Jump to content

Sahibinden Az Kullanılmış Hayat Tabirleri


devrikcumle

Önerilen Mesajlar

Her birimizin hiç hatırı sorulmamış kıyıları köşeleri var. Kim bilsin bu kadar girintisi çıkıntısı olduğunu içimizin!

Neden bazı fikirler sessizce, adeta ayağının ucuna basarak gelir geçer zihnimizden?

 

Saatlerin tiktakları yok artık, gongları çalmıyor, guguk kuşları sizlere ömür... Birileri zamanı saklamaya çalışıyor sanki bizden!

'Böyle gelişigüzel, böyle kırık dökük/Sanki hiç kimselerin kullanmadığı bir gün kalmış bana' diyor Edip Cansever; bilmez miyim hiç!

Ağır uykularımızın bizden gizlediği derin, sessiz, gizemli yağmurları var gökyüzünün.

Her yağmur sonrası binbir temaşa... Küçük su birikintilerinde gökyüzü temalı yüzlerce fotoğraf sergisi...

Ne çok yanlış otobüs geçiyor, hiçbir yere gidilemeyen bütün o duraklardan.

Her akşam aynı saatte kapıyı açıp eve girdiğimi zannediyordu beni görenler... Oysa her akşam aynı saatte kapıyı açıyor ve oyundan çıkıyordum aslında ben!

Güneş girmeyen eve doktor girer derlerdi eskiler. Tanıdığım bir doktor arkadaşım bu söz yüzünden güneş giren evlere girerken ciddi konsantrasyon zorlukları yaşadığını söylüyor.

Parktaki oğlan, parktaki kıza onu çok sevdiğini söylemek için etraftaki bütün sırnaşık kedilerin yanlarından uzaklaşmasını bekledi. Haklı, bazen çok dikkat dağıtıcı olabiliyorlar.

Farkında mısınız, bazı zamanlar tatlı bir kaşıntı tutuyor yaşlı bir kedi gibi şiltesinin üstünde demlenen şehri.

Nerede tüten bir baca görsem, biraz sonra kesik kesik öksüreceği fikrine kapılıyorum.

Gecenin bir yarısında uzaklardan bir bekçi düdüğü yırttı karanlığı; zaman makinesi efekt mi kaçırıyor ne!

'Elli yıl sonra neye benzeyeceğimi çok merak ediyorum doktor!' dedim, bana röntgen filmimi gösterdi!

Geceleri geceliklerini, sabahları sabahlıklarını giyerdi eskiden hanımlar; doğru denk getirebiliyorlar mı acaba hâlâ?

Boşanmalar her geçen gün artıyormuş! Hep söylerim; biz zamane insanları şu kırmızı panjur işini çok ihmal ettik!

Rüyamda kendimi eski bir dükkanın kapısından girerken gördüm; tabelasında 'Hayat Tabircisi' yazıyordu.

'Para! Para! Para!' diye diklenecek oldu Napolyon Amca; 'Çalış kazan, gencecik adamsın!' diye tersledi Josephine Teyze.

Midesi ekşiyen insanların yüzünü ekşitmesinde senkronik bir çaresizliğin izdüşümü var.

Ele aldığımız bir meseleyi bütün boyutlarıyla kavrayabilmek için o meseleye çeşitli açılardan bakmak icap eder. Tabii siyatiğimiz izin verirse!

'Günaydın' sözcüğü yarasalara çok anlamsız geliyor olmalı!

'Uyku tutmadı dün gece' diye söylendi meczup, 'düştükçe düştüm!'

 

 

 

gökhan ÖZCAN

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Her birimizin hiç hatırı sorulmamış kıyıları köşeleri var. Kim bilsin bu kadar girintisi çıkıntısı olduğunu içimizin!

Neden bazı fikirler sessizce, adeta ayağının ucuna basarak gelir geçer zihnimizden?

 

Saatlerin tiktakları yok artık, gongları çalmıyor, guguk kuşları sizlere ömür... Birileri zamanı saklamaya çalışıyor sanki bizden!

 

 

 

 

 

 

 

 

insanın yüreğine hiatap eden bir yazı zevkle okudum .....hayat işte yazacak anlatacak vede susacak çok şey var

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...