Jump to content

Poster Sanatının Kısa Tarihi


Melâl

Önerilen Mesajlar

Cheret ve Posterin Doğuşu

 

Her ne kadar litografi 1798 yılında icat edilmiş olsa da poster üretimi için önceleri çok yavaş ve pahalıydı. Çoğu posterler üzerinde pek az renk ve tasarım bulunan tahta baskılardan veya metal kazıma yöntemiyle yapılan gravürlerden oluşuyordu.

Bu durum, posterin babası kabul edilen Jules Cheret'nin "üç taşlı litografik baskı yöntemi" ile tümüyle değişti. Yeni bir çığır açan bu yöntem sayesinde sanatçılar sadece üç taş kullanarak gökkuşağındaki bütün renklere ulaşabiliyordu. Bu renkler, üç ayrı taşa ayrı ayrı kırmızı, sarı ve mavi renklerin dikkatli bir şekilde uygulanmasıyla elde ediliyordu.

 

Yapılan işlem her ne kadar kolay olmasa da sonuç renk ve doku yönünden oldukça kusursuzdu. Ve diğer yöntemlerle elde edilemeyecek incelikler ve nüanslar bu yolla elde edilebiliyordu. Böylesine çekici ve ekonomik bir formatta sözcükleri ve imgeleri bir araya getirebiliyor olması litografik posteri sonunda önemli bir icat haline getirdi.

 

 

4507095641_4d2f3de1ff_o.jpg

 

Cheret'nin ilk konuları çoğu kez Paris'in tiyatrolar ve cafelerdeki gece hayatının neşesini yansıtıyordu. Cheret perakende ürünlerin reklâmlarında genç ve güzel kadın imgelerini kullanan ilk kişiler arasındadır. Bu ince belli, çekici güzellere "Cherettes" deniyordu.

Poster, 1870'lerde Paris'ten başlayarak Avrupa ve Amerika'nın hızla büyüyen şehirlerinde en etkili kitle iletişim aracı oldu. Paris, Milan ve Berlin'in sokakları çok geçmeden birer "sanat galerisi"ne dönüştü ve modern reklamcılık çağını başlattılar.

 

Maîtres de l'Affiche (Poster Ustaları)

Kısmen Arts and Crafts akımının sanatçıyla zanaatkârı bütünleştirmesinden ve kısmen de posterin halk nazarında artan prestijinden dolayı ünlü sanatçılar poster tasarımı yapmaya ve poster resimlemeye istekliydiler. Bunlardan biri olan Toulouse-Lautrec birçok reklâmı posteri yarattı. Bu sanatsal baskılar o denli popülerdi ki bunlar asıldıktan hemen sonra asıldıkları yerden çalınıyorlardı. Cheret bu popülariteden yararlanarak 1884 yılında bir grup sanatçının katıldığı ilk poster sergisini organize etti ve 1886 yılında poster sanatı üzerine ilk kitabını yayınladı. Cheret 97 sanatçıyla, evlere asılmaya uygun olabilecek daha küçük boyda posterler üretmeleri konusunda anlaştı ve onları "Maîtres de l'Affiche", yani "Poster Ustaları" adıyla pazarladı.

 

 

"Belle Epoque" Dönemi

 

Belle Époque (Güzel Dönem) Fransa'da 1880-1914 yılları arasındaki döneme verilen bir isim. Sanayi Devrimi bazıları için daha iyi bir hayat tarzı yarattı. Yeni ortaya çıkan orta sınıfın eğlenmeye ayıracak zamanı ve harcayabilecek bir geliri vardı. Fransa'da ekonomik büyüme Belle Époque olarak adlandırılan bir rahat ve havailik dönemiyle çakıştı. Bu dönemin güzelliğine katkı yapan unsurlardan biri de litografik posterlerdi. Bu posterler önceleri sadece yeni malları pazarlamak ve tiyatro tanıtımları için kullanıldı ve sonraları ise litografik poster popüler bir sanat formu olarak kabul gördü.

 

Fransa'da 1890'larda poster çılgınlığı büyük bir boyut kazandı. 1891'de Toulouse-Lautrec'in ilk posteri Moulin Rouge posteri güzel sanatlar statüsüne yükseltti. Halkın posterle yaşadığı aşkı tatmin eden Fransız poster sergileri, dergiler ve satıcılar büyük bir hızla çoğaldı. Bu onyılın başlarında öncü Parisli satıcı Sagot'un satış kataloğunda 2200 farklı poster yer alıyordu.

 

 

 

mucha---sarah-bernhardt.jpg

 

1894'te Paris'te yaşayan Çek sanatçı Alphonse Mucha, Art Nouveau [Okunuşu: Ar Nuvo] poster tasarımının ilk şaheserini yarattı. Parislileri adeta büyüleyen göz kamaştırıcı Amerikalı aktris Sarah Bernhardt için bir poster yapması için sıkıştırıldığında Art Nouveau'nun süslü tarzı bir gecede doğmuş oldu. Rafael öncesi Kardeşliği akımından, Arts & Crafts akımından ve Bizans sanatından etkiler taşıyan bu tarz sonraki on yıl bıyunca Paris'e egemen olacak ve Birinci Dünya Savaşı'na kadar başlıca uluslararası dekoratif sanat olacaktı.

 

japon.jpg

 

Japon Ukiyo-e baskılarının Avrupa poster sanatına etkisi...

1637 yılında Japon İmparatoru Japonya'nın sınırlarını kapattı ve böylece birkaç yüzyıl boyunca Japonya dış dünyadan yalıtılmış bir şekilde kaldı. Japon sanatı içe doğru, "yüzen dünya"ya veya tiyatroların, restoranların, çayevlerinin, geyşaların ve kurtezanların hazlar dünyasına odaklandı. Birçok Ukiyo-e baskıları tiyatro gösterilerinin veya genelevlerin reklâmını yapan posterlerdi veya popüler aktörlerin ve güzel çayevi kızlarının portreleriydi. İlk tahta-kalıp baskılar tek-renkliydi ve sadece siyah mürekkeple basılıyordu. Ama sonraları renk yönünden zengin bir hale geldiler. Japonya 1850'lerde sınırlarını —kısmen Birleşik Devletler'in baskıları sonucunda— dünyaya açtı. Batılı sanatçılar yeni ithal edilen Japon tekstil tasarımlarından ve tahta-kalıp baskılardan (Ukiyo-e) büyük ölçüde elkilendiler. Degas, Van Gogh ve Henri Toulouse-Lautrec gibi sanatçılar Ukiyo-e baskıların stilistik karakteristiklerini yaptıkları resimlere yansıttılar. Japon tahta-kalıp baskıların Avrupa'ya getirdiği en büyük yenilikler siyah kontürlü dış-hatlar, düz parlak renkler ve düz figürler oldu.

 

Paris dışında Belle Epoque Dönemi

1880'lerde poster Fransa dışındaki ülkelerde yavaş bir şekilde yayıldı, ama Belle Epoque döneminde hızlı bir yayılma seyrine girdi. Ülkelerin herbirinde toplumun kendine özgü kültürel kurumlarını tanıtmada önplana çıktı. Fransa'da absinth ve diğer alkollü ürünler de dahil omak üzere café kültü çok yaygındı; İtalya'da opera ve moda, İspanya'da boğa güreşleri ve festivaller, Hollanda'da edebiyat ve ev ürünleri, Almanya'da ticaret fuarları ve dergileri, Britanya'da ve Amerika'da edebiyat dergileri ve sirkler için de durum böyleydi.

İlk poster sergileri Britanya ve İtalya'da 1894 yılında, Almanya'da 1896 yılında ve Rusya'da 1897 yılında düzenlendi. Ama en büyük poster sergisi hiç kuşkusuz 1896 yılında Fransa'nın Reims şehrinde düzenlenen sergiydi. Bu sergide çeşitli ülkelerden tam 1690 poster sergilendi.

 

Karşılıklı etkileşimlere rağmen, kendine özgü ulusal stiller Belle Epoque boyunca daha bir belirginlik kazandı. Hollanda posterleri itidal ve düzenlilikleriyle, İtalyan posterleri canlılıkları ve büyük boyları, Alman posterleri doğrudanlıkları ve ortaçağcıllıklarıyla kendini belli ediyordu. Bu şekilde Fransa'nın güçlü etkisi bir karşı-denge bulmuştu.

 

Yeni Yüzyıl

 

 

Art Nouveau yirminci yüzyıla girildikten sonra da devam etti. Ama taklit ve tekrarlar yüzünden dinamizminden çok şey yitirmişti. Toulouse-Lautrec'in 1901'de ölümü ve Mucha ve Jules Cheret'nin poster sanatıyla artık ilgilenmemeleri yüzyıl başı Fransasında bir boşluk yarattı. Bu boşluğu Paris'e 1898'de gelen genç İtalyan karikatürist Leonetto Cappiello doldurdu.

Cheret ve Toulouse-Lautrec'ten büyük ölçüde etkilenen Cappiello, Art Nouveau'nun çok süslü ayrıntılarını bir kenara bıraktı. Bunun yerine tek bir basit imge yaratma üzerine odaklandı. Genellikle mizahî ve tuhaf nitelikteki bu imge kalabalık bir bulvarda insanların ilgisini hemen çekiyordu. 1906 yılında Maurin Quina absinth posterini yaptı. Siyah zemin üzerinde ayartıcı bir yeşil şeytanın ve basit büyük harflerin bulunduğu bu poster, 1923 yılında Cassandre'nin ilk Art Deco posterine kadar Paris posterine egemen olacak bir tarzın olgunlaşmasına işaret ediyordu. Bir marka kimliği yaratma yönündeki bu yeteneği Leonetto Cappiello'yu modern reklâmcılığın babası yaptı.

Bu sırada İskoçya'da Glasgow School'da Avusturya'da Viyana Secession'unda ve Almanya'da Deutscher Werkbund'da çalışan sanatçılar da Art Nouveau'nun organik yaklaşımını dönütştürüyordu. Bu okullar eğri çizgilerden oluşan süslemeleri reddederek, bunun yerine işlevselciliğe dayanan düzçizgisel ve geometrik yapılara yöneliyorlardı.

Bu modernist çabaların önemli sonuçlarından biri Alman Plakatstil'di, yani "Poster Stili"ydi. Bu stil 1905'te Berlin'de Lucien Bernhard tarafından ve Münih'te Ludwig Hohlwein tarafından başlatıldı. Sponsorluğunu Preister kibritlerinin yaptığı bir poster yarışmasında Lucien Bernhard yeni bir yaklaşımla iki büyük kibrit çizdi ve firma ismini bunların üzerine yalın ve koyu harflerle yazdı. Tasarımın arı yalınlığı ona yarışmayı kazandırdı. Bernhard'ın minimalize edilmiş natüralizmi ve düz renkler ve şekiller üzerine vurgusu, yapıtını soyut ve modern görsel dilin yaratılmasında önemli bir adım kıldı.

 

Birinci Dünya Savaşı ve Bolşevik Devrimi

 

Birinci Dünya Savaşı poster için yeni bir rol anlamına geliyordu: propaganda. Gerçekten de savaş bugüne kadarki en büyük reklâm kampanyasını başlattı. Yürütülen kampanyaların savaşan herkesin savaş zamanı iletişim ihtiyaçları bakımından kritik bir önemi vardı. Para toplamadan, askere almaya ve gönüllü girişimleri artırmaya, üretimi teşvik etmeye ve yandaşların moralini yükseltmekten düşmanın moralini bozmaya kadar birçok konuyu işleyen posterler hazırlandı. Sadece Amerika'da iki yıl kadar bir süre içerisinde 2500 farklı poster hazırlandı ve toplam olarak 20 milyon poster kullanıldı.

 

 

Öte yandan Bolşevikler de poster sanatını iç savaş sırasında Beyazlar'a karşı mücadelelerinin bir parçası olarak kullandılar. Lenin ve takipçileri modern propagandanın öncü ustaları olduklarını kanıtladılar ve poster 20. yüzyıl boyunca dünyanın her yerinde hem soğuk hem de sıcak savaşlarda bir silah olarak kullanıldı.

Bu arada 1914 yılında Fransa'da posterler için standart bir boyut belirlendi ve belirli mekânlar posterlerin asılmasına tahsis edildi.

 

enlist.jpg

 

Orduya katıl!

1914'te Birinci Dünya Savaşı başladığında İngiliz ordusunda askerlik yoktu. Yeni mekanize savaş gereçleri ve savaşta zehirli gaz kullanımı büyük kayıplara sebep oldu ve orduya katılacak insan bulmak gitgide zorlaşmaya başladı. Posterler insanları orduya yazılmaya sevketmek için kullanıldı. Lusitania gemisinin batırılması hadisesinde ölen bir İngiliz annenin çocuğuna sarılmış bir şekilde bulunduğu haberi gazetelerde yer aldı. Böyle olunca, yandaki posterde yer alan resim ile "orduya yazıl" ibaresini ilişkilendirmek için açıklama yapmaya gerek duyulmadı.

 

Dünya Savaşları arasında: Modernizm ve Art Deco

 

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Art Nouveau'nun organik tarzı gitgide sanayileşen bir toplumla uyuşmaz görünüyordu. Yeni gerçeklikler, grafik tasarım üzerinde büyük bir etki yapan Kübizm, Fütürizm, Dada ve Ekspresyonizm gibi modern sanat akımlarıyla daha iyi ifade ediliyordu.

Sovyetler Birliği'nde Konstrüktivist akım yeni bir teknolojik toplum yaratma hedefiyle 20'li yıllarda kök saldı. Kasimir Malevic'in Süprematist akımı üzerinde temellenen bu akım keskin diyagonaller, fotomontaj ve renkle kendini belli eden "çalkantılı" bir kompozisyon tarzı geliştirdi. El Lissitsky, Alexander Rodchenko, Gustav Klutsis ve Stenberg Kardeşler'in başını çektiği Konstrüktivist akımın Batı tasarımında büyük bir etkisi oldu, özellikle de Bauhaus ve de Stijl akımı yoluyla...

 

klutsis.jpg

 

 

Bu bilimsel tasarım dili Art Deco olarak adlandırılan yeni bir uluslararası süsleme akımıyla popülarize edildi. Bu makine çağı tarzında, güç ve hız başlıca temalar haline geldi. Şekiller yayınlaştırıldı ve yuvarlatıldı ve kıvrımlı harflerin yerini düzgün ve köşeli harfler oldı. Art Deco tasarım yönünden Kübizm, Fütürizm, Vortisizim ve Dada gibi modern sanat akımlarından Viyana Secession'u, Plakatstil ve Rus Konstrüktivisterinin tasarım yeniliklerine, İran, Mısır ve Afrika'nın egzotik sanatlarına kadar çok çeşitli etkiler altındaydı.

Art Deco terimi 1925 yılında Paris'te düzenlenen ve bu tarzın görkemli bir vitrinini oluşturan "Dekoratif Sanatlar" Sergisi'nden alıyor. Paris'te Leonetto Cappiello'nun karikatürsü tarzı yerini, imgelerine makine-benzeri bir yüzey kazandıran airbrush tekniklerini popülarize eden A.M. Cassandre'nin geometrik, entellektüel imgelerine bıraktı. Yaptığı Normandie, Statendam ve Atlantique transatlantik posterleri Sanayi Çağı'nın ikonları haline geldi.

 

4689014442_f06092482f.jpg

 

Art Deco, tıpkı kendinden önceki Art Nouveau gibi bütün bir Avrupa'ya hızla yayıldı. Bu akımın önemli sanatçıları arasında İtalya'da Federico Seneca ve Giuseppe Riccobaldi, Almanya'da Ludwig Hohlwein and Julius Engelhard, Hollanda'da Pieter Hofman, İsviçre'de Otto Morach ve Herbert Matter, İngiltere'de E. McKnight Kauffer ve Tom Purvis ve İspanya'da Francisco Gali bulunuyor.

 

İkinci Dünya Savaşı ve Litografinin Sonu

 

Poster, Birinci Dünya Savaşı'nda olduğu gibi İkinci Dünya Savaşı'nda da önemli bir iletişim görevi gördü. Ama bu kez sahneyi diğer iletişim araçlarıyla, özellikle de radyo ve matbuatla paylaştı. Bu kez çoğu poster, gazete ve dergilerde gördüğümüz bildik noktacık örüntüsüne sebep olan foto offset tekniğiyle seri bir şekilde üretildiler. Posterlerde yirmili yıllarda Sovyetler Birliği'nde başlayan fotoğraf kullanımı ikinci Dünya Savaşı'nda illüstrasyon kadar yaygın hale geldi. Savaştan sonra poster, televizyonun yaygınlaşmasıyla birçok ülkede daha da geriledi.

Litografik posterin klasik çağı son nefesini İsviçre'de verdi. İsviçre matbuat endüstrisini ve poster mükemmelliğini çok teşvik eden bir ülkeydi.

İkinci Dünya Savaşı sırasında ve ellili yılların başlarında Basel'de Sachplakat yani Nesne Poster Tarzı olarak bilinen ve İsviçrelilerin kesinlik duygusuna hitap eden bir tarz gelişti. Gündelik nesneleri dev ikonlara dönüştüren bu tarzın kökenleri Lucian Bernhard'ın Plakatstil'ine ve sürrealist akıma kadar uzanıyor. Bu tarz, harika bir göz aldanması etkisi yaratmak üzere gözalıcı İsveç basımcılığına dayanıyordu. Görsel şıklığa çoğu kez incelikli bir mizah eşlik ediyordu. 1950'lerde litografik baskının sona ermesiyle Herbert Leupin, Donald Brun ve diğer Basel'li Sachplakat sanatçıları, litografik baskının zengin renk ve dokularına daha az dayanan mizahî bir tarza yöneldiler.

 

savignac.jpg

 

Savaş Sonrası Mizahî Poster Tarzı

İkinci Dünya Savaşı'nın sebep olduğu büyük yıkım ve altüst oluşlar modernist girişimin bozumlasına yol açtı. İki zıt sanat tarzı savaş sonrası onyılları karakterize etti. 1930'ların kuralcı, biçimsel kompozisyon kaygıları gitgide sönümlenirken, sanat lirik bir soyutlamaya doğru yöneldi, resimsel nitelikler, fıkra tarzında ve mizahî çizimler öne çıktı. Vurgu, modernizm bağlamında sunulan hafif eğlence üzerineydi. Bu yeni tarzın örneği Raymond Savignac'ın posterlerinde görülebilir. Savignac'ın yalınlaştırılmış illüstrasyon tarzı Fransa'dan Polonya'ya ve Birleşik Devletler'e kadar uzandı. Öte yandan, İsviçre'de Hans Erni, Donald Brun ve Herbert Leupin bu yeni tarz bağlamında zikredilmesi gereken isimler arasında yer alıyor. Bu sanatçıların eserleri farklı şekillerde Zürih ve Basel Tasarım Okullarının etkilerini taşıyordu.

Savaş Sonrası Enformasyon Çağının Doğuşu

 

İsviçre'nin poster alanındaki egemenliği kökleri Bauhaus'da bulunan yeni bir grafik tarzın gelişimiyle ellili yılların sonlarında büyümeyi sürdürdü. Güçlü bir şekilde siyah-beyaz tipografik unsurlara dayanıyor olmasından dolayı bu yeni tarz Uluslararası Tipografik Tarz olarak anıldı. Zürih ve Basel tasarım okullarında gelişen bu tarz, açık seçik ve mantıksal bir yapı oluşturmak üzere matematiksel bir ızgara, sıkı grafik kurallar ve siyah-beyaz fotoğraf kullanıyordu. 1970'lerde egemen grafik tasarım tarzı haline geldi ve etkisini bugün de sürdürüyor.

 

international%20typographic%20style.jpg

 

 

Bu yeni tarz gitgide küreselleşen savaş sonrası piyasasına kusursuz bir şekilde uyuyordu. İsviçre'nin dil problemi (küçük bir ülkede üç dil kullanılıyordu) dünya çapında bir problem haline geldi ve sözcük ve sembolde anlaşılırlığa büyük bir ihtiyaç vardı. Şirketlerin uluslararası kimliğe ihtiyacı vardı ve Olimpiyatlar gibi uluslararası etkinlikler Tipografik Tarzın sağlayabileceği evrensel çözümler bekliyordu.

Aynı zamanda, özellikle Birleşik Devletler ve Polonya'da olmak üzere çeşitli ülkelerde daha serbest ve sezgisel bir yaklaşım kökleşti. Philip Meggs yeni illüstrasyon tarzını betimlemek üzere Kavramsal İmge şemsiye terimini kullanır. Bu yeni tarzın ünlü bir örneği Milton Glaser'in 1967 Bob Dylan albüm posteriydi. Glaser müzisyenin karşıkültürel mesajını, uzun saçlarını akışkan dalgalardan oluşan bir gökkuşağı olarak resmederek kristalize etti. (Glaser'in bu posteri Birleşik Devletler'de kısa ömürlü ama gösterişli psychedelic [saykedelik] poster çılgınlığının öncülüğünü yaptı. Psychedelic tarz, Art Nouveau'nun çiçekli abartılarını, Op-Art'ın titreşen ardıl görüntülerini ve Sürrealizmin tuhaf yanyanalıklarını hatırlatıyordu.)

 

dylan.jpg

 

Glaser'ın Push Pin Studio'su yaratıcılık yönünden Polonya'daki 50'lerde başlayıp 80'lere kadar süren dinamik poster okuluyla denkti. Polonya Okulu devlet-denetimli tiyatro ve kültürel organizasyonların tanıtımında Sürrealizmin alaycı ve iç burkucu bir tarzıyla bilinir hale geldi. Kavramsal İmge'nin diğer ustaları arasında İtalya'dan Armando Testa, Almanya'dan Gunter Rambow ve İsviçre'den Nicolas Troxler sayılabilir.

 

 

 

 

 

Post-Modernizm ve Bilgisayar Çağı

 

Uluslararası Tipografik Tarz 1970'ler ve 1980'lerde enerjisini kaybetmeye başladı. Birçok kişi bu tarzı soğuk, biçimsel ve dogmatik olmakla eleştirdi. Basel'de Wolfgang Weingart adlı genç bir öğretmen, bugünün Postmodern tasarım olarak bilinen egemen grafik tarzını başlatan bir harekete öncülük etti. Weingart, karmaşık ve kaotik, eğlenceli ve spontane bir görünüme sahip posterler yapmak için offset baskı işlemleri üzerine deneysel çalışmalar yaptı. Bütün bu çalışmaları kendinden öncekilerin öğretileriyle taban tabana zıttı. Weingart'ın tipografiyi özgür kılması Memphis ve Retro'dan bilgisayar grafiğindeki gelişmelere kadar çeşitli yeni tarzlar için bir önemli bir temel oluşturdu.

 

Wolfgang%20Weingart%20-%20Yeni%20Dalga%20Tipografisi%201970ler.jpg

 

 

Geçtiğimiz yüzyıl boyunca posterin rolü ve görünümü toplumun değişen gereksinimleri doğrultusunda sürekli bir değişime uğradı. Her ne kadar posterin rolü bundan yüz yıl öncesine göre daha az merkezî ise de 21. yüzyılda bilgisayar ve internet iletişim biçimimizi büyük ölçüde değiştirdikçe poster de gelişimini sürdürecek.

 

 

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Benzer Konular

    • Adonis, Attis, Osiris Doğu Dinleri Tarihi Araştırmaları 2 / James George Frazer

      Doğu Dinleri Tarihi Araştırmaları’nın ilk cildinde Adonis ve Attis’e yoğunlaşan James Frazer bu ikinci ciltte antik Mısır tanrısı Osiris’e odaklanıyor. Osiris’in bu dünyadaki ve öte dünyadaki hükümranlığı, İsis’le ilişkisi, birden çok mezarının bulunuşu gibi konuların yanında takvim meselesini, zamanın ölçüm şeklini, burçları, astronomik yaklaşımları, resmi takvimin doğal takvimle karşıtlığını yahut çiftçilerle rahiplerin zamanı farklı ölçmelerini; Avrupa’nın neredeyse her yanında yaygın olan

      , Yer: Estanbul Kitap ve Dergi

    • Adonis, Attis, Osiris Doğu Dinleri Tarihi Araştırmaları 1 / James George Frazer

      Antropolog, halkbilimci, klasikler uzmanı, filolog gibi birçok kimliğe sahip olan James George Frazer, diğer eserlerinde olduğu gibi bu çalışmasında da tüm insanlık için ortak olanın peşinde. Bu yüzden kadim Anadolu medeniyetlerinden bahsederken Afrika yerlilerine geçtiğinde, Antik Yunanistan’ın bir ritüelini çözümlerken Kızılderili kabilelere atıf yaptığında şaşırmamak gerek. Doğu Dinleri Tarihi Araştırmaları’nı temel alan bu metin ise ADONİS, ATTİS ve OSİRİS mitleri, gelenekleri ve ritüelleri

      , Yer: Estanbul Kitap ve Dergi

    • İnsan Ahlakının Doğal Tarihi / Michael Tomasello

      İnsan ahlakının evrimi iki adımda gerçekleşti. Başlangıçta doğa koşulları nedeniyle, ilk insanlar işbirliğine gitmezlerse yok olacaklarını gördü ve bu işbirliğini düzenli hale getirmek için yeni bilişsel yetenekler geliştirdiler. Riskleri en aza indirmek için her koşulda birlikte hareket edip, güven, saygı ve sorumluluk üzerine kurulu ikili ortaklıklar yarattılar. İnsan grupları kalabalıklaşıp işbölümü daha karmaşık bir hal aldığında ikinci adım atıldı. Üyelerinden sadakat, uyum ve kültürel ai

      , Yer: Estanbul Kitap ve Dergi

    • SPQR - Antik Roma Tarihi / Mary Beard

      “Romulus ve Remus kuruluş efsanesinden İmparator Caracalla’nın özgür Roma yurttaşlarına… Surlar’ın binyıllık tarihi.”    Antik Roma, modern dünyanın sağladığı olanaklarla düşünüldüğünde bile görkemli bir kentti: İspanya’dan Suriye’ye uzanan bir imparatorluğun güç merkezi; bir milyondan fazla insanın yaşadığı, genişleyen bir imparatorluğun metropolü; “lüks ve pisliğin, özgürlük ve sömürünün, kente ait olmanın yarattığı gurur ile kanlı iç savaşın birbirinden ayrılmadığı” dayatmacı bir kent… 

      , Yer: Estanbul Kitap ve Dergi

    • Dünyanın En Kısa Ve En Güzel Masalları

      SARI OTOMOBİL Bir gün sarı otomobil yolda giderken, benim hiç arkadaşım yok, dedi. Bebek arabası, beni kimse itmese ben nasıl giderim, dedi. Yeşil bisiklet, sahibim balık tutuyor, pedallarımı çevirmese ben nasıl giderim, dedi.  Sarı otomobil beyaz gemiyi gördü ve ona arkadaş olalım mı, dedi. Beyaz gemi, çok ülkelere gitmem gerek, olmaz, dedi. Mor, helikopteri gördü, mor, uçmam lazım, dedi. Uçak ise, bizim bazı görevlerimiz var, dedi.  Sarı otomobil, kamyon ve otobüse, benimle arkadaş olur

      , Yer: Masallar

×
×
  • Yeni Oluştur...