Jump to content

Vincet Van Gogh – Servi Ağaçlı Buğday Tarlası


Melâl
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

“Benim en son gördüğüm şey bir tabloydu, Bir tablo, diye yeniledi gözü siyah bantlı yaşlı adam, peki nerede, Bir müzeye gitmiştim, üzerinde kargalar uçuşan bir buğday tarlası,serviler ve başka güneşlerin parçalarından oluştuğu izlenimi veren bir güneşin resmedildiği bir tabloydu, O, tablonun bir Hollandalı tarafından yapıldığına eminim.” (José Saramago – Körlük – Can Yayınları 23. Baskı Sayfa 148)

VİNCET VAN GOGH

Hollandalı bir papazın oğluydu. 30 Mart 1853 de dünyaya geldi.

Ailenin ilk çocuğu ölü doğmuştu, bir yıl sonra doğan Van Gogh’a kardeşinin adı verildi. Ailenin diğer işi olan sanat alım satımı, dinbilimi, öğretmenlik, vaizlik yapmayı denedi. Yoksulluğun anlamını acı deneyimlerle kavradı.

Ailesinden uzak kalmaya başlayınca kardeşi Theo ile mektuplaşmaya başlar ki, bu mektuplar hayatı ve düşünceleri ile ile ilgili çok önemli dokümanlardır. Theo, Vincet’i hayata bağlayan en önemli kişiydi, onun fikirlerine önem veriyordu. Ölümüne kadar Theo’nun parasal yardımının kesileceğinin kaygısıyla yaşadı. Mektupları ile resimlerinin ikilemli bir birliktelik oluşturduğunu söylemek olasıdır.

En yakın arkadaşı Paul Gauguin ile ilişkilerinin bozulması üzerine kulaklarından birini kesti ve giderek bozulan ruh sağlığı intiharına sebep oldu. Son derece mutsuzdu ve geriye bir tek şey kalmıştı. 27 Temmuz 1890 akşamı alacakaranlıkta kırlara çıktı ve kendini revolverle göğsünden vurdu. Bütün gücünü toplayarak kaldığı konukevine kadar süründü, iki gün sonra haberi alır almaz yanına koşan Kardeşi Theo’nun kollarında öldü.

Resim kariyerine ölümünden 10 yıl önce başladı ve yaşamı boyunca sadece tek bir resim satabilmiş olması ironiktir.

Resim sanatının üç temel öğesi:

Selvilerin+Yan%C4%B1ndaki+Bu%C4%9Fda%C4%9F+Tarlas%C4%B1+Vincent+Van+Gogh+18891.jpg

 

Renkler, yaşamın soluğu

Çizgiler, yaşamın dinamiği ve var oluşun yok edilemez enerjisi

Düzenleme, dünyaya bakışında duygularını yerleştirdiği bir öğe olarak yer alır.

Resimleri mutsuz ve karmaşık ruh yapısı tarafından biçimlendirilmesine rağmen, hiçbir yağlıboya çalışması hüzün ve umutsuzluk duyguları taşımaz.

Güneşi, renkleri, hayatı kendisine has titrek fırça darbeleri ile resimlemekteydi.

Sanatına derin bir biçimde bağlıydı ve bir sorunu çözüp tatmin edici sonuca ulaşıncaya dek resim sorunlarıyla yılmadan uğraşırdı. Resimlerinde görünen kendine güven, delilik nöbetleriyle birlikte ortadan kayboluyor, gerçek hayattaki yalnızlığı, sanatçı ruhuna işkence ediyor ve çılgın dahi olarak adlandırılmasına neden oluyordu.

SERVİ AĞAÇLI BUĞDAY TARLASI: 1889, 72.5 x 91.5 cm National Gallery Koleksiyonu, Londra

Sanatçı bir dizi yapıtında servileri ele almıştır. Theo’ya yazarken servileri ‘bir mısır obeliski kadar güzel…güneşli manzarada siyah leke’ diye tanımlamıştır. Başka bir mektubunda yer verdiği serviyi ‘gökyüzünde yükselen alev’gibi betimlemiştir.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...