Jump to content

Çatalın Sosyal Tarihi...


Renan

Önerilen Mesajlar

Çatalın Sosyal Tarihi

 

En temel ihtiyacımız olan beslenmemizi sağlamada kaçımız kullandığımız çatalın nerede, ne zaman, nasıl yaygınlaştığı üzerine kafa yormuşuzdur? Hiçbirimiz desek yeridir. Gelin bir göz atalım dişli metal parçasının hikayesine.

 

Tarih sayfalarında farklı fonksiyonlarla ve çeşitleriyle yer alan çatalın hikayesi Yunanlara kadar uzanır. Çatal, o zamanlar bir yemek aracı olarak değil, mitolojik kahramanların kullandığı bir savaş aracı olarak anılıyordu. Öte yandan, yerleşik hayata geçiş ve toprağın işlenmesiyle çatal da tarımsal faaliyetlerde kullanılan bir tarım aracı halini aldı. Kelime anlamı olarak da çatal (fork) Latince “yaba, sürmek” anlamındaki “furka”dan gelir.

 

Peki, ilk icat edilen yemek aracı çatal mıydı? Hayır. Kaşık ve bıçak oldukça revaçtaydı ve sofralarda çok daha öncesinden kullanılmaya başlanmıştı. Çatalın bunların yanında yer alması için yüzyılların geçmesi gerekiyordu. Zira bir yemek aracı olarak çatala tepki oldukça büyüktü, çünkü çatal hem bir lükstü hem de kişiye feminenlik katıyordu. Roma Katolik Kilisesi bu fikrin destekçisi olarak çatalı sofradan uzak tutma çabasındaydı. Ayrıca Tanrının insanlara doğuştan verdiği elin 10 parmağı varken çatal kullanmak nedendi? Bu tanrıya hakaretten başka bir şey olamazdı.

 

Roma İmparatorluğu’nda bronz ve gümüş olarak kullanılan çatalın türleri yerel geleneklere, sosyal sınıfa ve yenen yemek türüne göre değişiyordu. Bir, iki, üç ve dört dişli olan çatallar arasında en çok iki dişli olanlar modaydı. Çatalın bir yemek aracı olarak masalarda kullanımının teşviki, 1075’de Bizans prenseslerinin Avrupalı aristokratlarla evlenmesiyle başladı. 11’nci yüzyıla kadar çatalın kullanılmadığı İtalya’da makarnanın sükse yapmasıyla da, burjuva sınıfında çatal kullanımı artmaya başladı. Ortaçağ’dan en az 16’nci Yüzyıl’ın ikinci yarısına kadar geçen süre boyunca çatal kullanımının makarna yenilen bölgelerle sınırlı kaldı.

 

Popülerleşen çatal, İtalya’da tüccarlarla üst sınıfça kullanılırken Venedik, Toscana, Liguia’nın varlıklı burjuvaları çatalı ellerini yanma tehlikesinden korumak için benimsediler. Çatal, bir lüks eşya olarak varlığını korudu. Aristokratlar arasında yapılan ziyaretlerde herkes kendi çatal ve kaşığını kapalı bir kutu içinde ziyaret edilecek yere götürürdü.

 

Geçen zaman içinde Doğu ile Batı arasındaki kültür alışverişleriyle Avrupa’ya yeni yiyecekler, yeni tatlar geldi. Mutfaktaki bu devrim Ortaçağ geleneklerinden çok farklı yeni mutfak aletlerinin ve yeni sofra adabının gelişmesine yol açtı. Çatal bu noktada yükselen bir yemek aracı oldu ve tüm sofralarda yerini aldı.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arşivlendi

Bu konu artık arşivlenmiştir ve başka yanıtlara kapatılmıştır.

×
×
  • Yeni Oluştur...