Jump to content

Taşlar ve Pozitif Bilim


İη¢ιѕєℓ
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

İnsanoğlu doğadan ve doğalından uzaklaştıkça yalnızlaşıyor; yalnızlaştıkça sağlıksızlaşıyor.

Bir süredir alternatif tıp yiyeceklerden içeceklere kadar bir çok alana girmiş durumda iken son yılarda doğal taşların insanlara olan etkileri konusunda uzmanlarda olumlu fikirler beyan etmektedirler.

 

Taşlar hakkında ki ilk bilgiler Eski Mısırlılara ait tabletlerden edinilmektedir bu yaklaşık 200.000 yıl önce manasına gelir. Daha sonrasında ise Mu ve Atlantis uygarlıklarını kapsamış bulunduğu kurvars kristali ile yapılmış bulunanan ve Bermuda Şeytan Üçgeni olarakta adlandırılan Piramitler de dahil olmak üzere daha da geçmiş bir zaman işaret etmektedir. Eski Mısırlılar kendi dönemlerinde bir çok taşla birlikte öne çıkan özellikle Lapis lazuli taşını cilt hastalıklarının tedavisinde, kuvars kristalini ise güneş enerjisini ise alternatif enerji üreterek aydınlatmada kullanmıştır. Eski medeniyetlerin bir çoğunda taş şifacılık ve bir çok alan da yer almış dönem dönem iksirler hazırlanmış; dönem dönem ise elektromanyetik enerjilerinden faydalanılmış.

Günümüzde ise onkoljide kanser hastalarına verilen ” selenit” içerikli vitaminler, diş ve diş eti hastalıklarının tedavisinde ve diş macunlarında kullanılan “florid” doğal taştır. Taşlar ile insanların zihinsel ve fiziksel hastalıklarının tedavi edildiği bilinmektedir.

Taşlar aynı zaman da ruhsal hastalıklar, zihinsel yetenekleri geliştirmek, ruhsal gelişime faydalı olmak, enerji deklerasyonu konusunda kullanılmaktadır..

Evrendeki herşey belli bir frekansa sahiptir. Benzer titreşimlerin birbirini çektiği ilkesinden hareketle doğru enerjiyi kanalize etmek konusunda taşlar Allah’ın lütuf ve ihsanlarından biridirler. Hastalıkların tedavilerinde etkili olmaların en önemli sebebi şudur ki; sahip olunan enerji alanının güçlü olması ve kişinin kendi enerji alanını etkilemesi; taşların kişideki bloke olmuş ve hastalığa yol açan enerjiyi dengelemesini sağlıyor. Hastalıkların sebebi vücuttaki enerji akışında bulunan dengesizliktir. Enerji alanı dengeye kavuştukça kişi canlanır ve kendisini çok daha iyi hisseder.

Takı olarak kullanılan taşlar ise taşların elektro manyetik enerjisinin vücudumuzun enerji alanı ile bütünleşerek takıldıkları bölgeyi uyarmak sureti ile iyileştirici etki sağlıyorlar.

1960 yılında Amerikalı Kripraktör Dr. George Goodheart tarafından geliştirilmiş kinesioloji (enerji dengeleme metodu) ile kasrlarla ilişkilendirilerek kişilerin enerji düzeylerini, sağlıklı ya da bloke olan kısımların tespit edilmesi minerallerin (taşların) vücut ile teması sonrası ProQuant system ( manyetik alan taraması ) ile meydana gelen olumlu etkilerin gözlenmesinin mümkün olması ile ilgili olarak bunlar için yapılmış bir bilimsel çalışma veya sonuçların pozitif olduğunu söyleyebilen bir yayın nedense yok!

Hiç birşeyin sebepsiz boş ve lüzumsuz yaratılmadığı bir dünyada düşünen insanlar olmasaydı sanıyorum insanlık bir çok faydadan yoksun kalacaktır, bugün aynaya bakarak aynadaki maddesel görüntüsünü kendisi sanan insanın esasında bütün vücudunun enerji ile görevini ifa ettiğini hala sırrını çözemediğimizi düşünecek olursak ki semavi dinler bunun ruh olduğunu söylerler. Elektromanyetik enerjilerin tüm evren içerisinde hareket ederek insanoğlunun tüm yaşamını etkileyebileceği bilincini kazanmakta. yeni bilgiler ve araştırmalar neticesinde insanlık için yeni dönemlerin başlayacağı bir gerçektir.

 

 

Havvanur İncekara

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...