Jump to content

Medya ve Şiddet...


Renan
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Televizyon programları ve sinema filmlerini çok sistematik olmayan bir inceleme bile, bize, bu iletişim araçlarının bol miktarda, uzun süreli ve çok canlı şiddet sahneleri içerdiğini göstermeye yetecektir. Görsel medyada tanık olduğumuz şiddetin, gerçek hayatta karşılaştığımızdan çok daha fazla olduğu ifade edilmektedir (Baron ve Byrne, 2000).

 

Kitle iletişim araçlarının özellikle de, görsel olanlarının saldırgan davranış üzerindeki etkisi sosyal psikolojide en çok tartışılan konuların başında gelmektedir. Bu konuda yirmi yıldan daha uzun bir süredir, deneysel ve korelasyonel olmak üzere yüzlerce çalışma yapılmış ve halen de yapılmaya devam edilmektedir. Bu araştırmalarda temel olarak yanıtı aranan soru şudur: Şiddet içeren görsel materyalleri (filmler, diziler, çizgi filmler, gerçek hayattan kesitler, belgeseller vb. ) izlemek çocuklar ve/veya yetişkinlerdeki saldırganlığın artmasına neden olur mu? Medyadaki şiddetin etkisini gösteren kanıtlar, üç farklı yöntemle yapılan araştırmalardan elde edilmiştir; laboratuar deneyleri, korelasyonel surveyler ve alan deneyleri.

 

Laboratuar çalışmaları, çok kesin olmasa da, medyada gözlenen şiddetin saldırgan davranışı arttırma eğiliminde olduğunu göstermiştir. Korelasyonel çalışmaların büyük bir çoğunluğu, çocukların şiddet içeren televizyon programlarından hoşlanmaları ile sergiledikleri saldırgan davranışlar arasında orta derecede olumlu bir ilişki elde etmişlerdir.

 

Yani, şiddet içerikli televizyon programlarından hoşlanan çocukların saldırgan davranma olasılıklarının daha yüksek olduğu belirtilmektedir. Diğer yandan, gerçek yaşam ortamlarında gerçekleştirilen alan deneyleri, genel olarak, medyadaki şiddetin kişiler arasındaki saldırganlık üzerinde sadece orta derecede bir etkisi olduğunu göstermektedir (Taylor, Peplau ve Sears, 2000).

 

Bu alandaki çalışmaları toplu bir biçimde değerlendiren sosyal psikologlar, genelde, şu yorumu yapmaktadırlar: Saldırgan davranışı ortaya çıkarmak için medya şiddeti yeterli bir etmen değildir. Yani, tek başına medyada şiddeti izlemek saldırgan davranışı ortaya çıkarmamaktadır. Diğer yandan saldırgan davranışın gösterilmesi için medyadaki şiddeti izlemek gerekli de değildir.

 

Diğer bir deyişle, böyle bir şiddete tanık olmaksızın da insanlar şiddet sergileyebilmektedirler. Ancak, sonuçta, bütün bu belirsizliğe rağmen, medyadaki şiddete maruz kalmak ve saldırgan davranış göstermek arasındaki ilişki şöyle ifade edilmektedir: Medyadaki şiddete maruz kalmak, bazı insanların bazı saldırgan davranışları sergilemesine etki eden etmenlerden sadece biridir (Baron ve Byrne, 2000; Taylor, Peplau ve Sears, 2000; Hogg ve Vaughan, 1995).

 

Medyadaki şiddetin etkileri konusundaki araştırmalar, çok anlaşılabilir nedenlerle, çocuklar üzerinde yoğunlaşmıştır. Araştırmacılar, şiddet içerikli program izlemenin, saldırgan eğilimli çocuklarda, saldırganlıklarını dışarı vurmak için bir zemin oluşturabileceğini ifade etmektedirler. Bundan da önemlisi, şiddet içerikli tek bir film izlemenin değil ama uzun bir dönem boyunca pek çok şiddet içerikli film izlemenin, saldırganlığa eğilimi olmayan çocuklarda bile saldırganlığı arttırabileceği bildirilmektedir. Ayrıca, araştırmacılar, medyadaki şiddetin sadece çocukları değil yetişkinleri de etkilediğini belirtmektedirler (Aronson, Wilson ve Akert, 1999).

 

Medyadaki şiddetin, izleyicilerin saldırganlığı üzerindeki etkileri çeşitli yollarla gerçekleşmektedir. Birincisi, şiddet içerikli film ve programları izleme yoluyla, izleyiciler yeni saldırganlık teknikleri öğrenebilirler. Örneğin, yetişkin izleyiciler, hırsızlık, cinayet, uçak kaçırma vb. gibi şiddet eylemlerine ilişkin daha önce hiç akıllarına gelmeyen tuhaf ya da ustaca yöntemleri öğrenebilir ve belki de bunu uygulamaya kalkışabilirler.

 

Medyadaki şiddeti izlemenin ikinci etkisi, duyarsızlaştırma etkisi olarak adlandırılmaktadır. Çok gerçekçi şiddet sahneleri izledikten sonra, insanlar kurbanın çektiği acıya duyarsızlaşmaya başlamakta ve daha önce gösterdikleri duygusal tepkiler azalmaya başlamaktadır.

 

Şiddete duyarsızlaşmanın, insanların kendilerinde saldırganlığa ilişkin sınırlamaları da gevşetebileceği düşünülmektedir. Son zamanlarda yapılan araştırmalar medyadaki şiddetin üçüncü bir etki biçimini daha ortaya çıkarmıştır. Buna göre, medyada şiddeti izlemek, şiddet sahnelerinin kişide düşmanca duyguların daha öne çıkmasına ve bu duygulara bilinçte kolayca ulaşılmasına yol açmaktadır.

 

Düşmanca duygular bu kadar kolay ulaşılabilir olduğunda, en küçük fırsatta bilince gelmeleri ve kişinin davranışlarını etkilemesi zor değildir. Sürekli şiddet sahneleri izlemek, belki bu etkiyi daha da güçlendiriyor olabilir (Baron ve Byrne, 2000).

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...