Jump to content

Çanakkale Zaferi


İη¢ιѕєℓ
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Allah’ın bu millete bahşettiği çok büyük lütuf;

İstiklal şairimiz Mehmet Akif’in ruhunun

derinliklerinde yaşadığı savaş ve şehitleri anlattığı

muhteşem şiirinde söylediği gibi:

 

“Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor/Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!”

Dünya’nın gözünü kan bürüdüğü I. Dünya Savaşı yıllarında İtilaf Devletleri’nin çok kolay bir

şekilde geçmeyi planladıkları Çanakkale Boğazı’nda karşılaştıkları, şehit olmayı her şeyden çok

isteyen vatan evlatlarının kırılmaz savunması tarihe “Çanakkale Geçilmez” sözünü adeta kazıdı.

Anadan, yardan, her şeyden vazgeçen ve yaşları 15’e kadar inen gencecik fidanlar, okullarını

bile bırakıp cepheye koştular.

Memleketin dört bir tarafından ‘’O zaman 140 askerlik şubesinden gelmiş, koşmuş insanlar

buraya. Çünkü herkes anlamış, bu başka bir zaman gibi değil. Artık tamamen ülke elden

gidiyor, elde hiçbir şey kalmayacak. Bunu anladığı için herkes zoraki değil, gönüllü koşmuş

buraya. 15 yaşındaki lise talebesinden, 70-80 yaşındaki dedelere varana kadar bu beraberlikte

birçok insan var. Bunların birçoğu geri dönememiş. Bir kısmı esir düşmüş başka ülkelere

götürülmüş, bir kısmı gazi olmuş. Geride tabii ki öksüz yetim çocuklar, analar kalmış.

Bu millet gerçekten çok perişanlık çekmiş, çok fedakarlık yapmış. Ama bu fedakarlığın, bu

teslimiyetin hürmetine de Allahutaala bize bağımsızlığımızı nasip etmiş. Bugün kendi içimizde,

aramızda birtakım sorunlarımız var görünüyor. Bunlar tamamen suni sorunlar. Aslında bizim

birbirimizle hiçbir sorunumuz, derdimiz yok. Ruhumuz, inancımız ortak. Bunları bizim

çocuklarımıza çok iyi verebilmemiz lazım.

 

Şehit yüzbaşının son mektubu

Yüzbaşı Kazım Efendi’nin 27 Nisan 1915’te Çanakkale’de şehit düşmeden önce kardeşine

gönderdiği son mektup, Türk milletinin vatan aşkını anlatıyor. Çanakkale’de 21. Alay 1. Tabur 1.

Bölük Kumandanı olarak görev yapan yüzbaşının, emekli bir tarih öğretmeni tarafından 2007

yılında sergilenmesi amacıyla Dr. Rıfkı Kamil Urga Çankırı Araştırmaları Merkezi’ne bağışlanan

mektubu, kahramanlık destanının ne tür fedakârlıklarla yazıldığını belgeliyor. Yüzbaşı Kazım

Efendi’nin kardeşine yazdığı son mektup, şöyle:

‘’Sevgili kardaşım, Ben vatan ve millet uğrunda bana düşen vazifeyi ifa ettim. Artık gerisini

size terk ediyorum. Ben cümlenize hakkımı helal ettim, tabiidir ki siz de helal edersiniz.

Hemşiremin, Ziya’nın Kemal’i hasretle gözlerinden öperim.

 

Muhterem amcamın ellerinden öperek dualarını her zaman beklerim. Çoluk çocuğumu evvel

Cenab-ı Hakk’a, sonra vatan ve millete ve sizlere emanet ederim. Sevgili valideme, aileme,

çocuklara güzel bakınız. Tahsillerine himmet ediniz. Maaşlarının tahsisi icap eden muamelenin

ifası için arkadaşlardan alayımızın tabur katibi ve aynı zamanda alay naibi bulunan Hasan

Efendi’ye yazdım. Bulunduğum fırkanın kumandanı Miralay Remzi Bey’dir. Alay Kumandanı

Binbaşı Halil Bey’dir. Bu isimler size lazım olursa kendileriyle muhabere edersiniz.

Binbaşımız Şevki Bey de benim gibi tehlikede bulunduğu için sağ kalırsa ona da müracaat

edersiniz. Kolordu kumandanımız malul olduğu üzere Esat Paşa Hazretleri’dir. Hayvanım

hakkında lazım gelen muamele için de katip efendiye yazdım.

Oradaki hakkımı da çocuklarım için ararsınız. Sana çok rica ederim, efrad-ı ailemi, validemi

hiçbir vakit üzme. Daima rıfk ile muamele et. Bana acımasınlar. Ben mukaddes vatan uğrunda

terk-i can ettim, bahtiyarım. Cenab-ı Hakk sizleri de bahtiyar buyursun. Baki cümlenizi Cenab-

ı Hakk’a emanet ederim, sevgili kardaşım.’’

Seyit Onbaşı’nın kaldırdığı 253 kiloluk merminin bir diğerini o namluya sürdü

 

Unutulan kahraman Cemal Çavuş

Çanakkale Savaşları’nın nice unutulan kahramanlarından birisiydi Ezineli Cemal Çavuş...

Çanakkale Savaşları kahramanı Seyit Onbaşı ile aynı tabyada görev yapan Ezineli Cemal Çavuş,

hemen hemen aynı ağırlıktaki top mermisini sırtlayıp, namluya sürdü ve boğazın geçilmezliğine

katkı sundu.

‘’Yenilmez Armada’’ olarak 18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale Boğazı’na gelen itilaf kuvvetleri,

Anadolu ve Rumeli yakalarında konuşlandırılan kahraman Türk topçusunun isabetli atışları ile

Nusret Mayın Gemisi’nin Erenköy koyuna bıraktığı 26 mayın sonucu Çanakkale’yi geçemedi.

Çanakkale Savaşları kahramanı Seyit Onbaşı ile aynı tabyada görev yapan Ezineli Cemal Çavuş

da hemen hemen aynı ağırlıktaki top mermisini sırtlayıp, namluya sürdü ve boğazın

geçilmezliğine katkı sundu. Tarihin tozlu sayfalarında kalan Cemal Çavuş’un bu hareketi, diğer

Türk neferlerinin olağan üstü çabaları gibi anılarda kaldı.

 

Okumuş bir nesli kaybettik

 

 

Halkın maddi-manevi tüm imkanlarını seferber ederek Türk ve dünya tarihine adını altın

harflerle yazdırdığı Çanakkale Savaşları, bir dönemin okumuş, eğitim almış neslinin de

kaybolmasına yol açtı.

Osmanlı Devleti’nin 250 binden fazla kayıp verdiği cephede, yaklaşık 10 bin üniversiteli ve 70

bin orta öğretim öğrencisi şehit düştü.

Selçuk Üniversitesinin yaptığı açıklamada, 500 binin üzerinde insan kaybının yaşandığı

Çanakkale Cephesi’nin İstanbul’a açılan kapı olması nedeniyle büyük önem taşıdığını ifade

ederek, şöyle konuştu: “Çanakkale gittiği zaman, İstanbul gidecek. İstanbul’un alınması,

emperyalist devletlerin İslam alemindeki hakimiyetini sağlayacaktı.”

Çanakkale Savaşları’nda, yaşına bakılmaksızın kilosu 45’in üzerinde herkesin cepheye alındığını

dile getiren Arabacı, yüksek okul olan “Hukuk Mektebi’’nin memur olan talebeleri dışında bütün

öğrencilerinin cepheye gittiğini hatırlattı.

Cepheye gönderilmeleri nedeniyle lise öğrencilerinin de oldukça azaldığı Konya Lisesi’nin, 1914-

15 öğretim yılında 25 mezun verirken, ertesi yıl mezun sayısının sadece iki kişiye düştü.

Dedelerimiz, sadece bir toprak parçası için mücadele etmediler. Onlar, inancımız,

medeniyetimiz ve kültürümüz için de mücadele ettiler.

Şahadet sadece taşın toprağın çiğnetilmemesi değil bilakis bir ruhun, bir anlayışın, bir inancın

müdafaasıdır.

Çanakkale topyekûn bir ümmetin müdafaasıdır.

Çanakkale ruhu bu topraklarda temsil etmeye devam ettirmektedir.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

  • Benzer Konular

    • 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin 102. Yıl Dönümü Kutlandı

      18 Mart Çanakkale Zaferi'nin 102. yıl dönümü kutlandı   Tarihin en büyük ve en çetin savaşlarından birinin yaşandığı Çanakkale Savaşının 102. yıl dönümü anma etkinlikleri gerçekleştirildi Çanakkale'de kaç şehit verdik? Seyit onbaşı kimdir? Cumartesi, 18 Mart 2017           Kahraman Mehmetçiğin 102 yıl önce dünyanın en güçlü donanmalarına geçit vermeyerek yazdığı 'Çanakkale Geçilmez Destanı'nın yıl dönümü, Türkiye'nin dört yanında kutlandı   250 BİN ŞEHİT VERDİK Kocaman bir dünya

      , Yer: Önemli Gün ve Haftalar

    • 18 Mart Çanakkale Zaferi Şiirleri ve Önemi

      18 Mart Çanakkale Savaşı tarihin en büyük zaferlerinden biridir. 18 Mart Çanakkale Zaferi ile ilgili en güzel şiirleri sizler için derledik. İşte o şiirler ve 18 mart Çanakkale Zaferi hakkında detaylı bilgi...     18 Mart Çanakkale Zaferi ile ilgili şiirlere haberimizden ulaşabilirsiniz. İşte 18 Mart Çanakkale Zaferi ile ilgili detaylı bilgiler... Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı sırasında 1915–1916 yılları arasında GeliboluYarımadası'nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında

      , Yer: Şiirler

    • Genelkurmay’ın Arşivinden Çıkan Çanakkale Zaferi

      Genelkurmay Başkanlığı, internet sitesindeki ´Tarihten Kesitler´ bölümüne Çanakkale Savaşlarına ilişkin daha önce hiç görülmemiş fotoğrafları paylaştı.     Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal Bu öyle alelâde bir taarruz değil, herkesin başarılı olmak veya ölmek azmiyle harekete hazır olduğu taarruzdur. Hattâ ben komutanlara şifahen verdiğim emirlerde şunu ilâve etmişimdir: "Size ben taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında, yerimize

      , Yer: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi

    • Çanakkale Zaferi Nasıl Kazanıldı

      Çanakkale Savaşı Nasıl Kazanıldı – Çanakkale Zaferi Nasıl kazanıldı                         1914-1918 tarihleri arasında devam eden Birinci Dünya Savaşı’nda Almanya ve Avusturya; İngiltere, Fransa, İtalya ve Rusya’ya karşı savaştı. Osmanlı Devleti de Almanya ve Avusturya’nın yanında katıldı. Bu durum itilaf devletlerinin hoşuna gitmedi. İngiltere, Fransa, İtalya (itilaf devletleri) birlikte savaştıkları Rusya’ya yardım etmek istiyorlardı. Diğer bir amaçları da dünyanın en önemli suy

      , Yer: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi

    • Atatürkün Ağzından Çanakkale Zaferi

      SAVAŞLAR ÇANAKKALE CEPHESİ                                 SAVAŞLAR Trablusgarp Savaşı Balkan Savaşları I. Dünya Savaşı Çanakkale Cephesi Doğu Cephesi Galiçya Cephesi Romanya Cephesi Yemen Hicaz Cephesi Sina-Filistin Cephesi Irak Cephesi Suriye Cephesi Makedonya Cephesi ANTLAŞMALAR     TRABLUSGARP SAVAŞI SONRASI Uşi Antlaşması     BALKAN SAVAŞLARI SONRASI Londra Antlaşması Bükreş Antlaşması

      , Yer: Atatürk

×
×
  • Yeni Oluştur...