Jump to content

Navigasyonun Tarihi


Melâl

Önerilen Mesajlar

1. Denizcilik Çağı öncesinde Navigasyon

 

Denizcilik Çağı’ndan önce öncü denizciler, örneğin Vikingler ve Polinezyalılar destansı deniz yolculukları yapıyorlardı. Açık denizlerde seyretmeyi nasıl başarabildiler?

 

Bir geminin rotası

James Cook’tan önce (1728-1779) yapılan deniz yolculukları geminin bulunduğu yer hakkında sadece kabaca bir bilgi veren ilkel gemicilik tekniklerine dayanıyordu.

Rotanın belirlenebilmesi için denizcilerin şu iki bilgiye ihtiyacı vardı: ilk olarak, dünyanın kuzey-güney eksenindeki konumlarını (yani bulundukları enlemi) ve dünyanın doğu-batı ekseni üzerindeki konumlarını (yani bulundukları boylamı) bilmek zorundaydılar. İkinci olarak ise, bulundukları yeri gösterecek doğru bir haritaya ihtiyaçları vardı.

Enlem Güneş, Ay ve yıldızların gözlenmesiyle hesaplanabiliyordu.

Boylamın hesaplanması ise daha zordu ve dünyanın farklı yerlerindeki zaman farklarının ortaya konmasıyla hesaplanıyordu. Bunun için güvenilir bir sistem James Cook’un zamanına kadar geliştirilemedi.

Aydınlanmış keşif

18. yüzyılın sonlarındaki ilerlemeler denizcilikte büyük gelişmelerin ortaya çıkmasını sağladı. Ay tabloları, deniz yolculuğu zaman kaydedicileri (kronometreler) ve boylam hesaplama yöntemleri denizciliğin gelişmesini sağlayan önemli kilometre taşları oldular.

Gelmiş geçmiş en büyük denizcilerden ve haritacılardan biri olan Cook bugünkü haritalarımızdan bazılarının temeli olan deniz haritaları yaptı. İyi ama önceki dönemledeki denizcilere ne demeli? Rotalarını belirlemeyi nasıl başarabildiler?

Güneyden esen rüzgâr…

Vikingler güneyden veya kuzeyden ne kadar uzakta olduklarını (yani bulundukları enlemi) belirleyebilmek için Güneş pusulaları ve gölge saatleri kullandılar. Güneşin gölgesi tahta üzerinde belli bir noktaya geldiğinde bu onlara yerel saati söylüyordu.

Aynı zamanda da denizin kabarmasına ve rüzgârın yönüne bakarak denizde seyrettiler. Raven-Floki lâkaplı bir Viking denizcisi olan Floki Vilgerdarson İzlanda’yı keşfettiği gezi sırasında gemiye üç tane karga aldı ve nereye doğru uçtuklarına bakarak yakınlarda bulunan bir karanın ne yönde olduğunu öğrenebildi.

Polinezyalılar

Polinezyalılar mahir denizciler olmakla ünlüdürler. Konumlarını dalgaların akıntılarından hesaplayabiliyorlardı ve en parlak yıldızların konumlarına dayanarak tahta çubuklar ve deniz kabuklarından haritalar yaptılar.

Denizdeki akıntılar gibi rüzgârın yönü de yaşamsal ipuçları sağlıyordu. Ve ticaret gemileri kılavuz olarak mevsim rüzgârlarını kullandılar. Pusula kertelerine verilen isimler onlardan gelir: “tramontana” yani kuzey rüzgârı, kuzeyin orijinal ismiydi.

Ptolemi’nin (Batlamyus) haritalarıyla denizcilik

Hatasız haritalar güvenli bir deniz yolculuğunun kilit taşıdır. MS 2. yüzyılda yaşamış İskenderiyeli bir gökbilimci olan Ptolemi gezginlerin ve denizcilerin anlattıklarına dayanarak çizdiği haritalara enlem ve boylamları temsil eden ızgaralar çizdi.

Güneş, Ay ve yıldızları gözlemleyerek Ekvator’u sıfır derece enlem çizgisi olarak belirtmenin yanısıra Yengeç ve Oğlak Dönencelerini de (yani Ekvatorun kuzey ve Güneyindeki iki enlem çizgisini de) ortaya koydu.

Batlamyus’un Cosmographia adlı kitabında yer alan haritaları 15. yüzyılda yeniden keşfedildi ve 18. yüzyıla kadar kullanıldı.

Gökyüzünün derinlikleri

Gemiciler Güneş, Ay ve yıldızların konumunu kullanarak bulundukları enlemi hesaplayabiliyorlardı.

Kuzey Yarımküre’de, “göksel” Kuzey Kutbu’na (yani Kuzey Kutbu’nun tam üzerindeki hayalî noktaya) yakınlığından dolayı Kutup Yıldızı bir kılavuz olarak kullanılagelmiştir.

Kutup Yıldızı, Büyük Ayı’nın bir parçasıdır.

Kutup Yıldızı dünyanın Kuzey Kutbu’nun tam üzerinde yer aldığı için sanki o hiç hareket etmiyormuş ve diğer bütün yıldızlar onun çevresinde dönüyormuş gibi görünür. Bu yüzdendir ki güvenilir bir gemicilik gereci olarak kullanılabilir.

Enlem bulmaca

Kutup Yıldızı Dünya’nın Kuzey Kutbunun üstünde konumlanmış olduğundan, Kutup Yıldızı’nın herhangi bir gözlemci için ufukla olan açısı, gözlemcinin bulduğu enlem ile aynıdır. Eğer açı 45 derece ise, 45. enlemde bulunuyorsunuz demektir.

Gemiciler bu ölçümü usturlap ve kuadrant (çeyrek çember) gibi âletlerle yaparlardı.

2. Kaptan Cook'tan önce navigasyon

 

 

Kaptan Cook’un keşiflerini yapmasından yüzyıllarca önce enlemi ve bir geminin konumunu hesaplamak için kullanılan aletler nelerdi?

 

Usturlap

Usturlap denizde güneşin yüksekliğini ölçmek için kullanılan bir âletti. Enlem, usturlap üzerindeki alidat adı verilen bir döner cetvel yoluyla derece olarak ölçülürdü.

Âlet, bel yüksekliğinde tutulur ve üstteki iki iğne deliğinden aşağıdaki bir deliğe bir güneş ışınının geçmesi sağlanırdı. Bu şekilde, göstergenin gösterdiği sayıdan enlem hesaplanabilirdi. Kolomb Amerika’ya yolculuğu sırasında usturlap kullanmıştı.

Davis çeyrek çemberi ve oktant

Davis çeyrek çemberi de enlemi bulmak için güneşin yüksekliğini kullanırdı.

Gözlemci güneşe arkasını döner ve güneşin düşen gölgesi yoluyla enlemi hesaplardı. Ama geminin hareketleri ölçümü bozabildiği gibi, puslu ve kapalı havada Davis kuadrantı kullanılamıyordu.

18. yüzyılda oktant daha yaygın olarak kullanılır oldu.

Güneş veya yıldızla ufuk arasındaki açıyı hesaplamaya yarayan oktantlar denizdeki gözlemin kesinliğini büyük ölçüde artırdı. Oktantın avantajı mutlak bir şekilde hareketsiz tutulması gerekmemesiydi. Dolayısıyla sallanan bir gemide de hesaplamalar doğru bir şekilde yapılabiliyordu.

Pusulalar

En eski denizcilik âletlerinden biri olan pusula antik Yunanlılar ve Çinliler tarafından geliştirildi ama birçok Batılı denizci pusulaya şüpheyle yaklaştı.

Dünyanın manyetik alanı manyetize edilmiş bir iğnenin kuzey-güney hattına dönmesine neden olur. Kuzeyin nerede olduğunun bilinmesiyle denizciler bir harita üzerinde geminin yönünü belirleyebiliyorlardı. İğneler, mıknatıs taşıyla manyetize ediliyordu.

Yaşamsal istatistikler

Denizci ulusların gücü navigasyonun doğruluğuna dayanır hale geldi ve haritaların hatalı olması durumunda insanlarının hayatları ve bölgeleri risk altındaydı.

Greenwich’deki Kraliyet Gözlemevi astronomların yıldızların ve Ay’ın konumunu hesaplamaları amacıyla 1675’de kuruldu. Kraliyet Gözlemevi’ne teleskoplar yerleştirildi ve birçok titiz gözlemler yapıldı.

Ve 1714’te Boylam Yasası çıktı. Bu yasa, boylamı güvenilir bir şekilde hesaplama yöntemini keşfedenlere 20 bin pound ödül vaat ediyordu.

Boylam problemi

Boylamı hesaplamak için, yani dünyanın Doğu-Batı ekseninde nerede olduğunu bulabilmeniz için, bilinen belli bir nokta ile bulunduğunuz yer arasındaki zaman farkını bilmeniz gerekir.

Dünya 1 saatte 15 derece döner (bu da Dünya'nın 24 saatte 360 derece dönmesi anlamına gelir). Bu şekilde, örneğin, belli bir nokta ile aranızdaki zaman farkının 5 saat olduğunu biliyorsanız, bu da o noktadan 75 derece Doğu veya Batı’dasınız demektir ve bunu bir harita üzerinde gösterebilirsiniz.

Kesinlik yaşamsaldır: Ekvator’da bir derecelik boylam yaklaşık 68 mil kadardır.

18. yüzyılda problem, denizdeki bir gemiyle Greenwich gibi belli bir nokta arasındaki zaman farkını hesaplamakta yatıyordu.

Gemideki zaman Güneş’in, Ay’ın ve yıldızların hareketleriyle hesaplanabilirdi ama yola çıktıkları limandaki zaman nasıl bilinebilecekti?

1714’de ödül konmasıyla, gemide güvenilir bir zaman hesaplaması sistemi bulma konusunda bir yarış başladı. Ve pek çok tuhaf teori ortaya kondu.

Ama bu teorilerin hiçbirinin bir işe yaramadığı görüldü. Ve 16. Louis astronomlarının kendisine ordularından daha çok toprak kaybettirdiğini söyledi. Nasıl olacaktı da güvenilir bir boylam hesaplama yöntemi bulunacaktı?

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arşivlendi

Bu konu artık arşivlenmiştir ve başka yanıtlara kapatılmıştır.

×
×
  • Yeni Oluştur...