Jump to content

Karanlığın Köleleri 2 Şehit Asteğmen Kubilay


frezya

Önerilen Mesajlar

“Yunan’a Kurşun Atmayız!”

“Ben Nakşi tarikatının şeyhiyim. Biz Yunan’a kurşun atmayız, size de ekmek vermeyiz”

Yunan’a kurşun atmayan, kendi vatanını, kızın, kızanın namusunu koruyan, bağımsızlık için can veren, kanını akıtan Türk milis kuvvetlerine ekmek vermeyen bir mahlukattır Derviş Mehmet…

Beyni kefenlidir. Yüreği? Onun ve onun gibilerin yüreği yoktur. Onlar insan bedenine bürünmüş ucubelerdir.

**

Bağımsızlık Savaşı kazanılmış, 29 Ekim 1923’de Cumhuriyet ilan edilmiştir.

Anadolu ümmetlikten, kulluktan kurtulmuş ulus olmanın heyecanını yaşamaktadır. Devrimlerin coşkusu tüm ülkeyi sarmıştır.

Türkiye bağımsız bir ülke olmanın onuruyla dimdik ayaktadır. Hilafet kaldırılmış, tekke ve zaviyeler kapatılmıştır.

Ancak yurttaş olmanın onurundan habersiz meczuplar, beyinlerini saran örümcek ağlarının esiridirler. Köhnemiş ve kokuşmuş hurafelerden yola çıkarak sözde İslam adına hareket ettiklerini sanırlar.

İngiliz efendileri sırtlarını sıvazlamaktadır.

Cumhuriyet’in ilanından beş-altı sene sonra Derviş Mehmet ve müritleri teşkilatlanmaya başlayacaklardır. Bir yılan örneği Balıkesir, Bursa, Manisa ve Menemen’de çöreklenecekler ve bölgeyi etkileri altına alacaklardır.

22/Aralık/1930’da Manisa’dan hareketle; Derviş Mehmet ve hempaları 10 saatlik bir yürüyüşten sonra Sümbüller ve Bozalan köyüne geleceklerdir.

İşin garip tarafı bu Cumhuriyet düşmanları ne teşkilatlanırken ne de Sümbüller köyüne giderken hiçbir zorlukla karşılaşmayacaklardır.

Neden?

Bu sorunun yanıtı son derece basittir. İngiliz İstihbarat teşkilatı bu isyancılar için gereken mıntıka temizliğini yapmıştır.

Sümbüller köyü… Derviş Mehmet denilen meczubun bu köyde bir ikinci karısı ve bu kadından olma çocukları vardır.

Söylentiye göre; Derviş Mehmet’in bu köydeki soyu türemiş ve torunlarından biri hukuk okumuş, büyük adam (!) olmuş, siyasete atılarak dedesinin ayak izlerini takip etmiştir.

Söylenti? Hiç yalanlanmamıştır. O zaman söylenecek tek söz vardır. Derviş Mehmet hortlamış ve hâlâ onun, karanlık zihniyetinin gölgesi, bazen gözyaşlarıyla bazen de sahte bir gülümsemeyle Cumhuriyet’in kurucu ilkelerine dinamit koymaktadır.

Derviş Mehmet “Nakşi”dir. Ve bu tarikatın iktidarı ülkeye hakimdir.

Meczup derviş yanında sadece beş kişi ile evet yanlış okumadınız beş kişi ile 23 Aralık sabahı, daha gün ağarmadan Menemen’i basacaktır. Alana diktikleri yeşil bir bezin etrafında tekbir getirecekler, “Şeriat isteriz” çığlıkları ayyuka çıkacaktır.

Halkı “Yetmiş bin kişilik Halife ordusu geliyor” yalanı ile korkutacak ve kendilerine yandaş toplayacaklardır.

24 yaşında yiğit bir asteğmen… Mustafa Fehmi Kubilay devrimci bir öğretmen, ettiği yemine sadık şerefli ve namuslu bir yedek subay…

Alandaki bu densizliğe, hıyanete sessiz kalamayan Kubilay, bir manga askerle olaya müdahale edecektir. Askerlerin tüfeklerinde kurşun yoktur.

Kubilay, askerlerini geride bırakarak tek başına konuşmak amacıyla Derviş Mehmet denilen meczuba doğru yürüyecektir.

 

 

“Yunan’a kurşun atmak caiz değildir” diyen satılmış beyin bir Türk subayını, Kubilay’ı kurşunlamakta sakınca görmeyecekdir.

Kubilay yaralanmıştır, zorla da olsa Kazez Camii’nin avlusuna sığınacaktır. Kendini “Mehdi” ilan eden Derviş Mehmet ve hempaları, din adına bir Türk subayının kafasını bir bağ bıçağı ile gövdesinden ayıracaklardır.

Ve Menemenliler bu olayı seyredecek, seyretmekle yetinmeyip adeta “tekbir” getirerek teşvik edeceklerdir.

Mahkeme Tutanaklarından;

Derviş Mehmet ve grubu yeşil bayrağı belediye meydanına dikerek etrafında dönmeye ve tekbir getirmeye başladı. Olayın tanığı bir kişi ise yaşananları daha sonra gazetelere şu şekilde anlatıyordu:

“Ben ve camiden çıkanlar bu hal karşısında donduk kaldık. Biraz sonra kendisine Mehdi süsü veren Derviş Mehmet elindeki bayrağı meydana dikti ve iyice tutturmak içinde ahaliden bir ip istedi. İçimizden biri, kuşağını çıkardı verdi. Nasıl oldu bilmiyorum, meydanı dolduran kalabalığın arasında bayrak dikilirken el çırpanlar oldu. Mehdi, sürekli elindeki saate bakarak etrafa okuyup üflediği toprağı savurarak söyleniyordu.

Süngü taktılar

– Bayrağın altından geçmeyen gavurdur! Namazdan çıkan halk meydana yığılıyordu. Tam o sırada jandarma yüzbaşısını gördüm. Çekine çekine ortaya ilerledi.

– Ne var? Ne oluyor ağalar? diye sordu.

Mehdi, “Bugün hükümet açılmayacak, dükkanlar açılmayacak, camiye gireceğiz, dua edeceğiz, her şey düzelecek, her şey yoluna girecek” diye cevap verdi. Jandarma Kumandanı ‘pekala’ dedi. Yürüdü gitti.

Telgraf Memuru Nail anlatıyor

Belgelere göre, olayın görgü tanıklarından, Menemen’deki telgraf memuru Nail Bey, Kubilay’ın nasıl öldürüldüğünü şöyle anlatıyor:

“Kubilay Bey’in kumandasında bir müfreze geldi. Müfreze komutanı evkaf kahvesi önünde askeri durdurup ‘süngü tak’ emrini vererek, kendisi şakilerin yakasını tuttu. Asker süngü taktı. Onlar dönmelerine devam ediyorlardı.

Kubilay Bey’i arkasından bir silahla vurdu. O anda yere düştü. Onbeş saniye kadar yerde kaldıktan sonra, kalkıp cami tarafına koştu. Bir kısım halk bunu görünce dağıldı. Bu sırada adamlardan ikisi kayboldu. Biz kaçtıklarını zannettik. Biraz sonra saçından tutulu olduğu halde, zavallı Kubilay Bey’in kesik kafasını getirdiklerini gördük.”

Olayın tanıklarından biri mahkeme kayıtlarına geçen ifadeleriyle yaşananları şöyle anlatıyor:

“Ahali gittikçe büyüyordu. Yirmi dakika geçti. Birdenbire meydanı otuz kırk nefer silahlarına süngü takarak abluka etti. İçlerinden genç bir zabit ileri atıldı. Mehdinin yakasını tuttu ve şiddetle sarstı. Mehdi, genç zabiti silkeleyip yere attı ve elindeki silahı çevirerek zabite ateşledi.

(Bu kurşun, Kubilay’ın omzundan girip arkasından çıkmıştı)

Yaralı zabit, yarasının ağırlığına rağmen ayağa kalktı ve meydandan çekildi. Halktan bir kısım bu esnada uzun uzun el çırparak alkışlıyor ve Allah Allah! diye bağırıyordu. Aradan on beş dakika geçti. Asilerden biri, Mehdi’nin yanına gelerek, zabitin cami avlusunda yattığını haber verdi. Bunun üzerine Mehdi yanındaki birinden bıçağı alarak bir arkadaşıyla cami avlusuna girdi. Biz uzaktan duyduk , Yaralı gencin sesi yalvarıyordu.

– Kesmeyin beni!

Mehdi ise; “Anlaşıldı, anlaşıldı. Sen daha çocuksun. Kesilmekten korkuyorsun. Seni yüzükoyun yatırayım da görmeyesin…”

İp getirin

Bundan sonrasını ise bu olayı daha iyi gören bir başka tanık anlatıyor: Mehdi, genç ve yaralı zabiti yüzükoyun yatırdıktan sonra bir ayağını yaralı omzuna koydu, bir eliyle saçlarından tutup Kubilay’ın diri diri boğazını kesti. Sonra da elindeki başı caminin önündeki büyükçe bir taşın üzerine koyarak

“Gördünüz mü? Kafirlerin akıbeti işte budur” diye bağırmaya başladı.”

 

 

Yunan işgalindeyken, kasabanın ırzını, namusunu koruyan Türk ordusunun bir subayını katledilirken seyretmek;

Sadece iki bekçi, Kubilay’ın kesik kafasını bir sopanın ucuna bağlayıp dolaştıran, adeta yamyam dansı yapan bu güruha müdahale edecek, Hasan ve Şevki adındaki iki bekçi de şehit edilecektir.

Naralar atarak Türk askerini katleden bu vahşilerin kestiği baş, Kubilay’ın mıdır, yoksa kafası koparılmak istenen Cumhuriyet midir?

Menemen’e gelen askeri birlikler isyanı bastıracak ve Derviş Mehmet ve hempalarını öldürecektir.

Reis-i Cumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa son derece öfkelidir. Ancak O’nun öfkesinin ana nedeni Menemen halkının olaya olan duyarsızlığı ve hatta katkısıdır.

Menemen artık Gazi Paşa için “cezalı şehir”dir. Şehir tamamen boşaltılmalı ve yakılıp, yıkılmalıdır.

Ama Menemen; boşaltılmamış ve yıkılmamıştır. Olaya karışanlar elbette tutuklanmıştır.

Yukarıda okuduğunuz satırlar bir korku romanından veya bir tiyatro eserinden esinlenerek yazılmamıştır. Hele hayal mahsulü hiç değildir.

Size aktarılan tüm olaylar gerçek belgelere dayanılarak yazılmıştır.

Bu olayın basit bir irtica olayı olmadığı gerçeğinden yola çıkarak, bu isyanı tarihsel ve siyasal süreçte incelememiz gerekmektedir.

Menemen Olayının Tarihsel Süreci…

1923-1938 yılları Türkiye Cumhuriyeti’nin Doğu ve Güneydoğu’da çıkan isyanlarla uğraştığı bir süreçtir. Dikkati çeken çok önemli bir nokta da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 10/Kasım/1938’deHAKK’a yürümesiyle bu isyanların keskin bir bıçak tarafından kesildiğidir.

Ancak Menemen isyanının Batı Anadolu’da çıkması onu farklı kılmaktadır. Bu dikkat çekici ve üzerinde durulması gereken bir özelliktir.

Doğu’da çıkarılan 17 isyanla Menemen’in çok önemli ortak bir noktası vardır. Dış istihbarat güçleri…

Dünün bugünden hiç farkı yoktur. Aynanın sırlı tarafında gizlenen ve üzeri örtülen gerçekler; küresel çetelerin iş başında olduğunu göstermektedir.

Menemen İsyanı; yaygın biçimde kabul edildiği üzere bir dinsel ayaklanma mıdır?

Deli, esrarkeş, cahil altı kişinin başlattığı ve birden ortaya çıkan “korsan” bir olay mıdır?

Bu iki soruya verilecek tek cevap vardır. Kesinlikle HAYIR!

Ayrıca “Menemen halkının bu isyandaki sorumluğu nedir?” sorusu da tartışmaya açıktır.

Bu nedenle Menemen İsyanı’nın, tarihsel ve siyasal sürecini bu serinin devamında birlikte inceleyeceğiz.

“ Ecnebilerle dini alet ederek, işbirliği yapan YOBAZLARA MÜRTECİ DENİR.” Gazi Mustafa Kemal Paşa… 1930-Adana Türk Ocağı

Tüm devrim şehitlerimizin önünde saygı ve minnetle eğiliyorum. Mekanları cennet, yol arkadaşları Mustafa Kemal Atatürk olsun…

Devam edeceğiz.

Figen Özen

İLK KURŞUN

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Kubilay ogretmen, emrindeki askerleri gondermis, buyuk bir cesaret ornegi gostererek tek basina cikmistir dervis bozuntusu ve taraftarlarinin karsisina. Ustelik Kubilay ogretmenin kursunlari gercek mermi degildir. Kimse yaralanmasin diye gercek mermi almamistir yanina. Dervis bozuntusu ortaligi karistirinca Kubilay uyari atesi acmis mermiler gercek olmadigi icin ucubenin vucudunda hasara sebep olmamistir. Bu beyin yoksunu zat da "Gordunuz mu bana kursun islemez." Diyerek galeyana getirmistir taraftarlarini. Sonrasinda Kubilay sehit edilmistir. Ve ne yazikki bu ucubenin oglu yuksek asker olmus; torunu da suan TCnin basbakan yardimcisi olmustur. Ataturk ilke ve inkilaplarina ayrica cumhuriyetimize ayni saldiriyi farkli cemaat bozuntulari ve gizli antlasmalarla devam ettirmektedirler.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arşivlendi

Bu konu artık arşivlenmiştir ve başka yanıtlara kapatılmıştır.

×
×
  • Yeni Oluştur...