Jump to content

Oyuncakların Tarihçesi: Tahta Atlar ve Kil Bebekler...


Renan
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

[h=1]Oyuncakların Tarihçesi: Tahta Atlar ve Kil Bebekler[/h]

2475_4.jpg

 

Oyuncak denilince kiminin aklına araba, kiminin aklına saçları güneş gibi parlayan bir bebek, kiminin aklına tahtadan bir at, kiminin ise bilgisayarlarda çeşitli konsüller aracılığı ile oynadığı mekanizmalar gelir.

 

 

Küçükten Büyüğe herkes oyun oynamaktan hoşlanır.Kimi saatlerce bilgisayarda takımını turnuvadan turnuvaya sürüklerken, kimi kendi boyundakilerle ip atlar, küçük tencere ve fincanlarla evcilik oynar.

 

 

Oyun ve Oyuncağın tarihi ise insanlığın varoluşu kadar eskilere dayanır. Tarihimizde bilinen ilk oyuncak Mısırlılara aittir. M.Ö. beşinci yüzyıl başlarında Mısırlı çocukların, şimdiki yaşıtları gibi Tahta At’lara binmekten çok hoşlandıkları belgelenmiştir. Bütün çağlarda olduğu gibi çocukların ( bizim dönemimizde de öyle idi ) en önemli oyuncakları arasında hayvanların özel bir yeri vardır.

 

 

2475_3.jpg

 

Tahta Atlar ve benzer hayvanların seri üretimlerine iseAlmanya tarafından 1700’’lerde başlandığını söyleyebiliriz. Eski oyuncaklara ve oyuncak tarihine meraklı iseniz ve yolunuz Sonneberg / Almanya’’dan geçecek olur ise, Alman Oyuncak Müzesi’nin sizi büyüleyeceğine eminim. Bulunan en eski ve Oyuncak Bebek devrinin başlangıç hikayesinin baş rolünde ise Alman Heinrich Schiliemann vardır. Yunan Kil sanatı ile yapıldığı tahmin edilen oyuncak bebeğe “ Çıngırak Kil Bebek “ adı takılmıştır.

 

Bu bebek, kilden yapılmış olup hareketli kol ve bacaklara sahipti.

 

 

2475_1.jpg

 

1800′’lerin başlarında tahta eklemli, kalıpta işlenmiş bebekler yapılmaya başlandı ve bu bebeklere de Sonneberg Bebekleri ismi takıldı. On dokuzuncu yüzyılın başlarına kadar herhangi bir estetiği içermeyen bebekler, bu yüzyılın sonlarına doğru yuvalı eklemler, uyuyan gözler, süslü dekoratif elbiseler ve ses çıkartabilen bebekler olarak gelişmeye başladılar.

 

 

Oyuncakların gelişim ve beğenilme dengelerini masaya yatırdığımızda toplumların İlgi Değişimlerini de rahatlıkla izleyebiliriz. Örneğin; Ortaçağda çocuklar ağırlıkla şövalyeler, atlar, askerler ve bebekler ile oynarken, bugünlerde Astronotlar, Uçan Adam figürleri ve çeşitli silahlar ve değişik teknolojiler donatılmış olması da bir gösterge sayılabilir.

 

 

Ülkemizde ise oyuncak üretimi denildiği vakit ilk akla gelen Osmanlı Döneminin Eyüp Oyuncaklarıdır. Evliya Çelebi, seyahatnamesinde 100 dükkan ve 105 nefer olarak Oyuncakçı Esnafı betimlemiştir.

 

 

2475_2.jpg

 

Osmanlı Dönemi oyuncakçılarından bahsetmişken, o dönem çocuklarının ise en çok severek oynadıkları oyuncakları arasında, Çember, Tahta Araba, Dönme Dolap, Düdük, Tef, Dümbelek, Fırıldak, Top, Topaç, Şakşak, Kaynana Zırıltısı ve Aynalı Beşikleri sayabiliriz. Almanya’daki oyuncak müzelerinden bahsetmişken, yurdumuzda da önemli oyuncak müzelerinden bahsetmeden olmaz.

 

Bunlardan en önemlilerini İstanbul, Antalya, İzmir ve Ankara’da gezebilirsiniz. Hadi kendinize bir iyilik yapın ve bu hafta sonu çocuklarınız veya arkadaşlarınız ile Geçmişe Bir Yolculuk yapıp, yakınlarınızdaki bir oyuncak müzesini ziyaret edin. Temin ediyorum haftanın stresini geçmişe ve çocukluğunuza giderek unutacaksınız.

 

 

İstanbul Oyuncak Müzesi

Ankara Üniversitesi Oyuncak Müzesi

İzmir Oyuncak Müzesi

Antalya Oyuncak Müzesi

Sonneberg Oyuncak Müzesi

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...