Jump to content

Ay ve Yıldız


Elzem
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

ayyildiz1.jpg

 

Pırıl pırıl bir geceydi. Yıldızlar birbirine göz kırparken ay, şâhâne bir gururla hepsinden daha güzel görünüyordu. O sırada parlak bir yıldız, ayı daha yakından görebilmek için yerinden kayıverdi. Fakat ne yazık ki onun hizasına gelemeden toprağa düştü. Bu yıldızlar böyleydiler işte! Hepsi aya âşıktı. Hepsi onu yakından görmek isterdi. Bu arzularına dayanamayıp yerlerini değiştirdiler mi, toprağa düşerlerdi. Düştükleri yerde ise renk renk yıldız çiçekleri açardı.

Gökyüzünün çok uzak bir köşesinde de ufacık bir yıldız ayı görmek istedi. Fakat birdenbire kayarsa toprağa düşeceğini biliyordu. Onun için yavaş yavaş alçalmaya başladı. O kadar yavaş hareket ediyordu ki, aradan seneler geçti. Küçük yıldız yaklaştıkça büyüdü; güzelleşti. Birgün tam onun karşısına geldi ve durdu. Ay, bu çok güzel yıldızı o kadar beğendi ki, bu sefer kendisi ona yaklaşmak istedi. Nihayet bir hilâl vakti, kollarını uzatarak küçük yıldızı kucakladı. Gökyüzü o vakte kadar böylesine güzel bir manzara görmemişti. Yıldızdan ve aydan saçılan ışıklar dünyaya gittiler. Ve bir milleti kendilerine hayran ettiler. O kadar ki bu kahraman millet, bayrağını ay yıldızla süsledi.

Ay, yıldızını kucakladığı anda ondan dünyaya bir ışık düştü. Bu ışık, yapraklar arasından süzüldü. Bir evin penceresi içinden girdi. Yatakta uyuyan ufacık oğlanın kirpiklerinde gezindi. Bu ufacık oğlan o anda bir rüya gördü. Rüyasında çok güzel bir kız vardı. Gözleri yıldızlar gibiydi. Mermer bir sarayda oturuyordu. Sarayın bahçesi kırmızı güllerle doluydu. Tam ortasında da bir havuz vardı. Kız oğlanı yanına çağırdı. Elele tutuştular. Bahçeyi, sarayı gezdiler. Nihayet kız O’na dedi ki;

- Şimdi sen rüya görüyorsun. Fakat ben hakikatte rüya değilim. Bütün bir ömürde olsa beni ara. Beni bulduğun zaman hakiki saadeti bulmuş olacaksın. Yaşın çok ilerlemişte olsa beni bulup elimi tuttuğun vakit gençleşeceksin. Sen de, ben de. Çünkü o zamana kadar ben de ihtiyarlamış olabilirim.

- Peki! Dedi oğlan.

- Ben seni nereden tanıyacağım? Sen de ihtiyarlarsan!

Kız gülümsedi;

- Bu sarayı unutma. Hem bak avucumun içinde yıldız şeklinde bir ben var.

Oğlanın rüyası burada bitti. Heyecanla gözlerini açtı. Dışarıda sıcak bir yaz gecesi ve cırcır böceklerinin sesleri vardı. Tekrar uykuya daldığı zaman rüyasındaki kızı ömrünün sonunda kadar arayacağına karar vermişti…

ayyildizAy, yıldızı kucakladığı zaman, yıldızlardan bir ışık düştü, dünyaya. Bu ışık denizler üzerinden yakamozlar bırakarak geçti. Karlı tepelerden beyaz ışıltılar saçarak Kaf Dağı’na geldi. O’nu da aştı. Mermerlerden bir sarayın açık penceresinden içeri girdi. Mışıl mışıl uyuyan küçük bir kızın, şeffaf göz kapaklarında gezindi. Küçük kız o zaman bir rüya gördü. Rüyasında kıvırcık saçlı çok güzel bir oğlanla sarayın bahçelerinde geziyordu. Oğlan O’na dedi ki;

- Ben seni çok seviyorum. Şimdi rüya görüyorsun. Fakat ben gerçekte varım. Ömrümün sonuna kadar olsa da seni arayacağım.

Yaşın çok ilerlemiş de olsa elini tuttuğum zaman birden gençleşeceksin. Ben saadetin kendisiyim. Beni sakın unutma.

Kız tebessüm ederek,

- Seni ömrümün sonuna kadar bekleyeceğim, dedi.

O’nun da rüyası burada bitmişti. Birden uyandı. Dışarıdan bülbül sesleri geliyordu. Küçük kız, tekrar uyuduğu zaman, rüyasındaki oğlanı ve avucunda parlayan ayı unutmayacağına karar vermişti.

Aradan seneler geçti. Küçük oğlan büyümüş, yakışıklı bir delikanlı olmuştu. Artık evlenme çağındaydı. Ayağına demir bir çarık eline demir bir âsâ alıp, rüyasındaki kızı aramaya çıktı.

Az gitti, uz gitti. Yedi memleket, yedi büyük dağ aştı. Yemyeşil bir ovada kurulmuş şirin bir şehre geldi. Temiz sokaklardan bahar havasının verdiği saadet hissiyle yürüdü, geçti. Nihayet bir sarayın önüne geldi. Bahçesi o kadar güzeldi ki, hayranlıkla durup çiçekleri seyretmeye başladı. Birden yan tarafından doğru tatlı bir ses kulağına geldi.

- Güzel delikanlı yabancısın galiba. Bilmez misin ki buralarda durmanın cezası ölümdür!

Delikanlı hayretle baktı. Karşısında simsiyah saçlı, simsiyah gözlü, karanfil dudaklı bir güzel duruyordu. Korkusuzca cevap verdi:

- Sen kimsin? Sadece bir bahçeye bakan masum bir insanın cezası ölüm olur mu?

Karanfil dudaklı kız bir an düşünür gibi durdu, sonra oğlanı yanına çağırdı. Ve onu alıp krala götürdü. Bu kız sarayın yegane prensesi idi. Babası uzun zamandır kızını evlendirmek istiyordu. Fakat bir türlü O’na göre bir eş bulamamıştı.

Prenses krala;

- Baba bakın işte benim evleneceğim adam bu, dedi.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

  • Benzer Konular

    • Yıldız Düşüklüğü İçin?

      Yıldızı düşüklüğüne iyi gelecek bir önerisi olan varsa yazabilir mi?Taş yada dua.Ya da başka bişi.Sitede bu konuyla ilgili yazılar fakat var fakat ben birebir tecrübe etmiş olanların yazmasını rica ediyorum.Bir oratama girdiğinde enerjinin ilk andaki gibi kalması için ne yapmak gerek?Çünkü bende çok oluyor bu durum

      , Yer: Enerji Sistemleri (Reiki, Feng Shui vb)

    • Yıldız Düşüklüğü Nedir

      YILDIZ DÜŞÜKLÜĞÜ NEDİR.?  Halk arasında yıldız düşüklüğü olarak tabir edilen şey aslında auranın zayıf olmasından dolayı kötü- negatif dediğimiz enerjilere açık olmasından başka bir şey değildir. Kişi aurasını kuvvetlendirmediğinde aurada bazı yırtıklar meydana gelir ve bu yırtıklardan Alt boyut negatif enerjili varlıklar oradan enerji çekmeye başlar dolayısıyla önce auranın onarılması ve kuvvetlendirilmesi gerekir. Kişi bunu nasıl anlar? Fiziki anlamda; birden saplanan baş v

      , Yer: Kişisel Gelişim

    • Yıldız Tilbe’nin 'Yıldızlı Şarkıları' çıktı (39 sanatçı)

      Yıldız Tilbe’nin merakla beklenen tribute albümü müzikseverlerle buluştu. Tilbe’nin birbirinden sevilen şarkılarını ünlü isimlerin yorumladığı çalışma, tam bir yıldızlar geçidine sahne oldu. 39 sanatçının seslendirdiği 39 şarkının yer aldığı ‘Yıldız Tilbe’nin Yıldızlı Şarkıları’ isimli projesi, ‘Volume 1’ ve ‘Volume 2’ olarak iki ayrı albümde, toplamda dört CD olarak raflardaki yerini aldı. Üzerinde iki yıla yakın süredir titizlikle çalışılan projede Yıldız Tilbe’nin hayranlarına özel bir s

      , Yer: Müzik

    • Yıldız Tilbe’yi Çok Sevmemize Neden Olan 10 Muhteşem Cümlesi

      Yıldız Tilbe’yi çok sevmemize neden olan 10 muhteşem cümlesi Yıldız Tilbe’ye sadece bir şarkıcı demek kesinlikle onun hakkını yemektir. O günümüzdeki en önemli, şair, düşünür ve müzisyenlerden biri kesinlikle. Samimiyeti ve birbirinden anlamlı sözleriyle hakettiği yere tırnaklarıyla gelen Yıldız Tilbe’nin muhteşem incilerini gelin birlikte hatırlayıp, ona olan sevgimizi tazeleyim. Bazen sorunların üstesinden gelmek için farklı yöntemler denemek g

      , Yer: Magazin

    • Gökte Yıldız Ol

      Ne... Gökte yıldız ol Ne de şemse hor bakarak sol Ruhundan tezahür eden sevgiyle al yol Sen bağnazlık etmedikçe, nefsine güvenmedikçe bol Hangi umuda bel bağlayıp, gözyaşlarınla ıslatıp niyetlenirsen emin ol Kullandığın taktir hakkı zafiyetten arınmalı, yoksa yolda kalırsan ne yapmalı Hakka kul olan, öncelikle insan olma vasfına ulaşandır, ne yaptığını bilen farktır, cehalet ve zan taklit için fırsat kollamaktadır unutma   Mustafa Cilasun

      , Yer: Üyelerimizden Şiirler & Denemeler

×
×
  • Yeni Oluştur...