutan bir hastalık değildir. Erkek hastalar en fazla saç bölgesi dışında sakal bölgesindeki dökülmelerle doktora başvurmaktadır. Sakal ve bıyık bölgesinde, yüzün herhangi bir yerindeki küçük dökülmelerden başlayarak, sakalın yarısının ya da tamamının döküldüğü vakalar vardır.

 

Bunun dışında kirpiklerinin ya da kaşlarının bir kısmı ya da hepsi dökülen hastalar olabilmektedir.

 

Saçkıranın ortaya çıkışı nasıldır?

 

Saçkıran, saçlı deride önce bir bozuk para büyüklüğünde başlayarak sonradan daha geniş bölgelere yayılabilen bir saç dökülmesi türüdür.

 

Görüntü olarak kesinlikle içinde saç olmayan bir bölge oluşturur. Yani el ayası olarak tarif edilen bir dökülme gerçekleşir ve o bölgede hiç saç kalmaz.

 

Saçkıran hastalığında dökülme türleri, önce küçük bir bozuk para büyüklüğünde başlar. Daha sonra yayılır. Saçkıran sadece saçlı deride görülen bir hastalık değildir. Bütün vücut tüylerini kapsayabilir. Örneğin göğüs, kol, bacak tüylerinde aynı şekilde parça parça dökülmeler olabilir. Bu parçalar zaman içinde birleşerek daha büyük alanlar meydana getirebilir.

 

Saçkıranın sık rastlanan tipleri hangileridir?

 

Saçkıran hastalığı, öncelikle kendini ciltte para gibi küçük küçük dökülmelerle gösterir. Daha sonra da daha büyük dökülmeler, hatta tüm vücut kıllarının dökülmesine kadar varabilen dökülmeler görülebilir.

 

En sık rastlanan saç dökülmesi tipi, erkek tipi saç dökülmesidir. Yani başka bir deyimle seboreik alopesi ya da androjenik alopesidir.

 

Bu tip saç dökülmesinde parça parça değil de genel bir dökülme söz konusudur. Yağlanmaya ve hormonal nedenlere bağlı olarak gelişir.

 

Ama alopesi aleata ya da pelat veya saçkıran denilen hastalıkta, bir bölgede tamamen dökülme olur. Birinci tip dökülmelerde saç kökleri ölür ve bir daha çıkması adeta imkânsız hale gelirken, bu tip dökülmelerde saç yeniden çıkarılabilir.

 

Saçkırandan kaçınmanın yolları nelerdir?

 

Saçkıranı olan kişinin uyması gereken bir hijyen kuralı ya da doktorların tavsiye edebileceği bir şey yoktur. Çünkü kişilere sinirlenmeyin demek kolay, fakat bunu uygulamak son derece zordur.

 

Onun dışında bağışıklık sistemini zorlayan şeylerin başında stres gelir. Hastanın biraz daha rahat ortamlarda bulunması önerilebilir. Hasta bunu yapmayı deneyebilir ama bugünün koşullarında ne kadar başarılı olabileceği tartışılır.

 

Bağışıklık sistemini çökerten hastalıkları ortadan kaldırmak, örneğin dengeli ve düzenli beslenmek, bağışıklık sistemini uyaran gıdalarla beslenmek gerekir.

 

Saçkıran ya da pelat veya alopesi areata olan hastaların bilmesi gereken şey, bu hastalığın kesin tedavisinin olduğudur. Bu nedenle kendilerine stres ve üzüntü yapmadan hemen bir hekime başvurarak bunun tedavisi yoluna gitmelidirler.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arşivlendi

Bu konu artık arşivlenmiştir ve başka yanıtlara kapatılmıştır.

×
×
  • Yeni Oluştur...