Jump to content

10 Kişiden 7'sinde Kabul Olmuş.Fotoğrafa Besmele


Guest KANREVAN

Önerilen Mesajlar

muhabettci arkadasim, bu yazdiklarini umarim duru bir zihinle okur arkadaslar ve anlamaya calisir. eklemek isterimki: bakara suresi der ki, biz onlara sorduk, iman ediyor musunuz? onlar dediler ki görmedigimiz seye iman etmeyiz. biz de dedik ki, akil ile iman edin, akil ile görun...rab, kulunun iradesini su kadar sayida su okundu diye, bir baskasina teslim etmez. cunku rab, kulunu kulundan cok dusunur, görmediklerini görur. aklimiz kit oldugu icin de dua edin der, tövbe edin der. AMMA kuranda hicbir yerde, sunu su kadar okursan gibi dua etme yöntemlerini dogrulayan bir ifade yoktur. kuranda olmayan, nasil fikrinizde olur, önceliginizde olur? kuran da olmayan, nasil yol gösterir...bu sirke girer!

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bu soykediklerinize katilmiyorum kuranda ona bakarsaniz namaz sonrasi yapilan tespihatta yazmaz ama biz muslumanlar namazdan sonra peygamberimizden beri sayilarla tesbihat yapariz. 33 kere ve bu sunnettir. Ayrica tarikatta yetisenler bilir vekilleri onlara belirli zikirler verirler onlarda sayi ile buna asla sirk diyemezsiniz. Ben sadece suna karsi cikarim baskasinin helali icin okuma yapmaya. Ama burda oyle insanlar varki kul icin zikir cekmeye baslayip bir sure sonra o feyz ile Allah askina donenleri. Ayrica kendi adima ne zaman sayili veya sayisiz okudu isem dua etti isem hep faydasini gormusumdur ama hic beni istemeyen veya bana helal olmayacak bir durum icin birsey okumadim. Insan inancla yapinca tek bir besmele bile butun kapilari acar yeterki Yuce yaradan istesin. Bununla ilgili sitede bir suru tartisma yapildi zaten isterseniz inceleyin.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Zikirler cekilmeye baslandiktan bir sure sonra zaten kuluna yaptigi yanlislari gosteriyor. Bugun kul askina tutulup dua eden kisi de bir sure sonra olay Allah rizasina giriyor. Sizin dediginiz dogru Allah rizasi zaten herseyin basi olmali ama bir yerden baslamali. Burda besmele bile cekmeyip bir sure sonra bes vakit namaz kilanlar var. Allahin neyi neden verdigini biz bilemeyiz bizim uzak durmamizgereken sayili zikirler ve dualar degil kesin bir dille yasak ilan edilen buyu.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

vesile olmasi ayri sey, ve bu cok guzel. öncelikle, siz sizden ayrilan bir kisinin rizasi olmadan yuce allah dan onunla ilgili dua ediyorsunuz ve dua o kisinin iradesi kaderi uzerine, kul hakkina girmez mi bu? bir resme bakarak dua ediyorsunuz, bu basli basina bir gunah zaten islam da resim cektirmek mekruhtur. o resme bakarak okumak, gunaha girer, buyuye girer. binlerce ayetel kursi okuyun, tip egitiminiz olmadan beyin ameliyati yapamazsiniz. yemegi atese koymadan kaynamasini bekleyemezsiniz, hele ki yuce rab den anlasma yapar gibi dua okuyup hikmet alamazsiniz. birsey nasib ise yolunu bulur, degilse o yolda helak olunur. insallah vesile olur, insallah gönlunuzdekiler hayatinizda olur hayirli ise. bunu dilemek ve istemek ile, belli bir niyete odaklanip onun icin dua etmek farklidir, mekruftur. niyettir gunahi sevaba, sevabi gunaha ceviren. ama dedigim gibi, ocagi yakmadan kaynamaz su...

Hz. Aişe (r.anha) buyuruyor ki:

“Rasulullah (s.a.v.) bir seferden dönmüştü, ben de dolabı, üzerinde resimler buluna bir örtü ile örtmüştüm. Örtüyü görünce rengi değişti ve dedi ki, “Ayşe! kıyamet günü Allah’ın huzurunda en şiddetli azap görecek olanlar Allah’ın yaratmasında muşabih olanlar (yani Allah’ın yaratması gibi yaratmaya kalkışanlardır.) Bunun üzerine onu kestik, bir veya iki tane yastık yaptık.”

(Buharî, Libas 91)

 

Ebu Hureyre’den (r.a) rivayet olunuyor.

Rasulullah’ın (s.a.v) şöyle dediğini işittim: Allah Tealâ buyurdu ki:

Benim yarattığım gibi yaratmaya kalkışandan daha zalimi var mıdır? Bir zerreyi yaratsınlar, bir buğdayı yaratsınlar, bir arpayı yaratsınlar bakalım…”

(Buharî, Tevhid 56)

 

Hadisi şeriflerde çirkin görülerek reddedilen ve şidetli cezaya sebep olacağı bildirilen davaranış Allah’ın yaratması gibi yaratmaya kalkışmaktır.

Bu konuda İbn-i Abbas (r.a.)'in anlattığına göre:

Kendisine bir adam gelip; "Ben ressamım, şu resimleri yaptım. Bana bu hususta fetva ver!" dedi.

İbn-i Abbas adama: "Bana yaklaş!" diye emretti.

Adam yaklaşınca: "Bana daha da yaklaş!"dedi.

Adam daha da yaklaştı. İbn-i Abbas elini başının üzerine koydu ve: "Ben Rasûlullah (s.a.v.)'i işittim. Şöyle diyordu: 'Bütün tasvirciler (resim yapanlar) ateştedir. Allah ressamın yaptığı her bir resim için bir nefis koyar ve bu ona cehennemde azap verir.'

İbn-i Abbas devamla: "İlla da resim yapacaksan ağaç yap, canı olmayan şeyin resmini yap" buyurmuşlardır.

(Buhârî, Buyu' 104; Muslim, Libâs 99)

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Guzel kardesim dua ediliyor buyu yapilmiyor niye kul hakkina girsin. Resimle ilgili soylediklerine katilabilirim ama sayili zikir ve dua konusunda soylediklerinize katilmiyorum. O zamsn hic birsey icin dua etmeyelim. Ben sevdigimi tabikide Allahtan isteyecegim kalpleri ceviren Allahdir nihayetinde beni sevdirende nefret ettirende. Baskasinin kocasi sevgilisi icin etmiyoruz ya kendi sevdigimiz birlikte oldugumuz kisi icin dua ediyoruz. Ben kendi adima asla kul hakkina girdigimi dudunmuyorum benim dualarimdan sevdigimin haberide var bazen ona okunmus suda iciririm. Okundugunu bile bile de icer.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

şahsen böyle bir uygulama yapmam ve insanların öz iradesine hükmedeceğime kendi nefsime hükmederim günah işlememek için benden tavsiye böyle uygulamaları yapmayın bunun yerine allah ım sevdiğim kişiyi hakkımda hayırlısı ise tekrar birleşmemizi sağla diye namazdan sonra dua etseniz daha çok sevap kazanırsınız duanız daha çabuk kabul olur.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

allah kalbinize göre versin. dedigim gibi hadi bilmem kac tane ayetel kursuyu okuyun yapin bir beyin ameliyati, hadi asik edin kendinize dunyanin bilmem neresinde yasayan bilmem kimi, hadi okuyun korunmak icin harf sayisina uygun esmail husnayi ve birakin cuzdaninizi sokaga...mucizeler ulviler icindir, biz siradan kullar nasibini yasar. seytan kötuluk melegidir ve onun yardiminda pekcok ruhani varlik vardir, kimin size yardim ettigine emin olmayin allah korusun. sevdiginiz helaliniz mi allah size gunahin devami icin yardim etsin??? biliyorsunuz nikah dusen bir erkegin sesinizi duymasi bile gunah...bakiniz Lem’alar, s. 199 Nûr Sûresi: 31, Nisâ Sûresi: 23; eger siz hala helaliniz olmayan biri icin okudugunuz duaya, hangi sayida ne duasi olursa olsun allah in ses verdigini iddia ediyorsaniz, allah yar ve yardimciniz olsun...allah insallah kalbinize göre versin hayirlisi ile, helali ile.

 

ek bilgi:

Duâ ve zikirler iki kısımdır:

Birincisi:

Kur'an ve sünnette vârid olan (gelen) duâ ve zikirler, ya belirli bir zaman veya belirli bir mekan veyahut da belirli bir durum ile sınırlıdır. Bu kısım duâ ve zikirlerin; zamanı veya durumu veya mekanı veya lafzı veyahut da onunla duâ edenin haline göre, hiçbir fazlalık veya noksanlık olmadan geldiği gibi yapılmasıdır.

İkincisi:

Hiçbir zaman veya mekan ile sınırlı olmayan mutlak olan bütün duâ ve zikirlerdir ki bunun iki hali vardır:

1. Bu duâ ve zikirlerin, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den gelmiş olduğu lafzıyla yapılması, belirli bir zaman veya mekana has kılınmaması veyahut da belirli bir sayı ile sınırlı olunmamasıdır.

2. Bu duâ zikirlerin, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den gelmiş olmaması, aksine kişinin kendi yanından getirmesi veya seleften nakledilmiş olmasıdır. Bir kulun bu duâ ve zikirleri yapması, beş şartla câizdir:

Birincisi:

Duâ ve zikir, en güzel ve en açık lafızlardan seçilmelidir. Çünkü bu makam, kulun, Rabbi ve ma'budu Allah Teâlâ'ya yalvarıp yakarma makamıdır.

İkincisi:

Duâ ve zikrin lafızları, Arapça anlama uygun olmalıdır.

Üçüncüsü:

Örneğin; Allah Teâlâ'dan başkasından yardım ve imdat dilemek gibi, duâ ve zikir, dînî bakımdan sakıncalı şeylerden uzak olmalıdır.

Dördüncüsü:

Duâ ve zikir mutlak olmalı, herhangi bir zaman veya durum veyahut da mekan ile sınırlı olmamalıdır.

Beşincisi:

Bu duâ ve zikir, sünnet haline getirilmemeli ve buna devam edilmemelidir.(Bekr Ebu Zeyd; "Tashihu'd-Duâ"; s: 42) adlı kitaptan özetle.

Yukarıda anlatılanlara göre, soruda zikredilen lafızlar (sözler), Kur'an ve sünnette geçen şer'î (dînî) lafızlardır, fakat bu sayılarla (miktarlarla) sınırlandırılmış olması, dînde sonradan çıkarılan bir durumdur ve buna devam edip bağlı kalmak doğru değildir. Aksine insan, duâsı sırasında bu lafızlarla duâ etmeli ve Allah Teâlâ'ya bütün güzel isimleriyle yalvarıp yakarmalıdır.Fakat kendi yanından Allah Teâlâ'nın güzel isimlerinden bazını belirli bir sayı veya belirli bir zaman ile sınırlandıramaz.Aksine biz, dînde gelen özel şekline bağlı kalmalıyız. Bize belirli bir şekilde gelmeyen duâ ve zikri, kendi yanımızdan belirli bir zaman veya mekanla sınırlı kılamayız. Çünkü bu davranışta, nübüvvet (peygamberlik) makamına (Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hakkına) tecavüz vardır.

Allah Teâlâ en iyi bilendir.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
allah kalbinize göre versin. dedigim gibi hadi bilmem kac tane ayetel kursuyu okuyun yapin bir beyin ameliyati, hadi asik edin kendinize dunyanin bilmem neresinde yasayan bilmem kimi, hadi okuyun korunmak icin harf sayisina uygun esmail husnayi ve birakin cuzdaninizi sokaga...mucizeler ulviler icindir, biz siradan kullar nasibini yasar. seytan kötuluk melegidir ve onun yardiminda pekcok ruhani varlik vardir, kimin size yardim ettigine emin olmayin allah korusun. sevdiginiz helaliniz mi allah size gunahin devami icin yardim etsin??? biliyorsunuz nikah dusen bir erkegin sesinizi duymasi bile gunah...bakiniz Lem’alar, s. 199 Nûr Sûresi: 31, Nisâ Sûresi: 23; eger siz hala helaliniz olmayan biri icin okudugunuz duaya, hangi sayida ne duasi olursa olsun allah in ses verdigini iddia ediyorsaniz, allah yar ve yardimciniz olsun...allah insallah kalbinize göre versin hayirlisi ile, helali ile.

 

ek bilgi:

Duâ ve zikirler iki kısımdır:

Birincisi:

Kur'an ve sünnette vârid olan (gelen) duâ ve zikirler, ya belirli bir zaman veya belirli bir mekan veyahut da belirli bir durum ile sınırlıdır. Bu kısım duâ ve zikirlerin; zamanı veya durumu veya mekanı veya lafzı veyahut da onunla duâ edenin haline göre, hiçbir fazlalık veya noksanlık olmadan geldiği gibi yapılmasıdır.

İkincisi:

Hiçbir zaman veya mekan ile sınırlı olmayan mutlak olan bütün duâ ve zikirlerdir ki bunun iki hali vardır:

1. Bu duâ ve zikirlerin, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den gelmiş olduğu lafzıyla yapılması, belirli bir zaman veya mekana has kılınmaması veyahut da belirli bir sayı ile sınırlı olunmamasıdır.

2. Bu duâ zikirlerin, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den gelmiş olmaması, aksine kişinin kendi yanından getirmesi veya seleften nakledilmiş olmasıdır. Bir kulun bu duâ ve zikirleri yapması, beş şartla câizdir:

Birincisi:

Duâ ve zikir, en güzel ve en açık lafızlardan seçilmelidir. Çünkü bu makam, kulun, Rabbi ve ma'budu Allah Teâlâ'ya yalvarıp yakarma makamıdır.

İkincisi:

Duâ ve zikrin lafızları, Arapça anlama uygun olmalıdır.

Üçüncüsü:

Örneğin; Allah Teâlâ'dan başkasından yardım ve imdat dilemek gibi, duâ ve zikir, dînî bakımdan sakıncalı şeylerden uzak olmalıdır.

Dördüncüsü:

Duâ ve zikir mutlak olmalı, herhangi bir zaman veya durum veyahut da mekan ile sınırlı olmamalıdır.

Beşincisi:

Bu duâ ve zikir, sünnet haline getirilmemeli ve buna devam edilmemelidir.(Bekr Ebu Zeyd; "Tashihu'd-Duâ"; s: 42) adlı kitaptan özetle.

Yukarıda anlatılanlara göre, soruda zikredilen lafızlar (sözler), Kur'an ve sünnette geçen şer'î (dînî) lafızlardır, fakat bu sayılarla (miktarlarla) sınırlandırılmış olması, dînde sonradan çıkarılan bir durumdur ve buna devam edip bağlı kalmak doğru değildir. Aksine insan, duâsı sırasında bu lafızlarla duâ etmeli ve Allah Teâlâ'ya bütün güzel isimleriyle yalvarıp yakarmalıdır.Fakat kendi yanından Allah Teâlâ'nın güzel isimlerinden bazını belirli bir sayı veya belirli bir zaman ile sınırlandıramaz.Aksine biz, dînde gelen özel şekline bağlı kalmalıyız. Bize belirli bir şekilde gelmeyen duâ ve zikri, kendi yanımızdan belirli bir zaman veya mekanla sınırlı kılamayız. Çünkü bu davranışta, nübüvvet (peygamberlik) makamına (Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hakkına) tecavüz vardır.

Allah Teâlâ en iyi bilendir.

 

Bu konu bu topik de uzasin istemiyorum o yuzden bir konu acin bizde sizi ordan takip edelim ayetel kursi okuyunca seytanlar yardima gelmez kacar. Bu konu ile ilgili hadisleri bilirsiniz. Insanin helali olmayan birinin sesi bile gunahsa siz yurt disinda yasayan erkek arkadasiniz ile duman yolu ile haberlesiyorsunuz anlasilan. Konu uzamasin selametle

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...