Jump to content
HaYaLGöZLüM

Da Vinci Şifresi

Recommended Posts

Da Vinci Şifresi

 

2000 yıllık bir dinin temelleri sarsılıyor

İsa'nın torunu Paris'te yaşayan Pierre Plantard St. Clair

 

Binlerce yıllık çatışma bir romanla su yüzüne çıktı. İsa bir Tanrı değildi, gerçek bir insandı ve evliydi, Karısı Magdalalı Meryem'di ve kızlarının ismi de Sarah'dı. İsa'nın sırrı ve nesli binlerce yıl gizli tarikatlarca korundu ve İsa'nın neslinden son temsilci Paris'te yaşayan Pierre Plantard St. Clair. Sion Tarikatı, Tapınak Şövalyeleri, Gül ve Haç Kardeşliği sırrın bekçileriydi ancak İsa'nın sırrı artık deşifre oluyor, gizli tarikatlar Papa'nın ölümünü bekliyor.

 

Göster

 

Dünya 2000 yıldır Balık Burcu çağındaydı. Bu dönem aynı zamanda İsa'nın burcu olarak da biliniyor. 2000 yıl boyunca insana ne yapması gerektiği yüksek makamlarca söylendi, dinler damgasını vurdu bu çağa. 2000 yıl geçti, insanlık şimdi Kova Burcu çağında. Bu burca göre de insan gerçeği öğrenecek, kendi adına düşünme inisiyatifini elde edecek. 2000 yıllık Balık Burcu çağının ardından insanlığı rasyonalitenin egemen olacağı bir dönem bekliyor. Bu çağın da etkisi var mıdır, bilinmez ama bugün dünya hayal kırıklığı içinde yeni bir gelişmeyi tartışıyor. 2000 yıllık bir din temellerinden sarsılıyor. Tanrı, Mesih diye tarif ettiği Hıristiyanlık'ın kutsal yaratıcısı İsa'nın kimliğine ilişkin yeni tartışmalı tarihsel veriler ortaya çıkmaya başladı. Hıristiyanlık'a göre İsa hiç evlenmemişti, dolayısıyla bir nesli olamazdı. O bir Tanrı'ydı. Gel gelelim ortaya çıkan tartışmalar İsa'nın evlendiği ve bir neslinin olduğu yönünde.

 

Peki nereden çıktı bunlar? Dünyada en çok satanlar listelerinin birinci sırasında olan bir roman var: Da Vinci Şifresi. Bu kitap, Hıristiyanlığın İsa hakkındaki gerçekleri bilerek ve isteyerek çarpıttığını savunuyor. Hatta bu kitabın yazarı Dan Brown'un da katkısıyla Amerikan ABS televizyonunda yayınlanan bir belgesel program ortalığı karıştırmaya yetti de arttı bile. Belgeselde, İsa'nın evlendiği kadının Magdalalı Meryem olduğu ve nesillerinin bulunduğu iddiası gündemi altüst etti. İsa ve Hıristiyanlık hakkındaki bu yeni tartışmalar hiç de öyle bir roman içinde kalacak, kurgusal iddialar değil. Çünkü Dan Brown kitabının en başında bugün için bile tüm insanlığı polisiye öykülere taş çıkartacak bir yolculuğa çıkaracak haberi veriyordu: "Sion Tarikatı 1099 yılında kurulmuş olan gizli bir Avrupa cemiyetidir ve gerçek bir topluluktur. 1975 yılında, Paris Milli Kütüphanesi; Sir Isaac Newton, Botticelli, Victor Hugo ve Leonardo da Vinci de dahil olmak üzere, Sion Tarikatı'nın sayısız üyelerinin isimlerini içeren, Les Dossiers Secrets diye bilinen parşömenleri ortaya çıkarmıştır."

 

İsa'nın kızı kaçırılıyor

 

Bugün Da Vinci Şifresi'nde yazılan bilgiler, tarihsel tartışmalara götürüyor insanlığı. Hıristiyanların hiç evlenmediğine kutsal bir ayet gibi inandığı İsa aslında evliydi. Karısı da fahişe olarak tanımlanan Magdalalı Meryem'di. Hatta İsa çarmıha gerildiği sırada Meryem kızları Sarah'a hamileydi. İsa'nın doğmamış çocuğu ve Magdalalı Meryem, neslinin korunması için kutsal topraklardan kaçtı. Tarihte hep sır isim olarak zikredilen Arimatea'lı Yusuf devreye girdi. Meryem'i gizlice Fransa'ya getirildi. Oradaki Yahudiler arasında kendine sığınacak güvenli bir yer bulundu. Kızını da burada doğurdu. Sarah, İsa'nın ilk çocuğu olarak, İsa neslini çoğaltacak bir kadın olarak, Fransa topraklarında yaşama gözünü açtı. İşte olaylar zinciri de bu noktadan sonra başladı. İsa ile ilgili gerçekleri gizlediği iddia edilen Roma Kilisesi, İsa'nın neslinin artmasından, İsa ve Magdalalı Meryem sırrının açığa çıkmasından ve temel Katolik öğretilerine meydan okunmasından korkuyordu. Bugünkü Vatikan'ın, o dönemdeki Roma Kilisesi'nin tüm engellerine rağmen İsa'nın nesli çoğalmaya devam etti. 15. yüzyıla kadar bu nesil gizlice çoğalmıştı. Ancak bu tarihte İsa'nın neslinin son temsilcisi, Fransız asillerinden biriyle evlendi. Merovingian hanedanı diye bilinen İsa'dan gelme bir soy oluştu. Vatikan, bu soyu yok etmek için türlü çabalar içine girdi. İşte bu krallıkta bir isim öne çıktı: Kral Dagobert. Dagobert Merovingian kralıydı. Yani İsa'nın neslini temsil eden hanedanlığın da kralı. 17. yüzyıl sonunda bu hanedanlık yok olma aşamasına geldi. Dagobert öldürüldü. Oğlu Sigisbert kaçmayı başardı. Aileye sonradan bir isim eklendi. Godefroi de Bouillon. İşte İsa'nın sırrı bu isimle birlikte bir gizli cemiyetin himayesine girdi.

 

Son temsilci

 

İsa'nın bu sırrını koruyan Sion tarikatı kuruldu. İsa'nın neslinden olan Merovingianların bugün soyunu temsil eden soyadları ise Plantard ve Saint Clair. Bu soyadları tarikat tarafından yıllarca korundu. İsa soyunun son temsilcisi bugün hayatta. Fransa'da yaşıyor ve tarikat tarafından gizlice korunuyor. İsmi ise Pierre Plantard de Saint Clair. Bu isim Dan Brown'un kitabında yazmıyor. Ancak 80'lerden bu yana Hıristiyanlık ve Vatikan'la ilgili araştırmaları olan Aytunç Altındal bu ismi Tempo'ya açıkladı. Son olarak Gül ve Haç Kardeşliği adlı kitabı da yayımlanan Altındal için Türkiye'nin Dan Brown'u demek yanlış olmaz. Altındal, İsa'nın torunu, neslin son temsilcisi Saint Clair ile ilgili ise şunları anlatıyor: "Pierre Plantard de St. Clair. İkinci Dünya Savaşı sırasında adamı Almanya'da aramaya başlıyorlar. Paris'te oturuyor. Hemen Londra'ya kaçırıyorlar. Adamı Londra'da saklıyorlar. Savaş bitince geliyor. 1945'den itibaren de AB'nin kurulması meselesinde, Sion tarikatı yeraltından çıkıyor. Sion tarikatının elindeki, İsa'yla ilgili dosyalar birden bire devlet arşivinde bulunuyor." Altındal'ın verdiği bilgiye göre İsa soyunun son temsilcisi 88 yaşında şu an ve Paris'te yaşıyor. İsa'nın kimliğiyle ilgili bu şaşırtıcı bilgiler, binlerce yıldır şifreler, gizli oluşumlar, cinayetler ve entrikalar arasında taşınıp durmuş. Tapınak Şövalyeleri, Sion tarikatı, Gül ve Haç Kardeşliği diye bilinen gizli örgütler, İsa'nın sırrını saklamak ve yüzlerce yıl Vatikan'a kaptırmamak için çalışıyorlar. Tartışmalı da olsa 25 Aralık İsa'nın doğum günü. 2000 yılın bittiği yeni bir çağın da içindeyiz artık. Sion Tarikatı bu gerçekleri açıklamaya hazırlanıyor. Hem Dan Brown bu bilgiyi kitabında yazıyor, hem de Aytunç Altındal bunun altını çiziyor. Altındal, tarikatın şifreleme sistemine göre bugünkü Papa'nın ölmesini beklediklerini söylüyor. Ölümünün ardından da gizli belgeler gün yüzüne çıkarılacak ve İsa gerçekleri ortaya konacak. Dolayısıyla binlerce yıldır Vatikan'la bu gizli tarikatlar arasında yaşanan çatışma da Vatikan'ın aleyhine sonuçlanmış olacak. Bu tarikatın içinde Victor Hugo, Leonardo da Vinci, Isaac Newton, Botticelli gibi ünlü sanatçılar da var. Her biri bu tarikatın üyesi olmuşlar. Eserlerine İsa gerçeğiyle ilgili gizli şifrelerini koymuşlar. Bir dönem Sion Tarikatı başkanlığını da yaptığı ortaya çıkan Leonardo da Vinci'in Son Akşam Yemeği tablosu bugün yeniden tartışılıyor. Çünkü 13 havari ve İsa olarak bilinen tablodaki karakterlerin 13'üncüsü meğer Magdalalı Meryem'miş. Aslında tüm bunları anlayabilmek için tarihin başına dönmek gerek. Hıristiyanlık tarihi için önemli bir isim olan Constantin'in Hıristiyanlık dinini seçtiği tarihe... 325 yılında Constantin'in emriyle İznik'te toplanan Konsey'de, İsa'nın Tanrı olarak görülmesine karar veriliyor ve İsa'yı insan ve evli olarak tanımlayan İncil'ler yok ediliyor. Dan Brown bu tarihi gerçeği romanında şu satırlarla aktarıyor: "İsa'nın çarmıha gerilmesinden üç yüzyıl sonra, İsa müritleri katlanarak artıyordu. Hıristiyanlarla paganlar savaşmaya başlamışlardı ve anlaşmazlık o boyutlara gelmişti ki, Roma'yı ikiye bölmekle tehdit ediyordu. Constantin de bir şeyler yapılması gerektiğine karar verdi. 325 yılında Roma'yı tek bin din altında birleştirmeye karar verdi. Hıristiyan sembollerinde pagan dinine ait izler vardır. Mısırlıların güneş çemberleri, Katolik azizlerin haleleri oldu. İsis'in mucizevi bir şekilde gebe kaldığı oğlu Horus'u emzirdiğini gösteren çizimler, Bakire Meryem’in Bebek İsa'yı emzirdiği modern sahnelere dönüştü. Constantin Hıristiyan geleneğini sağlamlaştırmak için İznik Konseyi adlı ekümenik toplantı düzenlendi. Tarihin o anına kadar Mesih, müritleri tarafından ölümlü bir peygamber olarak kabul ediliyordu. Mesih'in Tanrı’nın oğlu olduğu İznik Konseyi'nde teklif edilmiş ve kabul edilmişti."

 

Batı dünyası tartışıyor

 

İsa'nın Maria Magdalena ile evli ve çocukları olduğu konusu son 2 yıldır tüm Batı dünyasında sıkça tartışılmaya başlandı. Margaret George'un 2002 yılında satış rekoru kıran 'Magdalalı Denilen Meryem' adlı kitabı Katolikler arasında yeni taraftarlar oluşmasına bile neden oldu. Bu arada Wachowski kardeşler Matrix Reloaded'da etrafını Kâse'ye benzer kadehlerle çevreledikleri kötü adama Merovingian ismini verdiler. Yani İsa'nın soyunu temsil eden hanedanlığın ismi. Bu arada Mel Gibson'ın yakında gösterime girecek olan 'İsa' filminde de Monica Bellucci Magdalalı Meryem'i oynayacak. Newsweek Dergisi geçen haftalarda "İncil'in kaybolmuş hikâyeleri" başlıklı bir haber yayımladı. Haber eski metinleri yeniden inceleyen Amerikalı kadın araştırmacıların görüşüne yer veriyordu. Buna göre Magdalalı bir hayat kadını değildi, İsa'nın eşiydi. Chicago'daki DePaul Üniversitesi profesörlerinden John Dominic Crossan da Dan Brown gibi Magdalalı'nın İsa'nın eşi olduğunu savunanlardan. Bu arada ABD'de ABC televizyonunda gösterilen 'Jesus, Mary ve da Vinci' adlı belgeselde, İsa'nın Magdalalı Meryem'le evliliği, Leonardo da Vinci'nin gizli bir tarikat üyesi olduğu, 'Son Yemek' adlı tablosundaki sembollerle bu evliliği anlattığı öne sürüldü.

 

Sion - Gül Haç tarikatı

 

Hıristiyanlık içinde yer alan ancak agnostik Hıristiyanlar olarak tanımlanan gizli oluşumlar özü itibarıyla aynı. Tapınak Şövalyeleri, Sion Tarikatı ve Gül Haç kardeşliği gibi isimler altında bulunmuşlar. Günümüzdeki isimleri Gül Haç Tarikatı. Sion Tarikatı'nın kuruluşu 1099 yılı olarak biliniyor. Gül Haç Tarikatı'nın ilk ismine 17. yüzyılda Fama Fraternatis'te, Confessio Fraternatis ve The Chemical Wedding of Christian RosenKreuz'da rastlanıyor. Bu devirde yazılan ve Rosy Cross Manifestoları olarak bilinen üç eser bir Hıristiyan olan Rossy Cross'dan ve alegorik bir efsaneden ve bir manifestodan bahsediyor. Almanya'da 1378'de doğan Rosy Cross, Anadolu'ya ve kutsal topraklara gitmiş 106 yaşında 1484'te ölmüştür. Bu eserler simya ile, gizli bilimle ve tıpla uğraşan kiliseye karşı olan gizli bir topluluğun varlığından dem vurur. Eserlerde masonik sembolizm ve dolaylı anlatım kullanılır. Boyle ve Leonardo da Vinci'den, Isaac Newton'a kadar pek çok bilim insanın bu gizli örgüte üye olduğu ve bu örgüt sayesinde kendini geliştirdiği biliniyor. Örgütün tüm özellikleri masoniktir ve Tapınak Şövalyeleri ile ilişkileri olduğuna kesin gözüyle bakılıyor.

 

Türkiye'deki temsilci kim?

 

Bu gizli tarikatın halen var olduğu da iddialar arasında. Araştırmacı Aytunç Altındal, Gül ve Haç Tarikatı'nın bir dönem İstanbul Teşvikiye'deki İzmir Apartmanı'nda merkezi olduğunu, bunu gördüğü belgelere dayandırdığını söylüyor. 1960'larda Türkiye'deki isim Cemal Birik. Altındal, son 15 yıldır da bu örgütün temsilciliğini ünlü bir avukatın yürüttüğünü öne sürüyor.:thumbsup:

Link to post
Share on other sites

hayatınız hikayelerle romanlarla geçiyor isa mesihin çocukları -torunları olacakta islam dünyası bunu ortaya çıkartmak için varını yogunu harcamıyacak asırlardır araştırdılar bulamadılar ama vaktiniz varsa devam edin bulursanız kanıtlarıyla buraya yazın bizde engin bilginizden ilham alalım.

Link to post
Share on other sites
Guest gerçek
hayatınız hikayelerle romanlarla geçiyor isa mesihin çocukları -torunları olacakta islam dünyası bunu ortaya çıkartmak için varını yogunu harcamıyacak asırlardır araştırdılar bulamadılar ama vaktiniz varsa devam edin bulursanız kanıtlarıyla buraya yazın bizde engin bilginizden ilham alalım.
arkadaşım kanıtlarıyla sunulanıda inkar ediyorsun hikaye dediğin şeyler senin kutsal kitabının içindekiler hemde akla aykırı hikayeler dolu ve buna rağmen sen bu hikayelerin tanrı esni olduğunu savunan birisin neden hikayelere şimdi bu kadar tepki veriyorsunki
Link to post
Share on other sites

neyin kanıtı kanıt diye sundugun hikaye 2000 tıildır arıyorlar araştırıyorlar bula bula bu mu dag fare bile dogurmamış.

yeni bir film çekildi ama sonradan bazı sahneler tepki çekmesin diye çıkarıldı neydi o filim 2012 kıyamet filmi orada da kabe yıkılıyordu yerle bir oluyordu işte mayaların kehaneti 2012 bu ondan daha gerçek gibi hani kabe yıkılmazdı yani bir şey yazarken biraz gerçeklerden bahset isa evlenmiş çocugu olmuş züriyeti hala yaşıyormuş arkadaş ona bakarsan muhammed in züriyeti dünyanın her tarafında yaşıyor onlarca kadın,cariye,odalık,ganimet (kadın mal)

bunlarıda araştır belki amerikaya kadar uzanır.

--------------------

arkadaş şimdi da vincinin bu hikayesi kutsal kitapta yazıyor diyorsan ayetlerden açıklama yap inanayım.ben bulamadım

--------------------

sayın göçmenoglu ne kadar geriye bakarsan takılıp düşersin daima ileri bakmak iyidir.

Link to post
Share on other sites
Guest gerçek
neyin kanıtı kanıt diye sundugun hikaye 2000 tıildır arıyorlar araştırıyorlar bula bula bu mu dag fare bile dogurmamış.

yeni bir film çekildi ama sonradan bazı sahneler tepki çekmesin diye çıkarıldı neydi o filim 2012 kıyamet filmi orada da kabe yıkılıyordu yerle bir oluyordu işte mayaların kehaneti 2012 bu ondan daha gerçek gibi hani kabe yıkılmazdı yani bir şey yazarken biraz gerçeklerden bahset isa evlenmiş çocugu olmuş züriyeti hala yaşıyormuş arkadaş ona bakarsan muhammed in züriyeti dünyanın her tarafında yaşıyor onlarca kadın,cariye,odalık,ganimet (kadın mal)

bunlarıda araştır belki amerikaya kadar uzanır.

--------------------

arkadaş şimdi da vincinin bu hikayesi kutsal kitapta yazıyor diyorsan ayetlerden açıklama yap inanayım.ben bulamadım

arkadaşım de vincinin kitabından daha inanılmaz aykırı hikayeler var senin kutsal kitabında diyorum sen bunları okurken tanrı esini diyip onaylıyorsunda bu hikaye niye sana ters gelmiş anlamış değilim bu hikayede teolojik araştımalardan oluşmuş bir hikaye araştır sen bence;)

 

ayrıca senin kitabında her peygamber inılmaz hikayeler uydurulmuş sen hz muhammede yakıştırılan senin zihniyetindeki insanların yazdığı senaryoyu nasıl misilleme gösterirsin komiksin arkadaşım tabiki senin zihniyetinde inaancında insanlar hz muhammedi karalamak için uydurulmuş senaryolar üretecekler bu normaldir

 

fakat senin inancını kitabını ve içeriğini eleştiren insanların hepsi senin gibi hırıstiyan sence bir tuhaflık yokmu

Link to post
Share on other sites

Islam Hukukunca yukaridaki aciklamalar bir emirdir. Zaten ayette Kur’an’in Tanri’sinin kendisi de belirtmistir ki herseyi kendisi bilir, hikmetlerin sahibidir. Bu durumda miras durumunda gercek bir Musluman yukaridaki hesaplamaya gore hareket etmelidir. Peki bir misal verelim.

Adam olur ve geride karisi, 3 kizi, anne ve babasini mirasci olarak birakir. (Bu durumu ilgilendiren yukaridaki cumleleri ayet icerisinde koyulastirdim ki bu anlasilmasi guc ayetin icerisinde bogulmayasiniz)

Üç kız evlada mirasın 2/3′ü, ana ve babanın her birine 1/6, karısına 1/8 kalacaktır. Bu durumda basit bir toplama bize olenin tum mirasinin yuzde yuzunu, yani 1′i vermelidir degil mi? Deneyelim:

2/3 + 1/6 + 1/6 + 1/8 =? (Paydalari esitleyelim)

16/24 + 4/24 + 4/24 + 3/24 = 27/24 = 1.125

Maalesef, cok aci ama gercek olan sudur ki, ayette net bir sekilde matematik hatasi yapilmistir. Muhammed’in iddiasina gore esi benzeri olmayan Kur’an, ‘miras’ gibi cinayetlere sebep olabilecek kadar onemli bir hususta koydugu kanunda matematik hatasi icermektedir.

Bunca yildir kimse farketmemis mi peki bu hatayi?

Boyle bir hata farkedilmez olur mu hic? Hz. Omer, Halife, Avl yontemiyle bu hatanin ustunu ortmustur. Halen, Islam hukukunda bu yontem kullanilmaktadir.

Yukarida 24 olarak esitlenen payda 72′ye (3 kat daha buyutulmus hali) yukseltilir.

48/72 + 12/72 + 12/72 + 9/72 = 81/72

Sonra Omer’in dahiyane bir uydurumasiyla payda da 81′e yukseltilir ki toplam 81/81, yani 1 olsun.

Boylece yeni oranlar Kur’an’da belirtildigi gibi olmaz ama Omer’in belirttigi gibi olur:

Kur’an’a gore kizlara dusen oran 48/72 (yani 0.667)

Omer’e gore kizlara dusen oran 48/81 (yani 0.593)

Kur’an’a gore anne ve babanin her birine dusen oran 12/72 (yani 0.167)

Omer’e gore anne ve babanin her birine dusen oran 12/81 (yani 0.148)

Kur’an’a gore ese dusen miras orani 9/72 (yani 0.125)

Omer’e gore ese dusen miras orani 9/81 (yani 0.111)

Boyle basit bir hata Kur’an’in insan yazimi oldugunu gosterir mi?

Bunun cevabini size birakiyorum. Kusursuz bir Tanri mi boyle basit bir matematik hatasi yapar, yoksa okuma yazma dahi bilmedigi iddia edilen Muhammed mi? Bu sorunun cevabi sanirim asil sorunun da cevabidir.

Ben yine de size kararinizda yardimci olabilecek bazi cikarimlarimi listeleyeyim:

1. Tanri matematik hatasi yapmistir

2. Muhammed’e vahyi aktaran Cebrail’in dalginligi sonucu oranlar yanlis aktarilmistir

3. Muhammed vahyi yanlis anlamistir

4. Aslinda oranlar dogrudur ama Kur’an tahrifata ugramistir.

Link to post
Share on other sites
Guest gerçek
Islam Hukukunca yukaridaki aciklamalar bir emirdir. Zaten ayette Kur’an’in Tanri’sinin kendisi de belirtmistir ki herseyi kendisi bilir, hikmetlerin sahibidir. Bu durumda miras durumunda gercek bir Musluman yukaridaki hesaplamaya gore hareket etmelidir. Peki bir misal verelim.

Adam olur ve geride karisi, 3 kizi, anne ve babasini mirasci olarak birakir. (Bu durumu ilgilendiren yukaridaki cumleleri ayet icerisinde koyulastirdim ki bu anlasilmasi guc ayetin icerisinde bogulmayasiniz)

Üç kız evlada mirasın 2/3′ü, ana ve babanın her birine 1/6, karısına 1/8 kalacaktır. Bu durumda basit bir toplama bize olenin tum mirasinin yuzde yuzunu, yani 1′i vermelidir degil mi? Deneyelim:

2/3 + 1/6 + 1/6 + 1/8 =? (Paydalari esitleyelim)

16/24 + 4/24 + 4/24 + 3/24 = 27/24 = 1.125

Maalesef, cok aci ama gercek olan sudur ki, ayette net bir sekilde matematik hatasi yapilmistir. Muhammed’in iddiasina gore esi benzeri olmayan Kur’an, ‘miras’ gibi cinayetlere sebep olabilecek kadar onemli bir hususta koydugu kanunda matematik hatasi icermektedir.

Bunca yildir kimse farketmemis mi peki bu hatayi?

Boyle bir hata farkedilmez olur mu hic? Hz. Omer, Halife, Avl yontemiyle bu hatanin ustunu ortmustur. Halen, Islam hukukunda bu yontem kullanilmaktadir.

Yukarida 24 olarak esitlenen payda 72′ye (3 kat daha buyutulmus hali) yukseltilir.

48/72 + 12/72 + 12/72 + 9/72 = 81/72

Sonra Omer’in dahiyane bir uydurumasiyla payda da 81′e yukseltilir ki toplam 81/81, yani 1 olsun.

Boylece yeni oranlar Kur’an’da belirtildigi gibi olmaz ama Omer’in belirttigi gibi olur:

Kur’an’a gore kizlara dusen oran 48/72 (yani 0.667)

Omer’e gore kizlara dusen oran 48/81 (yani 0.593)

Kur’an’a gore anne ve babanin her birine dusen oran 12/72 (yani 0.167)

Omer’e gore anne ve babanin her birine dusen oran 12/81 (yani 0.148)

Kur’an’a gore ese dusen miras orani 9/72 (yani 0.125)

Omer’e gore ese dusen miras orani 9/81 (yani 0.111)

Boyle basit bir hata Kur’an’in insan yazimi oldugunu gosterir mi?

Bunun cevabini size birakiyorum. Kusursuz bir Tanri mi boyle basit bir matematik hatasi yapar, yoksa okuma yazma dahi bilmedigi iddia edilen Muhammed mi? Bu sorunun cevabi sanirim asil sorunun da cevabidir.

Ben yine de size kararinizda yardimci olabilecek bazi cikarimlarimi listeleyeyim:

1. Tanri matematik hatasi yapmistir

2. Muhammed’e vahyi aktaran Cebrail’in dalginligi sonucu oranlar yanlis aktarilmistir

3. Muhammed vahyi yanlis anlamistir

4. Aslinda oranlar dogrudur ama Kur’an tahrifata ugramistir.

hehe ya şalom bırak bu ordan burdan alıntı ne yazıldığı ne idda edildiği bile belli olmayan yazıları:rofl:

 

Allah hata yapmaz bunu iyice öğren kendi kitabındaki tanrıylamı karıştırıyorsun hesaplamaya gelince bu daha önceden buraya konuldu yahu senin inancındaki teolgların kuran sistemini bilimsel bir ciddiyetle araştırırken sen kalkmış kendi zihniyetindeki insanların çarpım tablosu alıntıların sanki büyük bir buluşa imza atmışsın edasıyla foruma cevap diye koyuyorsun

 

şimdi sana asıl matematik sisteminide koysam belliki bu çarpım tablusunu matematik sayan bir insan olarak sadece anlamadan bakakalırsın

 

git araştır öğren gel bak senin kitabın hakkında konuşulurken insanlar ne kadar ciddi bilnçli ve bilgili konular ve cevaplar koyuyorlar

 

bilgisizliğini o kadar açık belli ediyorsunki hadi kuran ve islam konusunda anlarımsda yahu kendi inancın kitabın hakkındada hiç birşey bilmiyorsun olacak şey değil

Link to post
Share on other sites

PUTPEREST BİR RİTÜEL: HACC

 

 

Hacc sizlerinde bildiği gibi İslamiyet öncesi de var olan bir gelenekti. Küçük bir farkla İslamiyetten önce Hac çıplak yapılırdı. Hac'da okunan telbiye de İslam'dan önce yine vardı. Şu şekildeydi:

 

"Lebbeyk allahümme lebbeyk.

Lebbeyk ve sadeyk.

Ma ehabbena ileyk"

Buyruğundayım, Allahım buyruğundayım!

Buyruğun başım üstüne! Ortağın yoktur senin!

Yalnızca tek ortağın var! O da senindir!

 

İslamiyet'ten sonra değiştirilerek şu şekilde okunmaya başlandı:

 

"Lebbeyk, Allahümme lebbeyk,

lebbeyke la serike leke lebbeyk,

innel’hamde ve’n ni’mete leke ve’l-mülk, la serike lek."

“Buyruğundayım Allahım, buyruğundayım!

Buyruğun başım üstüne, ortağın yoktursenin , buyruğundayım,

Hamd ve nimet senindir, ortağın yoktur senin!”

Link to post
Share on other sites
Guest jülide
PUTPEREST BİR RİTÜEL: HACC

 

 

Hacc sizlerinde bildiği gibi İslamiyet öncesi de var olan bir gelenekti. Küçük bir farkla İslamiyetten önce Hac çıplak yapılırdı. Hac'da okunan telbiye de İslam'dan önce yine vardı. Şu şekildeydi:

 

"Lebbeyk allahümme lebbeyk.

Lebbeyk ve sadeyk.

Ma ehabbena ileyk"

 

Buyruğundayım, Allahım buyruğundayım!

Buyruğun başım üstüne! Ortağın yoktur senin!

Yalnızca tek ortağın var! O da senindir!

 

İslamiyet'ten sonra değiştirilerek şu şekilde okunmaya başlandı:

 

"Lebbeyk, Allahümme lebbeyk,

lebbeyke la serike leke lebbeyk,

innel’hamde ve’n ni’mete leke ve’l-mülk, la serike lek."

 

“Buyruğundayım Allahım, buyruğundayım!

Buyruğun başım üstüne, ortağın yoktursenin , buyruğundayım,

Hamd ve nimet senindir, ortağın yoktur senin!”

yine aynı cehaletin doruk noktasında olan kaynaktan bir alıntı koymuşsunuz ayrıca kaynak bile belirtmiyorsunuz nerden alıntı yaptınız :)

 

sayın şalom bakın sayın inride aynı hatayı yaptı kaynağı belli olmayan islam ve kuranla alakası olmayan iddaları ne olduğu belli olmayan insanlardan araştımadan getirip koyup ve koyduğu yazının arkasında bile duramadı kaynak diye belirttiği kişinin kim olduğundan bihaber bir şekilde açıklama bile getiremedi bu konuda size tabiki gerçekleri yazarım

 

ama islam konusunda ciddiyetsizce ve araştırmadan bulduğunuz karalayıcı bilgiden uzak cehalet kokan her saçma sapan yazıyı buraya koyarsanız benimde sizi ciddiye almama yada ciddiyetle verdiğiniz konunun aslını açıklamama engel olursunuz

 

nedeni ise amacınızın doğru olanı öğrenmek değil yanlışta olsa sırf islamı kötüleyen karalayan her yazıyı ciddiye alıp araştımadan buraya koyma gayretinde olduğunuza inanmamdandır

 

ayrıca şunu bilinki sizin gibi araştımadan incelemden hırıstiyanlık konusunda rasgele tek bir yazı buraya koymadım eğer sizin yaptığınız şekilde yapmış olsam bu foruma binlerce hırıstiyanlıkla ilgili rasgele konu koyabilirdim ama bu bana göre ne etik nede nede dürüsçe olabilirdi inancınızı kabul etmesemde rasgele bilgiden uzak araştırmasız yazılar koyacak umusamazlığıda asla yapmam

 

sizdende bunu beklerim umarım bundan sonra beklediğim şekilde cevap ve konularınızı okurum :)

Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×
×
  • Create New...