Jump to content

Bağdadlı Ruhi / Terkîb-i Bend


İη¢ιѕєℓ

Önerilen Mesajlar

İη¢ιѕєℓ

1.

 

 

Bu âlem-i fânîde ne mîr ü ne gedâyız

 

 

A’lalara a’lâlanırız pest ile pestiz

 

 

 

 

 

 

 

Erbâb-ı garaz bizden ırağ olduğu yeğdir

 

 

Düşmez yere zîrâ okumuz sâhib-i şatsız

 

 

 

 

 

 

 

Mâil değiliz kimsenin âzânna ammâ

 

 

Hâtır-şiken-i zâhid-i peymâne-şikestiz

 

 

 

 

 

 

 

2.

 

 

Gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayın der

 

 

Dün mektebe vardı bugün üstâd olayın der

 

 

 

 

 

 

 

Meyhânede ister yıkılıp olmayı vîrân

 

 

Bîçâre harâb olmadan âbâd olayın der

 

 

 

 

3.

 

 

Bin girye edersen seni âhir ayırırlar

 

 

Ferzend ü zen ü tantana-i sîm ü zerinden

 

 

 

 

 

 

 

Yok çıkmağa gönlün der-i dünyâ-yı denîden

 

 

Billâhi de hoşnûd musun yoksa yerinden

 

 

 

 

 

 

 

Sîm ile zeri kendine kat kat siper ettin

 

 

Merg okunu geçmez mi sanırsın siperinden

 

 

 

 

4.

 

 

Ebnâ-yı zamânın talebi nâm u nişândır

 

 

Her biri tasavvurda filân ibni filândır

 

 

 

 

 

 

 

Güftâra gelip söyleseler cehl-i mürekkeb

 

 

Zu’munca velî her biri bir kutb-ı zemândır

 

 

 

 

 

 

 

Dermiş bana keşf oldu hep esrâr-ı hakîkat

 

 

Vallahi yalandır sözü billahi yalandır

 

 

5.

 

 

Dünyâ talebiyle kimisi halkın emekte

 

 

Kimi oturup zevk ile dünyâyı yemekte

 

 

 

 

 

 

 

Yok derdine bir çâre eder mîr ü gedâdan

 

 

Sen çektiğin âlâmı gerek sakla gerek de

 

 

 

 

 

 

 

A’yân-ı cihândan kerem umma onu sanma

 

 

Asâr-ı atâ ola ya paşada ya begde

 

 

 

 

 

 

 

Matbahlarına aç varan âdem değenek yer

 

 

Derbânları var göz kapıda el değenekte

 

 

 

 

 

 

 

Bir devrde geldik bu fenâ âleme biz kim

 

 

Âsâr-ı kerem var ne beşerde ne melekte

 

 

 

 

 

 

 

Ağyâr vefâdan dem urur yâr cefâdan

 

 

Âdemde vefâ olmaya var ola köpekte

 

 

 

 

 

 

 

Evc-i feleğe bastı kadem câh ile câhil

 

 

Erbâb-ı kemâlin yeri yok zîr-i felekte

 

 

 

 

 

 

 

Yâ Rab bize bir er bulunup himmet eder mi

 

 

Yoksa günümüz böyle felâketle geçer mi?

 

 

 

 

1.

 

 

Bu geçici, yok olucu dünyada ne zengin ne de faki­riz. Ama büyüklük taslayanlara büyüklenir, alçak gönüllü olanlar ile de mütevazı olmasını biliriz.

 

 

 

 

 

 

Kötü düşüncelilerin bizden uzak olması onlar için iyidir. Çünkü bizim okumuz yere düşmez, biz iyi nişan alır ve attığımızı vururuz.

 

 

Kimseyi azarlamaya incitmeye niyetli değiliz, ama kadeh kıran şekilci softaların da gönlünü kırmaktan çe­kinmeyiz.

 

 

2.

 

 

İnsanları doğru yola yönlendiren birisi olayım, di­yen şu softayı, şekilci ve dış görünüşe önem veren kişiyi gör. Daha dün okula başladı, ama bugün hemen öğretmen olmak isteyene benzer.

 

 

Meyhanede (İlâhi ve derin bilgilerin yayıldığı der­gâhta) sarhoş olup bir yere yıkılmak istiyor (bu bilgilerle dolup taşmak istiyor). Zavallı, sarhoş olup bir yere yıkıl­madan (bu bilgileri bütünüyle sindirmeden yahut sıkıntı­larla pişmeden) bayındır olmak ister.

 

 

3.

 

 

(Ey cimri zengin!) Binlerce defa ağlaşan da sonun­da seni çocuğundan, hanımından, altın ve gümüş şatafatın­dan ayırırlar.

 

 

Bu alçak dünya hanesinden çıkmağa gönlün yok gibi. Allah aşkına doğru söyle! Yoksa yerinden hoşnut musun?

 

 

Altını gümüşü kendine kat kat siper edindin (bun­ların ardına saklandın). Yoksa ölüm okunu bu siperden geçmez mi (ölmeyeceğini mi) sanırsın?

 

 

4.

 

 

Günümüz insanının isteği şan ve şöhrettir. Her birisi sorsan, falancanın filancanın oğludur (soylarıyla övünürler).

 

 

Konuşmaya başlasalar, bütünüyle cehalet, bilgisiz­lik. Fakat kendilerince her birisi dönemlerinin dilediklerini yapan, en önemli kişileri, dünyanın merkezidirler.

 

 

Diyormuş ki, bana bütün hakikat sırlan açıldı. İnanma; bu sözü vallahi yalandır, billahi yalandır.

 

 

5.

 

 

Halkın kimisi dünyalık için emek çekiyor, kimisi ise oturup çalışmadan dünyayı yemekle meşgul.

 

 

Sen çektiğin zahmetleri, eziyetleri ister söyle ister sakla! Derdine ne zenginden ne fakirden (hiç kimseden) fayda yok.

 

 

Cihanın önde gelenlerinden cömertlik ve iyilik umma. İhsan eseri paşada veya beyde olur sanma.

 

 

Mutfaklarına varan aç insan (yemek yerine) değnek yer. Kapıcılarının elleri değnekte, gözleri kapıdadır.

 

 

Bu fani ve kötü dünyaya öyle bir devirde geldik ki, cö­mertlik ve iyilikten ne insanda ne de melekte eser kalmış.

 

 

Başkaları vefadan bahseder, sevgili ise cefadan. İn­sanda vefa kalmamış, vefa varsa köpekte var.

 

 

Cahil, makam mevki ile dünyanın tepesine çıktı, her türlü refaha ulaştı. Fazilet ve bilgi sahibi kişilerin ise feleğin altında, yerin dibinde bile yeri yok.

 

 

Ey Rabbim! Bize bir doğru adam çıkıp da yardım eder mi? Yoksa günlerimiz hep böyle felâketle mi geçer?

 

 

 

 

 

 

 

Prof. Dr. M.A. Yekta Saraç, Divan Şiirinden Seçmeler

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...