Jump to content

Yeni Doğan Bebekte Fizyolojik Değişiklikler...


Renan
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Yeni Doğan Bebekte Fizyolojik Değişiklikler

 

Doğumdan hemen sonra yeni doğanın vücudunda yeni çevre koşullarına uyum sağlamaya yönelik bazı değişiklikler olur. Solunum başlar; dolaşım, sindirim ve özümseme süreçleri değişikliğe uğrar. Bütün bu yeni işlevler arasında fizyolojik bir dengenin kurulabilmesi için belirli bir sürenin geçmesi gerekir.

 

Vücut Sıcaklığı

Özellikle erken doğan (prematüre) bebeklerde vücut sıcaklığı çevre sıcaklığından çok etkilenir. Sıcak havalarda bebeği aşırı giydirmenin vücut sıcaklığını 38°C-39°C’ye kadar yükseltmesi oldukça sık görülen bir durumdur. Benzer biçimde soğuk havalarda ya da daha soğuk bir ortama geçişte de vücut sıcaklığı 35,5°C-36,5°C’ye kadar düşebilir. Vücut sıcaklığında ortaya çıkan bu sapmaların düzelmesi normal koşullar altında 10-12 saati bulur.

 

Fizyolojik Kilo Kaybı

Bebeğin ağırlığı doğumdan sonra biraz azalır. Bu azalma doğumdan sonraki ilk gün belirgindir ve 2-3 gün daha sürer. Kilo kaybı bebekten bebeğe değişmekle birlikte en çok doğum tartısının yüzde 10′u kadar olmalıdır. Kilo kaybı daha çok olduğu zaman ateş de ortaya çıkabilir; buna yeni doğanın geçici ateşi ya da yeni doğanın susuzluk ateşi denir. Bu bozukluk özellikle bebeğin, sıcak bir ortamda tutulmasına karşın, yeterince su almaması ya da yüksek kalorili bir süt karışımıyla beslenmesi durumunda görülür.

 

Yaklaşık 10 gün sonra yeni doğanın kilosu doğumdaki ağırlığına erişir. Kilo kaybı ilk günkü açlığa (tam açlık), idrarla atılan sıvıya, terlemeye, çıkan mekonyuma (ilk kaka) ve göbek kordonunun kurumasına bağlıdır.

 

Sindirim Sistemi

Yeni doğan daha ilk solunum hareketiyle hava yutmaya başlar. Yuttuğu hava doğumdan 3-4 saat sonra çekilen kalınbağırsak filminde görülür; görülmezse bir tıkanmadan kuşku duyulmalıdır.

 

Bağırsağın içi ilk iki gün mikropsuzdur. Üçüncü günden başlayarak asit ortamında yaşayan ve sütün mayalanmasında etkili olan basiller ortaya çıkar. Bunlar laktik asitin ve başka bakterilerin üreyebileceği bir ortamın oluşmasını sağlar. Bu arada sindirim sistemi de çalışmaya başlar. Yeni doğanlar bu gelişmelere bazı mide ve bağırsak bozukluğu belirtileri göstererek yanıt verebilirler.

 

• Kusma – Bebek doğarken dölyolunda yuttuğu kanlı yapışkan salgılan ve amniyon sıvısını doğumdan kısa bir süre sonra kusabilir. Kusmaya ilk hafta içinde sağlıklı çocuklarda da rastlanır. Ama yeni doğanın kusmasını önemsemek gerekir. Kusma beyin kanamasına, yemek borusu ya da bağırsağın doğumdan gelen tıkanıklığına, diyafram fıtığına ve mide dönmesine bağlı bir belirti olabilir. Böbreküstü bezlerinin yetersizliği de kusmaya yol açabilir. Fizyolojik tuzlu su verilmesiyle bu kusma hızla kaybolur. Mide kapısı (pilor) darlığı da yaşamın ilk haftasında kusmaya neden olur.

 

Mekonyum (İlk Kaka)

Bebeğin sağlık durumunun önemli bir göstergesi olan mekonyum, yaşamın ilk iki gününde anüsten çıkan atık maddelerdir. Mekonyumun küçük bir bölümü doğumu izleyen ilk saatlerde atılabilir. Doğumun üzerinden 24 saat geçmesine karşın çıkartılmamışsa bebeğin kontrol edilmesi gerekir. Böyle bir gecikme önemli hastalık ve bozukluklardan kaynaklanabilir. Örneğin anüs tam olarak açık değildir. Ayrıca solunum ve sindirim sistemi mukozasında çok koyu kıvamda mukus birikmesine çoğu kez pankreas salgı yetersizliğinin de eşlik ettiği kalıtsal bir hastalığa (mukovisidoz ya da kistik fibroz) bağlı bağırsak tıkanması ortaya çıkabilir.

 

Mekonyumun yüzde 80′i sudur; sudan başka safra, bağırsak salgıları, atılan hücreler, dölüt evresinde deriyi kaplayan yağlı maddeler ve amniyonun içerdiği maddelerden oluşur.

 

Doğumdan sonraki 3. ya da 4. günden başlayarak “geçiş kakası” görülür. Bu dışkı mekonyumla normal dışkı arası bir özelliktedir. Normal dışkılamaya 6. ya da 7. günde geçilir.

 

Bunlarla Karşılaşırsanız Kaygılanmayın

• Kulak kiri: Yeni doğan bebeğin kulaklarında kir bulunması normaldir; kaygılanmaya kesinlikle gerek yoktur.

 

• Morarmış kol ve bacaklar: Yeni doğan bebek sürekli aynı konumda kalırsa el ayakları morarır. Bu renk bebeğin hareket ettirilmesiyle kaybolur.

 

• Bıngıldaklar: Az saçı olan bebeklerin bıngıldaklarında, yani kafatası kemikleri arasındaki birleşme yerlerinin henüz tam kapanmadığı bölgelerde nabız hissedilebilir. Bu normaldir. Hatta bıngıldak bölgelerinin sert olması durumunda hekime başvurulmalıdır.

 

• Gözyaşları: Yeni doğan bebeğin gözyaşlarını dökerek ağlaması çok zordur. Çünkü gözyaşı salgısı ancak bir ay kadar sonra ortaya çıkar. Erken akan gözyaşı da normaldir.

 

• Beyaz dil: Yalnız sütle beslenen çocuklarda son derece normaldir. Ama dilde üzeri pembe beyaz lekeler varsa bu hastalık belirtisidir.

 

• Vücutta mavimsi benekler: Mongol lekesi ya da mavi benek olarak bilinen bu renklenme deri altında koyu renk pigmentlerin toplanmasına bağlı olarak gelişir. Zamanla kaybolur.

 

• Başta kırmızı lekeler: Doğumda dölütün basınç altında kalmasından oluşur. Birkaç gün sonra kaybolur.

 

• Şişkin memeler: İlk birkaç günde hem erkek, hem de kız bebeklerde ortaya çıkan ve anneden gelen hormonların kana karışmasına bağlı olarak gelişen bir durumdur. Süt salgısı yoksa dokunmaya gerek yoktur. Süt varsa mikroplanmayı (meme iltihabı) önlemek gerekir.

 

• Burunda sümük: Soğuk algınlığı olmasa bile, yeni doğan bebeğin burnunda bir miktar salgı bulunabilir. Solunumu kolaylaştırmak için emici aletlerin yardımıyla bu salgı alınmalıdır.

 

• Şiş ve kırmızı gözler: Bu durum doğum sırasında basınçla karşılaşmaya bağlı olarak ortaya çıkar ve birkaç gün içinde kaybolur. Belirtiler sürüyorsa hekime bildirmek gerekir.

 

• Kıllanma: Erken doğan bebekler başta olmak üzere, bazı bebeklerin kalça ve omuzlarında hafif kıllanma görülebilir. Bunlar kısa sürede kaybolur.

 

Deri

Doğumda deri grimsi beyaz renkte, verniks kazeoza denen yağlı bir madde ile kaplıdır. Bu maddenin deriyi mikrop bulaşmasına karşı koruduğu için temizlenmemesi önerilir. Dış ortamın yol açtığı örselenmeye bağlı olarak deri, doğumun ilk günü kırmızı bir renk alır (yeni doğanın eritemi). Bazen daha sonraki gün ya da haftalarda deri soyulması görülür.

 

Bazı yeni doğan bebeklerin derisi pulsu bir görünüm alır. Özellikle bilek eklemlerinin çevresi kuru, soluk, düz ve yer yer çatlaktır. Bu durum daha çok yaşamın ilk birkaç haftasında ortaya çıkar ve gerçek iktiyoz ile hiçbir ilgisi yoktur.

 

Alerjik ekzantem (yeni doğanın kurdeşeni) bebeklerin yaklaşık yüzde 50′sinde görülen ve en hafif seyreden belirtilerden biridir. İlk 3-4 günde ortaya çıkar ve birkaç gün sonra kaybolur. Hiçbir tedavi gerektirmez

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...