Jump to content

Danişmendname


İη¢ιѕєℓ

Önerilen Mesajlar

danismend.jpg

 

 

 

Danişmendname Nedir, Danişmendname’nin Özellikleri Nelerdir

 

 

Türk boylarının Anadolu’ya gelişleri sırasında yaşamış oldukları çeşitli serüvenleri anlatan destanımsı ürünlerden biri de Danişmend Gâzi’nin asıl kahraman olarak yer aldığı, Danişmendnâme’dir. Anadolu’nun islamlaşması sırasında, Bizans, Ermeni ve Haçlılarla yapılan kanlı savaşlar, halk tabakaları arasında çeşitli efsanevî anlatmaları doğurmuştu. Danişmendnâme’nin ilk kez kimin tarafından yazıldığı belli değildir. Ancak Gelibolulu Âlî tarafından yazılan Mirkatu’lcihad, XVI. yüzyılda yazılmış, sözlü geleneğe dayalı bir Danişmendnâme örneğidir. Yazarın bu eserde anlattığına göre, Danişmendnâme, ilk kez Selçuklu sultanı İzzettin Keykâvus b. Gıyaseddin’in isteği üzerine, 1244′ te b.Âlâ tarafından Türkçe olarak yazılmıştır. 1361de Tokat dizdarı Ârif Ali tarafından yeniden kaleme alınan eser, Gelibolulu Ali’nin yazmasına da esas olmuştur. Bu menakıbnâmede yer alan kimi olaylar; daha sonraki devir tarihçi-yazarlar tarafından (Karamanî, Kâtip Çelebi, Müneccimbaşı ve Hezarfen Hüseyin gibi), tarihî gerçekler gibi işlenmiştir.

 

 

Pertev Naili Boratav ve M. H. Yınanç, Danişmendnâmenin, Malatya Emiri Ömer b. Übeydullahi’s-Sülemi’nin başından geçenlerin, halk tarafından, Danişmend Gazi’ye mal edilmesiyle oluşturulduğu kanısındadırlar. Özellikle Malatya çevresinde yerleşen ilk Müslüman Türk toplulukları, mazilerindeki çeşitli kahramanlık ögelerini, yaşamakta oldukları savaşlarla birleştirerek yeni destan kahramanları yaratmışlardır. Bu bağlamda, Battal Gazi’nin oğluyla Arap emiri Ömer’in kızını evlendiren halk muhayyilesi, Danişmend Gazi’yi yaratmıştır .Dolayısıyle, Danişmendnâme’de, Battalnâme’de gördüğümüz çeşitli motif ve anlatma unsurlarının bulunması da gayet doğaldır. Bu birleştirme, salt yeni bir kahramanın ortaya çıkışını değil, Türk halk hikâyesi geleneğinin de doğmasına yol açacaktır.

 

 

Danişmendnâme’nin olay örgüsünün oluşturan gelişim, özetle şöyledir:

 

 

“Danişmend Gazi, 970’te Bağdat halifesinden alınan izin üzerine Malatya mücahitlerinin başına geçer ve uzun süreden beri yıkılmış bir halde bulunan Sivas’ı onararak içine yerleşir. Ondan sonra yanındakilerden Temürşan ile Eyyup 20 000 kişi ile Istanbul üzerine yürür. Kara Toğan, Çavuldur ve Çaka da Karaman yöresinde gazaya çıkarlar. Emir Danişmend ise, Artuhî adında birini müslüman ederek onunla candan yoldaşlık kurar. Bir düziye savaştan sonra Sivas’tan gelen ordu ile birleşip Tokat’ı alır. Bu başarılar halifeye bildirilir, kendilerine Bağdat’tan hıl’atler gönderilir ve Danişmend Gazi’ye emirlik menşuru verilir. Danişmend Gazi, Komenek ile Turhal’ı alarak Frenk, Gürcü, Rum ve Ermenilerin büyük ordularını yenilgiye uğratır. Amasya ve Çorum’a girer. Artuhi ile Kara Tigin ise Menkuriye ve Mamuriye’yi alır. Emir Osman da Kastamonu’yu almaya gider. Danişmend Gazi, kendisine karşı gelen ahaliyi itaat altına almak için geriye döner ve Niksar’ı alarak ahalisini müslüman eder. Bundan sonra Canik ülkesine yürür. Har Kümbed kalesini kuşatır. Gürcü beyi, Trabzon beyi, Ermeni kralı ve Ahlat Beyi birleşerek Artuhi’yi yenerler ve Niksar önlerine gelirler Niksar’lılar dinden çıkarak Müslümanları öldürürler, Hıristiyanlar böylece her yerde başarı elde ederler. Bu durum üzerine Har Kümbed’den dönen Danişmend Gazi, Niksar’ı tekrar alır, kumandanları öldüğü, askeri de çok azaldığı halde tekrar Canik ülkesine sefere çıkar ancak yolda pusuya düşürülerek ağır yaralanır. Niksar’a dönerek orada ölür ve öldüğü yere gömülür. Danişmend’in ölümü üzerine Hrıstiyanlar her yanda başarı elde ederler. Amasya, Tokat, Sivas ve Niksar tekrar düşmanların eline geçer. Danişmend’in oğlu Emir Gazi, yanındakilerle Malatya’ya çekilir. Malatyalılar onu alarak Bağdat’a giderler, halifeye durumu anlatırlar; bunun üzerine halife, Selçuklu sultanı Tuğrul’a haber gönderip onu Anadolu’yu açmağa çağırır. Tuğrul Bey amcasının torunu Süleyman Şah’ın kızkardeşini Emir Gazi ile evlendirir. Bu sırada Rumların Malatya’yı alıp yaktıkları haberi gelir. Danişmendnâme, Süleyman Şah’ın yanında seraskeri Emir Gazi olduğu halde Anadolu’ya yürüyerek Üsküdar’a kadar bütün ülkeyi alması ile sone ermektedir.

 

 

Anadolu’da özel ellerde pek çok yazmaları bulunan Danişmendnâme’nin İstanbul’da Belediye Kitaplığı M. Cevdet yazmaları arasında bir yazması vardır. Battal Gazi ile olan birleşik hikâyeleri Ethe tarafından batı dillerine çevrilmiştir. Danişmendnâme 1960’ta Irene Melikoff tarafından La Geste de Melik Danişmend. Etude Critique du Dânişmendnâme (Paris 1960) adı altında yayınlanmıştır.”

 

 

Kaynak: Türk Halk Edebiyatı Anlatı Türleri (2004) Prof. Dr. Metin KARADAĞ

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arşivlendi

Bu konu artık arşivlenmiştir ve başka yanıtlara kapatılmıştır.

×
×
  • Yeni Oluştur...