Jump to content

Erkekler Kime "Kadınım" Der?


Visall
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

1514952_1005987652751329_9170098434916707967_n.jpg?oh=16c6046636d4ef3283b2498e45a47a12&oe=550F1080&__gda__=1423244892_1949bdf69de90eaffb521915947e87e7

 

Bir erkeğin hayatına kim bilir kaç kadın girer ve çıkar? Hangisine sevgilim, hangisine kadınım diye hitap eder acaba? İkisinin arasında ne fark var diyeceksiniz. Çok fark var. Şimdi ben kadın gözüyle erkekleri yazmak istiyorum. Ya da olmasını istediğim gibi yazıyorum. Yanlış isem lütfen beni yorumlarınızla uyarınız.

 

Bir erkeğin hayatına giren kadınların hepsi sevgilidir.

 

Ama bir tanesi vardır ki ona sadece “KADINIM” diye hitap eder. Sevgilim dediği, günlerini gün ettiği, hoş vakit geçirdiği, bazen boşluğunu dolduran, bazen hüzününü dağıtan, bazen onu eğlendiren, bazen onu dertlerinden uzaklaştıran ya da boş zamanlarını doldurandır. Hatta onunla evlenebilir bile. Çocukları bile olur. O artık çocuklarının annesidir. Bir insan olarak onu sever. Ona zarar gelmesini istemez. Bir zaman sevgilim dediği şimdi resmi olarak karısıdır.

 

Bir erkek "kadınım" diye hitap ettiği zaman ona yüklediği anlam bambaşkadır. Onun içinde şevkat, sevgi, aşk, sahiplenme, kıskançlık, onunla gurur duyma, koruma hissi ve kimseyle paylaşamama vardır. Artık dünyaya neden geldiğini biliyordur. Hayatının anlamı vardır artık. Aradığı sadece o’dur. Onu bulmak ve onunla yaşamak için doğmuştur. Onun olmadığı bir yaşam düşünemez. Çok emindir, tanrı onu sadece kendi için yaratmıştır. Dünyada bir tek o ve kendisi vardır. Onun için canını verebilir. Bu aşktan da öte bir şeydir. Bu bir tutkudur. Bu mantığın bittiği yerde başlayan bir duygudur. Bu kadınım dediği kişinin resmi nikahlı karısı olması şart değildir. Ama zaman zaman karım diye bile hitap eder.

 

Bu duyguların en güzel örneğini ünlü şair Bedri Rahmi Eyüboğlu yaşamıştır. Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Hanım'la evlidir. Ancak Mari Gerekmezyan’a aşık olmuştur. Mari, Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun asistanlik yaptığı Güzel

 

Sanatlar Akademisi'nin heykel bölümüne misafir ögrenci olarak gelmistir.

 

1949'da bir gün İstanbul Büyük Kulüp'teki bir toplantıda davetliler,

Bedri Rahmi Eyüboğlu'ndan bir şiir okumasını isterler.

Eyüboğlu ayağa kalkar ve Karadut'u okumaya baslar:

 

"Karadutum, çatal karam, çingenem

Nar tanem, nur tanem, bir tanem

Ağaç isem dalımsın salkım saçak

Petek isem balımsın ağulum

Günahımsın, vebalimsin.

Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan

Yoluna bir can koyduğum

Gökte ararken yerde bulduğum

Karadutum, çatal karam, çingenem

Daha nem olacaktın bir tanem

Gülen ayvam, ağlayan narımsın

Kadınım, kısrağım, karımsın."

 

Bedri Rahmi, şiiri okurken aniden gözlerinden yaşlar süzülür. Salondaki herkes niye ağladığını anlamıştır. Çünkü aşklarını bütün İstanbul bilmektedir. O anda yanında oturan Eren Eyüboğlu da anlamıştır. Çünkü şiirde "kadınım, kısrağım, karımsın" dediği kadın kendisi değildir.

 

Görüldüğü gibi erkekler sadece nikahlı karılarına kadınım ve karım kelimelerini kullanmıyorlar. Bu bambaşka bir duygu.

 

Bunun adı aşk. Doğa üstü bir duygu. İnsanın vücut kimyasını değiştiren, ruhunda volkanların patlamasına neden olan bir duygu. Onu bulduktan sonra kaybetmek ise çok acı verir.

 

Bunu en iyi Ercan Saatçi’nin yazdığı 'Yastayım' adlı şarkı sözü anlatıyor:

 

Yoksun yine varlığım sürünüyor

Sensizliğim bilinmiyor

Sen gittin gideli ellerim hep titriyor

Kalbim bu acıyı saklıyor

Yıllar sonra bile hiç kimseye söylemedim

Bu sevdayı kalbime gömdüm ve sen öldün

Şimdi eşim dostum beni hastayım sanıyor

Yastayım hiç kimse bilmiyor

..........................

Yaşlandım artık bıraktığın gibi değilim

Üstelik bir kızım var evliyim

 

Ne mutlu bütün bu güzel duyguları gerçekten bir ömür boyu bir yastığa baş koyduğu, hayatı birlikte yaşadığı ve çocuklarının annesine duyabilen erkeklere.

 

Bu yazıyı yazdıktan sonra fikirlerine güvendiğim erkek arkadaşlarıma sordum. “Hangi kadına kadınım diye hitap edersin?” diye; Erkeğini tanıyan,erkeği ile birlikte hayatı paylaşan, Sevgiyi paylaşan, Aşkı paylaşan, çocukların sevgisini paylaşan, onları topluma kazandıran ve en önemlisi erkeğine baktığı zaman gözleri parlayan ve kendini, sorgusuz sualsiz ERKEĞNE kol kanat etmiş “O “”narin, narin olduğu kadar güçlü, güçlü olduğu kadar kalbiyle yaşayan ‘a ben KADINIM derim dedi ve aynı şartlar ERKEĞİM diyen için de geçerlidir dedi, bir veya birkaçı diğer çoğunluk ise “Kadınım kelimesinin içinde cinsellik vardır. Çok özel biri olması gerekmez” dediler.

 

Çok hayret ettim .Neyse ben bu yazımı değiştirmedim ve sizlerden gelecek yorumları merakla bekliyorum.

 

Şimdi diyeceksiniz ki, sen bir kadın olarak erkeklerin duygularını bu kadar iyi nereden biliyorsun. Çok haklısınız.

 

Peki bana “KADINIM” diye hitap edilmiş olamaz mı???

 

 

 

Hamdi Arabacıoğlu

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Erkeğini tanıyan, erkeği ile birlikte hayatı paylaşan, Sevgiyi paylaşan, Aşkı paylaşan, çocukların sevgisini paylaşan, onları topluma kazandıran ve en önemlisi erkeğine baktığı zaman gözleri parlayan ve kendini, sorgusuz sualsiz ERKEĞİNE kol kanat germiş “O” narin, narin olduğu kadar güçlü, güçlü olduğu kadar kalbiyle yaşayan ‘a ben "KADINIM" derim dedi ve aynı şartlar ERKEĞİM diyen için de geçerlidir dedi.

Herkesin harcı değil kısaca, herkes sevgili olabilir de, herkes kalpte kalıp orayı mesken edinemez sevdiğinde. Hrrkes gerçekten KADIN ve ERKEK olamaz kısaca!

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Tek taraflı olduğu zaman mı herkes gerçekten KADIN ve ERKEK olamaz?...Yada kalpte kalıp mesken edinemez?..

Bunun tek tarafı veya karşılıklısı neyi değiştirir ki? İlle de sevmek için karşılık mı bulmak lazım yani? Hani yaratılış bile sevgi üzerinedir ya, sevgi en saf duygudur derler! Çıkarsız, korkusuz, hesapsız ölümüne sevmekten bahsediyorum ben sadece. Korksan yada hesaplar yapsan bile yine de kalbinde sevginin daha ağır olması halidir bu. Sevmekten asla vazgeçmemektir!

 

Erkek ve Kadın olmak dediğim bu işte benim. Herkes her şeye rağmen ölesiye, delicesine her şeyden vazgeçerek sevemez yani. Bunun yerine sorunlarla, problemlerle karşılaştığında sevgisinden vazgeçmeyi seçer. Bunun da şerefli bir yanı yoktur sevgi insanlarına göre. O yüzden herkes "KADINIM" ve "ERKEĞİM" olamaz. Öylesine yaşar sadece.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Cok güzel bir yazı benimde aklıma ilk Rahmetli Tanju Okan geldi şarkısında ne kadar içten kadınım derdi o gür sesiyle Kadınım veya Erkeğim demek içtenliğin saflığın ifadesi bana göre hayatta her ne olursa olsun karşı cinsi kabulleniştir yüreğine haps etmektir gözü ondan başkasını görmez bütün dünyası onun etrafında döner ister yanında olsun ister cok uzakta ve Bu kelimeler herkeze söylenmez...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Erkekler her sevgili oldugu kisiye kadinim der. Onlarin oyle ozel hissetme duygulari yokki tek bir kadina kadinim desinler. Onlara gore her kadin ozel, elini tuttugu her kadin, kadinlari. Dedemin insanlari adli film var ya; isim benzetmesi olarak 'Adamin kadinlari' diye film cekilebilir yani :D

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Erkekler her sevgili oldugu kisiye kadinim der. Onlarin oyle ozel hissetme duygulari yokki tek bir kadina kadinim desinler. Onlara gore her kadin ozel, elini tuttugu her kadin, kadinlari. Dedemin insanlari adli film var ya; isim benzetmesi olarak 'Adamin kadinlari' diye film cekilebilir yani :D

 

Maalesef doğru..9_9

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...