Jump to content

Timpani


İη¢ιѕєℓ
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Madeni büyük bir çanağın üstüne geçirilen deriden oluşur. Deri, gerginliğine göre belirli bir notayla uyum içindedir. XIX. yüzyılın başlarından beri timpani mekanik olarak akord edilebilmektedir. Deriye iki tokmakla vurulur. Tokmakların ucu istenilen tonal özelliğe göre değişik maddelerden yapılır.

Beethoven dönemine kadar orkestralarda genellikle iki timpani bulunurdu. Günümüzdeki yaygın uygulama, tek müzikçinin kullandığı üç timpanidir. Bu çalgının başlıca işlevi, belirli bir notanın tekrarı ve arkasından gelen gümbürtüyle müziği vurgulamaktır. Değişik tokmaklarla daha yumuşak ya da kuvvetli ses çıkartmak mümkündür.

Timpani

“Timpani” sözcüğü İtalyanca’da ‘davullar’ anlamına gelir. Orkestra davulu olarak da bilinen timpani, 300 yıl öncesi kullanılan ilk davuldur. Kökenleri Asya ve Afrika’ya dayanır. Geniş, altı yuvarlak, bakır bir çanak üzerine dana derisi veya plastik gerilerek yapılır. Ses düzeni, deriyi gövdeye birleştiren çemberin etrafındaki kelebekleri sıkmak veya gevşetmek yoluyla yapılır. Günümüzde bu sistem artık anahtarlarla veya küçük pedallarla sağlanmaktadır.

Büyüklü küçüklü iki parçadan oluşur. İhtiyaç duyulan ses perdesine göre beş taneden oluşan set halinde de çalınabilir. 2,5 oktav ses aralığına sahiptir.

Üç çeşidi vardır:

a. Büyük Timbal : 80 cm.

b. Orta Timbal : 74 cm.

c. Küçük Timbal : 68 cm.

Ordularda uzun süre kullanılmıştır. 17.yüzyılın ortalarından sonra sıklıkla kullanıldığı orkestraların ve çok sesli müziğin olmazsa olmaz enstrümanıdır.

Timpani hakkında bilgi

timpani (İtalyancada “davullar”), tekil timpano, orkestrada kullanılan ve ses yüksekliği ayarlanabilen büyük davullar. Orkestralarda sürekli kullanılır duruma 17. yüzyıl ortalarında geldi. Matthew Locke’un Psyche’si (1674-75) ve Jean-Baptiste Lully’ nin Thésée (1675) operası bunun ilk örnekleri oldu. Timpani, önceleri genellikle neşeli ya da gür sesli bölümlerde bakır üfleme çalgıları desteklemek için kullanılıyordu. 17. ve 18. yüzyıl orkestra partisyonlarında biri eksen (tonik) sesine, öbürü de çeken (dominant) sesine, yani dizinin birinci ve beşinci derecelerine akort edilen iki timpani bulunuyordu. Daha sonra çeşitli akortlarda üç ya da daha fazla çalgıya yer verildi 19. yüzyılda timpani, büyük ölçüde Beethoven’in etkisiyle daha çeşitli ve anla-tımsal biçimlerde kullanıldı. Requiem-Grande Messe des Morts’unda (1837; Ölüler Missası) 16 timbalin yer almasını öngören Hector Berlioz, bestecilerden hangi tip (sert ya da yumuşak başlı) sopalann kullanılmasını yeğlediklerini belirtmelerini istemişti. Bu da, çalgının anlatım olanaklarına duyulan ilginin bir başka belirtisiydi.

Çağdaş timpanide kazan biçimindeki gövde genellikle bakır ya da pirinçten olur; sığır derisinden ya da sentetik maddeden yapılan timpani yüzü de metal bir kasnakla tespit edilir. Derinin gerginliği (dolayısıyla çıkması istenen ses) önceleri kasnağın üstündeki el vidalarıyla sağlanıyordu. Daha sonra bu, kasnağa bağlı çubukların elle çevrilmesi ya da timpaninin sağa ya da sola döndürülme-siyle sağlandı. Çağdaş timpanilerin ses ayarı ise, gerginliği denetleyen el aygıtları ya da pedalla düzenlenmektedir. Fortissimo pasajlarda hava basıncının deriyi parçalamasını engellemek için kazanın dibine bir delik açılmıştır. Timpaninin ses rengi sopa başının yapısına ve yüzün neresine vurulduğuna göre (ortaya ya da kenara) değişir. Bazı durumlarda besteci (örn. Constant Lambert ve Benjamin Britten’ın yapıtlarında olduğu gibi) derinin parmaklarla titreşti-rilmesini isteyebilir.

Orkestrada kullanılan timpaninin ses alanı, pratikte tam beşli aralığını kapsar. Bu nedenle bir oktavlık bir ses alanı isteniyorsa iki timpani kullanılır. Bunlardan daha tiz olanının ses alanı orta Do’nun altındaki fa ile onun bir tam beşli aşağısındaki Si bemol, pes olanının ses alanı ise viyola Do’su ile bir tam beşli aşağıdaki Fa arasındadır: fa-Si bemol-do-Fij (çizim 1). Orkestrada üç timpani kullanılıyorsa bunların ses alanları küçük timpanide sol-do, orta timpanide re-Sol, büyük timpanide ise Si bemol-Aii bemol biçiminde olur. Igor Stravinsky ile Gustav Mahler gibi besteciler bu alanı alt ve üst yanına doğru genişletmişlerdir

Timpaninin anlatımsal olanakları sürekli ritimlerin tekrarını, dramatik crescendo’lari. ani vurguları ve belli bir havayı yaratan gümbürtülü çalışları (roll) kapsar. Özel efektler arasında söndürülmüş ya da boğuk notalar, iki sopayla birden vurulan bir nota, gümbürtülü çalış, pedal glissando’su ve timpani yüzlerine kumaş geçirerek çalış vardır.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

  • Benzer Konular

    • Timpani

      Timpani   Timpani (İtalyanca: davullar), genellikle orkestralarda kullanılan, davul benzeri vurmalı bir çalgıdır. Orkestralarda sürekli kullanılması 17. yüzyılın ortalarında olmuştur. Timpaninin gövdesine gerilen derinin sıkıştırılıp gevşetilmesiyle farklı sesler elde edilir. Çağdaş tipmanilerde bu ayar, bir ayak pedalıyla sağlanır. Timpani yapımı güç olan bir davul çeşididir. Dış yüzeyindeki kullanılan malzeme davul derisi; bakırdan üretilir.    

      , Yer: Enstrümanlar

×
×
  • Yeni Oluştur...