Jump to content

Hâsılım Yok Ser-i Kûyunda Belâdan Gayrı


Melâl
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Hâsılım yok ser-i kûyunda belâdan gayrı

Garâzım yok reh-i aşkında fenâdan gayrı

 

 

Ney-i bezm-i gamem ey âh ne bulsan yele ver

Oda yanmış kuru cismimde hevâdan gayrı

 

 

Perde çek çehreme hicrân günü ey kanlı sirîşk

Ki gözüm görmeye ol mâh-likâdan gayrı

 

 

Yetti bî-kesliğim ol gâyete kim çevremde

Kimse yok çizgine girdâb-ı belâdan gayrı

 

 

Ne yanar kimse bana âteş-i dîlden özge

Ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı

 

 

Bozma ey mevc gözüm yaşı habâbın ki bu seyl

Koymadı hiç imâret bu binâdan gayrı

 

 

Bezm-i aşk içre Fuzûlî nice âh eylemeyem

Ne temettu' bulunur neyde sadâdan gayrı

 

Şiirin günümüz Türkçesiyle açıklaması

1. (Ey sevgili) sokağının sonunda (yani senin yanına varmakla) belâdan başka elde edeceğim bir şey yok; aşkının yolunda yok olup gitmekten başka bir hedefim yok.

2. Ey âh! Gam meclisinin ney’iyim, ateşe yanmış kuru vücudumda arzudan başka ne bulursan savurup dağıt.

 

3. Ayrılık günü yüzüme perde çek ey kanlı gözyaşı! Ki gözüm o ay yüzlüden başka bir şey görmesin.

 

4. Kimsesizliğim o noktaya vardı ki, çevremde belâ girdabından başka dönen kimse yok.

 

5. Bana, ne gönül ateşinden başka kimse yanar, ne de esen rüzgârdan (doğu rüzgârından) başka kimse kapımı açar.

6. Ey dalga, gözümün yaşının üzerindeki hava kabarcıklarını bozma, ki onun şiddetli akışı bu gözden başka hiç bir şeyi sağlam bırakmadı.

 

7. Fuzuli! Aşk meclisinde nasıl olur da âh etmem? Ney'in sesten başka ne kazancı olabilir ki?

 

Şiirde geçen kelimelerin günümüz Türkçesindeki karşılıkları:

1. Hâsıl: husûle gelen, ortaya çıkan / Ser: nihayet, son; baş. Kûy: köy; mahalle ve işlek yol, sokak; sevgilinin bulunduğu yer. Garâz: maksat, amaç, hedef, istek.

2. Bezm: meclis. Yel: rüzgâr. Od: ateş. Hevâ: istek, arzu, sevgi.

3. Çehre: yüz. Hicrân: ayrılık. Sirîşk: gözyaşı. Mâh-likâ: ay yüzlü, yüzü ay kadar güzel olan sevgili.

4. Yetmek: varmak, erişmek. Bî-keslik: kimsesizlik. Gâyet: nihayet, uç, son. Çizginmek: dönmek, dolaşmak.

 

5. Dîl: gönül. Bâd- sabâ: doğudan esen, hafif, hoş rüzgâr.

6. Mevc: dalga. Habâb: suyun üzerindeki hava kabarcıkları. Seyl: sel, şiddetle gelen şey. İmâret: umran, bayındırlık. Binâ: göz.

7. Nice: nasıl. Temettu': kâr etme, kazanma, kâr, fayda. Sadâ: ses.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...