Jump to content

Demokrasi Dediğin Çiğnemekse Milli Değerleri...


кυвiŁαу

Önerilen Mesajlar

кυвiŁαу

Sayın başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, Ağustos 2010'daki Samsun mitinginde şu ifadeleri kullanmıştı, "Buradan bir kez daha açıklıyorum. Ne Ak Parti, ne Ak Parti iktidarı hiçbir illegal örgütle, hiçbir terör örgütüyle görüşmez, masaya oturmaz, müzakere yapmaz bunu böyle bilin!"

 

Erdogan.jpg

Eylül 2010'da ise Sayın Bülent Arınç terör örgütü ile müzakere yapıldığı iddialarına çok sert bir yanıt vermişti. Arınç, "Bizim hayatımız çok şükür dünüyle bugünüyle herşeyiyle ortadadır. Attığımız her adımın, söylediğimiz her sözün, yaptığımız her işin hesabını verdik. Biz teröristle, örgütle pazarlık yapacak namussuz, şerefsizlerden değiliz!" dedi.

 

Sonrası olacaklar malum tabi. Herkes ne olduğunu kendi sözleriyle tescilletecek, Habur rezaleti her yıl biraz daha gölgede kalacak, teröre imtiyaz "ileri demokrasi" adını alacak, Kemalizm'den ne kadar uzaklaşırsak o kadar normalleşecektik.

Hükümet İmralı ile flört halindeyken PKK saldırıları art arda geliyor, ülke her gün şehitlerine ağlıyor fakat hükümet bu saldırılara sessiz kalıyordu. Tepki verenler ise şehitlerin üzerinden siyaset yapmak ile suçlanıyordu. AKP destekçisi iktidarcı kesim ise "Bu ülkede terör 30 yıldır var. Bunlar Erdoğan'ın suçu mu?" diyerek başbakanı savunuyordu. Savundukları yetmezmiş gibi hangi tarihlerde ne kadar şehit verdiğimize dair bir çizelge ile tezlerini güçlendirmeye çalışıyorlardı. Bu acı tabloya belki de en vahim noktayı AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik koyuyordu. "... PKK bomba attı diye, bir yeri bastı diye, birkaç Mehmet'i şehit etti diye, her gün PKK'nın Türkiye'nin gündemini oluşturmasına müsaade etmemeliyiz."

 

Müsaade edilmiyordu zaten. Şehit cenazesi kamyonet kasasında geliyor, şehit ailesinin elektriği kesiliyor, şehit aylığı geri talep ediliyor. Hem de faiziyle!, şehide "kelle" deniliyor, TSK araçları sözde Kürdistan bayrakları ile karşılanıyor, PKK'lılar tahrik olmasın diye Türk bayrakları kaldırılıyor fakat hepsi birilerince sineye çekiliyordu.

 

AKP'li vekillerin Türk kelimesine tahammülü bile kalmamıştı artık. AKP Diyarbakır Milletvekili Mine Lök Beyaz, "Ne Mutlu Türküm Diyene" sözünün anlamsız olduğunu iddia ediyor ve "Türkiyeliyim" demenin daha doğru bir şey olduğunu savunuyordu.

 

1.20121001091512.jpg

 

2012 Eylül ayının sonlarına doğru düzenlenen AKP'nin Büyük Kongre'sine onur konuğu olarak katılan Mesud Barzani, AKP'liler tarafından "Türkiye seninle gurur duyuyor!" sloganlarıyla kürsüye çıkıyordu.

 

Aralık 2012 yılında katıldığı programda BDP'li bir kadın vekile hak veren Bülent Arınç, "Ben de olsam dağa çıkardım" diyor ve Durmuş Yılmaz, Yakup İnce, Abdullah Öcalan üçlüsü hakkında şu değerlendirmeyi yapıyordu. "... Tapu ve Kadastro Meslek Lisesi'nin öğrenci yurdunda birbirlerini çok seven, namazı beraber kılan, orucu beraber tutan, iftarlara sahurlara beraber kalkan bu insanların hayatları hangi noktada kesişmiş, hangi noktada ayrılmış. Türkiye'nin son 50-100 yılını bu tablonun içinde görebilirsiniz." Dinle sömürülmeye müsait halka iktidar son kozunu oynamaya başlamıştı. Öcalan'ı dindar göstermek!

 

2013 Ocak ayının sonlarına doğru Meclis'in sunduğu terör raporuna göre İmralı görüşmeleri çözüm için bir fırsat ve yok etmek yerine kazanma yoluna gidilecek. Recep Tayyip Erdoğan terörle mücadele kapsamında yapılması gerekenleri şu şekilde belirtiyor, "Terörle mücadelede ilk yenmemiz gereken düşman öfkemizdir. Terör örgütü benim askerime, benim polisime düşman gözüyle bakıyor fakat biz şuanda bütün bu bakışlara rağmen suçlu gözüyle bakıyoruz. Neden? Demokrasinin gereği bu. Hukukun üstünlüğü bunu gerektiriyor. Bundan dolayı insani yaklaşım bunu gerektirdiği için bunu yapıyoruz. Bunu yapmakta kararlıyız."

 

Sayın başbakanımızın düşman değil de, suçlu gözüyle baktığı terörün o tarihe kadarki bilançosu ise,

 

- 7 bin 918 kamu görevlisi şehit edildi.

- 5 bin 557 sivil hayatını kaybetti.

- Faili meçhul cinayetler 2 binden 17 bine kadar olan değişik rakamlarla ifade ediliyor.

- İstatistiklere geçmeyen ölüm olayları hariç 35 bin 576 kişi terör nedeniyle hayatını kaybetti.

 

Ve Recep Tayyip Erdoğan, suçlu gözüyle baktığı teröristleri ve Öcalan'ı övüp, bölünmeyi hoş göstermek için bir "Akil Adamlar" heyeti oluşturdu. Yazdığım cümlede herhangi abartı yok. Keza Akil sıfatını taşıyan bu insanların söylemleri o kadar ağır ki, insan içine çıkmamaları gereken bu şeyler il il dolaşıp Mustafa Kemal'e saldırırken Öcalan propagandası yaptı. Hem de iktidardan zerre kadar uyarı almadan ve tam destekle!

 

1365060444-0.jpg

 

Listede göze çarpan isimlerden biri, Fatih Altaylı'ya "o... çocuğu" diyen Akit gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hasan Karakaya ki, kendisi Akil Adamlar gurubunu da eleştirmişti. Listeye alınmadan bir kaç gün önce. Bir insan tükürdüğünü bu kadar mı çabuk yalar?

 

Yeri gelmişken Baskın Oran'a da değinelim. Aslında Oran'a ayrı bir konu açmak bile gerebilirdi. Hükümetin niyetini en açık dille ifade eden kişilerden biridir. Atatürk'e faşist, Öcalan'a cesur diyen Oran hızını alamayıp şu söylemlerde bulunuyor, "PKK silahı bıraktı eğer reform ciddi ve hızlı başlamazsa PKK'nın kendi içinden PKK'cıklar çıkacak. Silahlı örgütün parçalanmasından daha büyük dert yoktur. Umudunu kaybetmiş PKK ile baş etmek kolay değil. Metro istasyonları ve AVM'ler her gün patlar. Ortalığa ceset parçaları dağılır" Ayrıca Eğer süreç sekteye uğrarsa internetten alış veriş yapmak zorunda kalırmışız.

 

230520130842549680093.jpg

 

Baskın Oran haddini o kadar fazla aşıyordu ki, iktidara yakın yazarlardan biri olan Ahmet Türk 15 Nisan 2013'deki yazısında adeta ateş püskürüyordu. İşte o yazıdan bazı satırlar.

 

Başbakan akiller komisyonunun ilk tanışma toplantısında, heyettekiler için salondakiler sadece akil değil cesur ve korkusuz demişti ya… Türk milletini tehdit etme cesaretini nereden aldığı belli olan Baskın Oran Türk Milletini aleni tehdit ediyor!

...

Neymiş efendim Kürtlere istediğini vermezsek ortalık kan gölüne dönermiş! Dikkat edin Kürtlere diyor! Başbakan PKK Kürtlerin temsilcisi değil desin dursun, kendi seçtiği akili PKK sözcüsü gibi konuşup milleti tehdit ediyor! Dikkat edin! "karakol basılabilir" falan demiyor. Sivilleri hedef göstererek AVM’ler kan gölüne döner diyor. Aklınca ölümü gösterecek sıtmaya razı edecek!

 

Devletin idare yapısında hiyerarşi açısından en üst makamında oturan ''başbakan'' tarafından akil insan olarak ''tayin'' edilen, devletin parasıyla masrafları karşılanan Baskın Oran ve türevlerinin hükümetin kanatları altında olmanın verdiği rahatlıkla, kendisinden hukuki olarak hesap sorulamayacağını bildiği için kafalarında ve yüreklerinde taşıdıkları rezillikleri ve ihanetleri kusmaya devam edecektir.

 

Akil Adamlar artık Heyet-i Nasiha olarak adlandırılıyordu. Yani bir zamanlar İstanbul hükümeti tarafından işgali hoş göstermek için kurulmuş olan heyet. Bu benzetmeye Akil Adamlar grubunda yer alan ve aynı zamanda Mustafa Kemal'siz bir tarih yazmaya çalışan hükümetin sözde tarihçisi Mustafa Armağan çok içerlenmiş, 14 Nisan 2013 günü kaleme aldığı yazısında Damat Ferit'in yaptıklarını savunmuyorum diyerek Damat Ferit'i savunarak büyük bir başarıya imza atmıştır!

Bu açıklamasından sekiz gün sonra katıldığı programda şunları dile getiriyordu, "... Diyorlar ki, PKK'lıları sokağa mı bırakacaklar? Şimdi şunu diyoruz. Diyelim ki bırakmadılar o zaman tabutlar gelmeye devam mı etsin? Bunu mu istiyorsunuz deyince duruyorlar."

 

9821d3cc3d.jpg

 

Yine Armağan on gün sonra başka bir röportajında Öcalan'ın da Atatürk gibi bir lider olduğunu iddia ediyordu.

 

Akil heyetinde yer alan Habertürk yazarı Nihal Beginsu Karaca, Enver Aysever'in programına katılıyor ve bir kez daha Akillerin gerçek yüzünü bizlere gösteriyordu. Enver Aysever içinde bulunduğumuz durumu şöyle özetliyor Karaca'ya, "Öcalan'ın yaş gününde neredeyse onun evi bir kutsal mekanmış gibi oraya gidip çaput bağlamaya varan törenler olduğu zaman ve resmi yazılarla insanlara davet gönderildiği zaman insan şunu düşünüyor... Meselâ bana gelen bir davette 'Ortadoğu halklarının aydınlanmasına büyük katkı veren önce Kürt ve diğer... Sayın Öcalan'ın yaş gününü kutlamak için sizi davet ederiz' falan gibi bir davetiye basın mensuplarına geldi. Şimdi o zaman adama demezler mi? Sen Mustafa Kemal'i eleştiriyorsun kült olarak, sen de yeni bir kült yaratıyorsun... Bugün Türklük vurgusuna karşı basbayağı, göz göre göre bir Kürtlük vurgusu yapıyorsunuz. Buradan nasıl bir barış olacak?

 

Beginsu, "Bu hareket Öcalan'ı göklere çıkarma değildir. Bunun adını koyalım." diyor. Daha sonra "Bebek katili denilen adam Nevroz'da bize geleceği gösterdi" diyerek hiç de böyle bir amaçlarının olmadığını bizlere göstermiş oluyordu!

 

Heyet'in diğer bir üyesi olan Cemal Uşşak, Öcalan'a bebek katili demenin gereksiz olduğunu iddia ediyor, şehitler için "telef" kelimesini kullanıyor, medyanın destek vermediğinden yakınıyor ve sürece Türkiye'nin %60'ının destek verdiğini iddia ediyordu.

 

Akil Adamların gittikleri her yerde protestolarla karşılaşmasını, polis koruması olmadan halkın içine giremediklerini ve Güneydoğu'lu bir gazinin protezini akil adamlara fırlatması gibi onlarca olaydan Uşşak'ın haberi yok gibi.

Akil Adamlar herhangi bir yerde konuşma yapacakları zaman belirli tedbirler alınıyordu. Meselâ Uşak Üniversitesi AKP'ye yakın akademik personelleri toplantıya davet ederken, milli görüşlere sahip personellere davetiye vermiyordu. Üstüne şehit babasını da toplantıdan dışarı atacak kadar ileri gidebiliyorlardı.

 

Bir başka Akil Adam Murat Belge ise çözüm sürecinin sonuca ulaşmaması halinde Türk halkını darbe ile tehdit ediyordu. "Kritik bir eşikten geçiyoruz. Ne kadar mı kritik? Barış sürecinin sonunda başarısızlık olursa askeri darbe ile karşı karşıya kalabiliriz."

Akil Adam Heyet'in Haziran 2013'te Erdoğan'a çarpıcı bir rapor sunmuştu. O rapordan bazı maddeleri aktarıyorum.

 

- Diyanetin bu süreçte aktif rol üstlenmesi

- Terör örgütü, bebek katili gibi söylemlerin bırakılması

- Şeyh Said, Said Nursi ve Seyyit Rıza gibi isimlere iadei itibar edilmesi

- 1937 ve 1938 Dersim soykırımlarının kınanması

- Bu ülke artık tek din tek dil gibi söylemleri kaldırmıyor

- Öcalan'a af

- Yerel yönetimlere daha fazla yetki

- Diyanetin yeniden yapılandırılması

- Yol kontrollerinin kaldırılması

- Karakol yapımlarının durdurulması

- Cadde, okul, hava alanı gibi yerlerde İnönü, Fevzi Çakmak, Sabiha Gökçen gibi isimlerin kaldırılması

- Andımızın kaldırılması

 

Rapora bakıldığında 1918'den beri Ayrılıkçı Kürt hareketleriyle kol kola giren dinci bağnaz hareketin bir birleriyle anlaşmamaları için ortada hiçbir neden bulunmuyor. Özellikle Said Nursi, Atatürk'ün Dersim'de katliam yaptığını iddia etmek, İnönü ve Gökçen'e' düşmanlık her iki zihniyette ortak.

 

Sayın başbakanımız sunulan rapor doğrultusunda ilk adımı atıyor ve Andımızı kaldırıyor. Andımızın kaldırılma gerekçesi ise Türkçe ezanla bağlantısını kurduğu Reşit Galip. Yine Atatürk'ün yaptığı antropoloji çalışmalarına da değinmeden geçmiyor tabi. Çünkü kafatası ölçümleri Erdoğan'a göre caiz değil ve bilim dışı.

Ekim ayının sonlarına doğru Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Ödülü, "Vallahi bir dostu özledik, vallahi Apo'yu özledik." diyen Ahmet Kaya'ya veriliyordu.

2013 Kasım ayının ortasında Erdoğan, Habur rezaletini gölgede bırakacak bir olaya imza atıyordu. "CHP ile BDP aynı kafadadır" diyerek CHP'ye terörist damgası vurduğunu unutuyor ve Diyarbakır'da BDP'li vekillerle buluşuyordu. Tabi törende sadece BDP'li vekiller yok. Barzani, Şivan Perver ve İbrahim Tatlıses de bulunuyordu.

 

651482.jpg

 

Kürt milliyetçiliğini yücelten AKP Türk ırkını yerin dibine sokmaya çalışıyordu. AKP'li Yasin Aktay katıldığı bir panelde, "Türk dediğin sentezdir. Türk diye bir ırk yoktur." diyordu. Ümmetçilik illetiyle ulusal omurgası kırılmış halk bunu da kabullendi.

 

2014 Nisan ayının başlarında Türkiye'de KÜRSİAD kuruldu. Yani Kürdistan Sanayici ve İşadamları Derneği. Derneğin kurucusu Abdulbaki Karadeniz şu açıklamayı yaptı, "Kürdistan'da yaşayan ve iş hayatında olan sanayicilerle bu çalışmaları yürüteceğiz. Kuruluş amacımız kimlik, kültür, dil esaslı markaların oluşturulması ve Kürdistani duyguları olan Kürdistan sanayisi ve ekonomisine katkıda bulunmak isteyen arkadaşlarla bu çalışmaları birlikte yürütmek" diyen Karadeniz, kurucu üye olarak 9 kişinin müracaatı gerçekleştirdiğini bildirdi.

 

23 Nisan 2014 günü Türkiye'de bakanlık bağımsız Kürdistan tezini savunan bir Kürdistan partisine onay veriyordu.

 

bakanliktan_kurdistan_partisine_onay_h19507.jpg

 

Bu kadar vahim olaylar yaşamamıza rağmen iktidarcı medya ve AKP seçmeni tüm bu hadiselere sessiz kalıp hâlâ körü körüne Erdoğan'ı desteklemeye devam ediyordu. Onlara göre tüm bunların sebebi 12 yıldır iktidarda olan CHP!

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Hırsız çalacak,her türlü yolsuzluk yapılarak millet yoksullaşacak gık çıkmayacak.Çıkarsa değerler çiğnenmiş olacak.Milliyetçilik ayaklar altına alınacak,memleket parçalanmaya yüz tutacak ses çıkmayacak,demokrasi var,kanun var olmaz denecek...

Demokrasi kuralsızlık oldu.Herkes her istediğini söyleyecek dil yarasına bakılmaksızın,malı olmayan olandan çalacak,sapıklar taciz ve tecavüz edecek,çocuklar dövülecek istismar edilecek,yok yere adam yaralanacak ve öldürülecek,her gün kadın cinayetleri olacak veeeeee demokrasilerde bunlar olur denecek.İdam geri gelmeli arkadaş ne derseniz deyin....

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Terör örgütünü savaşmadan bitiremezssin.Çözüm süreci şöyle olur pkk silah bırakır af diler gider hapse cezasını yatar çıkar topluma entegre olur tamam.Ama türk toprağında yaşayan vatansız ırklara vatan edindirme süreci olmamalı.Toprak türk toprağı ülke türkiye.Sen teröristin ağzına ne bakıyorsun.Kapat partiyi yap operasyonu bakim ne oluyor.Sempatizanlarıda terorıst olarak değerlendir bitti giddi.Biz hep böyle yaptık hep başardık ne zaman tayyıp ılıman bir taviz polıtıkası izledi işte o zaman saplandık kaldık.Ama yakın zaman da özümüze döneriz.Bu bizim doğamızda var.Bakalım o zaman bu akıller bu haınler ne yapıcaklar.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...