Jump to content

Kültürel Yabancılaşma...


Renan
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Kültür, bir toplumu benzer ya da farklı öğeleriyle başka toplumlardan ayıran değerler ve bu değerlerin oluşturduğu yaşam biçiminin o topluma ait karakteristik görünümüdür. Tek tek bireylerin iradesinden bağımsız olarak ortak bir iradeye sahip olan bütün topluluklar, toplumlar ve uluslar mutlaka diğerlerinden ayrı kimliksel özellikler gösterir Her toplumun yaşamı algılama biçimi farklıdır. Dolayısıyla bir toplum kendi içinde yaşamın farklı alanlarına benzer biçimde yaklaşırlar. O nedenle toplum kimliği olan kültürün yanında ekonomik, sosyal, siyasi, ticari kültür veya köy kültürü, kent kültürü gibi alt kültürler oluşmuştur. Ancak bu alt kültürel sahalar asla bir millet olarak parçalanmış duygu ve düşüncelere sebep olmaz. Aksine, topluma ait kültür bu öğelerle zenginleşir.

 

Yeryüzünde saf, katışıksız kültür unsuru yoktur. Bilim ve teknoloji evrensel ama kültür ulusaldır. Kültürlerin ulusal olması, içlerine kapanık, diğer kültürlerden kopuk olmaları anlamına gelmez. Kültürler birbirlerinden beslenir, birbirlerinden etkilenirler. Ancak etkilenme, aynileşme, kopyası haline gelmeye dönüştüğü zaman işte o zaman yozlaşma ve sonuçta yok olma süreci başlar. Kelime olarak tek başına yozlaşma sıradanlaşma, demektir. Ancak zamanla bundan daha derin anlamlar yüklenmiştir. Bireyin kendine yabancılaşması, bozulmuşluk ve kirlenmişlik bunlardan birkaçıdır.

 

Hangi anlamda kullanılırsa kullanılsın bir kötüye gidişi anlatır. Buna paralel olarak kültürel yozlaşma dendiğinde de kültürün özünden ve kökünden kopması, bayağılaşması ve bozulması ifade edilir. Kültürel yozlaşma ve yabancılaşma. İnsanlığın karşı karşıya olduğu büyük bir tehdittir ve her insan için büyük bir önem arz etmektedir. Kültürel yabancılaşma ve yozlaşma bireyin özgürlüğü kaybetmesine ve birey olma özelliğini yitirmesine neden olmaktadır. Yozlaşma ve yabancılaşma dünyada ki her ulus ve devlet için önemlidir. Gelişmemiş ülkelerin uluslararası rekabette irtifa kaybetmelerinin en büyük nedenleri arasında, güçsüzlük, kimliksizlik, kültürel yabancılaşma, yozlaşmış yönetim ve beyin göçleri gelmektedir.Yaşam istikametsiz ve menzilsiz kalınca; kimi değerlerin içi boşalır, toplum hafızasını kaybeder ve geleceği yaratmanın anahtarı olmaktan çıkar.

 

Hafızasız, ütopyasız, üretimsiz toplumlar artık kolay elde edilebilen, tüketilmesi için birikim ve bilgi gerektirmeyen, kullanılıp hemen atılabilen, geçmişten beslenmeyen ve gelecek kaygısı taşımayan günlük ve geçici bir hayata bağlanır ki, gelinen bu noktada kültürün adı artık popüler kültürdür. Bu kavramın seslendirdiği yerde artık değerler ucuzlaşmış, hayat sıradanlaşmış, toplum derinliğini yitirmiş, bireyler ruhsuz, ütopyasız kalmış ve kendi benliğine yabancılaşmıştır. Her şeyin para ve ticaret malına dönüştüğü, insanın gelip geçici, uçucu zevklerin telaşıyla daldan dala atladığı bir anlamdır bu kültür.

 

Popüler kültür, insanlara her alanda bir tüketim mantığı içinde hareket etme alışkanlığı aşılar. Kişiyi amaçsızlaştırır ve bir meta haline dönüştürür. Kendi öz kültüründen ve benliğinden uzaklaştırır. Bu kültürün mimarları kitleleri güdülmeye hazır bir sürü haline dönüştürerek istedikleri gibi bir gelecek kurgusunu geliştirir ve kullanıma açık birer piyon haline dönüştürürler. Bunu toplumların geçmiş ve gelecek arasındaki köprülerini dinamitleyerek gerçekleştirirler.

 

Ali Rıza Tahsinoğlu

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...