Jump to content

Mütevazılık Algısı ve Pozitif Değişim


Melâl

Önerilen Mesajlar

Vaka çalışmalarının birçoğunda, danışanın kendisinin olumsuz yönlerine bolca

değindiğini görebiliyoruz. “Ben aç boğazım”, “Ben balık hafızalıyım”, “Hep şansızımdır, kötüler hep beni bulur” gibi tümcelerinin, bireylerin kendilerini tanımlamada kullandıklarını analiz edebiliyoruz. Fakat bireylerin geçmişlerini detaylı sorguladığımızda, aslında yukarıdaki tümcelerin aksini gösteren yüzlerce tecrübelerin zihinde kenara itilmiş vasiyette beklediğini de görmekteyiz.

 

Buradan çıkardığımız sonuç:

Çoğu birey, kendine haksızlık yapıyor!

Çoğu birey, kendisiyle ilgili, gurur duyabileceği olguları göz ardı ediyor!

Çoğu birey, yaşamında, şükredebileceği olguları görmezden geliyor!

Çoğu birey, kendisinin ve yaşamının olumsuz yanlarını beslemeyi farkında olmadan tercih ediyor!

ÇÜNKÜ,

Toplumsal söylem kodlarımız, maalesef, mütevazılık kavramını yanlış yorumlayarak, bireysel seviyede bireyin aleyhine işleyen zihinsel kodlamaya sebep olmuştur. Birey, başardığı bir işin sonunda, “arkadaşlar harika bir iş çıkardım, hepiniz benimle gurur duyabilirsiniz çünkü ben kendimle gurur duyuyorum” söylemini dillendirme konusunda çekiniyorsa, ilgili grubun veya toplumun kültürel kodlarında bir sorun var demektir.

İnsan zihni, daha önceki yazılarda da belirttiğimiz üzere, fayda/külfet oran algısı doğrultusunda düşünür, karar verir ve harekete geçer. Tüm bunların toplamı ise, nihayetinde bireyin, kimliğini, eğilimlerini ve içinde bulunduğu sosyal gerçeği oluşturur. Bir diğer deyişle, bireyin zihin haritasında oluşan fayda-külfet algısı doğrultusunda, birey kendisinin farklı özelliklerini besler, büyütür ve oluşturur. Elbette, zihin haritasının, olumsuz kodlamalar ile donatılması, bireyin aleyhine işleyen, özelliklerinin beslenmesine neden olur.

Yanlış mütevazılık algısı sonucunda, bireylerin, başardıkları herhangi bir iş sonucunda, kendileri ile gurur duyma eğilimleri köreltilir ve birey başardığı işi güzelliğini hak ettiği derece dillendirmekten çekinir. Bunun yerine “çok da zor değildi, herkes bunu yapar, istediğim gibi olmadı aslında, eh işte idare eder, yaptığımdan pek memnun değilim” gibi tümceler ile birey, kendini ve yaptığı işi tanımlamaya yönelik eğilim sergiler. Buna karşın, birey, yaptığı hataları veya olumsuz algıladığı karakteristik özelliklerini dillendirme yönünde eğilim sergilemesi için gerekli kültürel zemin hazırdır; “balık hafızalıyım, aklımda isimleri tutamıyorum, ezberim kötüdür” gibi ifadeler bolca kullanılır. Bu durum ise zamanla insan beyninin, en temel eğilimlerinden biri olan, algıda seçicilik mekanizmasının, bireyin aleyhine işlemesi ile sonuçlanır.

Örneğin; her zaman unutkanlığınız ile ilgili tecrübelerinize değindiğiniz ve dillendirdiğinizde, her insanda bulunan, unutkanlık özelliğinizi ön plana çıkararak, bu özelliğinizi beslemiş ve büyütmüş oluyorsunuz. Bir zaman sonra, unutkanlık özelliğinizi, kendi benliğiniz ile o denli ilişkilendirmiş oluyorsunuz ki, sizin için kabul edilebilir, mutlak, değiştirilmesi söz konusu olmayan bir olumsuz özellik halini alıyor. İşte bu noktada, gelişmemeyi, bir başka deyişle, kendinize haksızlık etmeyi farkında bile olmadan normalleştirmiş ve öğrenmiş oluyorsunuz.

 

Birey, başardığı yüzlerce işten ziyade, sadece başaramadıklarına odaklanmaya başlayarak, kendisine yönelik özgüveni ve saygısını yitirir. Bu durum ise, zincirleme tepkiye neden olarak, bireyin gerçekten, motivasyonun düşmesine ve dolayısıyla başarılarının azalmasına sebep olmaktadır.

Söz konusu yanlış mütevazılık algısının bir diğer olumsuz sonucu ise, bireyin başardığı iş ile ilgili algıladığı faydanın olması gerektiğinden daha az olması sonucu, bireyin başarıya yönelik motivasyonunda görülen düşüştür. Başarılan bir işin, zihinde ürettiği fayda algısı görecelidir. Kültürel zemin, söz konusu fayda algısını yoğunlaştırıp, güçlendirebileceği gibi, zayıflatabilir de. Başarılı bir işin sonucunda, bireyin, söz konusu öz başarı ile ilgili duyduğu haz ve gururu dışarıya açık şekilde ifade etmesi ve takdir ile karşılaşması, başarıdan algılanan faydanın daha yüksek olmasına vesile olarak, daha verimli ve etkin çalışmayı tetikleyerek, gelecek başarıların kapısını sonuna kadar açacaktır. Bir diğer deyişle, olumlu özelliklerinize, tamamladığınız işlerinize, bırakabildiğiniz kötü bir alışkanlığınıza odaklanarak, bireysel özgüven, kendinize saygı ve gurur duygularınızı besleyerek büyütebilirsiniz.

BU NEDENLE

Bitirdiğiniz bir ödev, tasarladığınız bir görsel çizim, vesile olduğunuz tamamlanan bir iş, yaptığınız herhangi bir yardım için kendinizle gurur duymalı ve bu haz duygusunu dillendirmek, zihin haritanızın algıda seçicilik fonksiyonunu kendi lehinize çevirmenizi sağlayacaktır. Kendi kendinize bir iş ile ilişkilendirilmiş telkin yöntemini kullanmış olacaksınız.

Zihin haritanızdaki, baskın söylemlerin, olumlu tecrübe ve alışkanlıklarınızdan oluşması, özgüven, kendine saygı gibi duygularınızı güçlendirmekle beraber, herhangi bir işe başlamadan devreye girecek fayda-külfet algısı fayda lehinde gelişerek, iş öncesi ve sürecinde motivasyonun güçlenmesi ve dolayısıyla daha verimli ve daha olası başarı doğrultusunda hareket etmenizi sağlamaktadır.

Kendinizi tanımlamak için kullandığınız cümleler ile aslında o yanınızı besliyorsunuz. Bir diğer deyişle, zihninize, ben buyum veya şuyum demekle, aslında kendi kimlik sıfat ve özelliklerinizi tayin ediyorsunuz.

Şimdi hemen bir düşünün; siz kendinizin hangi yanlarınızı besliyorsunuz?

Yazar: Psikoakustik Uzmanı Burak Erdal

WORKSHOP

Son bir ayda yapmış olduğunuz işleri hatırlamaya çalışın. (Alışveriş, Çocuğunuzun veli toplantısına gitmek, iş yerinde bir tanıtım makalesi yazmak, görsel bir tasarım hazırlamak, sigarayı bırakmak, diyet yapmak vb.)

Tamamlamış olduğunuz işlerden 3 tanesini seçiniz ve herhangi bir ortama yazılı şekilde aktarınız. Bu işleri tamamlayabilmek için ne gibi külfete katlandığınızı kafanızda canlandırınız ve yazınız. Bu işleri yapmanın genel faydasının (size, ailenize, arkadaşlarınıza, işyerinize) neler olduğunu düşününüz ve yazınız.

Hazırladığınız 3 farklı yazıyı, bilmesini istediğiniz kişi veya kişilere vererek, söz konusu işleri tamamlamaktan ötürü, kendinizle gurur duyduğunuzu ve bu mutluluğu onunla paylaşmak istediğinizi dillendirin.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Birey, başardığı bir işin sonunda, “arkadaşlar harika bir iş çıkardım, hepiniz benimle gurur duyabilirsiniz çünkü ben kendimle gurur duyuyorum” söylemini dillendirme konusunda çekiniyorsa, ilgili grubun veya toplumun kültürel kodlarında bir sorun var demektir.

 

Toplum olarak kültürel bir çöküş içerisindeyiz lâkin bunu sorun eden kısım azınlıkta. Artık bizi biz yapan değerler bile basitleştirilmeye çalışılıyor. Başarıyorlar da!

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bir kadının başarılı olması veya üstün özellikler taşımasını, erkekler hazmedemez, yani nasıl hazmedemez? Çünkü Türk toplumunda erkekler hep önplanda olmaya alışık, hem ev, hem iş ortamında. Birşeyi, bir kadının kendilerinden iyi yapabilmesine katlanamıyor ve sürekli yıpratıcı davranıyorlar o kadına karşı, sürekli açığını arıyorlar.Kısacası bir erkeğe ondan daha zeki ve becerikli olduğunuzu belli etmek ölümcül bir hata bu toplumda.

Görsellik unsurunun ön planda olduğu estetik bir bakış gerektiren tasarımlarda, piyasada eşi benzeri olmayan işler çıkarabiliyorum ve bu ülkede benim şartlarımdaolup, benim kadar kendini geliştiren ve bu seviyeye ulaşmış kişi sayısı çok az...Ama hani yurtdışında bu işin inceliklerini bilerek eğitim almış ve daha da üst bir zümrede yaşayan, mükemmel kimseler var bu konuda çok iyi olan onlara da saygım çok büyük. Özetlersek kimden iyi kimden kötü olduğumu ben çok iyi biliyorum ve kabul ediyorum, ama benim çevremde yani iş hayatımda muhatap olduğum, bir amele bile olsa mesela, direkt yanlışını yüzüne vurmam çünkü, bir kadının kendilerini ezdiklerini düşününce, birer pisliğe dönüşüyorlar.Gerçi, çalıştığım ekibi, yıllardır ayıklayıp durdum, ama yine de kalanlarla da belli bir çekince yaşıyorum.Hepsi bir yana benim başarımı senelerdir kocam üstleniyor, mecburum ikinci planda kalmaya, çok şikayetçi değilim ama, adil değil bu ! Yoğun bir çalışma dönemi, ve ardından ortaya çıkan hayranlık uyandıran bir iş, ama başarının hazzını pek yaşayamıyorsun. Ama ben kapasitemin çok iyi farkındayım, benim olmadığım işler nasıl çıkıyor görüyorum, ben değil aslında herkes de farkında bunun ama yine de ikinci planda kalmak durumundayım, belki de kendim böyle istiyorumdur farkında olmadan.

Kısacası, benim iş ortamımda erkekler yoğun, diğer işlerde mesela kadınlar da vardır, özetle, başarılı ve yetenekli insanları diğer insanlar çekemiyor ve karalıyor bunu aklınızda bulundurun ! Zira ben, bunu çözene kadar yıllar geçti, kimi insanların sebepsiz ters ve kötü davranmalarının nedeni bu ...

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arşivlendi

Bu konu artık arşivlenmiştir ve başka yanıtlara kapatılmıştır.

×
×
  • Yeni Oluştur...