Jump to content

Kişilik Gelişimi - Erikson ve Freud...


Renan
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Kişilik Gelişimi - Erikson ve Freud

 

Erikson ve Freud arasındaki farklar ;

 

-Freud’a gore kişilik çok kararlıdır, orta – ileri erişkinlik döneminde değişiklik olmaz.

-

- Erikson’a gore psikolojik büyüme ve gelişme bütün hayat evresi süresince devam eder.

 

Erikson’un hemen hemen bütün çalışmaları Psikanalatik gelişim teorisi üzerinde yoğunlaşmıştır. Konu ne kadar Psikanaliz olursa olsun gelişmeyi yalnızca Freud’un tanımladığı çerçeve içinde tutarsak Psikanalizin gelişme Psikolojisine katkısını, tam olarak tanımlayamayız.

 

Freud’dan sonra psikanalatik gelişim Psikiolojisine en önemli katkıyı Erik Erikson yapmıştır. Erikson’un teorisi, tamamlayıcı bir nitelik taşır ve Psikanalizin özüyle çelişmez. Psikiyatri Kliniklerinde konuyu Freud gibi yalnızca cinsel açıdan ele almanın yetersiz kalabildiğini görmektedir.

 

 

Her iki kuramcıya görede her dönemde o döneme özgül olan krizlerin çözümlenmesi ve doyurulması gerekmektedir. Her dönemde rol alan kişilerde değişiklik gösterirler.

 

Birinci dönem :

Bu dönemde anne yada onun yerine geçen kişinin bebeğin ihtiyaçlarını giderirken veya uyanık olduğu zamanlarda onu sevmesi, okşaması, ilgilenmesi onunla konuşması temel güven duygusunu oluşturan davranışlardır.

 

İkinci dönem :

Çocuğun kaslarını kontrol altına alması ve psikomotor davranışlarındaki gelişme kendi kendini kontrol etmesine ve bağımsız haraket etmesine neden olur. Çocuğun kendi başına yapmak istediği haraketlere izin verilerek bağımsız ve kendi kendini kontrol özelliklerinin temelleri atılmış olur. Çok sıkı kontrolde çocuğun öz saygısı gidebilir ve utangaç olabilir.

 

Üçüncü dönem :

Çocuk motor ve dil gelişimindeki hızlı artış ile çevresini daha fazla araştırmaya ve girişken olmaya başlar. Bu dönemde çocuk desteklenmelidir ki girişken olabilsin. Doğal meraklarını tatmin edecek araştırma ve gözlem yapabilecekleri,problem çözebilecekleri ortamlar hazırlanmalıdır. Bu dönemde baskılanan çocuk yaptıklarının yanlış olduğunu düşünür ve suçluluk duyar.

Ayrıca bu dönemde çocuk cinselliğe merak duymaya başlar. Çocuğun sorularına cevap verilmeli, yasaklar konmamalı ve anlayamayacağı ayrıntılı açıklamalardan kaçınılmalıdır.

 

Dördüncü dönem :

Okul ile beraber öğretmenin ve arkadaşların çocuk üzerindeki etkisi artar ve ebeveynlerin etkileri azalır. Artık çocuk sosyalleşmeye başlamıştır. Bu dönemde çocuğun kazanacağı başarılar çalışkanlık duygusunu kazanmasına neden olur.Ebeveynler ve öğretmenler çocuğa uygun sorumluluklar verip iş başarabilme kıvancını tattırmalıdırlar.

 

Beşinci dönem :

Anne baba ve öğretmenler ergene artık çocuk gibi değil yetişkin gibi davranmalıdırlar. Ergen arkadaş gruplarının etkisinde daha çok kalmaya yatkındır.Anne baba ve öğretmenler ergenin arkadaşlarını hatta liderlerini yanlarına aldıklarında ergene ulaşmları daha kolay olmaktadır. Ergenin uygun özdeşim yapabileceği kişiler ile karşılaşması sağlanmalıdır.

 

Sonuç olarak ; mutlu ve ruhsal yönden sağlıklı insanlardan oluşan bir toplum meydana getirmek istiyorsak bireyin her dönemdeki ihtiyaçlarını en iyi şekilde doyurmasını sağlamak ,çatışmalarını çözmesine yardım etmek üzere çaba harcamamız gerekmektedir.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...