Jump to content

Şeyhülislâm Yahya


İη¢ιѕєℓ

Önerilen Mesajlar

İη¢ιѕєℓ

I. Gazel

 

 

1. Aşkın oduna ey gül yansa cihân-ı şeydâ

 

 

Her bir avuç külünden bir bülbül ola peydâ

 

 

2. Mülk-i dile o lebden hakkâ ki korku vardır

 

 

Câiz ki bir şererden âlem yana serâpâ

 

 

3. Meyhâne-i mahabbet mestânelerle doldu

 

 

Peymâneler pür oldu ârif oturma tenhâ

 

 

4. Dil sâftır kederden ammâ güler yüz ister

 

 

Hûb olmayana neyler âyîne-i mücellâ

 

 

5. Hâl-i ruhunu gözler zülf-i siyâhın özler

 

 

Yahyâ sevâd-ı çeşm ü kalbimdeki süveyda

 

 

Günümüz Türkçesiyle

 

 

1. Ey gül (gibi güzel)! Senin aşkının ateşiyle, bu çılgın âşığı andıran dünya yansa yakılsa her bir avuç kü­lünden bir bülbül ortaya çıkar (ve tekrar senin güzelliğini dillendirmeye devam eder).

 

 

2. Gönül mülküne o dudaktan gerçekten bir korku vardır. Bütün dünyanın bir kıvılcımdan dolayı baştanbaşa yanması mümkündür.

 

 

3. Aşk meyhanesi sarhoşlarla doldu. Ey irfan sa­hibi, artık kadehler doldu, (bir köşeye çekilip de) tek ba­şına oturma.

 

 

Meyhane, çoğu zaman İlâhi aşkın konuşulduğu, manevi dünyaya ait meselelerin bahsedildiği değerli me­kânlar, dergâhlar olarak düşünülmüştür. Buranın sarhoş­ları da İlâhi aşk ile kendinden geçmiş kimselerdir. Ârif, irfan sahibi, Allah’a yakınlık kazanmış manevi derecesi yüksek olan demektir.

 

 

4. Gönül kederden temizdir, ama güler yüz ister. Güzel olmayan için, cilâlanmış, lekesiz bir ayna ne yapa­bilir?

 

 

Gönül, divan şiirinde bir ayna olarak düşünülür. Bu ayna kötü düşüncelerden uzak ve temiz olduğu tak­dirde yaratanın İlâhi sıfatları buraya yansır. Bu ayna üze­rindeki kir pas ise görüntünün güzel bir şekilde yansıma­sını engeller. Şairler ilk mısrada geçen “keder” kelimesi­ni ayna ile birlikte kullandıklarında hem üzüntü, tasa, hem de ayna üzerindeki bu kiri pası kastederler.

 

 

5. Ey Yahya! Gözümün siyahı (gözbebeğim) ve kalbimdeki siyah nokta (kalbimin en mutena köşesi) o sevgilinin yanağının siyah benini ve siyah saçını özle­mektedir

 

 

 

 

 

 

II.Gazel

 

 

1. Lisân-ı ehl-i dilde aşka gülzâr-ı belâ derler

 

 

Cüvânın kâmet-i bâlâsına nahl-i cefâ derler

 

 

2. Yakın olmaz güzeller âşık-ı mehcûr u şeydâya

 

 

El öpmek ârzû etsen ıraktan merhabâ derler

 

 

3. Harâbâtı eğerçi görmedik ammâ görenlerden

 

 

İşittik bir neşât-efzâ makâm-ı dilküşâ derler

 

 

4. Niyâz eyle cefâdan vaz gelsin cân-ı mahzûna

 

 

Seni ey dil gam-ı cânâne ile âşinâ derler

 

 

5. Halâs olmaya gibi aşk elinden bir zamân

 

 

Yahyâ Yine bîçâreyi bir dilrübâya mübtelâ derler

 

 

Günümüz Türkçesiyle

 

 

1. Gönül sahiplerinin dilinde aşka belânın gül bah­çesi derler. Genç güzellerin uzun boyuna da cefa fidanı derler.

 

 

2. Güzeller, uzak düşmüş çılgın âşıklara yaklaş­maz. El öpmek istesen (o güzeller) uzaktan selâm verirler.

 

 

 

3. Gerçi meyhaneyi görmedik, ama görenlerden neşelendiren, gönül açıcı bir yer olduğunu işittik, derler.

 

 

4. Ey gönül! Senin sevgilinin gamıyla içli dışlı ol­duğunu söylerler. (Bizim için) yalvar yakar da mahzun gönüle eziyet etmekten vazgeçsin.

 

 

5. Yahya, bir müddet daha aşk elinden kurtulama­yacak gibi. Yine o çaresiz, zavallı için gönül alıcı bir güzele tutkundur, diye söylüyorlar.

 

 

Prof. Dr. M.A. Yekta Saraç, Divan Şiirinden Seçmeler

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...