Jump to content

‘Eğlence’ Banyan’da!


Sidre
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Aslı Kutluay’ın ‘EĞLENCE’ başlıklı resim sergisi Banyan’da ‘Art For The Soul’ projesi kapsamında Şeli Art Project işbirliğiyle sanatseverlerle buluşuyor.

 

-eglence-banyan-da--4069342.Jpeg

 

Gündelik yaşam alanlarında sanatsal çözümler öneren proje kapsamında açılan sergiler ‘Her yerde sanat’ sloganıyla etkinliklerine devam ediyor.

 

Istanbul’un dar bir sokağında yürürken aniden yağmur basladı. Kendimi kapısı açık bir kırtasiye dükkanına attım. Rengarenk boyalar, kalemler, defterler, kitaplar ile dolu bir cennete gelmistim. Bir anda kendimi çocukluğumun aralık kalmıs kapısından girmis gibi hissettim. Bedenim genç bir kadın, ruhum ise küçük bir çocuk gibiydi. Kendimi Amsterdam’da Montessori Okulu’nun resim atölyesinde hatırladım, okul koridorundaki ilk sergimde küçük bir kız resimlerim arasında yürüyordu. Farkettim ki bu his kalbimdeki ilk aşk...

 

Aslı Kutluay

 

Eğlence Aslı Kutluay’ın çalışmalarını anlatan anahtar kelimedir. Aslında tüm işlerinde zarif bir şakacılık ve sevinç görülür. Coco Chanel, Kutluay’ın resmettiği birçok karakterde altını çizdiği bir arketiptir. (Aslı) çevresinin ona sağlayabildiğinden çok daha uçarıdır; tıpkı bir “okyanus zihinli” gibi sınırların ötesine geçmek ister. Kutluay’ın karakterlerinin elinde sıklıkla görülen sigaranın eyleme geçtiği an işte budur. . Ucunu yakmak zorunda oldugu minicik ateşiyle sigara, çağının ötesinde bir kadınlığı, oldukça dışavurumsal ve dokunaklı bir şekilde yansıtır. O, kadınlar üzerinde katı sınırlamaları olan bir atmosferde tehditlere açık savumasızdır. Kutluay karakterlerinin, çevrelerindeki şiddet olasılığına karşı duruşlarında; görgülü güzelliklerinden,

kırılganlıklarından ve özgür dişi çekiciliklerinden bir an bile ödün vermeyen siyaset, siyasal eylemcilik ve toplumdaki kendi cinsi için tanımlanmış rollere karşı-saldırı tavrı sezilir. Kutluay aşk dolu şarkılar söyleyen dişi savaşçıyı temsil eder.

 

Tchera Niyego - New York, 2013.

Küratör ve Sanat Yayıncısı

 

Sanatçının işlerindeki ve hayat tecrübesindeki zenginliğini görebilen, çekip çıkarabilen biri, onun gerçek yaşının şimdikinin üç katı olduğunu sanabilir. İşlerinin herbiri ve hepsi sanki bir kaynak makinasında bekleyen ve kavrandığında fışkırmaya hazır kıvılcımlar gibi, taşan bir yaratıcılığın gözlemini ve güzelliğe duyulan özlemi sergiler.

 

Nitekim , Aslı’nın işleri aslında yerinde duramayan (kendini tutamayan) bir yaratıcılık bolluğu içinde çeşit çeşit(bir dolu) malzeme olarak form bulur. Kutluay, ayakkabıdan resme, olaylardan mobilyaya dek herbirşeyi ve herşeyi tasarlar. Kendi dünyasına kattığı sanatçılardan ilham alırken onlara cömertçe imkanlar sağlamaktan ve imkanlarını paylaşmaktan geri durmaz. Bu yükselen uçarılık, cesur bir yüreğin ve cesur bir zihnin göstergesidir.

 

Kutluay’ın referanslarının çoğu Art Nouveau ve Beat Kuşağını içerir. Stüdyosundaki sesleri ve hissedilen tonları paylaşırken biz de bunların işlerine yansıdığını görürüz. Doğadan izler, bitki ve hayvan yaşantıları; 1920’lerden savaş sonrası ile 1950’lere dek geçen devrin insan mimik ve ifadeleri sanatçının kişisel yaşantısına ait güçlü bir aroma sunarlar. Bir an, nostalji dolu Edith Piaf’ı en düşkün haliyle işitiriz, ; onun dışında sonuçta Kutluay’ın özgür olmak istediği yer bir “Baloncuk İstasyonu”dur. Bu ihtiyaç Jay Hawkins’in çığlıklarında tam yanımızdaki bir çerçevede Beatnik Müzisyenler Sonny Boy Williams Blues çalarken ve statükoyu dışlarken ve sistemdışı durumu kendiliğinden kutlarken meydan okurcasına görünür.

 

 

Ve 'Tutku' çalışmasını Liber Tango’ya güçlü düşkünlüğünü karakterize ettiği bir çalışma olarak mı görmeliyiz ? Yoksa bu çalışma , kadınların dans etmek, serbestçe oturmak, içmek, giyinmek ve/veya mutlu olduklarında gülmek gibi hakları konusuda eşitliklerini vurguladığı fedakar bir kendini adayış mıdır ? Ortak bir zeminde yüz yüze duran iki karşı cins imgesi, kuşkusuz Cumhuriyetin çocuklarının çağdaş bakışlarını mutlu kılarken, bu etkiyi “Görünmeyen” işinde illüstre ettiği tekne üstünde dört kadının denizaltı tanrıçasını arama mücadelesini anlattığı hikayede daha az farkederiz

Bu durum Aslı’nın farklı eserlerinde de ortaya çıkmaktadır; sergilenen dansın tüm renklerinin hakkını verirken bir yandan da dansçının nefesini nasıl tuttuğunu hissedersiniz. Tablodaki kadınlar gerçekten de sağa sola eğilerek kıvrılırlar fakat ayakları yere basmaz. Aslında güçlerini vücudun üst kısmından ve ellerin gizeminden alırlar. Simya, gizem ve sihiri temsil ettiğinden ve asıl sihirbazın elinde sonsuz yaşam anahtarı bulunduğundan, gücünü karışımdan alır – yegane formülü bulmak için.”

 

Luc V. Zwaenepoel - Bruxels / Brüksel, 2010

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...