Jump to content

Sosyal Psikoloji...


Renan
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

SOSYAL ETKİ VE SOSYAL GÜÇ

 

KÜLTÜR

Kültür: doğanın veya tanrının yarattıklarına karşılık; insanın yaşayarak yarattığı, öğrendiği, öğrettiği, geliştirdiği ve aktardığı maddi-manevi herieye verilen genel ad.

 

Kültürleme: bir topluma ait kültürü, o toplumun üyelerine kazandırma sürecidir.

 

Kültürlenme: farklı gruplara ait bireylerin biraraya gelerek yarattıkları etkileşim sürecine verilen ad.

 

Kültürleşme: iki ya da daha fazla farklı kültürün etkileşime girmesi.

 

UYUM

Uyum; bir kişinin inanç, değer ve davranışlarını grup standartlarına göre değiştirme eğilimidir.

 

Muzaffer Şerifin, yaptığı ışık deneyinde gruba uyma ve grup normlarının sürdürülmesi incelenmiştir.

Asch’in yaptığı çizgi deneyinde de aynı şekilde gruba uyma ve bunda akran baskısının etkisi incelenmiştir.

 

UYUM DAVRANIŞININ NEDENLERİ

 

Bilgisel etki(doğru davranma isteği)

Diğer insanların davranışlarının yararlı bilgiler içerdiği düşüncesine bilgisel etki denir. Gruba ve grup bilgisine güvenimiz arttıkça uyum davranışımız da artar.

 

Normatif etki (beğenilme isteği)

Ödül kazanmak veya cezaları ortadan kaldırmak için uyum sağlamaya normatif etki denir. Kişisel görüşümüz değişmese de, toplumda kabul görrne adına, davranışlarımızı değiştirebiliriz. Bu noktada davranışların değişmesi bilişsel uyumsuzluk duygusu yaratabilir. Bu duygu tutarsız davrandığımızı farkettiğimizde ortaya çıkar.

insanları uyum davranışına iten sebepler şu şekilde de sıralanabilir;

 

Grubun büyüklüğü

Uyum davranışının artmasında grubun büyüklüğünün îtkisi vardır. Asch’in deneyinde 2′den 15′e bireylerin ılduğu gruplarda yapılan araştırmada, grup büyüklüğü ırttıkça uyum davranışının arttığı gözlenmiştir.

 

Grubun bütünlüğü

Gruptaki görüş birliği,ittifak hali uyum davranışını tetikler.Grup içinde uyumsuzluk yaratan üyenin prestiji,güvenilirliği,bilgi seviyesi uyum düzeyini etkiler.

 

Grubun Vaadi

Grup ve üyeler, arasındaki bağın gücü de uyumu etkiler. Vaat, bireyi grup içinde tutmaya yarayan olumlu ve olumsuz güçlerdir.

 

Bireycilik isteği

Kişilerin, grupla birlikte hareket etme veya tek başlarına öne çıkma istekleri uyum davranışını etkiler. Bireyci kişiliği olanlar daha az uyurn davranışı gösterirler.

 

Azınlık etkisi

Çoğunluğa uyma davranışı temel kalıplardan biridir. Fakat etkili ve istikrarlı bir azınlık davranışı çoğunluğun görüşünü de etkileyebilir. Bu etkileme azınlığı çoğunluk haline getirebilir.

 

İTAAT

insanlar bazen isteklere sorgusuz uyarlar. Bu davranışı Ellen Langer dikkatsizlik olarak tanımlar. Alışkanlıklarımız dışında, genelde, bizden nedeni olan birşeyler istendiğinde buna uymak zorunda kalırız.

 

insanları etkileme yolları

 

Ödül

İnsanlara iatediklerirnizi yaptırmanın yollarından biri onlara ödül vermektir.

 

Baskı

Baskı, fiziksel güç veya ceza tehdidi gibi seçenekler içerir.

 

Uzmanlık

Özel bilgi, uzmanlık, deneyim bireyleri etkilemede önemli güç kaynaklarıdır.

 

Bilgi

Bazen, bizi etkilemeye çalışan kişi uzman olmasa bile onu dinleyebilir. Çünkü bizi etkilemek için bizi bilgilendirmeye çalışmıştır.

 

Yasal otorite

Bazı durumlarda, bir kişi diğerine nasıl davranması gerektiğini söyleme hakkına sahiptir, sosyal roller, yasa! haklar ve sorumlulukları dikte edebilirler.

 

Acizliğin gücü

Bir konuda yetersiz olan bireye yardım etmek o bireyi etkilemenin önemli bir yoludur. Virginia Richmond ve James McCroskey’in yaptıkları araştırmada baskıcı öğretmenin etkileme gücünün arkadaşlık bağı kuran öğretmene göre daha zayıf olduğu görülmüştür.

 

Boyun Eğdirme Taktikleri

 

Önce küçük, sonra büyük rica

Uyumu arttırmanın önemli bir yolu, önce küçük sonra büyük bir istekte bulunmaktır. Freedman ve Fraser’m araştırmasında önce küçük istekte bulunulan kadınların daha sonraki büyük isteğe uyma davranışı küçük isteği kabul etmeyen kadınlara göre 3 kat daha fazladır.

 

Önce büyük, sonra küçük rica

Birinden önce çok büyük, kabul edilmeyince küçük bir istekte bulunmak, küçük isteğin kabulünü tetikler. Bir çalışmada deneklere, toplumsal bir çalışma için gönüllü olup olmayacakları sorulur ve bu çalışma için çok vakit ayırmaları gerektiği de bildirilir. Neredeyse tüm denekler teklifi redderler, bunun yerine daha küçük zaman dilimlerinde sorumluluk almaları önerildiğinde deneklerin yarısı bunu kabul eder. Aynı çalışmada; başka bir gruptan küçük isteklerde, bir diğer gruptan ise seçenekli isteklerde bulunulur. Bu isteklere cevap oranı, ilk grupta %50,ikinci grupta %17,üçüncü grupta %25 olarak görülmüştür.

 

Giderek artan ricalar

isteklerin bireylerden sırayla talep edilmesi kabul edilme oranını arttırır.

 

Sadece o değil

Bu teknik en çok pazarlama alanında görülür.Satılacak objenin özellikleri sayılır,son olarak eklenen \.sadece bunlar değil,bu özelliği de var.’ cümlesi teklifin kabul edilme oranını arttırır.

 

Sıradışı istek

Sıradışı istekler, klasik refleksler yerine düşünme davranışını tetikler, bu durumda kabul edilme oranını arttırır.

 

DIŞ BASKIYA DİRENME

Dış baskı genelde boyun eğme davranışını arttırıyor ama bazen çok fazla baskı, kişinin beklenenin tam tersini yapmalarına sebep olabilir. Buna tepki denir. Ilımlı baskılar güçlü yapılan baskılara oranlar daha fazla uyum davranışı sağlarlar.

 

OTORİTEYE BOYUN EĞME

istemesek bile bizden yapmamız istenen davranışı yerine getirmemiz boyun eğme olarak adlandırılır. Boyun eğme,yasal otoritenin baskı uygulayabileceği inancına dayanır.Fakat otoritenin etik olmayan emirlerini uygulamak da otorite suçu olarak adlandırılır.

 

Milgram deneyleri

Stanley Milgram’in 60larda yaptığı deneyde otoriteye itaat davranışını incelemiştir. Deneyde bir öğrenci bir kelime çiftlerini sayacak, bir öğretmende yan odada öğrencinin yanlışlarında elektrşk şoku vererek onu cezalandıracaktı. Elektrik şokunun voltajı arttıkça öğretmen durumdan rahatsız oluyor fakat bir deneyde olduğunu bildiğinden karşı çıkarmayıp elektrik vermeye devam ediyor.

 

Bu araştırmada Milgram şu sonucu çıkarıyor; normal insanlar otoritenin gücüne maruz bırakıldıklarında yıkıcı davranışlar sergileyebilirler.

 

Bunun yanısıra otoriteye direnme davranışının sebepleri şöyle sıralanabilir:

Kurbanın çektiği ızdıran otoriteye boyun eğmeyi engeller.

 

Kurbanın çektiği ızdırabın sebebi olarak kendimizi görmemiz itaati engeller.

 

Benzer karşı çıkışların varolduğunu bilmek direnmeyi tetikler.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

  • Benzer Konular

    • Sosyal Psikoloji Nedir?

      Sosyal psikoloji diğer insanlarla etkileşimin ve sosyal ortamın bireyin tutum, düşünce, duygu ve davranışlarına etkisiyle ilgilenir. İnsan sosyal bir canlıdır ve gelişimin büyük bir kısmı da sosyal psikolojik olaylarda, tutum ve davranışlarda meydana gelir. Bu nedenle, gelişim psikolojisi ve sosyal psikoloji çalışmaları arasında binişiklik vardır. Tutumların sosyal uyuma etkisi, bilişsel çelişkinin tutumlara etkisi, bağlantı tarzlarının sosyal uyuma etkisi, sosyal psikoloji araştırmalarına veril

      , Yer: Psikoloji

    • Sosyal Psikoloji ve Sosyal Problemler...

      sosyal etki - sosyal davranışlar - sosyal problemlerin çözümü Sosyal psikoloji, sosyal etkinin bilimsel bir yöntemle incelenmesi olarak da tanımlanabilir. Sosyal etkiyi en iyi biçimde anlayabilmek için insanların davranışlarının temeline inmek gerekir. Sosyal etkiyi anlamamızın ne gibi bir katkısı olduğunu düşünebilirsiniz. Bir davranışın nedeni, doğruluk isteği veya insanın kendi öz saygısını artırma isteği olmuş bunların bize ne gibi bir katkısı olabilir diye sorabilirsiniz.   Bu soruları

      , Yer: Psikoloji

    • Sosyal Psikoloji Nedir?...

      Kuram; birçok olgudan sistematik biçimde birkaç temel ilkenin çıkarılması demektir, bir konunun sistemli bir biçimde açıklanmasıdır.   Denence (Hipotez); Her kuram , ilgilenilen olgu hakkında birkaç denence öne sürme imkanı verir. Bir kuramdan çıkarılabilir özel ve sınanabilir tahminlerdir.   3 BÜYÜK KURAMSAL YAKLAŞIM:   Güdüsel Yaklaşım, Davranışçı Yaklaşım, Bilişsel Yaklaşım.   1- GÜDÜSEL YAKLAŞIM: Bireyin güdülerine ya da ihtiyaçlarına odaklanmak gerekir. Kişinin içinde bulund

      , Yer: Psikoloji

    • Sosyal Psikoloji Deneysel Araştırma Yöntemleri...

      Deney, bir değişkenin diğer bir değişken üzerinde etkisinin araştırılarak bir denencenin sınandığı yöntemdir. Deney yönteminde temel olarak, bir ya da daha fazla bağımsız değişken değişimlenmekte (maniple edilmekte) ve bu müdahalenin bir ya da daha fazla bağımlı değişken üzerinde yarattığı etki ölçülmektedir. Örneğin, televizyon programındaki şiddetin çocukların daha sonraki davranışları üzerinde bir etkiye neden olup olmadığını sınayan bir araştırmada, televizyon programındaki şiddet düzeyi bağ

      , Yer: Psikoloji

    • Sosyal Ağlar ve Psikoloji: Sosyal Ağlar Psikolojimizi Nasıl Etkiliyor?..

      İnternet çağımızın en büyük buluşu. Bu yadsınamaz bir gerçektir. Her internet kullanıcısı bu büyük sanal dünyayı kendi amaçlarına uygun olarak kullanır. Kimisi haber almak, kimisi zaman öldürmek, kimisi hayatında olup biteni çevresiyle paylaşmak, kimisi çevre edinmek için vs. kullanır. İnternetin kullanım amaçları arasında, çevre edinmek ve başka kullanıcılarla etkileşimde bulunarak hayata dair düşünceleri paylaşmak en revaçta olanıdır.   Birçoğumuz sosyal ağlara üyeyizdir. Bu ağların kullanı

      , Yer: Ruh Sağlığı

×
×
  • Yeni Oluştur...