Jump to content

Darbeciler, Cumhurbaşkanı’nı Bu Köpek Yüzünden Yargılamıştı!


devrikcumle

Önerilen Mesajlar

[h=2]1_1.jpg

 

İlk duruşmadaki dava da Anayasaya göre, ancak “vatana ihanet” suçuyla yargılanabilecek olan Cumhurbaşkanı Celal Bayar ile ilgili açılan “Köpek Davası” idi.[/h]

27 Mayıs 1960’ta Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçekleştirdiği bir darbe ile Cumhurbaşkanı Celal Bayar başta olmak üzere Adnan Menderes Başbakanlığındaki hükümet görevinden alınmış, yüzlerce Demokrat Parti mensubu milletvekili de tutuklanarak Marmara Denizi’ndeki Yassıada’ya gönderilmişti. Daha sonra kararları kesin, hiçbir temyiz ve itiraz hakkı bulunmayan “Yüksek Adalet Divanı” adıyla bir cunta mahkemesi kurularak yargılamalara başlanmış, ilk duruşma ise 14 Ekim 1960 günü yapılmıştı. İlk duruşmadaki dava da Anayasaya göre, ancak “vatana ihanet” suçuyla yargılanabilecek olan Cumhurbaşkanı Celal Bayar ile ilgili açılan “Köpek Davası” idi.

 

 

 

[TABLE=align: center]

[TR]

[TD]1.jpg[/TD]

[TD] [/TD]

[/TR]

[TR]

[TD] [/TD]

[TD] [/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

Davaya konu olan köpek bir “Afgan Tazısı”, sanıkları ise Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Tarım Bakanı Nedim Ökmen’di. Bu kadar büyük bir ihtilal mahkemesinin böyle sudan bir suçlamayla açılması alayla karşılanmış, gerçekte ise Soruşturma Kurulu, anayasayı ihlal suçlamalarını içeren dosyayı tamamlamakla meşgul olduğundan böyle küçük dava ve suçlamalarla işe başlanmıştı. Nitekim Celal Bayar mahkemede konuyla ilgili görüşü sorulduğunda kürsüye gelerek: “Evvel emirde bu kadar küçük bir meseleden dolayı böyle yüksek bir mahkemenin huzuruna çıktığım için en büyük cezayı çekmiş bulunuyorum” diyecekti.

[TABLE=align: center]

[TR]

[TD]

2.jpg[/TD]

[TD]

[/TD]

[/TR]

[TR]

[TD] [/TD]

[TD] [/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

Yassıada Davaları, 14 Ekim 1960’ta Anayasayı ihlal kararnamesinin okunmasının ardından işte bu dava ile başlamıştı. Duruşmaya köpeğin alış ve verilişini görmüş veya ilgilenmiş 8 tanık da katılmıştı. Soruşturma Kurulu’nun kararına göre; Afgan Kralı Zahir Şah’ın Bayar’a hediye ettiği bir tazının Atatürk Orman Çiftliği’ne 20.000 liraya satıldığı belirtiliyor ve bu işlemden dolayı Cumhurbaşkanı ve Tarım Bakanı hakkında yargılama yapıldığı bildiriliyordu. Celal Bayar, konu hakkında mahkemedeki ifadesinde: “Majesteleri Afgan Kralının, bu büyük şahsın, mahkeme safhasında mevzu bahis olmasından dolayı büyük eza duymaktayım. Afgan Kralı, çiftliğinde büyük bir ihtimamla beslediği bu hayvanı bana hediye etti… Bir defa da Pakistan’dan Muhammed Han’dan hediye gelmiş nadir bir hayvanı hiçbir şey beklemeden çiftliğe hediye etmiştim… Ben bunları her zaman mukabelesiz hediye ettim. Ben hediyeyi maddi şekle çevirecek insan değilim. Ben hayvanı satmadım. Kendileri satın alalım dediler, para da cebime girecek değildi. İzmir köylerinden birine bir çeşme yaptırılacak ve su getirtilecekti. Milli Mücadele’de hizmet etmiş bir köydü. Nüfuz istismarı şöyle dursun pazarlık dahi olmadı. İzmir Valisi’ne gönderilsin, çeşme yapılsın dendi. Paraya elimi dahi sürmedim. Bunda nüfuz istimali, zorlama nerede? Düşünce ve karar yanlıştır.” demişti.

[TABLE=align: center]

[TR]

[TD]

 

3.jpg

 

 

 

[/TD]

[TD]

[/TD]

[/TR]

[TR]

[TD] [/TD]

[TD] [/TD]

[/TR]

[/TABLE]

Mahkeme Başkanı Salim Başol, paranın sarfı hakkında İzmir Valisi’ne bir talimat verdiniz mi diye sorunca aralarında şu konuşma geçmiş: Bayar: “Para miktarını bile bilmiyordum. Çeşme yapılsın diye söyledim başka bir şey söylemedim. Başol: “Hiçbir menfaatiniz yoksa hayvan Hayvanat Bahçesi’ne yakışırdı. Hiçbir menfaatiniz yok diyorsunuz. Paranın sarf mahalli DP hizmetlidir. O halde menfaatiniz vardır. Hayvanat Bahçesi bütçesinden 20.000 lira çıkmış oluyor. Köpek vasıta olmasaydı bu bütçeden 20.000 liranın İzmir Valisi’ne verilmesini emredebilir miydiniz.? Kaldı ki…Bu hayanı, Hayvanat Bahçesi almak istememiş. Tek olduğu için ürüyemeyeceğini söylemiş. Pek öyle cins bir hayvan da değilmiş. 20.000 lirayı bu bütçeden o bütçeye devredebilir miydiniz? Bayar: “Çeşmenin yapılması hayvandan evveldir. İzmir’de birçok defa çeşme yapılması için cebimden para verdim.” Başol: “Bu dava köpeğin satılması davasıdır. Cebinizden çeşme yaptırırsınız o ayrı mesele.” Demişti. Bu diyalogların ardından Bayar’a Soruşturma Kurulu’na verdiği eski ifadesinde: “Afgan Kralı tarafından hediye edilmiş tazının parasını İş Bankası ile İzmir Valisi’ne yolladığı” ifadesinin kendisine ait olup olmadığı sorulmuş ve Bayar’ın: “İfade benim. Bir şey ilave edeyim. Baytarlar hayvanları elde etmek için büyük arzu gösterdiler. Bende satın alın, parasını memleketin emrine tahsis edin dedim.” sözleri salonda gülüşmelere yol açmıştı.

[TABLE=align: right]

[TR]

[TD][/TD]

[TD] [/TD]

[/TR]

[TR]

[TD] [/TD]

[TD] [/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

Dışişleri Bakanlığı aracılığı ile konu Afgan Kralı’na da sorulmuş ve “devlet büyüğü sıfatı ile Bayar’a bu tazının hediye edildiği” bildirilmişti. Mahkeme heyeti ise, köpeğin Afganistan’dan Ankara’ya geliş ücretinin nasıl ödendiğini dahi soruşturmuş, köpeği devlete yapılmış bir hediye olarak saymaya çalışmıştı. Davanın diğer sanığı, Tarım Bakanı Nedim Ökmen de: “Köpek için çiftlik müdürüne rica ettim alalım dedim itiraz etmedi.” Demiş, onun ifadesinin ardından dişisi olmayan bu tazının azami değerinin 1000 lira olduğunu içeren bir rapor okunmuştu. Orman çiftliği müdürü başta olmak üzere diğer şahitler ise baskı neticesinde, çiftlik tarafından 200 koyunun satılarak parasıyla köpeğin alındığını söylemişlerdi.

7_1.jpg

 

 

Duruşma sonunda Bayar: “Bütün mesuliyeti ben kabul ediyorum, zaten bu meselede bana kâfi derecede işkence oldu.”deyince Mahkeme Başkanı Salim Başol müdahale ederek, Bayar’ın suçu üstlenmek suretiyle arkadaşlarını kurtarmaya çalışmasının doğru olmayacağını söylemiş ve duruşmayı ertelemişti. Yüksek Adalet Divanı’nın Başsavcısı Altay Egesel, Köpek Davası’nın 75 dakika süren ikinci duruşmasında iddianamesini okumuş ve sanıkların en az 5 yıl hapsini ve memuriyet haklarından mahrumiyetlerini talep etmişti.

 

 

[TABLE=align: center]

[TR]

[TD]6.jpg[/TD]

[TD] [/TD]

[/TR]

[TR]

[TD] [/TD]

[TD] [/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

Savcı iddianamesinde: Cumhurbaşkanı Celal Bayar: “Kendisine hediye edilen 1000-1500 lira değerindeki bir köpeği, başyaveri tarafından sık sık Tarım Bakanlığı’na telefon ettirerek, zor kullanarak 20.000 liraya çiftliğe sattırmıştır. Tarım Bakanı Nedim Ökmen’i de baskıyla suça iştirak ettirmiştir.” Mütalaasında bulunmuştu. Yani: “Cumhurbaşkanlığı nüfuzu kullanılarak menfaat temin edildiği ve Hazine’nin zarara sokulduğu”nu iddia etmişti. Mahkeme heyeti davayı oy birliği ile savunma ve dosya incelemesi için 20 Ekim’e bırakmış ve iki celse sonunda karara bağlamıştı. 24 Ekim 1960’ta Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir Cumhurbaşkanı’nın yargılandığı ilk dava olan “Köpek Davası”nın, “Anayasayı İhlal Davası” ile birleştirildiği, hükmün bu davanın neticesinde açıklanacağı bildirilmiş ve nihayet Bayar, bu davadan 4 yıl 2 ay hapse mahkum edilmişti.

 

Kaynaklar:

Hürriyet Gazetesi, Akşam Gazetesi, Milliyet Gazetesi 14-15-16-17 Ekim 1960.

 

 

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arşivlendi

Bu konu artık arşivlenmiştir ve başka yanıtlara kapatılmıştır.

×
×
  • Yeni Oluştur...